{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1431 Esas<br>KARAR NO: 2025/611<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/06/2023<br>NUMARASI: 2022/225 Esas, 2023/480 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan İstanbul ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe ilişkin ödeme emrinin, müvekkilin eski adresine TK.21.maddeye göre muhtara tebliğ edildiğini, müvekkilinin evine hacze gelinmesi üzerine haciz baskısıyla 33.272-TL'yi davalı firma vekiline ödemek zorunda kaldığını, davaya konu icra takibindeki senetlerin altındaki imzalar kesinlikle müvekkile ait olmadığını ileri sürerek, 33.272-TL'nin  05/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı-borçlunun  hiçbir itirazi kayıt ileri sürmeksizin dosya borcunu ödediğini, takip konusu senedin dava dışı .. San. Ve Tic. A.Ş. tarafından da müvekkili bankaya olan kredi borçlarına mahsup edilmek üzere verildiğini, dolayısı ile müvekkilinin takip konusu senetteki imzanın  davacı-borçluya ait olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini,  davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini  istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dosyada bulunan deliller ve dosya kapsamında bulunan tüm imza örnekleri ve belge asılları incelenerek dava konusu senetlerdeki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığının tespiti konusunda alınan  11/05/2023 tarihli raporda, davaya konu iki adet senette borçlu ...'e atfen atılmış birer adet imzanın, mevcut mukayese imzalara kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığının bildirdiği, istirdata konu edilen senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığının tespit edilmiş olması dikkate alınarak ödenenen bedelin istirdatı koşullarının oluştuğu, davanın da İİK 72 maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; ihtirazi kayıt ileri sürmeden borcu ödeyen davacının, takip konusu senetteki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki iddiasını İİK'nın  170.maddesi çerçevesinde yapması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da kesin tespite yer verilmeyip, yalnızca görüş ve kanaat belirtiltiğini,  inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, raporun Yargıtay HGK'nın gün 2001/12-436 E., 2001/467 K. ve  2001/12-466 E., 2001/483 K. sayılı kararlarında bu kriterler çerçevesinde düzenlenmediğini, mahkemece Adli Tıp incelemesine dahi gerek görmeksizin, eksik inceleme ile hatalı hüküm oluşturduğunu,  senetlerdeki imzaların davacıya ait olup/olmadığını bilecek durumda olmayan müvekkili  aleyhine masraf ve vekalet  ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.İmza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, karşılaştırmaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise borçlunun duruşmada alınan medarı tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkâr edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. YHGK 2017/12-328 E-2019/387K) Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunun; davacının mahkemede alınan imzalarının dışında resmi kurumlardan getirtilen iki adet mukayese imzanın incelenmesi ile hazırlandığı, davaya konu senetlerin düzenleme tarihinin  13/06/2016 tarihli olduğu, mahkemece imza incelemesi için toplanan mukayese imza asıllarının tarihlerinin ise 19/06/2020 ve 13/12/2017 olduğu, raporda üçüncü emsal imza olarak  bahsi geçen 24/08/2021 tarihli vekaletnamenin fotokopi olduğu, dolayısıyla imza incelemesinin senetlerin düzenleme tarihinden öncesine ait hiçbir emsal imza toplanmadan yapıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için, resmi kurumlardan davaya konu bononun düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın, davacının imzasının bulunduğu yeteri kadar mukayeseye esas imza toplandıktan sonra, ATK Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne,  2-İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/06/2023 gün ve 2022/225 Esas 2023/480 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"775f521ccfa0a626","SID":"8fcaddaa04dc5b2a"}}