{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2144 <br>KARAR NO: 2025/646<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 27.04.2021<br>NUMARASI: 2018/1467 Esas - 2021/368 Karar <br>DAVA: Alacak<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... San. Ltd. Şti. arasında Zonguldak İli Karadeniz Ereğli İlçesi ... Köyü ... mevkiinde yer alan akaryakıt istasyonunun ... kimliği altında işletilmesi amacıyla 5 yıl süreli 07.10.2013 tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ile davalılar ... ve ... ile aynı tarihli protokol imzalandığı, Sözleşme kapsamında, akaryakıt istasyonu üzerinde, kurumsal kimlik uygulaması, boyama, revize şeklinde hizmetler yapıldığı, ariyetler verildiği, akaryakıt istasyonu işler hale getirilmek suretiyle davalı yana teslim edildiği, Bayilik ilişkisinin son bulması üzerine, imzalanan sözleşme ve protokole göre iadesi gereken ariyeti malzeme ve demirbaşların, iade alınmasına davalı tarafça izin verilmediği, bu durumun 15.04.1016 tarihli tutanakla kayıt altına alındığı, davalı bayiye ait istasyonda kullanılmak üzere teslim edilen ancak geri alınamayan ariyet, malzeme ve demirbaşların aynen iadesi, aynen iadesi mümkün olmayanlar için güncel piyasa değeri üzerinden bedelinin akdi faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Taraflar arasındaki sözleşme, davacı tarafından gönderilen Kadıköy ... Noterliği’nden 22.12.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarın, 25.01.2016 tebliğ tarihi itibarıyla sonlandırılmıştır. Davalı şirketin bayilik lisansı da, EPDK tarafından 28.03.2016 tarih ve ... sayılı kararla iptal edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme ve protokolde, bayilik sözleşmesinin herhangi bir nedenle son bulması halinde, bayinin kendisine teslim edilen malları iade edeceği, iade etmemesi durumunda yapılan yatırımın ve ariyet olarak verilen malzemelerin bedellerini ödeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Sözleşmenin sona ermesine rağmen ödünç olarak verilen emtia davalı tarafından davacıya iade edilmemiş, 15.04.2016 tarihli servis raporundan anlaşıldığı üzere, davacı tarafından iade alınmasına da davalı tarafından izin verilmemiştir. Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine göre, davalı şirketin, sözleşmenin sona ermesi sebebiyle,  kendisine ariyet olarak teslim edilmiş emtiayı iade etmesi gerekmekte olup,  davalı bayiden emtianın teslim alınamaması durumunda, celbedilen faturalara göre, toplam 37.471,71 TL’ lik emtia bedelinin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, diğer davalı ...’ nın da sözleşme ve protokoldeki garantör sıfatı ve 3. Kişinin ediminin taahhüdü sebebiyle bu bedelden sorumlu olacağı anlaşıldığından, ayrıca davacının 27.04.2021 tarihli celsede  ariyet konusu malların iadesi yerine bedellerinin iadesini talep ettiği...\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile 37.471,71 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında alınarak davacı tarafa verilmesine, alacağa dava  tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ..., istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacı taraf ile davalı ... Petrol arasında yapılan sözleşmede kefil olmam sebebiyle tarafına işlem yapıldığını, fakat söz konusu sözleşme yapılırken kefil olmayacağını belirttiğini, tarafına  sözleşme evrağının ilk sayfasına imza attırıldıktan sonra kefilliği yapmak istemediğini  belirtince davacı tarafça bu kefilliği iptal edildiğinin söylendiğini, bu yüzden de sözleşmenin diğer tüm sayfalarına imza atmadığını, fakat davacı taraf kötü niyetli olarak bu sözleşme ile işlem yaptığını, her ne kadar sözleşmenin ilk sayfasında imzam kalmış ise de sözleşmenin diğer tüm evraklarında imzası bulunmadığını, bu sebeple de sözleşmenin sakat ve geçersiz olduğunu, Bununla birlikte dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacı tarafça ikame edilen iş bu davada bilirkişilerce inceleme yapıldığını, bilirkişilerce yapılan incelemede davacının belirtmiş olduğu envanterler ile bilirkişi incelemesinde tespit edilen malzemelerin birbirinden farklı olduğunu, bu hususun dosya içerisindeki gerek fotoğraf gerekse rapordaki diğer hususlar ile sabit olduğunu, bu nedenlerle eksik inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporuyla karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacı ikili tabanca şeklinde pompa teslim ettiğini dile getirmekte ise de; yapılan keşif ve incelemede bariz farkla birlikte dörtlü tabanca şeklinde toplamda sekiz tabancalı pompa bulunduğunu, ayrıca teslim edildiği iddia edilen ürünler ile tespit edilen ürünlerin markaları da farklılık gösterdiğini,  İlk derece mahkemesinde bulunan mevcut dosyadan inceleyebildiği olan hususun, davacı tarafın ariyet sözleşmesi gereğince teslim ettiğini iddia edilen malzemelerin teslim alınmasının gerçek dışı olduğunu, teslim belgelerinde davacı tarafın ariyet sözleşmesinde belirtilen malzemelerin '...' adında birine teslim edilmiş göründüğünü, fakat o tarihte bu isimde hiçbir sigortalı işçi ya da yetkili bulunmadığını, bu ürünlerin kirme ne zaman hangi suretle teslim edildiğinin ispatının davacı tarafa ait olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava,  taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sona ermesi sebebiyle,  davalı şirkete  ariyet olarak verilen emtiaların iadesi, bu mümkün değil ise bedellerinin davalılardan tahsili istemine   ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı davalılardan ... tarafından,  yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında 7.10.2013 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ile protokolün imzalandığı, her iki sözleşmede de davalının garantör olarak imzasının bulunduğu gerek bayilik sözleşmesi gerekse protokol içeriğinde ariyet sözleşmesine ilişkin düzenlemeler içerdiği, taraflar arasındaki sözleşmenin  davacı tarafından gönderilen Kadıköy ... Noterliği’nin 22.12.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile  25.01.2016 tebliğ tarihi itibarıyla feshedildiği,  davalı şirketin bayilik lisansının da, EPDK tarafından 28.03.2016 tarih ve 12403 sayılı kararı ile  iptal edildiği  anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme ve protokolde, bayilik sözleşmesinin herhangi bir nedenle son bulması halinde, bayinin kendisine teslim edilen malları iade edeceği, iade etmemesi durumunda yapılan yatırımın ve ariyet olarak verilen malzemelerin bedellerini ödeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Yine sunulu deliller ışığında, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sona ermesinden sonra davalı şirkete ariyet olarak verilen  emtiaların  15.04.2016 tarihli servis raporundan anlaşıldığı üzere davalı şirket tarafından davacıya iade edilmediği gibi, davacı tarafından iade alınmasına da davalı şirket  tarafından izin verilmediği dellillendirilmiştir. Davalı her ne kadar davacı ve davalı arasındaki bayilik  sözleşmesi ve protokole  kefil olmadığını, sözleşmenin tüm sayfalarında imzası bulunmayıp, yalnızca son sayfada imzası olmasının bu durumu doğruladığını ileri sürmüş ise de, davalı ...' nın  dosyaya sunulu bayilik sözleşmesi ve protokolün son sayfalarında garantör olarak  imzasının bulunduğu, davalının iddia ettiği üzere kefil olarak değil garantör sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, kaldı ki sözleşmenin son sayfasındaki imzanın sahteliğini de ileri sürmediği dikkate alındığında, davalının bu konuda aksi yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir. Yargılama aşamasında ilk derece mahkemesince istasyon mahallinde keşfen inceleme yaptırılarak talimat yoluyla bilirkişi raporu alınmış, ayrıca dosyaya sunulu deliller kapsamında davacının ariyet olarak verdiği ürünler ve harcama tutarına ilişkin bilirkişi raporu alınmıştır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi rapor içeriğinde, davalı şirkete ariyet olarak verilen malzemelerin değeri tespit edilmiş, mahkemece de bu değer tespit içeriğine göre hüküm kurulmuştur.  Davalının yargılama aşamasında   cevap dilekçesi sunmadığı gibi sunulan delillere  ve  alınan raporlara karşı da itirazda bulunmamıştır. Ayrıca HMK 357 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemeyeceğinden,  davalı asilin bilirkişi raporunda ariyete konu emtiaların farklı olduğu ve yine bir kısım emtianın teslim belgesinde teslim alan olarak  imzası olan ...'nun şirket çalışanı veya yetkilisi olmadığı yönündeki istinaf başvuru nedenleri de yerinde görülmemiştir. Davalı gerçek kişinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı ...' nın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı ...'nın istinaf başvurusunun esastan reddine,  2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.919,79 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan tahsiline, 4-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 17.04.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e17a8575dbcfe924","SID":"452615e953ae0fc2"}}