{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1941 <br>KARAR NO: 2025/352<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/03/2021<br>NUMARASI: 2018/1165 Esas -  2021/166 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Fuar Katılım Sözleşmesinden Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı firma arasında fuar sırasında müşteriye sunacak oldukları hizmetler karşılığında, 16/10/2018 tarih ...Seri numaralı 1.416,00 TL, 11.10.2018 tarih ... seri numaralı 18.000,00 Euro bedelli faturayı tenzim ettiğini, iş bu fatura bedelinin 5.000 Euro kısmının fuar tarihinden önce müvekkiline ödendiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ödemelerin, 15/10/2018 tarihinde 3.000 Euro, 24/10/2018 tarihinde 5.000 Euro ve 05/12/2018 tarihinde de 5.000 Euro olmak üzere toplamda 13.000,00 Euro olarak ödeneceğine dair yazılı mutabakat bulunduğunu, buna rağmen davalının ödemeleri gerçekleştirmediğini, yine davalı/borçlu şirket tarafından keşide edilen, Beşiktaş ... Noterliği'nin 02/11/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin 3. Maddesinde ödemeleri yapacaklarının açıkça taahhüt edildiğini, davalı şirketin borcunu ifa etmemesi nedeniyle takibe başladıklarını, dava aşamasında borçlu şirketin mal kaçırmaya yönelik girişimlerinde bulunacağını şifaen öğrendiklerini, 13.000,00 Euro ve 1.416,00 TL tutarında alacakları nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğini bundan dolayı alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, asıl alacağın döviz cinsinden olan alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca uygulanan 1 yıllık mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranından TL alacağa ise avans faiz oranında faiz işletilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacının, Almanya’nın ... şehrinde yapılacak olan 23-26 ekim tarihli ... fuarında stand tasarım, kurulum ve kiralama hususlarında sözleşme imzaladıklarını, yine davacı ile müvekkilinin, fuarda sergilenecek malzemelerin lojistik (Taşıma) hizmeti konusunda da ayrıca sözleşme imzalamış olduklarını, sözleşmede ödeme koşulları belirlenmiş ve sözleşme kapsamında (10.000 Euro) kısmi bir ödemenin de müvekkili tarafından yapılmış olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği halde, davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ayıplı, kusurlu, hatalı ve eksik mal ve hizmetler sunduğunu, fuara gidildiğinde standın davacı tarafın taahhüt ettiği niteliklere haiz olmadığını, montaj, zemin, konstrüksiyon, servis, mobilya, tabela, aydınlatma ışıkları ve diğer görsellerin hatalı, eksik ve ayıplı olduğunun görüldüğünü, standa konan masa, sandalye ve sehpaların kırık ve eski olduğu gibi ürünlerin tanıtımı için hayati önem taşıyan vitrin ve televizyonun, ziyaretçiler ve müşteriler tarafından görülmeyecek bir yere monte edildiğini, Standın elektrik sisteminde kullanılan kabloların yeterli dirence haiz olmadığından sürekli elektriklerin kesildiğini, müvekkilinin itibarının zedelendiğini, iyi bir tanıtım ve iş bağlantısı bir yana maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, eksik ve ayıplı hizmet sunularak davacı tarafından sözleşmeye aykırı davranıldığını, müvekkilin durumu derhal davacıya bildirdiğini ancak fuar boyunca konuyla ilgilenecek bir muhatap bulamadığını, müvekkili firmanın dünyanın her yerine lazer makine satan bir firma olduğunu, müşterilerinden olumsuz tepkiler aldığını ve itibarının parayla düzeltilemeyecek şekilde zedelendiğini, verilen hizmetler eksik, kusurlu ve ayıplı olduğu halde, belirlenen bedel dışında ödemelerin müvekkili şirketten talep edildiğini, mesnetsiz faturalar kesildiğini, fuara götürülen ürünlerin toplam değerinin yüzbinlerce Euro olduğunu, bu nedenle makinelerin sağ salim gelmesi için davacıya hemen her konuda evet denmek zorunda kalındığını, makinelerin getirilmesinde de sorunlar yaşatıldığını, teslimin zamanında yapılmadığını, müvekkili firmaya ait makinelerin kaçırıldığını, olayın Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/52087 soruşturma dosyasına yansıdığını ve müvekkilin ürünleri ancak hukuki yolla alabildiğini, ayıp ve kusur neticesinde davacı yana, Beşiktaş ... Noterliğinin 2 Kasım 2018 tarih ve ... yevmiye ve yine Beşiktaş ... Noterliğinin 2 Kasım 2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamelerin gönderildiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, süresi içerisinde itiraz ettiklerini ve nihayet iş bu davanın açıldığını, lojistik hizmetine ilişkin olarak da İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve ona da itiraz edildiğini, Bütün yaşanan olumsuzluklara rağmen müvekkili firmanın her zaman olumlu yaklaştığını ve uzlaşmaya çalıştığını, firmanın uğramış bulunduğu maddi ve manevi zararlar tenzil edildikten sonra kalan bakiye bir edim onun yapılması beyan ettiğini, davacının vermiş olduğu mal ve hizmetlerin sözleşmeye aykırı olduğunu ve bu sebeple de davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, yurt dışı fuar stand hizmet bedeline ilişkin olarak düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu bağlamda tüm delillerin toplandığı, davacı tarafça  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı sayılı icra dosyası üzerinden davalı-borçlu aleyhine 1.416-TL+13.000 Euro asıl alacak ve 16,65-TL+256,98 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam, 1.432,65-TL+13.256,98 Euro alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğinin üzerine davalın süresinde asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, alacaklı vekilinin yasal süresi içerisinde itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava ettiği, davaya konu somut olayda, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı konusunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilaflı olan hususun hizmetin verilip verilmediği, verilmiş ise ayıplı, hatalı, kusurlu veya eksik olup olmadığı ile verilen hizmete ilişkin bedelin talep edilip edilemeyeceği, edilebilecek ise miktarın ne olduğu noktalarında toplandığı, dava ve takip konusu alacağın dayanağı olan faturaların açık fatura olduğu, bu haliyle her ne kadar hizmetin verildiğini ispat külfeti davacı yanda ise de, davalı yanca sunulan cevap dilekçesinde, kendisinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği halde, davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediği, ayıplı, kusurlu, hatalı ve eksik mal ve hizmet sunduğuna ilişkin beyanı karşısında, hizmetin verildiğinin kabul edildiği, ancak  hizmetin ayıplı, kusurlu, hatalı ve eksik olarak verildiğinin beyan edilerek, ispat külfetinin üzerine alındığı, bu bağlamda taraf ticari defter ve kayıtları ile dosyaya ibraz olunan kayıt ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak raporlar alındığı, alınan raporlar sonucu, davacı tarafından davalıya fuar stant hizmeti kapsamında sözleşme hükümlerine aykırı olarak ayıplı bir şekilde hizmet verildiğine dair herhangi bir kanaate varılmadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan toplam 8.034,27 Euro ve 1.416,00 TL tutarında alacaklı olduğunun anlaşıldığı, kök ve ek raporlarının denetlenmesinde de, raporların hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı, gerekçeli olduklarının anlaşıldığı, iş bu raporlara itibar edildiği ve hukuki yönleri ayrık olmak üzere yapılan tespitler bakımından hükme esas alınmalarına karar verildiği, bu bağlamda yapılan değerlendirmede de, ispat külfeti kendisinde olan davalı-borçlunun, verilen hizmetin ayıplı, kusurlu, hatalı veya eksik olduğunu ispat edemediği, ayrıca ödemeye ilişkin olarak da herhangi bir savunmasının bulunmadığı anlaşıldığından, davalı-borçlunun İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 8.000,00 Euro asıl alacak, 34,27 Euro işlemiş faiz ve 1.416,00TL asıl alacak üzerinden devamına ve ayrıca takip konusu alacak likit olduğundan, hükmolunan alacağın (8.037,27 Euro takip tarihindeki TL karşılığı olan 49.539,30 TL + 1.416,00 TL olmak üzere toplam 50.955,30 TL ) %20 si oranında hesaplanan 10.191,00 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Borçlar Hukukunun genel olarak kabul görmüş bir ilkesine göre borcunun ifa etmeyeceğini açıkça beyan eden borçluya ihtar tapılmasının faydasız olacağından temerrüt için ihtar yapılmasına gerek olmadığını,  02.11.2018 tarihli ihtarnamesiyle 13.000,00-Euro borcunu ödemeyeceğini açıkça bildiren davalı- iş sahibi borçlunun temerrüde düştüğünden davacının alacağının muacceliyet kazandığının kabulü gerektiğini, davacının alacağının tahsili amacı ile  07.11.2018 tarihinde icra takibini başlatmasının dürüstlük kuralına aykırı olmadığını, alacağın muaccel olmadan önce takibe konulmasının İİK'nun 60/2 maddesinin 3/son bende anlamında \"alacaklının takibat icrası\" olmadığına ilişkin bir takip engeli olup bu engele aykırı icra takibine yapılan itiraz haklı sayılır itiraz iptali davalarında talep konusu alacağın muaccelliyet bakımından takip tarihi esas alındığından bu durum HMK'nın 114. Maddesi anlamında dava şartı yokluğu oluşturduğunu, HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca dava şartının yokluğu halinde mahkeme \"davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden karar vermesi gerektiğini, Yerel Mahkemenin \"fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine\" şeklinde hüküm kurmasının davanın sanki esastan reddedildiğini düşündürebilecek usule aykırı bir karar olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tam olarak kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  mahkemenin vermiş olduğu kararın yasa, hukuk, doktrin ve uygulama ile hakkaniyet ve nesafet kurallarına aykırı olduğunu, davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği halde davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ayıplı, kusurlu, hatalı ve eksik mal ve hizmetler sunduğunu, davalının itibarının zedelendiğini, iyi bir tanıtım ve iş bağlantısı bir yana maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, eksik ve ayıplı hizmet sunularak davacı tarafından sözleşmeye aykırı davranıldığını, davalı durumu derhal davacıya bildirdiği halde fuar boyunca konuyla ilgilenecek bir muhatap bulunamadığını, bilirkişi tarafından inceleme kısmında kök raporda eksikler ve ayıplı imalatlardan bahsedilmesine rağmen sonuç kısmında herhangi bir eksikliğin tespit edilmediğinin belirtilmesinin raporu hatalı ve çelişkiler içeren bir hale getirdiğini, davacı vekilinin sunmuş olduğu videoda çok yakından çekimler olmadığından detaylar anlaşılmamakla birlikte standın kurulu ve kullanıma hazır olduğu kanaatinde bulunmasının raporu  sakatladığını, dava konusu olay mahallinin Almanya olması ve tanık dışında ispat imkanı olmamasına rağmen tanıkların dinlenmediğini, Türk Lirası alacağın sözleşme kapsamında bulunmadığını, ayrıca Türk lirası alacağa %19.50 avans faizi işletilmesinin fahiş olduğunu, değişen oranlarda uygulanması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: dosyaya sunulan fotoğraf ve videoların stand kurulumu aşamasına dahil olup, standın kurulumunun tamamlandığı esnada noksanlık ve hataların düzeltilip düzeltilmediği hakkında delil oluşturmadığından davalının savunmasının soyut sözlerden ibaret kaldığını, davaya konu somut olayda, davalı şirketin 23-26 Ekim 2018 tarihleri arasında ...'de düzenlenen fuara katıldığını, davacı şirketin geç ve ayıplı inşa ettiğini ileri sürdüğü standa ürünlerini sergilediğini, fuar bittikten sonra Beşiktaş ... Noterliğinin 02.11.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide etmek sureti huzurda bulunan davanın konusu olmayan lojistik hizmetleri sözleşmesinin ve Beşiktaş ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de huzurda bulunan davaya konu stand sözleşmesinin geç ve kötü ifa edildiğini ileri sürerek bakiye borçlarını ödemeyeceğini bildirdiğini, fuarın başladığı 23.10.2018 tarihinden kapandığı 26.10.2018 tarihine kadar davalı şirketin, iddia etmiş olduğu ayıp ve noksanlıkların tespiti için hiç bir girişimde ve ayıp bildiriminde bulunmadığını, ancak fuar bitimi akabinde standın sökülmesi ve Almanya'ya gönderilen malzemelerin Türkiye'ye dönmesinden sonra 02.11.2018 tarihinde her iki sözleşmenin de kötü ifa edildiğine dair ihtarname göndermesinin davalı- iş sahibinin ayıbı saptama ve bildirime yükümlüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle davacı yüklenicinin sorumluluğuna gidilemeyeceğinin  en büyük kanıtı olduğunu beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Taraflar arasında düzenlenen fuar katılım  sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı   itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık temelde; davacının  üstlendiği fuar hizmetinin ayıplı ifa edip etmediği noktasındadır. Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul  ... İcra müdürlüğün ... esas sayılı dosyası ile 1.416,00 TL + 13.000 Euro asıl alacak ve 16,55 TL + 256,98 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 1,432,656 TL ve 13.256,98 Euro'nun tahsili için  \"18.000 Euro fatura ve 1.416,00 TL  2 adet fatura \" borcun sebebi gösterilerek, ilamsız icra takibi başlatıldığı,  borçlunun borca itirazı üzerine eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir. Taraflar arasında yapılan fuar katılım sözleşmesin ile davalının davacıya 18.000 Euro hizmet bedeline belirli vadelerde  ödemeyi üstlendiği, taraflar arasında ayrıca Lojistik fiyat teklifi ve sözleşmesi yapıldığı buna göre de ürünlerin Almanya ülkesine gidiş ve dönüş taşıma işi ve bir kısım hizmetler karşılığı 17.500 Euro bedelle anlaşma yapıldığı anlaşılmaktadır. Yine fuar alanında bir kısım ek hizmet yapılması nedeniyle davalıdan talep edilen 2.000 Euro ek bedelin davalı tarafça kabul edildiği davacıya  gönderilen noter ihtarı ile anlaşılmaktadır.  Davalı tarafça fuarın gerçekleştiği 23-26 ekim 2018 tarihinden sonra 02 Kasım 2018 tarihli (fuar bitiminden 7. Gün)  ihtarname ile davacıya verilen hizmetin ayıplı olduğu, bu nedenle ödenmesi gereken 13.000 Euro'nun ödenmeyeceği ihtar edilmiştir.  Davalı tarafın dosyaya ibraz ettiği görüntüler ile yapılan işin ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de dosyaya alınan yüksek  mimar ve mali müşavir bilirkişiler  tarafından hazırlanan kök ve ek raporlar ile sunulan görüntülerin fuar hazırlık aşamasında standın montaja ait olduğu, nihai olarak standın ne şekilde teslim alındığının görüntülerde yer almadığı, bir kısım sac ve malzemelerdeki çiziklerin kurulum sonrası iç kısımda kalıp kalmadığı ve görünürlüğü noktasında tespit bulunmadığı, hizmetin eksik veya kusurlu verildiği yönünden herhangi bir veri içermediği belirlenmiştir. Aynı hususlar itirazlar üzerine alınan ek raporda da belirtilmiştir. Yöne kök ve ek raporlar ile davacının talep ettiği 13.000 Euro'luk takipteki alacak miktarının 5.000 Euro'luk kısmının takip tarihi itibarıyla muaccel olmadığı da belirlenmiştir.Davalı tarafça fuar hizmetinin ayıplı verilmesi sebebiyle fuardan beklenen faydanın sağlanamadığı  iddia edilmiş ise de bu iddiasını ispat edemediği gibi bu iddiasına yönelik usulüne uygun süreside açılmış bir karşı dava yada takas mahsup defi bulunmadığından bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiş olup bakiye fatura alacağının kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalının istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. Davacı tarafın;  muaccel olmayan 5.000 euroluk alacak yönünden davalının gönderdiği ihtarname ile ödeme yapmayacağını beyan etmesi karşısında artık borçluya ihtar gönderilmesinin gerekmediği, bu durumda davalın 02/10/2018 tarihinde  temerrüde düştüğünün  kabulü ile bu kısım yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, aksinin kabulü halinde muaccel olmadan önce takip yapılan alacağın İİK 60/2 maddesinin 3/son hükmünce \"alacaklının takibat icrası hakkına\" yönelik bir takip engeli olduğu,   bu engele aykırı icra takibine yapılan itiraz haklı sayılır ise itirazın iptali davalarında talep konusu alacağın muacceliyet bakımından takip  tarihi esas alındığından bu durum HMK  114 maddesi anlamında dava şartı yokluğu oluşturduğu, HMK 115/2  gereği mahkemece dava şartı yokluğundan bu kısmın reddine karar verilmesi gerekirken fazlaya ilişkin istemin reddine şeklinde sanki esastan red edilmiş gibi  hüküm kurmasının hatalı olduğuna yönelik istinaf  sebepleri yönünden yapılan değerlendirmede;  Taraflar arasındaki sözleşmede taksitlerden birinin ödenmemesi halinde diğerlerinin de muaccel olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla talep edilen 5.000 Euro alacak kısmının henüz muaccel olmadığı sabittir. Muaccel olmayan kısım yönünden davanın Usulden reddine karar verilmesi gerekir ise de  davanın reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğrudur. Yine kararın bu sebeple kaldırılması halinde davalı yararına takdir edilecek vekalet ücreti ilk derece mahkemesince takdir edilen vekalet ücretinden yüksek olacağı, bu durumun istinaf edenin sıfatına göre aleyhe kaldırma yasağı kapsamında kalacağı anlaşılmakla kaldırma sebebi yapılmamıştır.  HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu  anlaşıldığından davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 863,30 TL harcın, alınması gerekli olan 3.453,07 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.589,77‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"71a4118916400cef","SID":"371dcb52b8299636"}}