{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2017/730 Esas - 2018/545<br>\tT.C.<br>\tSAMSUN<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t          TÜRK MİLLET ADINA<br>                                                                                                                      GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2017/730 E<br>KARAR NO\t: 2018/545<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI \t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 26/10/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 13/07/2018<br>KARAR YAZIM T. : 18/07/2018<br>\tMahkememizde görülmekte bulunan alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>            GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>            İddia ve savunmaların özeti;<br>Davacı vekili Tüketici Mahkemesi'ne verdiği 17/10/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının davalı bankadan ilk taksiti 06/05/2008 tarihinde ödenen, aylık 1,95 faiz oranı ile 25.000,00-TL kredi ile ilk taksiti 04/06/2010 tarihinde ödenen, aylık 1,40 faiz oranı ile 20.000,00-TL olmak üzere toplam 45.000,00-TL ihtiyaç kredisi kullandığını, Rekabet Kurulu tarafından 12 bankanın 08/03/2013 tarihinde kredi ve kredi kartı konularında birlikte fiyat tespit etmek amacıyla 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesine aykırı olarak 21/08/2007 - 22/09/2011 tarihleri arasında kartel oluşturduğunun tespit edildiğini,  söz konusu 12 banka içerisinde davalı bankanın da olduğunu, davalı bankaya verilen para cezası kararının Danıştay 13. Dairesince 16/12/2015 tarihinde onandığını, davalının 4054 sayılı Kanunun 4. ve 57. maddelerine aykırı davrandığını, davalı banka tarafından davacıya kredi kullandırımı sırasında uygulanan faiz oranlarının serbest piyasa için yetkili kurular tarafından belirlenen faiz oranlarından yüksel olduğunu, davacının bu nedenle zarara uğradığını, davalı bankanın haksız kartel oluşturma eylemi olmasaydı daha az faiz ödeyeceğini, Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 58. maddesine göre müvekkili davacının uğradığı zararın 3 katı oranında tazminat talep ettiğini belirterek davalı bankanın 2108/2007 - 22/09/2011 arasında kartel faizi uygulamak suretiyle davacıya vermiş olduğu zararın 3 katının fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00-TL'sinin kredi kullanım tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili 2. Tüketici Mahkemesi'ne verdiği 07/12/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olması gerektiğini, esasa girilmeksizin görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, davacı ile davalı banka arasındaki kredi ilişkisinin ticari ihtiyaç kredi sözleşmelerinin düzenlenmesinden kaynaklandığını, görev itirazında bulunduklarını, görev itirazları doğrultusunda davanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin gerekmekte olduğunu, yetki itirazlarının reddi halinde davanın görevli Samsun Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, dava değerinin dava dilekçesine 200,00-TL olarak belirtildiğini, bu haliyle davacının doğrudan Tüketici Mahkemelerinde dava açmasının yasal olarak mümkün olmadığını, 200,00-TL'lik alacak için öncelikle Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuru yapılmasının gerektiğini, davacı tarafın henüz Rekabet Kurulu'nun dava konusu kararı kesinleşmeden huzurdaki davayı açtığını, bu haliyle davanın mevsimsiz açılmış bir dava olduğunu, erken açılan davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davanın erken açılmasından dolayı reddine karar verilmez ise Danıştay 13. Dairesi'nde devam eden Karar Düzeltme sürecinin ve Yargısal Kesinliğinin bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, Rekabet Kurulu'nun davalı banka yönünden verdiği cezanın dayanağının mevduat hizmetleri olması ve kredi hizmeti ile hiçbir ilişkisinin bulunmamasının davanın husumet yönünden de reddini gerektirdiğini, Rekabet Kurulu'nun 2011 yılı Kasım ayında davalı bankanında dahil olduğu 12 banka aleyhine soruşturma açtığını, davacının 2011 yılı Kasım ayı itibariyle, hangi bankalar aleyhine soruşturma açıldığı konusunda bilgi sahibi olduğunu, davaya konu edilen kredilerin kullandırım tarihleri ve davacının zarardan haberdar olduğu tarih dikkate alındığında davalı bankadan kullandırılan kredi ve davacının haberdar olduğu tarih açısından 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davalının Rekabet Kurulu soruşturma tarihlerinin 2007-2011 yıllarını kapsadığını, davacının bu tarihlerde davalı bankada mevduatı bulunmadığını belirterek görev ve yetki itirazları doğrultusunda görevsizlik kararı verilmesini, erken açılan davanın reddine karar verilmesini, aksi halde Rekabet Kurulu kararına karşı açılan davanın bekletici mesele yapılmasını, husumet itirazlarının bulunduğunu, zamanaşımı ve esasa ilişkin savunmaları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. <br>Samsun 2. Tüketici Mahkemesi'nin 2016/550 Esas 2017/381 sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş, dosya mahmemizin yukarıdaki esasına kayıt olmuştur. <br>Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ekinde Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarih 13-13/198-100 s. karar örneğini, Danıştay 13. Dairesi'nin 16/12/2015 tarih 2015/2445-4605 s. karar örneğini ibraz etmiştir. <br>Davalı bankadan 06/02/2008 tarihli ve 04/10/2010 tarihli ticari kredilere ilişkin sözleşme örnekleri celp edilmiştir. <br> Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'ndan davaya konu kredi sözleşmesine istinaden 06/05/2008 ve 04/06/2010 tarihlerinde ve öncesinde tüm bankalarca uygulanan kredi faiz oranları, kredi maliyet oran ve tutarları ve sektör verileri ile gecelik faiz oranları, haftalık repo faiz oranları, geç likidite faiz oranlarının tespiti istenmiş, 04/12/2017 tarihli cevap gönderilmiştir.<br>Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin 2014/593 Esas 2015/80 Karar sayılı ilamının bir örneği celp edilmiş, cevabi yazılardan henüz kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. <br>Rekabet Kurumu'nun Adana 1. Tüketici Mahkemesi'ne gönderdiği 09/12/2016 tarihli yazı örneği bilirkişi raporu ekinde dosyamıza ibraz edilmiştir.<br>Rekabet Kurumu hukuk müşavirliğinden 08/03/2013 tarihli kararın bir örneği celp edilerek incelenmiştir. <br>22/05/2018 tarihli bankacı bilirkişiden rapor alınmış, raporda davacının davalı bankadan 2 ayrı kredi kullandığı, bu krediler bakımından Rekabet Kurumu'nca belirtilen tarih aralıklarında olmadığından dolayı somut uyuşmazlık açısından rekabet ihlalinden kaynaklanan bir tazminat talebi için gereken şartların gerçekleşmediği tespit edilmiş, rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından rapora süresinde itiraz edilmemiş, davalı vekili rapora karşı 30/05/2018 tarihli beyan dilekçesi sunmuştur. <br>Dava, rekabet ihlalinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. <br>Tüm dosya kapsamından, davacı tarafından davalı bankadan 06/02/2008 tarihli ve 04/10/2010 tarihlerinde iki ayrı kredinin kullanıldığı, Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararıyla 12 bankanın kredi ve kredi kartlarında birlikte fiyat tespit etmek suretiyle Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı davrandığının tespit edildiği, kararın Danıştay 13. Dairesi'nin 2015/2445 Esas 2015/4605 Karar sayılı ilamıyla onandığı, davalı bankanında Rekabet Kurumu kararında geçen bankalardan olduğu bu nedenle davacının zarara uğradığından bahisle davalının davacıya vermiş olduğu zararının üç katının fazlaya dair talep ve hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL'sinin kredi kullandığı tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır. <br>Mahkememizce Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararı, Danıştay 13. Daire'sinin 2015/2445 Esas 2015/4605 Kararı, davacı banka tarafından Rekabet Kurumu aleyhine açılan Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin 2014/593 Esas 2015/80 sayılı kararı, taraflar arasında akdedilen 06/05/2008 tarihli ve 04/05/2010 tarihli kredi sözleşme örnekleri ihlal tarihindeki diğer bankaların faiz oranlarına ilişkin Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası yazı cevabı ve diğer tüm deliller celp edilmiş, bankacı bilirkişiden 22/05/2018 tarihli rapor alınmıştır. <br>Alınan bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22/05/2018 tarihli raporda davacının davalı banka ile yaptığı kredi genel sözleşmesinin 04/05/2010 tarihli genel kredi sözleşmesinin ise 06/03/2013 tarihli olduğu 12/06/2013 tarihinde ticari kat sözleşmesinin imzalandığı, 04/05/2010 tarihinde sözleşmeye istinaden 20.000,00 TL ticari taksitli kredi ve 06/02/2008 tarihinde 25.000,00 TL ticari taksitli kredinin kullandırıldığı, kredilerin ödendiği Rekabet Kurumu kararında 12 bankanın centilmenlik anlaşması kapsamında rekabet ihlalinde bulunulduğunun tespit edildiği, ancak ihlal tarihlerinin farklılık azlettiği, davalı banka yönünden ihlal tarihinin 30/06/2010 - 20/12/2010 tarihleri arasında olduğu, kullanılan kredilerin ise bu tarih aralıklarında olmadığını ve bir zararının ortaya çıkması için gereken şartların oluşmadığının bildirildiği görülmüştür. <br>Gerçekten Rekabet Kurumu'nun Adana 1. Tüketici Mahkemesi'ne gönderdiği 09/12/2016 tarihli yazıda davalı banka yönünden ihlalin başlangıç tarihinin 30/06/2010 bitiş tarihin 20/12/2010 olarak tespit edildiği, dava konusu kredilerin ise bu tarihler aralığında kullanılmadığı gibi kullanılan kredinin ticari nitelikte olduğu ancak Rekabet Kurumu kararında ticari nitelikte kredilerle ilgili bir ihlalin tespit edildiğine dair bilgi, belge bulunmadığı, bu durumda Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararı sebebiyle davacının bir zararının oluştuğundan bahisle tazminat hakkının doğduğundan bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Kullandırılan kredinin ticari nitelikte olduğunun tespiti sebebiyle Mahkememizin görevli olduğu, kredilerin ... şubesinden kullanılmış olması sebebiyle, şubenin işlemlerinden dolayı HMK 14. maddesine göre şubenin bulunduğu yerde de dava açılabileceğinden Mahkememizin yetkili olduğu, verilen kararın niteliğine göre Danıştay 13. Dairesi'nin kararının kesinleşmesinin beklenmesinin gerekmediği, husumetin doğru yöneltildiği, zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla bu yöne ilişkin savunmalar yerinde görülmemiş, diğer savunmalarında verilen kararın niteliği itibarı ile incelenmesi gerekmemiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM:         Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1.Davanın REDDİNE,<br>2.Alınması gerekli 35,90 TL peşin harcın ve 35,90 TL başvuru harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına.<br> 3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine.<br>4.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına. <br>5.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.<br>6.Davalı tarafından yapılan 22,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.<br>7.Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine.<br>\tDair, karar taraf vekillerinin yüzünde tebliğden itibaren iki hafta içinde İstinaf  yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça anlatıldı, usulen tefhim edildi.<br><br>Katip ...<br> <br> <br>Hakim ...<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c13ae78a5f64c1d","SID":"b8e0b71dbee98f34"}}