{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/487 Esas<br>KARAR NO: 2025/589<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/12/2024<br>NUMARASI: 2024/871 Esas, 2024/886 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İcra takibi ne ilişkin olarak suç duyurusunda bulunuluğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bri borcu olmadığını, davalı ile aralarında yazılı sözleşme olmadığını, davalının damacana satış işlemlerinin gerçekleştirdiği işyerinin devri için müvekkili ile görüşmeler yaptığını, müvekkiline 200.000TL nakit ve 100.000TLsini 5 aylık taksitlere tekabül edecek şekilde senetler karşılığında devredebileceğini beyan ettiğini, devri gerçekleştirmediği gibi kendisine teslim edilen senetleri teslim etmediğini, kötüniyetli olarak takip başlattığını, müvekkilinin hileli hareketler ile kandırıldığını, senetleri imzalayıp teslim ettiğini,  müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğunu, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, senetlerin ve icra dosyasının iptaline, henüz icra konusu edilmeyen ancak müvekkiline sahte imza ettirilen bonolar yönünden borçlu olmadığının tespitine, muhtemel açılacak icra dosyalarının iptaline , davalının %20 den az olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:Davanın 26.11.2024'te saat 23.31'de açıldığı, arabulucuya ise 26.11.2024'te saat 23.41'de başvurulduğu, dava açılmadan arabulucuya başvurulması gerektiği dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı gerekçeleri ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davanın ihtiyati tedbir talebi ile açıldığını, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında olduğunu, davalının elinde bekleyen 4 adet daha bono bulunduğunu, 20.000TL'lik bononun ise takibe konulması ile birlikte harç ve masrafların müvekkili aleyhine işlemeye başladığını, haciz tehdidi altında olan müvekkilinin ödeme yapmakla yükümlü haline geldiğini, Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden adli yardım talebi ve tedbir talebi karara bağlanmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu,  Davalıya tebliğ yapılmadan öninceleme yapılmadan verilen hükümde  30.000TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kabul etmemekle birlikte AAÜT 7/2 Md sinin dikkate alınarak hükmün terditli olarak kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>GEREKÇE Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.Dava tarihi olan 26.11.2024 itibarı ile menfi tespit davası arabuluculuk dava şartına tabidir.  Mahkemenin gerekçesinde yer verildiği üzere dava 23:31'de açılmış, arabuluculuk başvurusu ise dava ile aynı gün ancak sonraki saatte 23:41'de yapılmıştır. Bu durumda arabuluculuk dava şartı tamamlanmadan dava açılmış olmakla ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davalı yana cevap dilekçesi tebliğ edilmemiş ise de davalı vekilinin dosyaya beyan dilekçesi sunduğu, AAÜT 7/2 maddesinde; \"Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur\" şeklindeki hükmü gereğince davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, mahkemenin adli yardım talebinin de reddine karar verdiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 105TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a5a3ea30e498c6cc","SID":"7a4600ee71a30d58"}}