{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi              <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: .<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 17/06/2022<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 26/08/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 21/04/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin asıl ve birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl davanın davalı ... ..... yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br><br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibinde 27.650,17 TL nakit, 5.340,00 TL gayri nakit alacağa yönelik itirazlarının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>\tDavacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibinde 72.412,73 TL nakit, 24.030,00 TL gayri nakit alacağa yönelik itirazlarının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>\tCEVAP<br>\tDavalılara asıl ve birleşen dava dilekçeleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalılar asıl ve birleşen davaya cevap vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, asıl dava yönünden dava konusu alacağın tamamının çek garanti tutarlarından ve bankaya iade edilmeyen çek yaprağı garanti bedellerinden oluştuğu, talep edilen 26.700,00 TL'nin 10 adet çek yaprağına isabet ettiği, bankaya ibraz olunan ve karşılığı bulunmayan çek yapraklarından 6 adedi için banka kaynağından takip tarihi ile dava tarihi arasındaki dönemde ödeme yapıldığı, 1 tanesi için ise dava tarihinden sonra ödeme yapıldığı, dava tarihi itibariyle davacı bankanın karşılıksız kalan çekler nedeniyle 15.788,63 TL asıl alacak, 1.903,19 TL işlemiş faiz, 95,16 TL BSMV ve 909,80 TL ihtar masrafı toplamı 18.696,78 TL nakit alacak talebinde bulunabileceği, karşılıksız kalan fakat ödeme talebinde bulunulmayan 1042633 seri nolu çek nedeniyle 2.670,00 TL, bankaya ibraz olunmayan ... seri nolu çek nedeniyle de 5.340,00 TL için asıl borçlu ... ... ... ....'den depo talebinde bulunabileceği, davalı kefiller yönünden ise taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde depo bedellerinden kefillerin sorumlu olacağına dair düzenlemenin mevcut olmadığı, takip tarihi itibariyle de davada talep edilen çek sorumluluk bedelleri yönünden gayrinakit alacağın nakit alacağa dönüşmediği, kefiller yönünden talepte bulunulamayacağı, alacağın likit bulunmadığı, birleşen dava yönünden, davada 72.412,73 TL nakit, 9 adet çek yaprağı için ise 24.030,00 TL gayrinakit alacağın depo edilmesinin talep edildiği, asıl alacak yönünden borcun çek yapraklarından kaynaklandığı, 22.643,84 TL olduğu, takip talebinde talep edilen 66.750,00 TL'nin ise 25 adet çek yaprağına isabet ettiği, bu çek yapraklarının kat tarihi itibariyle bankaya ibraz olunmadığı, takip tarihi itibariyle 1 adedinin ibraz olunduğu ve karşılıksız kaldığı, 16 adedinin takip tarihinden sonra fakat dava tarihinden önce ibraz olunduğu, 4 adedinin dava tarihinden sonra ibraz olunduğu, 4 adedinin ise henüz ibraz olunmadığı, takip tarihinden sonra dava tarihine kadar ödenen çek bedeli tutarının 40.050,00 TL, dava tarihinden sonra ise 10.680,00 TL olmak üzere toplam 53.400,00 TL olduğunun anlaşıldığı, takip talebinde yer alan 22.643,84 TL asıl alacak, 134,52 TL işlemiş faiz, 4,19 TL BSMV, 812,11 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 23.593,82 TL üzerinden asıl borçlu ve kefiller yönünden itirazın iptali ile alacağın likit olması nedeniyle inkar tazminatına hükmolunması gerektiği, çek sorumluluk bedelleri yönünden ise asıl davada olduğu gibi taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde depo bedellerinden kefillerin sorumlu olacağına dair düzenlemenin mevcut olmadığı, takip tarihi itibariyle de davada talep edilen çek sorumluluk bedelleri yönünden gayrinakit alacağın nakit alacağa dönüşmediği, kefiller yönünden talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... ... ... .. icra takip dosyasındaki itirazının 15.788,63 TL asıl alacak, 1.903,19 TL işlemiş faiz, 95,16 TL BSMV ve 909,80 TL ihtar masrafı toplamı 18.696,78 TL nakit alacak yönünden iptaline, takibin davalı ... ... ... .... yönünden asıl alacağa dava tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar %45 oranında temerrüt faizi ve temerrüt faizinin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle tahsiline, diğer davalılar yönünden asıl davanın reddine, davalı ... ... ... .... tarafından 5.340 TL ödenmeyen çek bedelinin davacıya ait faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasında 22.643,84 TL asıl alacak, 134,52  TL işlemiş faiz, 4,19 TL BSMV,  812,11 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 23.593,82 TL üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren %26,28 temerrüt faizi ve faizin %5 oranında BSMV’nin davalılardan müteselsilen tahsiline, 4.528,76 TL inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, çek sorumluluk bedeli yönünden davanın 53.922,48 TL üzerinden kabulüne, bu bedelin 40.050,00 TL’si asıl alacak, 3.040,46 TL işlemiş faiz ve 152,02 TL BSMV  ile olmak üzere ve 10.680,00 TL’si yönünden ise 31.08.2021 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar %45 faiz ve işleyecek faizin %5 BSMV’si ile davalı ... ... ... ....'den tahsiline, davalı ... ... ... .... tarafından 10.680,00 TL ödenmeyen çek bedelinin davacıya ait faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk rapora taraflarınca itiraz edildiğini, rapora davalılarca itiraz edilmediğini, ilk raporun müvekkili yönünden kazanılmış hak teşkil ettiğini, mahkeme tarafından bu husus dikkate alınmadan ek rapor üzerinden karar verildiğini, talepleri doğrultusunda gönderilen ek raporun, kök rapordan daha aleyhe şekilde düzenlendiğini, araştırılmasını talep ettikleri kalemlerin lehlerine sonuç doğuracak nitelikte iken, ilk rapora göre daha aleyhlerine rapor düzenlendiğini, raporun mahkeme kararına dayanak olmasının mümkün olmadığını, mahkeme tarafından gayrinakit riske yönelik olarak kefillerin sorumluluğu bulunmadığı yönündeki tespitin kabul edilemediğini, mahkeme kararını kabul anlamına gelmemek üzere, bir an gayrinakit riskin kefalet sorumluluğunun bulunmadığını düşünsek dahi, söz konusu risk nakte döndükten sonra kefillerin sorumluluğunun olacağını, kefillerin müşterek ve müteselsil kefaletlerinin sonucu olarak her türlü nakit borca kefil olduğunu, bu durumda dahi mahkeme tarafından, gayrinakit riskin nakit riske dönüşmesi halinde, bedelin banka tarafından ödendiği tarihten itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi ile ödenmesi yönünde karar verilmesi gerekirken mevcut şekilde kefillerin bu haliyle kefaletlerinin bulunmadığına dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların müvekkiline olan borçlarının, mahkeme kararında ve ilk rapor ile ek raporda belirtildiği şekilde olmadığını, birleşen dava yönünden 72.412,73 TL nakit alacak ile buna ilave olarak henüz bankaya iade edilmemiş olan 9 adet çek yaprağı karşılığı 24.030,00 TL tutarında gayrinakit alacağın depo edilmesinin talep edildiğini, bilirkişi raporunda ise nakit 72.424,00 TL, gayrinakit 24.030,00 TL olarak alacağın hesap edildiğini, bilirkişi tarafından hesaplanan tutarın müvekkilinin talep ettiği tutarın üzerinde olup, hesaplamaya ilişkin hatayı kabul etmediklerini, taleple bağlılık ilkesi gereği talep doğrultusunda talepleri gibi karar verilmesini istediklerini, asıl dava yönünden dava dilekçesinde dava değeri olarak gösterilen tutarın ise 27.650,17 TL nakit, 5.340,00 TL gayrinakit olmak üzere toplam 32.990,17 TL iken, bilirkişi raporunda 18.619,67 TL’lik kısmı nakit, 10.680,00 TL’lik kısmı gayrinakit olmak üzere toplam 29.299,67 TL olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin dava tarihindeki toplam talebinin (32.990,17-29.299,67=) 3.690,50 TL’lik kısmın yerinde olmadığının belirtildiğini, ilk bilirkişi raporu ile talepleri arasındaki farkın kaynağının ... nolu çeklerin borçlu hesabından ödenmesine rağmen nakdi risk olarak hesap edildiği, .... nolu çekin 15/02/2022 tarihinde  bilirkişi raporundan sonra ödenmesi sebebi ile nakdi risk hesabına katılmadığı, .... nolu çeklerin ödenmesine rağmen nakdi riske dahil edilmediğinin tespit edildiğini, bu nedenle bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada taleplerinden farklı olarak nakit alacağın düşük, gayri nakit alacağın ise yüksek çıktığını, çeklere ilişkin ödeme belgelerinin dosyaya 09.05.2022 tarihli beyan dilekçe ile sunulduğunu, buna göre hesaplama yapıldığında alacak tutarın doğru olarak talep edildiğinin görüleceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tAsıl ve birleşen dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tYargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 12/03/2022 tarihli kök, 16/05/2022 tarihli ek rapor, Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2021/4472 sayılı takip dosyası sureti, genel kredi sözleşmesi suretleri, hesap kat ihtarları, Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2021/4489 sayılı icra takip dosyası sureti, asıl borçlu şirketlerin hesap ekstreleri dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tAsıl dava konusu Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2021/4489 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlular aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 992.033,74 TL nakit alacağın tahsili, 26.700,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara 07/04/2021 tarihinde tebliğ olduğu, davalıların 7 günlük itiraz süresi içerisinde 14/04/2021 tarihinde takibe konu borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettikleri, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tAnılan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin davacı banka ile davalı ... ... ... .... arasında 12/08/2020 tarihli 5.000.000,00 TL limitli akdedildiği, sözleşmede diğer davalıların aynı limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı, sözleşmede yer alan imzaların inkar edilmediği, diğer davalıların kefaletlerinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>\tDavacı tarafından anılan kredi hesabı kat edilerek davalı asıl borçlu ... ... ... .... ile davalı kefillere 23/03/2021 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilmiştir. Anılan ihtaranmede 1.023.998,74 TL nakit alacağın ödenmesi, 26.700,00 TL çekten kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesi için 3 gün atıfet süresi verilmiştir. İhtarname davalı asıl borçlu ... ... ... .. ve diğer davalı kefillere 24/03/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. <br>\tBirleşen dava konusu Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2021/4472 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlular aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 23.947,47 TL nakit alacağın tahsili, 66.750,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara 08/04/2021 tarihinde tebliğ olduğu, davalıların 7 günlük itiraz süresi içerisinde 14/04/2021 tarihinde takibe konu borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettikleri, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tAnılan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin davacı banka ile davalı ... A.Ş. arasında 12/08/2020 tarihli 5.000.000,00 TL limitli akdedildiği, sözleşmede diğer davalıların aynı limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı, sözleşmede yer alan imzaların inkar edilmediği, diğer davalıların kefaletlerinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>\tDavacı tarafından anılan kredi hesabı kat edilerek davalı asıl borçlu ... A.Ş. ile davalı kefillere 23/03/2021 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilmiştir. Anılan ihtaranmede 22.957,54 TL nakit alacağın ödenmesi, 66.750,00 TL çekten kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesi için 3 gün atıfet süresi verilmiştir. İhtarname davalı asıl borçlu ... A.Ş.'ne ve diğer davalı kefillere 24/03/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. \t<br>\tYargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi kök raporunda, asıl davaya konu icra takibinde talep edilen nakdi kredi alacaklarının teminat olarak alınan çeklerin tahsili suretiyle tamamen tahsil edildiği, asıl davada dava tarihi itibarıyla davalı borçlulardan olan alacakların çek karnelerinden kaynaklandığının banka kayıtlarından anlaşıldığı, asıl davada hesap kat tarihi itibarıyla deposu talep edilen 26.700,00 TL'nin 10 adet çek yaprağına isabet ettiği, davacı bankaya ibraz olunan ve karşılığı bulunmayan çek yapraklarından 6 adedi için banka kaynağından çek hamillerine 15.788,63 TL ödeme yapıldığı, 3 adedi için çek hamillerince henüz banka kaynağından ödeme talebinden bulunulmadığı, çek yapraklarından bir adedinin ise halen asıl borçlu şirketin uhdesinde bulunduğunu, henüz bankaya ibraz edilmediği, davacı bankaya ibraz olunan ve karşılığı bulunmayan çekler için hamillere takip tarihi ile dava tarihi arasındaki dönemde banka kaynağından ödeme yapıldığının görüldüğü, kat tarihi itibarıyla davalı ... ... ... ..... verilen çek yaprakları nedeniyle deposu talep edilebilecek tutarın 26.700,00 TL olup takip tarihinde de aynı bulunduğu, takipten sonra 6 adet çekin hamiline banka kaynağından ödeme yapıldığı, 3 adet çek hamilinin bankaya çeki ibraz etmişse de banka kaynağından ödeme talebinde bulunmadığı, dava tarihi itibarıyla 3 adet çek yönünden bankanın ödeme sorumluluğunun mevcut olmadığı, dava tarihi itibarıyla davacının ödenen çek sorumluluk bedelleri nedeniyle 15.788,63 TL asıl alacak, 1.829,75 TL işlemiş faiz, 91,49 TL BSMV, 909,80 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 18.619,67 TL nakit alacağı bulunduğu, nakit alacağa %45 temerrüt faizi uygulanacağı, 3 adet çek yönünden (bankaya ibraz edilip karşılıksız kalan ancak ödeme talebinde bulunulmayan) 8.010,00 TL, bankaya ibraz edilmeyen 1 adet çek için 2.670,00 TL olmak üzere 10.680,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu, birleşen dava yönünden davacının davalı ... A.Ş.'nden dava tarihi itibarıyla sadece kmh ve çek yapraklarından kaynaklanan alacağının mevcut olduğu, davalıların 28/03/2021 tarihinde temerrüte düştükleri, takip tarihi itibarıyla kmh'dan kaynaklanan banka alacağının 23.033,48 TL asıl alacak, 134,52 TL işlemiş faiz, 6,73 TL BSMV, 812,11 TL ihtarname masrafı olmak üzere davacının 23.986,84 TL alacaklı olduğu, davalı asıl borçluya verilen 25 adet çek yaprağının takip tarihi itibarıyla bir tanesinin bankaya ibraz edilerek karşılıksız kaldığı, 16 tanesinin takipten sonra davadan önce hamillerce bankaya ibrazla karşılıksız kaldığı, 4 tanesinin dava tarihinden sonra hamiller tarafından bankaya ibrazla karşılıksız kaldığı, 4 tanesinin ise henüz bankaya ibraz olunmadığı, hesap kat tarihinden sonra 2.670,00 TL, takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce 40.050,00 TL, dava tarihinden sonra ise 10.680,00 TL banka kaynağından ödendiği, toplam ödemenin 53.400,00 TL olduğu, takip tarihi itibarıyla davacının ödenen sorumluluk bedelleri nedeniyle çekten kaynaklanan 2.670,00 TL asıl alacak, 20,03 TL işlemiş faiz, 1,00 TL BSMV alacağı bulunduğu, takip tarihi itibarıyla nakde dönüşen çek ve kmh nedeniyle alacağın 25.703,48 TL asıl alacak, 154,55 TL işlemiş faiz, 7,73 TL BSMV olmak üzere toplam 26.677,87 TL nakit, 64.080,00 TL gayri nakit alacak bulunduğu, dava tarihi itibarıyla nakde dönüşen çek ve kmh nedeniyle 65.753,48 TL asıl alacak, 5.579,44 TL işlemiş faiz, 278,97 TL BSMV, 812,11 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 72.424,00 TL nakit, 9 adet çek nedeniyle 24.030,00 TL gayri nakit alacak bulunduğu tespit edilmiştir.<br>\tDavacı vekili 09/05/2022 tarihli açıklama dilekçesinde, birleşen davada 72.412,73 TL nakit alacağın tahsili, 24.030,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesinin talep edildiğini, bilirkişi kök raporundaki tutarın talebin üzerinde olduğunu, talepleri gibi karar verilmesi gerektiğini, asıl davada 27.650,17 TL nakit, 5.340,00 TL gayri nakit alacak talep edildiğini, bilirkişi raporunda ise 18.619,67 TL nakit, 10.680,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, rapor ile taleple arasındaki farkın kaynağının 2 adet çekin borçlu hesabından ödenmesine rağmen nakdi risk olarak hesap edilmesi, bir adet çekin bilirkişi raporundan sonra ödendiğinden nakdi risk hesabına katılmaması, iki adet çekin ödenmesine rağmen nakdi riske dahil edilmemesinden kaynaklandığını, bu nedenle raporda taleplerinden farklı olarak nakit alacağın düşük, gayri nakit alacağın ise yüksek çıktığını bildirmiştir. <br>\tDavacı vekilinin itirazı üzerine alınan ek raporda, asıl davada davacının davalı ... ... ... .... verdiği çek yaprakları nedeniyle takip tarihi itibarıyla 26.700,00 TL depo talep edebileceği, dava tarihi itibarıyla 15.788,63 TL asıl alacak, 1.903,19 TL işlemiş faiz, 95,16 TL BSMV, 909,80 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 18.696,78 TL nakit, 5.340,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu, davacı vekilinin iki adet çekin davalı asıl borçlunun hesabından ödendiğini beyan ettiğinden bu çeklerin hesaplamalara dahil edilmediği, birleşen davada takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan kmh ve nakde dönüşen çekler nedeniyle 25.703,48 TL asıl alacak, 154,55 TL işlemiş faiz, 7,73 TL BSMV, 812,11 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 26.677,87 TL nakit, 64.080,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu, kmh için %26,28 ve değişen oranlarda, nakde dönüşen çek için %45 oranında temerrüt faizi işletilebileceği, dava tarihi itibarıyla davacının davalılardan 65.753,48 TL asıl alacak, 5.579,44 TL işlemiş faiz, 278,97 TL BSMV, 812,11 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 72.424,00 TL nakit, 24.030,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu, davacının talebinin dava dilekçesinde 72.412,73 TL nakit, 24.030,00 TL gayri nakit olduğu, talep doğrultusunda işlem yapılması gerektiği, 23.033,48 TL asıl alacağa %26,28 ve değişen oranlarda, 42.720,00 TL asıl alacak kısmına ise %45 oranında temerrüt faizi işletilebileceği yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tDavacı yan asıl davada davalı ... ... ... .... akdedilen, diğer davalıların müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle asıl davanın davalı ... ... ... .... yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı yan birleşen davada davalı ... A.Ş. ile akdedilen, diğer davalıların müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında asıl davada davacı banka ile davalı ... ... ... .... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların sözleşmede müteselsil kefil olarak imzasının yer aldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından kredi hesabının kat edilerek davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, birleşen davada davacı banka ile davalı ... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların sözleşmede müteselsil kefil olarak imzasının yer aldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından kredi hesabının kat edilerek davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.<br>\tUyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalı kefillerin gayri nakit alacağın depo edilmesinden sorumlu olup olmadıkları, davalı kefillerin takip tarihinden sonra nakde dönüşen gayri nakit alacaktan sorumlu tutulup tutulamayacakları hususlarından kaynaklanmaktadır.<br>\tİtirazın iptali davalarında, usulüne uygun olarak icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmiş olması halinde, yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması HMK'nun 114/2. maddesi hükmü uyarınca dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Bu durumda İİK'nun 50/2. maddesi uyarınca öncelikle davalıların icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının incelenmesi gerekmektedir.<br>\tİcra müdürlüğünün yetkisine itirazın ne şekilde yapılacağı İİK'da düzenlenmediğinden İİK'nun 50. maddesinin HMK'nun yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yaptığı gözetilerek HMK'daki hükümler gözetilmelidir. <br>\tHMK'nun 19/2. maddesi uyarınca yetki itirazında bulunan taraf, yetkili yeri bildirmediği takdirde yetki itirazı dikkate alınmayacaktır. <br>\tSomut olayda, davalılar asıl ve birleşen dava konusu icra takiplerine itirazlarında borca itirazlarının yanı sıra icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz ettiklerini bildirmiş iseler de, yetkili icra müdürlüğünü göstermediklerinden icra müdürlüklerinin yetkisine yönelik itirazları İİK'nun 50. maddesinin HMK hükümlerine yaptığı atıf gözetilerek HMK'nun 19/2. maddesi uyarınca dikkate alınamayacaktır. Bir başka anlatımla, davalıların asıl ve birleşen dava konusu icra takiplerinde icra müdürlüğünün yetkisine itirazları usulüne uygun yetki itirazı niteliğinde değildir. <br>\tBu durumda, davalıların asıl ve birleşen dava konusu icra takiplerinde icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazlarının usulüne uygun yetki itirazı niteliğinde olmadığı, ödeme emrine itiraz süresi içerisinde icra müdürlüğünün yetkisine yönelik usulüne uygun yetki itirazı olmadığından asıl ve birleşen davada icra takiplerinin yapıldığı Ankara İcra Müdürlüğünün yetkili icra müdürlüğü olarak kabul edileceği, yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmasına ilişkin asıl ve birleşen itirazın iptali davasının dava şartının gerçekleştiği gözetilerek mahkemece işin esasına girilmesi usul ve yasaya uygundur.  <br> \tDavacı vekilinin istinaf itirazları kamu düzenine aykırılık da gözetilerek incelendiğinde, asıl davada davacı banka ile davalı ... ... ... .... arasında akdedilen, diğer davalıların müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesi ile birleşen davada davacı banka ile davalı ... A.Ş. arasında akdedilen, diğer davalıların müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinde çekten kaynaklanan gayri nakdi alacağın depo edilmesinden kefillerin sorumlu olduğuna ilişkin açık bir hükme yer verilmemiştir. Kefil 3. kişinin borcunu teminat altına alarak yükümlülük altına girdiğinden kefile yükümlülük getiren düzenlemelerin sözleşmede açıkça yer alması gerekir. Bu nedenle sözleşmedeki müşteri hakkında yer alan hükümlerin kefil hakkında da uygulanacağına ilişkin hükmün varlığı halinde dahi, kefilin çekten kaynaklanan gayri nakdi alacaktan sorumlu olduğu sonucuna varılamayacaktır (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/03/2020 tarih ve 2017/11-36 Esas 2020/290 Karar sayılı ilamı). <br>\tAsıl ve birleşen dava konusu icra takip dayanağı çeklerin takip tarihinden sonra tazmin edilerek nakde dönüşmesi halinde de bu durum davanın itirazın iptali davası olması ve takip tarihi itibarı ile oluşan hukuki durumun gözetilmesi gerektiğinden davalı kefillerin asıl ve birleşen dava konusu takip tarihinde depo edilmesinden sorumlu bulunmadıkları çeklerin tazmin edilmesi nedeniyle tahsilinden sorumlu olması sonucunu doğurmayacaktır. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece asıl ve birleşen dava konusu icra takip dayanağı çeklerin depo edilmesinden davalı kefillerin sorumlu bulunduğuna ilişkin kefillerin imzalarının bulunduğu genel kredi sözleşmelerinde açık bir hüküm bulunmadığı, takip tarihinden sonra çeklerin tazmin edilerek nakde dönüşmüş olmasının takip tarihi itibarıyla davalı kefillerin sorumluluğunu doğurmayacağı gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve davacı vekilinin itirazı üzerine alınan ek rapor ile, davacının takip ve dava tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı olduğu miktar tespit edilmiştir. Rapor banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile hazırlanmış olup ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu gibi, ek rapor davacı vekilinin kök rapora itirazlarını karşılar niteliktedir. Davacı vekili bilirkişi kök raporuna itirazında, asıl davada 2 adet çekin banka tarafından ödenmediğini, borçlu hesabından ödendiğini belirterek davalılar lehine olacak şekilde itiraz da ileri sürmüş olup, ek raporun usuli kazanılmış hakları ihlal ettiği ileri sürülemeyecektir.<br>\tDavacı yan asıl ve birleşen davada davalıların asıl ve birleşen dava konusu icra takiplerine itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ise asıl ve birleşen davada nakit alacağın tahsili, gayri nakit alacağın ise depo edilmesi yönünde hüküm kurulmuştur. Kurulan hüküm HMK'nun 26. maddesi uyarınca talep aşımı niteliğinde olup, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu hususun re'sen gözetilmesi gerekmiştir. <br>\tBirleşen davada davacı yan dava dilekçesinde açıkça icra takibine konu alacağın davacı ile davalı ... A.Ş. arasında akdedilen, diğer davalıların kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını belirtmiştir. Mahkemece de birleşen davaya ilişkin gerekçeli kararda, kefillerin çek depo bedelinden sorumlu bulunmadığı isabetli olarak belirtildiği halde birleşen davaya ilişkin kurulan hükümde nakde dönüşen çek sorumluluk bedeli ile çekten kaynaklanan gayri nakit alacağın davalı kefil ... ... ... .. tahsili/depo edilmesi yönünde hüküm kurulması gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşmasına neden olduğu gibi, anılan kısımlara ilişkin diğer davalılar hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmamış olmasında da isabet görülmemiştir. Bu hususlar HMK'nun 297. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden Dairemizce re'sen gözetilmiştir. <br>\tAsıl davada hüküm altına alınan nakit alacak likit, bir başka anlatımla bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, İİK'nun 67. maddesi uyarınca davacı lehine nakit alacak yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken alacağın likit bulunmadığı gerekçesiyle nakit alacak yönünden icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ise de, davacı vekilinin bu yönde istinaf itirazı bulunmadığı, kamu düzenine aykırılık teşkil etmeyen bu hususun re'sen gözetilemeyeceği anlaşıldığından anılan husus eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>\tDavacı vekilinin asıl davada davalı ... ... ... .... yönünden hüküm altına alınan gayri nakit alacağa itirazın iptali yönünden ilk derece mahkemesince davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmediği halde bu yönde açık istinaf itirazı ileri sürmediğinden Dairemizce yeniden kurulan hüküm sırasında hüküm altına alınan gayri nakit alacağa itirazın iptali yönünden davacı yararına, davalı ... ... ... .... aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yoluna gidilmemiştir.  <br>\tTüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin asıl davanın davalı ... ... ... .... yönünden kısmen kabulü, diğer davalılar yönünden asıl davanın reddi, birleşen davanın kısmen kabulü yönündeki kararında kamu düzenine aykırılık yönünden isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, asıl davanın davalı ... ... ... .... Yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 13. Asliye Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2022 tarih 2021/478 Esas 2022/512 Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, <br>\tB)1-Asıl dava yönünden;<br>\ta-Davalı ... ... ... .... yönünden davanın kısmen kabulüne, anılan davalının Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2021/4486 sayılı takip dosyasında 15.788,63 TL asıl alacak, 1.903,19 TL işlemiş faiz, 95,16 TL BSMV ve 909,80 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 18.696,78 TL nakit alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin anılan miktarlar üzerinden hüküm altına alınan asıl alacağa dava tarihinden itibaren %45 oranında temerrüt faizi ve temerrüt faizinin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle anılan davalı hakkında devamına, <br>\tb-Davalı ... ... ... ....'nin 5.340,00 TL ödenmeyen çek bedelinden kaynaklanan gayri nakit alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin anılan miktar üzerinden, anılan miktarın davacıya ait faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesini teminen devamına, <br>\tc-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,<br>\td-Davalılar ........ yönünden davanın reddine,<br>\te-Alınması gereken 1.277,18 TL harcın peşin alınan 59,30 TL harç ile 4.960,17 TL icra peşin harcından mahsubu ile fazla alınan 3.742,29 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>\tf-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davadaki haklılık durumu gözetilerek 905,78 TL'sinin davalı ... ... ... ....’den, kalan 414,22 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tg-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 1.277,18 TL icra peşin harcı, 59,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.395,78 TL'nin davalı ... ... ... ...alınarak davacıya verilmesine,<br>\th-Davacı tarafından davalı ... ... ... .... hakkında bilirkişi ücreti, posta ve tebligat gideri olarak yapılan toplam 879,95 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan 595,03 TL'sinin davalı ... ... ... ....’den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısım ile davacı tarafından diğer davalılar hakkında yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\tı-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\ti-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın kaldırma gerekçesi de gözetilerek, karar tarihindeki AAÜT uyarınca 18.696,78 TL vekalet ücretinin davalı ... ... ... ....’den alınarak davacıya verilmesine,<br>\tj-HMK 333. maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>\t2-Birleşen dava yönünden;<br>\ta-Davanın kısmen kabulüne, davalıların Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2021/4472 sayılı icra takip dosyasında 22.643,84 TL asıl alacak, 134,52 TL işlemiş faiz, 4,19 TL BSMV, 812,11 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 23.593,82 TL'ye yönelik itirazlarının iptaline, takibin anılan miktarlar üzerinden hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren %26,28 temerrüt faizi ve faizin %5 oranında BSMV işletilmek suretiyle devamına, <br>\tb-Çek sorumluluk bedeli yönünden davalı ... A.Ş.'nin Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2021/4472 sayılı icra takip dosyasında 50.730,00 TL asıl alacak, 3.040,46 TL işlemiş  faiz, 152,02 TL BSMV olmak üzere toplam 53.922,48 TL'ye yönelik itirazının iptaline, takibin anılan bedel üzerinden, hüküm altına alınan 10.680,00 TL asıl alacağa 31/08/2021 tarihinden itibaren %45 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV işletilmek suretiyle anılan davalı hakkında devamına, <br>\tc-Davalı ... A.Ş.'nin 10.680,00 TL ödenmeyen çek bedelinden kaynaklanan gayri nakit alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin anılan miktar üzerinden, anılan miktarın davacıya ait faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesini teminen devamına, <br><br>\td-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 4.528,76 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>\te-Davalılar ... ve ... ... ... .... hakkında fazlaya ilişkin talep ile gayri nakit alacağa yönelik açılan davanın reddine, <br>\tf-Alınması gereken 1.611,70 TL harcın peşin alınan 1.116,89 TL harç ile icra dosyasında alınan 119,74 TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiye 375,07 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\tg-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 1.116,89 TL peşin harç, 119,74 TL icra peşin harcı olmak üzere toplam 1.295,93 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>\th-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tı-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 23.593,82 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>\tj-Davacı tarafından bilirkişi ücreti, posta ve tebligat gideri olarak yapılan toplam 879,95 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>\tk-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\tl-HMK 333. maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>\tC)1-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcı ile 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacı tarafından istinaf aşamasında posta masrafı olarak yapılan 348,00 TL yargılama masrafının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br><br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda asıl ve birleşen davada uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 21/03/2025 <br><br><br>Başkan -            Üye -                   Üye -               Zabıt Katibi - <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d8fb86e192775697","SID":"fff45a5f0e56035b"}}