{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1819 Esas<br>KARAR NO: 2025/638<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/04/2021<br>NUMARASI: 2018/967 Esas, 2021/373 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen 01.10.2016 tarihli ... Projesi İnşaatı Nakliye Yükleme Araçları Kiralama Sözleşmesi kapsamında, müvekkili şirketin davalıya nakliye işleri ve emtia satışı yaptığını, yapılan işlere ilişkin düzenledikleri 9 adet faturaya karşılı bir kısım ödeme yapılmışsa da, bakiye 100.000,00 TL alacaklarının ödenmediğini, ödenmeyen alacağın tahsili için Çorum ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, taraf defterlerinin incelenmesi halinde davalıya verilen hizmet ile hizmet bedeli karşılığında yapılan ödemelerin tespit edileceğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabınrda; taraflar arasındaki sözleşme gereği uyuşmazlıkta yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacının yaptığı işler karşılığında tüm alacaklarını ödediklerini, ödemeleri inkar eden davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine ve % 40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı şirketin 2016 ve 2017 yılları ticari defterlerinin, açılış ve kapanış onamalarının yasal sürelerde ve usulüne uygun şekilde yaptırıldığı, takibe konu faturalardan kaynaklanan bakiye alacağın, davalının 18.11.2016 tarihinde bankadan ödediği 100.000,00 TL'yi davacının kayıtlara almamasından kaynaklandığı, herhangi bir alacağı olmamasına rağmen takip başlatan davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalının 100.000,00 TL alacağın % 20'si tutarında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalı takipte Çorum İcra Dairesinin yetkisine itiraz etmediğinden Çorum Mahkemelerinin yetkisini kabul ettiğini, bu nedenle davada Çorum Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili olup, Çorum Mahkemesinin yetkisizlik kararının hukuka aykırı olduğunu, davalının defterlerini sunmaması nedeniyle davalı defterlerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığını, davalının ticari defterleri getirtilerek davacının ticari defterleri ile birlikte inceleme yapılması gerektiğini, hükmedilen kötü niyet tazminatının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, bakiye fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacının Çorum İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 9 adet faturaya dayalı olarak 100.000,00 TL alacağın tahsili için davalı hakkında takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İlk olarak davanın açıldığı Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) yetkisizlik kararı verilmiş, yetkisizlik kararı ile dosyanın gönderildiği İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesince takip konusu borcun ödendiği gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; yetkisizlik kararının hukuka aykırı olup olmadığı, eksik araştırma ile karar verilip verilmediği, davacı alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır. 1-Çorum Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) yetkisizlik kararı istinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmiş olduğundan, davacının davada Çorum Mahkemelerinin yetkili olduğu yönündeki istinaf nedeninin reddi gerekir. 2-Davacı, davalının ticari defterlerinin de incelenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onamalarının yasal sürelerde yaptırıldığı ve usulüne uygun olduğu, davacının düzenlediği 9 adet toplam 673.715,50 TL tutarında fatura karşılığında, 383.715,50 TL tutarında çekler ve 290.000,00 TL bankadan olmak üzere toplam 673.715.50 TL tahsilat yapıldığı, davacı şirketin yevmiye defterinde 2017 yılı sonu itibariyle alacağı görünmediği halde, defteri kebir ve envanter defterindeki kapanış kayıtlarında davalıdan 100.0000,00 TL alacaklı göründüğünü, davacı şirketin takibe konu ettiği bakiye alacağının davalı şirketin 18.11.2016 tarihinde bankadan ödediği 100.000,00 TL'yi kayıtlarına almamasından kaynaklandığı, alınan çeklerden 100.000,00 TL'sinin davalı şirkete iade edildiğine veya bankadan yapılan bu ödemenin çek bedeli için yapıldığına dair bir kayıt bulunmadığı belirtilmiştir. Alınan rapor ile davacı şirketin defterlerine göre, takibe konu alacağın, davalının bankadan yaptığı 100.000,00 TL ödemenin davacının defteri kebir ve envanter defterine alınmamasından kaynaklanmasına, davacının alacağını kendi defterleri ile ispat edememesine, davacının birbirleri ile uyumlu olmayan ticari defterlerinin aleyhine delil olmasına göre, davalının eksik araştırma yapıldığına dair istinaf nedeni de yerinde değildir.3-Davalı kötü niyet tazminatı yönünden de hükmü istinaf etmiştir. 2004 sayılı İİK’nun 67.maddesinin 2.fıkrasında; “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Hemen belirtilmelidir ki, alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Yargıtay uygulamasına ve öğretiye göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. Somut olayda, davalı, takibe konu fatura alacağını ödediğini ispatlamış, davacı alacağının bulunmadığını bilmesi gerektiği halde takip başlatmıştır. Buna göre İlk derece mahkemesince davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğunun kabulü ile davalı borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/967 Esas,   2021/373 Karar ve 29/04/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d73ca126c7f2cd3d","SID":"e3ef44c2325c7c43"}}