{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">       T.C.<br>G A Z İ A N T E P<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>3.  H U K U K  D A İ R E S İ <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  K A R A R I<br><br><br>Esas No\t               :..<br>Karar No\t               : .....<br><br>Başkan                                   :.....<br>Üye                                         : .....<br>Üye                                         :......<br>Katip                                      : ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t: .....<br>NUMARASI\t\t: ...<br>DAVACI\t\t:...<br>VEKİLİ\t\t: Av. .....<br>DAVALI\t\t: ..<br>VEKİLİ\t\t: Av...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>TARİHİ                                  :....<br>YAZIM TARİHİ                   :......<br>                     <br>Davacı vekili tarafından süresinde verilen dilekçe ile yukarıda tarih ve sayısı gösterilen mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması talep edildiğinden, istinaf başvuru şartları yönünden ön inceleme yapılıp, üye hakimin inceleme raporu ve açıklamaları dinlendikten sonra, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, gereği düşünüldü;<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;.. tarihinde .. plakalı aracın sebebiyet verdiği kazada müvekkilinin ağır yaralandığını, kolluk kuvvetleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı sigorta şirketi sigortalısı araç sürücüsünün kusur oranının..kabul edildiğini, davalı tarafından müvekkilinin maluliyet oranının .. olmasına rağmen.. kabul edilerek taraflarına sulh teklifinin sunulduğunu, teklifi kabul ettiklerini, ...... açılan kamu davası dosyasından alınan bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağında belirtilen kusur oranlarının değiştiğini, bu nedenlerle ihtiyari arabuluculuk anlaşmasının iptaline, müvekkilinin sürekli iş göremezliğinin ..olarak kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik .. TL sürekli iş göremezlik, ..'er TL geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri olmak üzere toplam .. TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava etmiştir. <br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk anlaşma tutanağının ilam hükmünde olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonunda maluliyet tazminatı ve sağlık giderleri taleplerinin bulunduğu dosyanın derdest olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde davacının zararlarının karşılandığını, kusur tespitinin ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından yapılması gerektiğini, maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak belirlendiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından yapılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 mortalite tablosu ile % 1.8 teknik faiz uygulanarak hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, müterafik kusurun gözönünde bulundurulmasının gerektiğini, davacının ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri yada uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, faiz talebinin reddinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; \"...tarafların uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak daha önceden arabuluculuk aşamasında anlaşmış oldukları, arabuluculuk anlaşma belgesinin ilam niteliğinde olduğu ve KTK'nın 111 maddesindeki ibraname kapsamında kalmadığı dikkate alınarak davacının davasının HMK'nın 114/2. ve 115. maddeleri uyarınca usulden reddine\" karar verilmiştir<br> \t\t<br>IV. İSTİNAF<br>A.İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuştur.<br><br>B.İstinaf Sebepleri<br> Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin sözleşme görüşmelerindeki kusurdan doğan sorumluluğunu ihlal ettiğini, TBK'nın 30. maddesi uyarınca hataya düşen tarafın sözleşme ile bağlı olmadığını, müvekkilinin gerçeğe aykırılığı ispat oluncaya kadar geçerli olan kaza tespit tutanağına itibar ettiğini, savcılık tarafından alınan bilirkişi raporunun kusura ilişkin en detaylı incelemeyi yapan ve bu hususta rapor düzenlemeye yetkili kurum olan ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlandığını, bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketi sürücüsünün yüksek derecede asli kusurlu, müvekkilinin ise alt derecede tali kusurlu olduğu yönünde düzenlendiğini, kaza tespit tutanağındaki kusur raporuna göre yapılan anlaşmanın ve ödenen tutarın gerçek tazminat tutarının çok altında kaldığını, müvekkilinin arabuluculuk yolunu tercih etmesinin kendi aleyhine netice doğurması ve gerçek tazminat miktarına kavuşmasının yargı kararı ile engellenmesi müvekkilinin Anayasa ve AİHS ile teminat altına alınan hak arama hürriyetinin ve mülkiyet hakkının engellenmesi anlamına geldiğini, bu nedenle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>C. Değerlendirme ve Sonuç<br>1. Dava, trafik kazası sonucu maruz kalınan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. <br>2. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda düzenlenen özel bir dava şartı olduğundan arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşılan konularda dava açılması durumunda, dava şartı yokluğundan davanın usûlden reddi gerekir (HMK m. 115/2). Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağına ilişkin hüküm, dava açılmasında hukukî yararın bulunması (HMK m. 114/1, h) dava şartının özel bir görünümüdür. Bu anlamda anlaşılan hususlarda dava açma yasağı, özel bir dava şartıdır. İster dava açılmadan önce ister dava açıldıktan sonra, taraflar arabuluculuk anlaşma belgesini imzalasınlar, her iki durumda da artık anlaşılan hususlar, dava konusu yapılamayacağı için mahkemenin bu sebeple davayı dava şartı yokluğundan usûlden reddetmesi gerekir. Anlaşma belgesinde yer alan anlaşılan hususlarda dava açılması, irade fesadı hâlleri, ehliyetsizlik, emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, ahlaka, kişilik haklarına ve şekle aykırılık gibi sebeplerle mutlak butlanla sakatlanması gibi hallerde söz konusu olabilecektir. <br>3. Keza arabuluculuk faaliyeti sonunda yapılan anlaşmanın mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınmak suretiyle ilâmların icrasına ilişkin hükümlere tâbi olması ya da şartları varsa doğrudan bu anlaşma belgesinin ilâm niteliğinde belge kabul edilmesi söz konusudur. <br>4. Somut olayda; tarafların uyuşmazlık konusu ile ilgili arabuluculuk aşamasında anlaşmaya vardıkları, anlaşmaya varılan konuların kendileri için bağlayıcı olduğu, anlaşma belgesinin  irade fesadı, ehliyetsizlik, emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, ahlaka, kişilik haklarına ve şekle aykırılık gibi sebeplerle mutlak butlanla sakatlandığının  ispatlanamadığı anlaşılmakla mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>V. KARAR<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1. İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE.<br>2. Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3. İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5. Gider avansından harcanmayan kısmın talep halinde yatırana iadesine dair,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. 06/11/2024<br><br>Başkan<br>Üye<br><br> <br>Üye<br><br> <br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br>B.Ş.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"76f093ff4a1f34ed","SID":"9b9f4141b125ccec"}}