{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1832 <br>KARAR NO: 2025/602<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/10/2022<br>NUMARASI: 2018/691 E. - 2022/623 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ... bank Organize Sanayi/Samsun şubesine ait, keşide yeri Samsun, keşide tarihi 30.11.2015 olan .. seri no’lu 42.480,00-TL bedelli çekin tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, çekteki imzanın müvekkiline ait takibe konu çekin kaybolduğuna ilişkin Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3818 Sor. No'lu dosyasında şikayette bulunduklarını, çek üzerindeki ... Yetkilisi olarak atılan imzanın müvekkil şirket yetkilisi ...’e ait olmadığı hususunun yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını, öncelikle İİKnun 72/3.maddesi uyarınca uygun görülecek teminatla birlikte icra dosyasına yatırılan paraların alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama sonunda da takibin iptal edilerek müvekkilimizin borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu çekte meşru ve iyi niyetli hamil olduğunu, TTK.nun 687.maddesi ile 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanununun 9/3.maddesi gereğince senet borçlusunun, senet lehdarı ile aralarında var olan ilişkiye dayanan def'i leri müvekkili şirkete karşı ileri süremeyeceğini,  ispat yükünün davacıda olduğunu, imza incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Böylece dava konusu çekteki keşideci imzasının sahte olup, davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının kötü niyeti ispatlanamadığından bu yöndeki talebin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\" şeklindeki gerekçeleri ile, Davanın KABULÜNE, Davacının, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu ... bank Organize Sanayi Şubesi Tekkeköy/Samsun şubesine ait, keşide yeri Samsun, keşide tarihi 30.11.2015, keşidecisi davacı şirket, hamili ... Baskı ...A.Ş. ... seri no’lu, 42.480,00-TL bedelli çek nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE; Davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, Dosyadaki imza incelemesi nedeniyle toplanan belge asıllarının karar kesinleştiğinde ilgili kurumlara İADESİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu çekte meşru ve iyi niyetli hamil olduğunu, dava konusu alacağa ilişkin borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibinin hukuka uygun olarak gerçekleştiğini, çekin ciro silsilesinden müvekkilinin yetkili son hamil olduğunun görüldüğünü, bu sebeple iyiniyetli hamilin alacağın tahsili için icra takibine başvurmasının usule uygun olduğunu, müvekkilinin dava konusu senette iyiniyetli hamil durumunda olup çekin veriliş koşullarını ve verilme sebebini araştırmak zorunda olmadığı gibi bunu bilebilecek durumda da olmadığını, bu nedenle iyiniyetli müvekkili açısından davanın reddi gerektiğini, TTK 687 madde ile 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman şirketleri kanunu 9/3 maddesi gereğince senet borçlusunun, senet lehtarı ile aralarında var olan ilişkiye dayanan def'ilerinin müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı vekilinin çekte keşideci olup imzaya itirazının iyiniyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, dava konusu çekin sahte imza ile keşide edildiği iddiasının şahsi def'i niteliğinde olup nispi nitelikte olduğunu ve nispi def'ilerin herkese karşı ileri sürülemeyeceğini, doktrinde bazı görüşler uyarınca bu def'ilerin isnad defileri ya da zayıf etkili geçerlilik def'ileri adını aldığını, bu defilerde borçluya isnadı mümkün olan bir sakatlık söz konusu olduğunu, bu nedenle iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, huzurdaki davada ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının dava konusu senede ilişkin borcunun bulunmadığına yönelik iddiası kabul edilse dahi dava konusu çekin cirolandığını, müvekkilinin davacının isnat, iç ilişki ve ticaretini bilmesi, çekin ödeme aracı niteliğinden dolayı kendisinden beklenemeyeceği gibi hayatın olağan akışına göre de mümkün olmadığını, amir yasa hükümleri ve yerleşik içtihatlarına göre ilgili çeki hukuka uygun ve yetkili bir şekilde elinde bulunduran müvekkiline karşı davacı tarafın iddialarının reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanını konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Davacı dava konusu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında alacaklı davalı tarafından davacı aleyhine,, 27.480,00.-TL asıl alacak (ek alacağı), 189,76.-TL işlemiş faiz,4.284,00.-TL tazminat, 127,44.-TL komisyon olmak üzere toplam 32.045,20.-TLnin tahsili amacı ile çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi  18/12/2015 tarihinde başlatılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Adli Tıp ve Adli Belge İnceleme Uzmanı tarafından düzenlenen  02/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle, dava konusu  çekin ön yüzündeki davacı şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. 22/04/2022 tarihli 3lü bilirkişi heyet raporunda özetle, tetkik konusu 42.480TL. bedelli çek aslında keşideci ... Limited Şirketine atfen atılmış imzanın dosyada mevcut mukayese imzalara kıyasla, şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından icra takibine konu çekteki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü dosyadan alınan bilirkişi raporu ve bilirkişi heyet raporunda imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edildiğinden, imzaya itirazın mutlak itirazlardan olup herkese karşı ileri sürüleceğinden davalının iyi niyetli olması sonucu değiştirmeyeceğinden mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre hukuken yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2022 tarih ve 2018/691 E., 2022/623 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.189,01 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 547,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.641,76‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"975f7a5282bbf8b3","SID":"36bcbe63e78e5fc1"}}