{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1416 Esas<br>KARAR NO: 2025/568 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/06/2023<br>NUMARASI: 2022/696 E.  -  2023/426 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 29/10/2018 tanzim, 29/01/2019 vade tarihli, keşidecisi ..., lehtarı ... olan bonoda lehtar konumunda olduğunu, davalı borçlunun söz konusu bonodaki imzasını kabul ettiğini, ancak davalı tarafından söz konusu senedin 2019 yılında müvekkilinden aldığı 20.000,00 TL tutarlı borç için güvence maksadıyla açık imzalı şekilde verilmiş olduğunu, söz konusu 20.000,00 TL tutarlı borcu ödedikten sonra senedi geri alamadığını ve senetteki boş kısımların davacı alacaklı tarafından kendisinin haberi olmaksızın doldurulduğunu, 20.000,00 TL tutarlı borcu ödemesi sebebiyle herhangi bir borcunun olmadığını savunarak, müvekkili davacı tarafından bono kaynaklı alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, itirazının haksız olduğunu belirterek, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı asil cevap dilekçesinde; nakit paraya ihtiyacı olduğu esnada davacıdan bir günlüğüne 20.000,00 TL borç para aldığını ve ertesi gün kendisine ödediğini, borcun ödenmesinin ardından icra dosyasına konu senedin davacı elinde kaldığını, senedi iade etmesi için davacıyı birçok kez aradığını, senedi vereceğini söylese de bugüne kadar vermediğini, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, davacı tarafa yemin teklif ettiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2023 tarihli  2022/696E. - 2023/426 K.  sayılı kararıyla; \"...Somut olayda davacı tarafından davalının bono nedeniyle borçlu olduğu iddiası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı cevap dilekçesin de nakit paraya ihtiyacı olduğu esnada davacıdan bir günlüğüne 20.000,00 TL borç para aldığını ve ertesi gün kendisine ödediğini, borcun ödenmesinin ardından icra dosyasına konu senedin davacı elinde kaldığını, senedi iade etmesi için davacıyı birçok kez aradığını, senedi vereceğini söylese de bugüne kadar vermediğini beyan ettiği davalı tarafından senet altındaki imzaya itirazda bulunmadığı senedin varlığını kabul etmekle birlikte borçsuzluk iddiasında bulunduğu davalı tarafın iddiasını ispatla mükellef olduğu yemin deliline dayandığı, yemin  delili 6100 sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddelerde düzenlendiği ve kesin delillerden olduğu, yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlü olduğu davalı tarafa borçsuzluk iddiası nedeniyle yemin deliline dayanıp dayanmadığı , dayanıyor ise yemin metnini sunması için kesin süre verildiği ancak kesin süreye rağmen davalı tarafından yemin metninin sunulmadığı görülmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-Davalının İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, 2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan  asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı  süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacıdan aldığı borç parayı ... isimli şahısla birlikte gidip davacıya ödediğini, ... tanık olarak dinlenmeden karar verildiğini, ayrıca bir kısım beyanlarının tutanağa eksik geçirildiğini, Mahkemece davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmişse de, kendisinin imzaya inkar etmediğini, borcun ödendiğini savunduğunu, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız yere davacının zenginleşmesine ve kendisinin mağduriyetine neden olacağını, Gerekçeli kararda süresi içinde yemin metnini hazırlayıp sunmadığı belirtilmişse de, maddi imkansızlık nedeniyle avukat tutamadığını, yemin metninin ne şekilde hazırlanacağının duruşma zaptına tam ve açık olarak yazılmadığından ve kendisinin de bu konuda hukuki bilgisi bulunmadığından, yemin metnini hazırlayıp sunamadığını belirterek,  arz ve izah ettiği nedenlerle, sair hususların mahkemece resen nazara alınarak, istinaf talebinin kabulüne, İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.06.2023 tarih,2022/696 Esas, 2023/426 Karara sayılı kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılarak bozulmasına, açılmış bulunan davanın reddine, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahalli mahkemesine iadesine, tehiri icra talebinin kabulüne, icranın geri bırakılması hususunda tarafına mühlet verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine 35.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 41.360,41 TL alacak için 05/05/2022 tarihinde ilamsız icra takibinde bulunduğu, takip dayanağının 29/10/2018 tanzim, 29/01/2019 vade tarihli, 35.000,00 TL bedelli bono olduğu, ödeme emrinin borçluya 30/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 01/06/2022 tarihinde yasal süresinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği  huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>G E R E K Ç E: Dava, itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine karşı davalının alacaklıdan aldığı borcu ödediği, ancak borca karşılık davalıya verdiği takibe konu senedin kendisine iade edilmediğini belirterek itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Bu durumda takibe konu edilen ve borç olarak alındığı kabul edilen parayı davalıya ödediğini ispat yükü davalı tarafta olup, HMK’nun 201/1. maddesi uyarınca senede karşı borcun ödendiği ancak senetle ispat edilebileceğinden, Mahkemece tanık dinlenmemesinde usule aykırılık yoktur. Davalı yemin metninin ne şekilde hazırlanacağının duruşma tutanağında açıkça belirtilmediğini ve bu konuda hukuki bilgisi bulunmadığından yemin metnini mahkemeye sunamadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, dosya incelendiğinde; 09/03/2023 tarihli duruşmada \"davalı asile cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olan davalıya yemin metni hazırlamak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde yemin metni hazırlanmadığı ve mahkemeye ibraz edilmediği takdirde yeniden bu delile dayanamayacağı hususunun davalı tarafa ihtarına\" şeklinde ara kararı yazılarak davalıya ihtarın usulüne uygun şekilde yapıldığı, hangi konuda karşı tarafa yemin teklif edileceğini davalı tarafın açıklaması gerektiği, bu nedenle mahkemenin ara kararında usuli bir eksiklik bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı imzaya itiraz etmediğini, yalnızca borcu ödediğine dair itiraz ettiğini belirterek icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, İİK’nun 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına hükmedilmesi halinde alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedileceği düzenlenmiş olup, davalı tarafça borca itiraz edilmiş olduğundan mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesin de de hukuka aykırılık yoktur. Tüm bu nedenlerle; incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı tarafça istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş, davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalının yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 2.825,33 TL nispi harçtan, peşin alınan 707,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.118,33 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 10,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,  Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 29/04/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"057b7d96de10841f","SID":"a7cc6719ef25522e"}}