{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ   Esas-Karar No: 2024/2597 - 2025/798<br>T.C.<br>SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/2597 <br>KARAR NO\t: 2025/798<br>KARAR TARİHİ\t: 28/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/09/2023<br>NUMARASI\t: 2022/970 Esas - 2023/513 Karar<br><br>DAVACI\t:MARMARA OTOMOTİV ANONİM ŞİRKETİ \t  <br>VEKİLİ\t:Av...<br>DAVALI\t:TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI TÜRK ANONİM ORTAKLIĞI <br>\t [35057-67509-05185] UETS <br>VEKİLİ\t:Av...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br><br>Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2023 tarih, 2022/970 Esas ve 2023/513 Karar sayılı hükmünün, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği  düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Marmara Otomotiv A.Ş'ye ait olan  Sakarya  Sapanca Uzunkum Mahallesi ... ve ... ve ... parsel ile Arifiye Cumhuriyet Mahallesi ... ada ... ve ... ada 1 parsel sayılı taşınmazların mülkiyeti davacıya ait iken bankadan kullanılmış olan kredinin teminatı olarak davalı tarafa devrolunduğunu, kredi bedelinin ödenmesi sonrasında söz konusu taşınmazların davacıya iade edileceğinin taraflar arasında akdedilen vefa sözleşmesinde belirtilerek bu hakkın tapu kütüğüne şerh edilmiş olduğunu, (tapu kütüğünde böyle bir şerh bulunmamaktadır)  davacının söz konusu taşınmazlar üzerinde vefa hakkına sahip olduğunu, davacı Marmara Otomotiv A.Ş. tarafından davalıya noterden ihtarname gönderildiğini, bu ihtarname ile yukarıda yer alan taşınmazların vefa sözleşmesi kapsamında makul bir teklif verilmesi halinde bedeli nakden ve defaten ödemek koşuluyla geri almak istediklerini bildirdiklerini ancak davalı tarafın olumlu ya da olumsuz bir dönüş yapmadığını belirterek, bahse konu taşınmazların tapu kaydının iptali ile bilirkişi tarafından belirlenecek bedel karşılığında davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazlara ilişkin olarak şirket yetkilisi ... eşi ... tarafından Sapanca AHM 2019/179 esas ve Sakarya 4 AHM 2019/554 esas sayılı dosyalarında tapu iptal talepli derdest davalar bulunduğunu bildirmiş, taraflar arasında mevcut genel kredi sözleşmesi kapsamında teminat olarak verilen bu taşınmazların yapılan protokol ile bankaya devredildiğini ancak davacı şirketin protokoldeki yükümlülüklerini  uzatılmış süre içinde  yerine getirmediğini belirtmiştir. Davalı vekilinin bu beyanları cevap olarak kabul edilmemekle birlikte tarafların ortak kabulünde olan hususların tespitinde nazara alınmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"davanın kabulüne, davalı banka adına kayıtlı olan Sakarya Sapanca Uzunkum mahallesi ... parsel  (yeni ... ada ... parsel) sayılı taşınmazın  1/2 hissesinin  davalı banka adına olan tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tesciline,  davalı banka adına kayıtlı olan Sakarya Arifiye Cumhuriyet mahallesi ... ada ... ve aynı yer  ... ada .. parsel sayılı taşınmazların tamamının davalı banka adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tesciline, mahkeme veznesine depo edilen 5.628.163,38-TL nin karar kesinleştiğinde davalı bankaya ödenmesine, kanun yoluna başvurulması halinde kararın kesinleşmesi süreç alacağından depo edilen meblağın nemalandırılması amacıyla Vakıfbank Yenikent Şubesinde açılacak üçer aylık vadeli bir hesaba aktarılmasına, bu halde kararın kesinleşmesi ile paranın davalıya nemaları ile birlikte ödenmesine \" dair hüküm kurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>İnceleme konusu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Gerekçeli karar davalı vekiline 13/11/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı yönünden istinaf başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Davalı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil Bankanın Esenyurt Şubesi ile davacı firma Marmara Otomotiv Anonim Şirketi arasında Genel Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye istinaden de söz konusu firmaya nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığını,  davacı firma tarafından kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredilerin teminatında yer alan işbu davaya da konu taşınmazları da içerir şekilde İstanbul 10 İcra Müdürlüğünün 2018/1448 esas sayılı dosyası ile İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, İcra takibi devam ederken dosya borçlusu talebi ile  kredilerin teminatında yer alan işbu davaya da konu taşınmazları da içerir şekilde protokol yapıldığını,  yapılan protokol gereği olarak davacı firmanın riskleri tahsil ve tasfiye edildiği ve fakat  davacı tarafça protokolde belirtilen edimler yine protokolde belirtilen sürelerde geri yerine getirilmediğini, gerekli ödemelerin de yapılmadığını, müvekkil Banka tarafından davacı tarafa gerekli tüm kolaylık gösterildiğini, hatta protokolde belirtilmemesine rağmen borçluların uzatma talepleri Müvekkil Banka tarafından kabul edildiğini ve  ilave süreler verildiğini,  kamu bankası olan müvekkil Bankanın alacağını tahsil etmesine-mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışına engel olan gerek işbu dava, gerekse dava dilekçesinde de belirtilen davaların açılması davacı tarafın kötüniyetli olduğunu ortaya koyduğunu, davaya taşınmazların 01.09.2015 tarihinde müvekkil Banka mülkiyetine geçtiğini,  01.03.2017 tarihine kadar geri alım hakkı tanındığını ve 21.12.2018 tarihine kadar da borçluya ek süre verildiğini,  davacı tarafın taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, haksız ve mesnetsiz hukuka ve hakkaniyete aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE : <br> İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; <br>İstinaf incelemesine konu ve esas teşkil eden eldeki dava; tapu iptali ve tescil (geri alım hakkından kaynaklanan) istemine  ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yapılıp bitirilen yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı  vekili tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br> 6100 sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; Yine; HMK'nun 357. Maddesine göre de \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz.\"<br>Somut olayda; Davacı şirket ile davalı banka arasında 26/01/2012, 22.11.2013 ve 09.09.2015  tarihli 3 adet Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davacının bu kredi sözleşmelerinde borçlusunun Demir Grup İmş.Yat. ve Dış Tic. Ltd. Şti olanlarında kefil olduğu, diğer sözleşmelerde ise asıl borçlu olduğu, davalı alacaklı banka tarafından, borçlusu Demir Grup İmş.Yat. ve Dış Tic. Ltd. Şti olan kredilerin ödenmemesi üzerine 2018 yılının 2.ayında ihtarname çıkartıldığı ve borçluya tebliğ edildiği,  ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine  banka ile kredi borçluları ( aynı zaman da kefil) Marmara Otomotiv A.Ş ve dava dışı Demir Grup İmş.Yat. ve Dış Tic. Ltd. Şti ile  davalı banka arasında 29.05.2018 tarihli protokol düzenlendiği ve kredi borcu nedeni ile ipotek konulan taşınmazların  toplam 2.535.000,00-TL karşılığı bankaya devrine ( ... ada .. parsel, ... ada .. parsel ... ada ...,... parsel nolu taşınmazların) ve bu bedelden 2.534.300,00 TL'sinin Demir Grup İmş.Yat. ve Dış Tic. Ltd. Şti 'nin  borcundan mahsubuna, 700,00 TL'sinin ise istihbarat ve operasyon ücretinden kaynaklanan borçlara mahsup edilmesine karar verildiği, bankanın devir tarihinden itibaren 24 ay  içinde yazılı olarak bankaya ulaşılacak şekilde bankaya müracat edilmesi halinde eski malike veya göstereceği 3.kişiye vefa hakkı tanıyacağını taahhüt ettiği görülmüştür. <br>Dosya kapsamına alınan tapu kayıtlarında Sapanca-Uzuncakum ... parsel ve ... parsel nolu taşınmaların  davalı banka adına kayıtlı olmadığı tespit edilmekle bu parseller yönünden mahkemece tefrik kararı verilmiş, yargılamaya  Sapanca-Uzuncakum ... parsel, Sakarya- Arifiye-Cumhuriyet ... ada ... e ... ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden  devam edilmiş ve bu parseller yönünden hüküm tesis edilmiştir. <br>Mahkemece, dava tarihi itibariyle  davalı bankanın kredi alacağı hesaplattırılmış ve  bilirkişi tarafından hesaplanan 5.628.163,38 TL borcun karar kesinleştiğinde davalı bankaya ödenmek üzere  depo edilmesine karar verilmiş ve davacı tarafından depo kararı yerine getirilmesi üzerine vefa  sözleşmesinin şekil şartına uyulmadan yapıldığından geçersiz olduğu, ancak, mahkemece TMK 873/2 maddesindeki hükme dayanarak ve de taşınmazların satışının gerçekte satış iradesine dayanmadığından bahisle geçersiz olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin gerekçesi ve kararı yerinde görülmemiştir. <br>TMK.nun 873/2.maddesine göre \"rehin (ipotek) akdinde borcun ödenmemesi nedeni ile rehinli  taşınmazın mülkiyetinin rehin alacaklısına geçeceği yönünde yazılan sözleşme hükmünün geçersiz kabul edildiği\", somut olayda ise ipotek sözleşmesine böyle bir hüküm konulmadığı, borcun ödenmemesi ile ipoteğe konu taşınmazların yapılan protokol ve tanınan vefa hakkı gereği bankaya tapuda satış yoluyla ferağ işleminin gerçekleştirildiği görülmekle, anılan yasa hükmünün uygulanabilirliği yoktur.<br>Mahkemece vefa hakkına ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerektiği yönündeki tespiti doğru ise de,  tarafların vefa hakkı konusunda anlaştıkları gerekçesi ile taşınmazların satış işleminin gerçek satış iradesini içermediği yönündeki tespiti hatalıdır.<br>Burada değerlendirilmesi gereken konu öncelikle taraflar arasında imzalanan protokolde belirtilen geri alım hakkının hukuken geçerli olup olmadığı, geçerli kabul edildiğinde davacının geri alım hakkını süresi içerisinde kullanıp kullanmadığı, süresinde kullanmış ise geri alım bedelinin ne olduğu ve davalı tarafından bildirilen geri alım bedeline davacının itirazının haklı olup olmadığı bu meyanda davacının geri alım hakkını kullanmasının davalı bankaca engellenip engellenmediği, engellendiğinin kabulü halinde ise dava tarihi itibariyle ve davadan sonra davacı yanca davadan sonra yapılan ödemeler de gözetilerek davacı yanca depo edilmesi gereken geri alım bedelinin ne olduğudur.<br>Taraflar arasında akdedilen kredi genel sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine  çekilen ihtarname üzerine  taraflarca imzalanan protokol  kapsamında davacı borçluya ipotek konusu taşınmazların satışı  karşılığında vefa hakkı (geri alım hakkı) tanındığı ortadadır. Geri  alma hakkına ilişkin sözleşmenin geçerliliği resmi şekil şartına tabidir ancak; şekle uyulmaması nedeniyle hükümsüz olan sözleşme taraflarca fiilen <br>uygulanmışsa ya da geçersizliği ileri sürmenin dürüstlük kuralına aykırı görülebildiği diğer durumlarda hakkın kötüye kullanılması söz konusu olacaktır.<br>Başka bir ifade ile geri alım hakkına ilişkin şartın, kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olduğunun düşünülebileceği, ancak, şekle uyulmaması nedeniyle hükümsüz olan sözleşme taraflarca fiilen <br>uygulanmışsa ya da geçersizliği ileri sürmenin dürüstlük kuralına aykırı görülebildiği diğer durumlarda hakkın kötüye kullanılmasından bahsedileceği, taşınmazın davalı bankaya devredildiği, geri alım sözleşmesine ilişkin şekil bakımından geçerli bir sözleşme bulunmasa da, tarafların söz konusu sözleşme ile yüklendikleri edimleri yerine getirmeye başladıkları dikkate alındığında, artık bu sözleşmenin tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu, şekil eksikliğini ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunun kabulü gerekir. <br>Taraflar arasında imzalanan 29/05/2018 tarihli protokolün taşınmazların geri satımı ve vefa hakkı tanınması bölümünde tapuya tescilden itibaren 24 aylık süre içerisinde yazılı olarak bankaya ulaşacak şekilde talepte bulunulması ve kredi borcunun protokolde belirtilen faiz ve sair masraflar ile birlikte tamamen ödenmesi durumunda taşınmazların eski malikine veya göstereceği 3. Şahsa satımının yapılacağı kararlaştırılmıştır. Geri alım hakkına konu taşınmazlar -... parsel 31.05.2018 tarihinde,-... ada ... 01.06.2018 tarihinde,-... ada ... parsel nolu taşınmaz 01.06.2018 tarihinde  davalı banka adına satış yolu ile tapuya kayıt ve tescil edilmiş olmakla geri alım hakkı süresi protokolde tanınan 24 aylık sürenin sona erme tarihi olan 01/06/2020 tarihidir.<br>Davacı tarafından  davalı bankaya süresi içinde noter ihtarnamesi keşide edilerek protokol kapsamında geri alım hakkının kullanılmak istenildiği bildirilip bildirilmediği, davalı banka tarafından da cevab-ı ihtarname ile geri alım bedelinin belirtilerek geri alma hakkına ilişkin cevap verip vermediğine  dair belgeler dosyaya kazandırılmamıştır. <br>Geri alım hakkının protokole göre davacı tarafından süresinde kullanıldığının kabulü için protokolde öngörülen 24 aylık süre içerisinde hem geri alım hakkını kullanmak istenildiğinin muhataba  bildirilmesi hem de geri alım bedelinin muhataba ödenmesi gerekecektir.<br>Somut olayda davacı yanca süresinde geri alım hakkının kullanılmak istenildiği davalı tarafa bildirilip bildirilmediği, bankanın ödenmesi gereken meblağın ayrıntılı olarak ( ana para ve faiz  isteği) davacıya bildirip bildirmediği ne ilişkin belgeler getirtilmemiştir. <br>Başvurunun  davalı bankaya yapılıp yapılmadığı, başvuru yapılmış ise geri alım süresinin hitam tarihi olan 01/06/2020 tarihinde geri alım bedelinin ne olduğunun belirlenmesi önem arz etmektedir. Nitekim belirtilen tarihte geri alım bedeli davalı bankaca bildirilen bedel kadar  ise  süresinde de geri alım bedeli yatırılmadığından  geri alım hakkının sona erdiğinin kabulü ile davanın bu nedenle reddi gerekecektir. <br>Aksi durumda ise, yani geri alım hakkının hitam tarihi olan 01/06/2020 tarihinde geri alım bedeli  davalı bankanın bildirdiği bedelin altında ise davalı banka tarafından yüksek bedel bildiriminin geri alım hakkının kullanılmasını engelleyici mahiyette olduğunun kabulü gerekecektir. <br>O halde, mahkemece yapılması gereken taraflar arasında imzalanan kredi genel sözleşmesi ve  29.05.2018 tarihli protokol hükümleri gözetilerek, davacının geri alım hakkını kullanmak için süresi içinde bankaya ihtar çekip çekmediği, bankanın ödenmesi gereken borcu ayrıntısı ile bildirip bildirmediği, bildirmiş ise, bildirim tarihi itibariyle geri alım bedelinin ne olduğu şüpheye mahal verilmeksizin bilirkişilerden ek rapor temin edilerek belirlenmeli, belirlenen tutarın davalı bankaca bildirilen tutar kadar yada üzerinde olduğu tespit edildiğinde davacı davası geri alım hakkı süresinde kullanılmadığından reddedilmelidir.<br>Bilirkişi tarafından  belirlenen tutarın davalı bankaca bildirilen tutarın altında kaldığı belirlendiğinde ise bankanın bildirdiği miktarın geri alma hakkını kullanımını engelleyici mahiyette olduğu kabulü ile  bu kez taraflar arasında imzalanan kredi genel sözleşmesi ve protokol hükümleri gözetilerek dava tarihi itibariyle geri alım bedeli belirlenmeli, belirlenen bedelin vadeli hesaba depo edilmesi yönünden davacı tarafa meblağın yüksekliği de gözetilerek makul kabul edilebilecek (neticesinin ihtarını da içerir şekilde) süre verilmeli ondan sonra oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır. <br>Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353-1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 20/09/2023 tarih, 2022/970 Esas ve 2023/513 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a/6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olduğundan, davalı tarafın yatırdığı istinaf  karar ve ilam  harcının, 492 sayılı yasanın 31.maddesi gereğince  talep halinde kendisine iadesine,  <br>4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/2. maddesi gereğince ve dairemizce dosya hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilmesi nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf kanun yoluna başvuran davalının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek yeni hükümde dikkate alınmasına, <br>6-Kesin olan işbu kararın HMK'nun 27 ve 359/3 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesince tebliğe çıkartılmasına ve harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda H.M.K'nın 353/1-a/6, 362/1-g maddeleri gereğince 28/04/2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2025<br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br>  Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2ba60e248b46e8d","SID":"f9d3e282c79a367b"}}