{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1769 - 2025/599<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1769<br>KARAR NO\t: 2025/ 599<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2025<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ                     : 31/03/2021<br>KARAR TARİHİ\t\t : 05/07/2023<br>NUMARASI\t\t : 2021/220 Esas -  2024/679 Karar<br><br><br>DAVACI\t:  ...  <br>VEKİLİ \t: Av...<br>DAVALI\t:CRYOCAN BASINÇLI KAPLAR ENDÜSTRİYEL TESİSLER SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0590050151200019 [25949-90478-48908] UETS <br>VEKİLİ\t: Av...<br>MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN<br> 2023/514 ESAS 2023/738 KARAR SAYILI DOSYASI <br><br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI \t: CRYOCAN BASINÇLI KAPLAR ENDÜSTRİYEL <br>\tTESİSLERSANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - <br>\t0590050151200019 - [25949-90478-48908] UETS <br>VEKİLİ\t : Av...<br><br>ASIL VE BİRLEŞEN DAVA: Asıl dava, eser sözleşmesinin ayıplı ve geç ifası sebebiyle kazanç kaybı, gecikme cezası, imalattaki ayıbın onarılması, onarılamadığı takdirde  yenisi ile değiştirilmesi, bu talebin kabul olunmaması halinde ise iç kaplama bedelinin tahsili ve munzam zarar talebi; birleşen dava ise, eser sözleşmesinin ayıplı ifası sebebiyle oluşan zararın tahsili istemi<br>HÜKÜM\t: Kararın kaldırılması gönderme<br>İSTİNAF  EDEN\t: Asıl ve birleşen dava davalı vekili<br><br>Taraflar arasındaki asıl dava, eser sözleşmesinin ayıplı ve geç ifası sebebiyle kazanç kaybı, gecikme cezası, imalattaki ayıbın onarılması, onarılamadığı takdirde  yenisi ile değiştirilmesi, bu talebin kabul olunmaması halinde ise iç kaplama bedelinin tahsili ve munzam zarar talebi; birleşen dava ise, eser sözleşmesinin ayıplı ifası sebebiyle oluşan zararın tahsili davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı asıl ve birleşen dava davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle;<br>Vekil edeninin S.S Taşköprü Tır Tanker ve Kamyon Motorlu Taşıyıcı Kooperatifi'ne bağlı tanker işletmecisi olduğunu, Akkim Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin hidroklorik asit- polialüminyum klorür kimyasal ürünlerini sözleşme konusu tanker ile ilgili yerlere teslim etmekte yükümlü tacir konumunda olduğunu, tarafların akdetmiş olduğu 22.10.2019 tarihli satış sözleşmesi gereği vekil edeninin edimini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, buna rağmen davalı tarafça sözleşme konusu kimyasal tankerin gizli ayıplı bir şekilde geç teslim edildiğini, davalı tarafça sözleşmenin 9. maddesi gereği ilk avans ödeme tarihi olan 24.10.2019 tarihinden 18 hafta sonra 27.02.2020 tarihinde teslim edilmesi gereken tankerin, hiçbir gerekçe gösterilmeden 23.07.2020 tarihinde vekil edenine teslim edildiğini, bu sebeple sözleşmenin 5. maddesine göre termin süresinde teslim etmediği her hafta için satıcının sözleşme bedelinin yol oranında gecikme cezası ödeyeceği belirtildiğinden ve söz konusu tankerin 21 hafta geç teslim edildiğinden sözleşme bedeli 63.720,00-Euro (KDV dahil) üzerinden 13.381,20-Euro gecikme cezasını 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarınca uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsiline, davalı şirket sözleşme konusu tankerin iç kaplama yapım işini sözleşme gereği üstlenmiş olduğu, iç kaplamada defalarca bozulmalar, aşınmalar meydana geldiği, taşınan kimyasal ürünün bozulmasına ve sefer iptallerine sebebiyet verdiği, kimyasal ürün taşıyan söz konusu tankerin, bu nedenlerle iç kaplamada her defasında onarım gerektirdiği, onarım yapılması için aracın davalı şirket bünyesi Gebze tesislerine gitmesi gerektiğinden seferlerin iptal edilmekte olduğu, kimyasal ürün bozulduğundan komple boşaltılması gerektiğini, vekil edeninin oldukça zarara uğratıldığını, davalı şirket tarafından gizli ayıbın giderilerek iç kaplamanın onarılmasını, onarılması mümkün değilse ayıbı ortadan kaldıracak şekilde yenisi ile değiştirilmesini, mümkün olmadığı takdirde ise bilirkişice tespit edilecek iç kaplama bedelinin tespiti ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talep arttırım haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00.-TL'nin ticari faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini, 22.10.2019 tarihli ticari satış sözleşmesine ilişkin müvekkilinin sözleşme gereği edimini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, sözleşmede \"Sorumluluk Sınırı ve Garanti” başlıklı 12. Madde gereği iç kaplama garanti süresinin 5 yıl olduğunu, kaplama malzemesinin kimyasal dayanımı, her türlü malzeme kalitesinden ve işçilik hatalarından dolayı görevini yitirme vb. durumlarda oluşabilecek zararlarda malzeme ve uygulamanın davalıya ait olduğu belirtildiği halde en son 08.11.2020 tarihinde iç kaplamanın gizli ayıplı, hatalı olması nedeniyle tankerin delinmiş olduğunu, 09.11.2020 tarihinde firmaya onarım için geri dönülmüş, (ihbar edilmiş) olmasına karşın işbu dilekçe tarihine kadar hiçbir şekilde onarım yapılmadığını, ayıbın giderilmediğini, tankerin teslim edilmediğini, 08.11.2020 tarihinde iç kaplamanın hatalı ve gizli ayıplı olması nedeniyle tankerin delindiğini, kimyasal ürünün bozulduğunu, kimyasal maddenin kara yoluna döküldüğünü, kara yoluna dökülen-sızan hidroklorik asitten kaynaklanan atık temizleme (atık yönetim hizmeti), nakliye bedeli, zayi olan hidroklorik asit bedeline ilişkin dava ve tüm yasal haklarını saklı tuttuklarını, tanker üzerinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile de iç kaplamanın gizli ayıplı olduğunun ortaya çıkacağını, teslim tarihi 23.07.2020'den dava tarihine kadarki zaman diliminde iç kaplamadaki gizli ayıp nedeniyle sefer iptallerinin olduğunu ve bunun faturalara yansıdığını, 09.11.2020 tarihinden bu yana tankerin davalı şirket bünyesinde kasıtlı olarak onarım yapılmadığını, teslim edilmediğinden kazanç kaybı meydana geldiğini, tacir olan vekil edeninin kazanç kaybı meydana geldiğinden yargılama sırasında bilirkişice tespit edilecek bu hususun daha sonra arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00.-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tarafına ödenmesini, sözleşmenin 12. maddesinde davalı şirketin ağır ihmali ve kasıtlı olduğu durumlarda alıcıya karşı ortaya çıkan zarar ve kayıptan dolayı sorumlu olduğunun belirtildiğini, hem sözleşme gereği hem yasa gereği müvekkilinin işbu sözleşmeden dolayı davalı şirketin ağır kusur veya kastından maddi zarara uğradığını, iki tacir arasında düzenlenen işbu sözleşme doğrultusunda edimini 21 hafta sonra geç ifa eden borçlunun kastı ve kusuru bulunduğunu, gecikme cezasının uğranılan zarardan şüphesiz daha fazla olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan 2019 yılına ait faturaların, 1 tır ve 1 kamyonun vekil edenine getirdiği geliri göstermekte olduğunu,  23 tonun altında olan kamyon olduğunu, 23 ton ve üzerinde olan kimyasal tanker olduğunu, 23/07/2020 tarihinde dava konusu teslim alınan tanker ile 2020 faturalarında 2 tır, 1 kamyonun geliri bulunduğunu, bu araçların müvekkiline kattığı kazancın hemen hemen aynı olduğunu, 08/11/2020 tarihinde kimyasal tankerin delindiğini ve bu tarihlerde gelir sağlanamadığını, 08/11/2020 ile işbu tarihe kadar olan zaman zarfındaki faturaların geliri ile 08/11/2020'den önceki faturalar incelendiğinde davalı şirketin kusurundan, gizli ayıptan ve sayılan sebeplerden dolayı müvekkilinin oldukça az maddi kazanç sağladığını, S.S Taşköprü Tır Tanker ve Kamyon Motorlu Taşıyıcı Kooperatifi tarafından vekil edenine fatura kesildiğini, kooperatifte bulunan başkaca firmalardan tanker satın almış olan tacirlerin kazanç durumu, kooperatif kayıtları incelenerek emsal araştırılması yapılarak da kazanç kaybının tespitini, sözleşmeye aykırı davranan davalı tarafa Yalova 4. Noterliği 14.09.2020 Tarih ... yevmiye no'lu ve Yalova 3. Noterliği 18.11.2020 Tarih ... yevmiye no'lu ihtamameler gönderildiğini,  ancak taraflarına herhangi bir cevap verilmediğini, müvekkilinin sözleşme gereği edimini eksiksiz bir şekilde yerine getirmesine karşın davalı tarafça sözleşmelere uyulmadığını, edimini gizli ayıplı şekilde geç ifa ettiğinden müvekkilinin oldukça zarara uğradığını, uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalı şirket sözleşmeye uymayarak edimini gizli ayıplı bir şekilde geç ifa ettiğinden dolayı müvekkilinin uğramış olduğu kazanç kaybı miktarının bilirkişice tespit edilmesini ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak ve daha sonra arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00.-TL (bedel artırımla 228.449,37 TL) kazanç kaybının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmede belirtilen teslim tarihini geçen her hafta için toplam sözleşme bedelinin %1 gecikme cezası düzenlendiği gözetilerek 13.381,20-Euro gecikme cezasının 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarınca uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu tankerdeki iç kaplamanın gizli ayıplı olduğu ve bu ayıbın onarılmasını, onarılamadığı takdirde ayıbı tekrarlatmayacak bir şekilde yenisi ile değiştirilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise iç kaplama bedelinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak talep arttırım hakkının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00.-TL'nin (talep artırımla 40.000,00 TL) ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, davalı şirketin temerrütünde kusur bulunduğundan müvekkilinin uğramış olduğu zarar temerrüt faiz tutarından daha fazla olduğundan munzam zarar bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecebileceğinden fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak ve daha sonra arttırmak üzere şimdilik 100,00.-TL munzam zarar bedelinin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, iç kaplamanın gizli ayıplı olmasından sebeple kara yoluna dökülen sızan hidroklorik asitten kaynaklanan atık temizleme, nakliye bedeli ve zayi olan hidroklorik asit bedeline ilişkin tüm yasal haklarını ve taleplerini saklı tuttuğunu, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle;<br> Müvekkilinin, S.S Taşköprü Tır Tanker ve Kamyon Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'ne bağlı tanker işletmecisi olduğunu, Ak-kim Kimya San. Ve Tic. A.Ş'nin hidroklorik asit-polialüminyum klorür kimyasal ürünlerini sözleşme konusu tanker ile ilgili yerlere teslim etmekle yükümlü tacir konumunda olduğunu, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/220 Esas sayılı davada, dava konusu tankerin gizli ayıplı olması sebebi ile 08.11.2020 tarihinde tankerin delinmesi sebebi ile kara yoluna kimyasal maddenin döküldüğünü ve Eskişehir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün tutanak tuttuğunu, Bursa Entegre Enerji San. Ve Tic. A.Ş tarafından karayoluna dökülen-sızan hidroklorik asitten kaynaklanan atık temizleme (atık yönetim hizmeti), nakliye bedeli, zayi olan ürün bedeli adı altında Ak-kim Kimya San. Ve Tic. A.Ş' ye 09.11.2020 tarihinde faturalar kesildiğini belirttiklerini, kara yoluna dökülen hidroklorik asidin temizlenmesi amacıyla atık temizleme, nakliye bedeli, zayi olan hidroklorik asidin bedeline ilişkin tüm yasal haklarını ve taleplerini saklı tuttukları Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/220 Esas sayılı davada  belirttiklerini, sözleşme konusu gizli ayıplı tankerin 08.11.2020 tarihinde delinmesi sebebi ile 09.11.2020 tarihinde Bursa Entegre Enerji San. Ve Tic. A.Ş tarafından Ak-kim Kimya San ve Tic. A.Ş' ye kesilen faturalar sonrasında  Akkim Kimya San ve Tic. A.Ş,  müvekkilin bağlı olduğu S.S Taşköprü Tır Tanker ve Kamyon Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifii'ne 30.11.2020 tarihli ... no'lu 1.276,30-TL, 30.11.2020 tarihli ... no'lu 21.311,88-TL, 30.11.2020 tarihli ... no'lu 22.526,09-TL fatura düzenlendiğini, S.S Taşköprü Tır Tanker ve Kamyon Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'nin ise müvekkili adına ... fatura no'lu 22.526,09-TL, ... fatura no'lu  21.311,88-TL, ... fatura no'lu 1.276,30-TL olmak üzere 31.03.2021 tarihinde üç adet fatura düzenlemiş olup, ilgili faturaları dosyaya sunduklarını, müvekkilinin bağlı olduğu S.S Taşköprü Tır Tanker ve Kamyon Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'nin, fatura bedelleri olan 45.114,27 TL'yi müvekkilin hak edişinden 14.03.2023 tarihinde kestiğini, hak edilişten kesildiğini gösterir Şekerbank T.A.Ş. banka dekontunu dosyaya sunduklarını, taraflar arasındaki sözleşme gereği edimlerini yerine getirmeyen, sözleşme konusu tankeri gizli ayıplı teslim eden davalı şirketin, 08.11.2020 tarihindeki tankerin delinmesinden, kimyasal maddenin yola dökülmesinden, atık temizleme, (atık yönetim hizmeti) ve nakliye bedelinden, zayi olan ürün bedelinden, kısacası fatura bedellerinden sorumlu olduğundan, arabuluculuğa başvurulduğunu, Gebze Arabuluculuk Bürosu 2023/300 sayılı dosyada anlaşma sağlanamadığını, bu itibarla, HMK. Madde.166 kapsamında, huzurdaki davanın, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/220 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, her iki davanın birbirine benzer sebeplerden doğduğunu, biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte olduğunu, dolayısıyla aralarında bağlantı bulunduğunu, öncelikle HMK. Madde.166 kapsamında, huzurdaki davanın, Gebze Asliye Ticaret  Mahkemesi 2021/220 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, fatura bedelleri toplamı olan 45.114,27 TL'nin müvekkilinin hak edişinden kesildiği 14.03.2023'ten  itibaren ticari faiz işletilerek davalı şirketten alınarak taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili asıl dava cevap dilekçesinde özetle; <br>Davalı vekilinin asıl davada cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.<br>Davalı vekili birleşen dava cevap dilekçesinde özetle; <br>Dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava konusu tankerin 23/07/2020 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacının 2023/514 Esas sayılı dosyası ile ikame ettiği davanın tarihinin ise 20/06/2023 olduğunu, satım sözleşmesinde satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin açılacak davalar için mevcut 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten çok sonra dava açıldığını, dolayısıyla işlemiş zamanaşımı dikkate alınarak öncelikle bu sebeple davanın reddi gerektiğini, ayıbı kabul anlamına gelmemekle birlikte 08.11.2020 tarihinde meydana geldiği iddia edilen ayıpla ilgili davacı tarafın ihbar yükümlülüğünü yerine  getirmediğini, davacının gizli ayıp iddiası olması sebebiyle ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun yapılmadığını, ayıplı malla ilgili bildirim sürelerini öngörerek alıcıya gözden geçirme ve satıcıya derhal bildirme borcu yüklendiğini,  külfetin, hukuk düzeninin bir kişiye diğer bir kişi karşısında yüklemiş olduğu davranış olduğunu, yükümlü bu davranışı yerine getirmediği takdirde ya elde edilmesi mümkün olan bir hakkı kazanamadığını ya da böyle bir hakkı kaybettiğini, zira külfetin, tacirler için aynen edim yükümlülüğü gibi bir davranışı konu edindiğini, davacı tarafın iç kaplamayla ilgili onarım yapılması için müvekkili şirkete tankı götürüp seçimlik haklar arasından iç kaplamanın ücretsiz onarımının yapılmasını talep ettiğini ve  müvekkili şirketin tankerin iç kaplamasında ücretsiz onarım yaparak tankı yeniden alıcıya sorunsuz biçimde teslim ettiğini, davacının ücretsiz onarım talebinden 10 gün sonra 18.11.2020 tarihinde Yalova 3. Noterliği ... yevmiye no'lu ihtarname ile ayıp ihbarında bulunduğunu, ayıp ihbarının süresi içinde ve belirtilen şekillere uygun yapılmadığını, davanın reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili temerrüte düşürülmediğinden dava tarihi öncesinde ticari faiz talep edilmesi hukuken mümkün olmadığını,  davacının yersiz ve mesnetsiz taleplerinin reddi gerektiğini, haksız ve kötü niyetli ikame edilen, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddiyle birlikte yargılama gideri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; \"Asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, davaya konu 24 metreküp Kimyasal Ürün Semi-Treyler (yarım şase) tankının (HLC) ayıpsız misli ile değiştirilmesine; davalı tarafından ayıpsız misli ile değiştirme esnasında dava konusu 24 metreküp Kimyasal Ürün Semi-Treyler (yarım şase) tankının (HLC) mevcut haliyle ve bulunduğu yerde davacı tarafından davalıya teslimine, teslim masraflarının davalı tarafça karşılanmasına, talep edilen 13.381,20.-Euro cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli EURO cinsi döviz kredileri için uyguladığı avans faizi uygulanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, talep edilen 228.449,37.-TL kazanç kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, 43.837,97.-TL alacağın, dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dava davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. <br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Asıl ve birleşen dava davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>Asliye ticaret mahkemesince heyetçe yargılama yapılması gerekirken tek hakimle davaya devam edilmesi hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça açıkça iç kaplamanın yenilenmesi talep edilmesine rağmen talep aşılarak tümden tankerin yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacı bu talep için de 5.000,00 TL üzerinden harç ödediğini, davacı taraf talep artırım dilekçesinde bilirkişilerce tespit edilen 40.000 tl'lik iç kaplama yenileme bedelini dikkate alarak dava dilekçesinin 3 nolu bendindeki talep miktarını 40.000 tl'ye yükseltildiğini, davacı tarafın talebi iç kaplamanın yenilenmesi olmasına hatta talep artırım dilekçesinde bilirkişilerce tespit edilen iç kaplama yenileme bedeli olan 40.000 tl talep edilmesine rağmen tümden tankerin yenisi ile değişimine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, dava konusu tankerin onarımının mümkün olmaması gerekçesiyle misliyle değişim kararı verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin kabulüne göre ise; dava konusu tanker kdv dahil 63.720 euro bedelle alındığını, davacı taraf sadece bilirkişilerce iç kaplama bedeli olarak belirlenen 40.000,00 TL üzerinden harç ödenmesi yaparak bu konudaki talebini sınırlandırmış olmasına rağmen yerel mahkemece üstelik harç da alınmadan tüm tanker üzerinde değişime karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bilirkişi raporlarının birinde 20.000 TL'ye diğer bilirkişi raporunda 40.000 TL'ye yeniden yapılabileceği söylenen iç kaplama için 63.720 euro bedelli tankerin tümden değişimine karar verilmesi hakkaniyete de aykırı olduğunu, davacı taraf dava açmadan önce yapmış olduğu arabuluculuk görüşmesinde tankerin misli ile değişim talebi bulunmadığını, davacı taraf dava dilekçesini kısmi dava olarak açmasına rağmen bu davanın belirsiz alacak davası olarak görülüp dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, cezai şart bedeline hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin 5. maddesinin teslim tarihinin gecikmemesini sağlama amacı güttüğü, bu nedenle \"ceza koşulu\" olduğu açık olduğu, ifa sırasında ceza koşulu talep hakkı saklı tutulmadığından talebin reddi gerektiği, sözleşmedeki düzenlemeye rağmen kazanç kaybına hükmedilmesinin hatalı olduğu, geç teslim ile ilgili hususlarda covid pandemisi sebebiyle oluşan mücbir sebep halinin ve tankerin teslim edilmek için 10.06.2020 tarihinde hazır edildiği hususlarının dikkate alınmadığı, sözleşmede  dava konusu tankerin teslimi için belirli vade bulunmadığını, usule uygun bildirim yapılmaksızın temerrütün gerçekleşmesi mümkün olmadığını, davacının çalışmış olduğu akkim kimya sanayi ve ticaret aş ile yine sefer sayısı ile çalışmış olduğu kooperatiften ikame araç kullanarak kazanç sağlayıp sağlamadığı sorulmadan kazanç kaybı hesabı yapılmasının doğru olmadığını, gecikmenin ilk avans ödemesinden 18 hafta sonra 27.02.2020 tarihi ile dünya sağlık örgütü tarafından pandemi ilan edilen 11 mart 2020 tarihi arası dönemden fazlasının istenebilmesinin mümkün olmadığını,10.06.2020 tarihinde sözleşme konusu tanker hazır edilmesine ve fatura kesilmesine karşın davacı tarafça kalan ödemenin 22.07.2020 tarihinde yapıldığını, davacı tarafın ödemeyi yapmaksızın teslimi beklemesi sözleşmeye aykırı olduğunu, davacının  ayıp ihbarını uygun şekilde ve süresinde yapmadığı, kimyasal maddenin aşındırıcı etkisi ile taşındığı tanka zarar vermesi ihtimal dahilinde olduğunu, tankerin teslimden itibaren 180 gün içinde kontrol ve denetime gelmesi gerekirken bu süre içinde kontrole getirilmediğinden  garanti koşulları dışında kaldığını, zamanaşımı itirazı dikkate alınmadan zamanaşımına uğrayan hak ve alacakların kabulüne karar verilmesi doğru olmadığını, İstinaf başvurularının kabulü ile asıl ve birleşen davanın vekil edeni lehine kaldırılması ve davanı reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; <br>Davalı tarafın iddia ve beyanlarını da hukuktan yoksun olduğunu ve  dayanağı olmadığını, Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu bu nedenle davalı tarafın istinaf talebinin usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, yüklenici tarafından iş sahibine karşı açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tespiti ve tahsili; birleşen dava ise, iş sahibi tarafından yükleniciye karşı açılan menfi zarar ve hak ediş borcunun tahsili istemine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK<br><br>3. Değerlendirme ve karar <br>Asıl dava, eser sözleşmesinin ayıplı ve geç ifası sebebiyle kazanç kaybı, gecikme cezası, imalattaki ayıbın onarılması, onarılamadığı takdirde  yenisi ile değiştirilmesi, bu talebin kabul olunmaması halinde ise iç kaplama bedelinin tahsili ve munzam zarar talebi; birleşen dava ise, eser sözleşmesinin ayıplı ifası sebebiyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, davaya konu 24 metreküp Kimyasal Ürün Semi-Treyler (yarım şase) tankının (HLC) ayıpsız misli ile değiştirilmesine; davalı tarafından ayıpsız misli ile değiştirme esnasında dava konusu 24 metreküp Kimyasal Ürün Semi-Treyler (yarım şase) tankının (HLC) mevcut haliyle ve bulunduğu yerde davacı tarafından davalıya teslimine, teslim masraflarının davalı tarafça karşılanmasına, 13.381,20.-Euro cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli euro cinsi döviz kredileri için uyguladığı avans faizi uygulanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 228.449,37.-TL kazanç kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 43.837,97.-TL alacağın, dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hükme karşı, asıl ve bileşen dava davalısı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>Asıl ve birleşen davada; davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.<br> Taraflar arasında 22.10.2019 tarihli \"Satış Sözleşmesi\" başlıklı sözleşmeyle davalının kimyasal taşıma tankı üreterek davacıya teslim etmesine ilişkin eser sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede sözleşme bedelinin 63.720,00 Euro olduğu, bu bedelin %50'sinin sözleşme tarihinden 3 gün içinde avans olarak ödeneceği, %50'sinin ise işin tamamlanmasından sonra ödeneceği, işin tamamlanma süresinin avans ödemesinin davalının hesabına geçtiği tarihten itibaren 16 - 18 hafta olarak belirlendiği,  davalının termin süresi içinde teslim etmediği her hafta için sözleşme bedelinin %1'ini ödeyeceği, davalının imalat hatalarına karşı 1 yıl, kimyasalların taşınmasında, elleçlenmesinde, depolanmasında ve kimyasal korozyon dayanımında 5 yıl garanti verdiği, iç kaplama ile ilgili garanti süresinin, her bir treylerin teslim tarihinden itibaren her 180 günlük periyotlarda denetim ve kontrolünün yapılması şartına bağlandığı, düzenlenen fesih hükmüne göre sözleşmeye uymama nedeniyle sözleşmenin feshi halinde sözleşmeye uymayan tarafın, diğer taraf zararlarını karşılayacağı, davacı alıcının sözleşmenin feshine ilişkin ihbarının, ancak davalıya ulaşmasından itibaren 15 iş günü sonra davalı tarafından anılan fesih gerekçesinin düzeltilmesine başlanmaması ve bu düzeltmeye devam edilmemesi halinde geçerli olacağı hususlarının hükme bağlandığı, sözleşme kapsamında davacı tarafından 24.10.2019 tarihinde davalıya İş Bankası aracılığı ile avans ödemesinin yapıldığı, davaya konu tankerin 23.07.2020 tarihinde davacıya teslim edildiği, sözleşme gereği bakiye bedelin de davacı tarafından 22.07.2020 tarihinde yine İş Bankası aracılığı ile ödendiği, Davacı tarafından, taraflar arasındaki sözleşme doğrultusunda davalı şirketçe yapılması gereken tankerin geç teslim edildiği, bu nedenle gecikme cezası ile munzam zararın ödenmesi ihtarını içerir Yalova 4. Noterliği'nin 14.09.2020 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesini gönderildiği ve davalıya 5 gün süre verildiği, anılan ihtarnamenin 19.09.2020 tarihinde e-tebligat ile davalıya tebliğ edildiği, ayrıca davacının teslim edilen tankerin ayıplı olarak teslim edildiğini belirtilerek davalıya uğranılan zararın ödenmesi ihtarını içerir Yalova 3. Noterliği'nin 18.11.2020 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesini gönderdiği, davalıya 5 gün süre verildiğinin ihtar edildiği, davacının ihtarnamesinin 24.11.2020 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş olduğu, davacı tarafından, geç ve ayıplı teslim dolayısıyla huzurdaki asıl ve birleşen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.<br>Bu kapsamda;<br>1-Mahkemece, davaya konu 24 metreküp Kimyasal Ürün Semi-Treyler (yarım şase) tankının (HLC) ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir. Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir. Sözü edilen Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde yapılan şeyin iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşme hükümlerine aykırı olursa iş sahibinin o şeyi kabulden kaçınabileceği ve bu hususta yüklenicinin kusuru bulunursa zarar ve ziyan da isteyebileceği, aynı maddenin II. fıkrasında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin kıymetinin noksanı                 nispetinde bedelden indirim ve eğer o işin onarımı büyük bir masrafı gerektirmez ise yükleniciyi onarmaya mecbur edebileceği hükmü getirilmiştir. Bunlar eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin haiz olduğu haklardır. Dikkat edildiğinde bu hükümlerde misli ile değiştirme şeklinde iş sahibine bir hak tanınmış değildir.<br>Yargıtay'ın içtihat ve uygulamalarında ayıp ve kusurun eserin kabule zorlanamayacak ölçüde kusurlu veya sözleşmeye aykırı olmaması halinde eserin değerindeki eksiklik oranında bedelde indirim istenebileceği kabul edilmektedir. Bedelde indirimin seçimlik hakkının kullanılması durumunda indirim bedelinin hesaplanmasında nisbi metod uygulanmalıdır. Bu metoda göre kararlaştırılan ücret ve yapılan işin teslim tarihindeki ayıplı değerinin çarpımı sonucu bulunacak miktarın teslim tarihindeki ayıpsız değere bölünmesi ile indirim gereken bedel hesaplanır (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 24.05.2010 gün 2010/1703 Esas 2010/2891 Karar sayılı ilâmı).<br>Davacı davayı terditli olarak açmış, onarılmasını, onarılamadığı takdirde ayıbı tekrarlatmayacak bir şekilde yenisi ile değiştirilmesini, aksi durumda ise iç kaplama bedelinin tespiti ve tahsilini istemiştir. Eser, iş sahibine  ayıplı olarak teslim edilmiş, iş sahibi de muayene ve ihbar külfetini yerine getirmiş ise yüklenicinin ayıba karşı tekeffül borcu nedeni ile  iş sahibinin kullanacağı seçimlik haklar akdî ilişkinin kurulduğu tarihte yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde sayılmıştır. Bunlar eserdeki ayıbın önemine göre eser sözleşmesinden dönülmesi, eserin alıkonarak ayıp oranında bedelden indirim isteme hakkı, aşırı bir masraf gerektirmediği taktirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin onarılmasını talep hakkıdır. Bu seçimlik haklar arasında misli ile değiştirme bulunmamaktadır. Bu nedenle misli ile değiştirme kararı verilemez. TBK'nın 475. maddesinde düzenlenen seçimlik haklar kullanılmayıp değişim istendiğinden ve davacının talebinin iç kaplamaya ilişkin olduğundan dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK nın 26 maddesi gereği taleple bağlılık ilkesi gereği talep dışı bir karar verilemeyeceğinden misli değişim talebinin kabulüne dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olmuştur. (Aynı yönde; Yargıtay 15. Hukuk (Kapatılan) Dairesi'nin 30/05/2018 tarihli, 2017/1948 Esas, 2018/2291 Karar sayılı ilamı,  Yargıtay 15. Hukuk (Kapatılan) Dairesi'nin 14/12/2017 tarihli, 2017/1894 Esas, 2017/4441 Karar sayılı ilamı)<br>2-6098 sayılı TBK 115 maddesinde \"Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Borçlunun alacaklı ile hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç sebebiyle sorumlu olmayacağına ilişkin olarak önceden yaptığı her türlü anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Taraflar arasındaki sözleşmenin sorumluluk sınırı ve garanti başlıklı 12. Maddesinin 4. Bendinde \"...Cryocan kast dışında, özellikle alıcı veya müşterilerinin kar kaybı, üretimin kesilmesi ve/ veya işletmenin kesilmesi gibi tesadüfi veya dolaylı zararlardan sorumlu değildir....'' ''.... Cryocan kast dışında, özellikle alıcı veya müşterilerinin kar kaybı, üretimin kesilmesi ve/veya işletmenin kesilmesi gibi tesadüfi veya dolaylı zararlardan sorumlu değildir....'' hükmüne yer verilmiştir.<br>Yüklenici borçlu giderim borcu altında olsa da, taraflar arasında sorumsuzluk anlaşması yapılmış ise sorumluluktan kurtulabilecektir. TBK 115. maddede sorumsuzluk anlaşması olumsuz anlamıyla düzenlenmiştir. Çünkü madde hangi hallerde sorumsuzluk anlaşmasının hükümsüz olacağını düzenlemiş olduğundan çizilen sının geçmeyen sorumsuzluk anlaşmaları geçerlidir. Maddede sorumsuzluk anlaşması yapılmasına ilişkin çizilen sınırlar borçlunun ağır kusuru, uzmanlık gerektiren ve izinle yapılabilen işte borçlunun hafif kusuru ve hizmet sözleşmesidir. Bu hükmü eser sözleşmeleri bakımından değerlendirdiğimizde, yüklenici ve iş sahibinin ağır kusurlarından sorumlu olmadıklarına dair ve işinin ehli olan yüklenicinin hafif kusurundan sorumlu olmadığına dair sorumsuzluk anlaşmaları hükümsüzdür. Ancak iş sahibinin ağır olmayan kusurundan sorumlu olmadığına dair anlaşma ise geçerlidir. İş sahibi de eser sözleşmesine konu iş bakımından uzman olan gerçek veya tüzel kişi olsa bile bu sorumsuzluk anlaşması geçerlidir. Çünkü sözleşmeye konu işi yapan borçlu kişi durumunda olmadığından lehine sorumsuzluk anlaşması yapılabilmesi mümkündür. Sorumsuzluk anlaşmasının ileri sürüldüğü uyuşmazlıklarda sorumsuzluk anlaşmasından yararlanmak isteyen borçlunun; kusurunun ağır ya da hafif olup olmadığı, kusurun hafif olması halinde zararın uzmanlık gerektiren ve izinle yapılabilen işin ifasıyla ilgili olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerekir. (Aynı yönde; Yargıtay 15. Hukuk (Kapatılan) Dairesi'nin 22/10/2015 tarihli, 2015/177 Esas, 2015/5261 Karar sayılı ilamı)<br>Davalı taraf, yargılama aşamasında ve istinafında sözleşmedeki düzenlemeye işaret ederek vekil edeni şirketin kasıt dışında özellikle müşterinin kar kaybı gibi dolaylı zararlarından sorumlu olmayacağı düzenlendiğinden bu tür bir zarar talep etmesi mümkün olmadığını savunmuştur. Davalı vekilinin sözleşmenin 12. maddesinde düzenleme altına alındığı belirtilen sorumsuzluk anlaşması niteliğindeki hüküm de değerlendirilerek davalı şirketin ayıplı imalattan dolayı sorumluluğuna bir etkisinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin ve bu hususta davalının hukuki dinlenilme hakkına aykırı şekilde karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.  Mahkemece, eser sözleşmesi hükümleri çerçevesinde sorumsuzluk anlaşmasına ilişkin kusur incelemesi de yapılmamıştır.<br>O halde mahkemece yapılması gereken iş; bilirkişi raporları arasında çelişkilerin giderilmesi ve yöntemine göre taleplerin ve tazminatın belirlenmesi için HMK'nın 281/3 maddesi gereğince dosyaya rapor sunan bilirkişi heyeti marifetiyle, dava konusu eserin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın açık mı gizli mi olduğu, kullanıcı hatasından mı yoksa imalattan mı kaynaklı olduğu, ayıp var ise ortaya çıkmasına sebebiyet veren başka etkenler olup olmadığı, eserin kullanılamayacağı veya hakkaniyet gereği iş sahibinin kabule zorlanamayacak derecede ayıplı olup olmadığı, varsa raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, şayet ayıp varsa sorumsuzluk anlaşması hükümlerinin değerlendirilmesi kapsamında ayıbın niteliği ve tarafların kusuru (ağır kusur mu, basit kusur mu) belirlenmeli, imalatın ayıplı varsa ayıbın derecesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesi hükmünde eser sahibine tanınan haklardan hangisinin kullanılması gerektiğinin mahkemece belirlenmesi, eserin reddi gerektirmeyecek derecede ayıplı olması halinde “çoğun içinde azda vardır” ilkesi gereği bedel indirimi yapılıp yapılmayacağı veya onarım gerekip gerekmediği, Yargıtay içtihatlarındaki nisbi metoda göre ayıp sebebiyle istenebilecek bedel indirim ve dava tarihindeki piyasa rayicinde göre iç kaplamanın onarım bedelinin hesaplanması hususlarında taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri ve yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde incelenip değerlendirilerek ve gerekçeli, denetimine elverişli ek rapor alınıp, davalının sorumsuzluk anlaşması savunmasının değerlendirilmesi ve gerekçede tartışılması, hasıl olacak sonuca göre asıl ve birleşen davada bir karar verilmesi gerekmektedir.<br>Açıklanan nedenlerle, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı eksikliklerin tamamlanması amacıyla davalı tarafın diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-4-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın  mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/07/2023 tarih, 2021/220 Esas, 2024/679 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcını talep halinde yatıran iadesine,<br> 4-İstinaf kanun yoluna başvuranın yaptığı istinaf giderlerinin ve istinaf başvuru harçlarının kararın niteliği gereği ilk derece mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız olarak yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nun 359/3.maddesi uyarınca Mahkemesince taraflara tebliğine,  <br> Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca KESİN olmak üzere  18/04/2025  tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br>    \t\t                                                                  <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a93ea0db3072f8b","SID":"382ba3a79cb3eafa"}}