{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1612 Esas<br>KARAR NO:2025/471<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:08/02/2022<br>NUMARASI:2018/70 E. - 2022/45 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nun (yani “...\") 1954 yılında İtalyan Tarım Gıda ve Ormancılık Politikaları Bakanlığı tarafından resmi olarak üreticiler birliği olarak tanınan, nesilden nesile aktarılan deneyim ve uzmanlık ile elde edilen mirası korumak üzere kurulan bir kuruluş olduğunu, müvekkili şirketin ülkemizde ve dünya çapında \"...\", “...\" ve \"...\" ibareleri için marka tescillerinin sahibi olduğu, aynı zamanda söz konusu ibarenin coğrafi işaret olarak tescil edilmesi için hem TÜRKPATENT hem de WIPO nezdinde başvuruda bulunduğunu, TÜRKPATENT üezdindeki başvuru numarasının ... olduğunu, ... online veri tabanından alınan ekte sunulu dökümler uyarınca müvekkilinin; ..., ..., ... ibareleri için Kanada, ABD, İtalya, İsviçre, Finlandiya, Danimarka, İngiltere, Narveç, Malta, Yunanistan, Tunus, Meksika, İzlanda vb. farklı ülkelerde ve ... ile... nezdinde kayıtlı çok sayıda marka tescilinin sahibi olduğu, bu tescillerin en eskisinin 1955 tarihli ... uluslar arası marka tescili olduğunu, davalı şirket ... tarafından üretilen ürünler üzerinde müvekkiline ait markalar ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan \"...”, \"...\", \"...\", “...” ve \"...\" ibarelerinin kullanıldığı ve ürünlerin satışa sunulduğunun tespit edildiğini, bu durumun müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine İstanbul ve Manavgat mahkemeleri nezdinde tesis edilen iki adet tespit davası ile davalı şirkete tebliğ edilmeksizin farklı bilirkişi heyetleri marifetiyle davalının İstanbul/Beşiktaş'taki merkez adresinde, Sarıyer'deki ek deposunda ve Antalya/Manavgat'taki çiftlik ve üretim tesisinde tespit yapıldığını, bu heyetler tarafından yapılan inceleme neticesinde İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/31 D. İş sayılı dosyasına tanzim edilen 09 Mayıs 2016 tarihli rapor ve Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/53 D. İş sayılı dosyasına 20 Haziran 2016 tarihli rapor sunulduğunu, tespit davalarında alınan raporlardan anlaşıldığı üzere davalının ... coğrafi işaretini ve markasını, müvekkilinden izin almadan ürünleri, ürün ambalajları ve tanıtım materyallerinde yaygın bir şekilde kullandığını, internet sitesinde tespit dosyasında sunulan linklerde bu ihlalleri teşkil eden kullanımlara yer verildiğini,  açıklanan nedenlerle 6769 sayılı SMK ve 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri uyarınca; davalının, davacının tanınmış ... sayılı “...” ve ... sayılı ... markaları ile (2014/044 sayılı... cağrafi işaretinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekahet teşkil eden fiillerinin tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, davacının marka ve coğrafi işaret haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davalıya ait tüm ürünlerin tanıtımı, imali, ithal ve ihracı, pazarlanması, dağıtımı ve her türlü ticaretinin tedbiren durdurulmasını ve bu amaçla; davalının başta “..., Beşiktaş/İstanbul” adresindeki merkezi, “...Sarıyer/İstanbul” adresindeki ek deposu ve “... Manavgat/Antalya” adresindeki ... Şubesi olmak üzere gerek merkez ve gerekse şubelerinde \"...\", \"... \", \"...”, “...\" ve \"...\" ibarelerini kullanımının tedbiren durdurulmasını, bu ibareleri taşıyan ürünlere, bu ürünlerin üretiminde kullanılan üretim kalıplarının, ambalaj, katalog, broşür, fiyat listesi, afiş, kartvizit ve benzeri iş ve tanıtım materyaline dava kesinleşinceye kadar el konularak toplatılmasını, davalının ihlal oluşturan “...\", \"... ...”, “...\", “...\" ve “...\" ibarelerini taşıyan ürünlerine ilişkin olarak, başta davalının ranifarm.com alan adlı web sitesi olmak üzere internet ortamında her türlü tanıtımının tedbiren durdurulmasını bu tedbire uyulmaması halinde ... adresinde yer alan ve ihlal oluşturan içeriğin çıkartılmasına bu mümkün değil ise ilgili web sitesine erişimin engellenmesi için ilgili mercilere yazı yazılmasını, dava kesinlaştiğinde müvekkili şirketin marka ve coğrafi işaret haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ve üretimi, pazarlaması yapılan veya herhangi bir ticari nedenden dolayı elde bulundurulan ürünlere, bunların üretimi için kullanılan kalıplar ile tabela, broşür, fiyat listesi, etiket, katalog, afiş vesair tüm tanıtım vasıtalarına el konularak imhasını,  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak olarak şimdilik; 3.000.TL maddi tazminatın dava tarihi itibariyle değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsilini ve yoksun kalınan kazanç hesaplandıktan sonra bu miktarın 6760 sayılı SMK m. 151/4 hükmü uyarınca Sayın Mahkeme'ce makul bir pay eklenerek artırılmasını, 15.000 TL manevi tazıminatın dava tarihi itibariyle değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsilini, 15.000 TL itibar tazminatının dava tarihi itibariyle değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsilini, masrafı davalıya ait olmak üzere, kesinleşmiş karar özetinin tüm Türkiye'de yayınlanan en yüksek tiraja sahip iki gazetede birer kez ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin 19/10/2021 tarihli dilekçesiyle dava ıslah edilmiş ve dilekçede özetle; Mahkeme tarafından tespit edilen tazminat miktarına ilişkin olarak HMK’nın 107/2. maddesi gereğince belirsiz alacak olarak ikame ettikleri maddi tazminat taleplerini 385.689,31TL olarak arttırma taleplerinin kabulüne, bilirkişiler tarafından hesaplanan en yüksek tazminat bedeli olan 385.689,31 TL’ye göre maddi tazminata hükmedilmesini ve davalının kötü niyet ve kusuru dikkate alınarak tazminatta artırım yapılmasını talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin Gıda sektöründeki faaliyetleri 1992 yılında kurulmüş, 200.000 metre kare alanda hizmet veren ... ile sürdürüldüğünü,... çiftliğinde ... gida güvenlik sistemi politikasıyla üretim yapıldığını, çiftlik kapsamında nesli tükenmekte olan... mandalar da bulunan toplamda 1000 in üzerinde büyükbaş ile yine 1000 in üzerinde farklı ırklardan özel keçi ve koyun bulunduğunu, ...'nde 29.000 adet meyve ve narenciye ağacı bulunduğunu ve özel seralarda mevsimlik sebzeler organik olarak yetiştirildiğini, ... İtalyan peynir üretimlerinin ünlü İtalyan ustaları öncülüğünde eğitim verilerek yapıldığını, ... ciddi yatırımlar yapılarak, işe gönül vererek, büyük bir titizlik ile adeta aşkla üretilen leziz peynirler ülkemizde geniş kitleler tarafından beğenildiğini, hatta Antalya ilindeki çiftliğe ziyaret ve geziye gelen yabancı turistler tarafından ülkelerine dönmeden ünce satın alındığını ve basında da büyük yer bulduğunu, basından birçok haberin dilekçelerinde sunulduğunu, \"...\" Markası ile ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... türü peynirlerin üretilip satıldığını, dava konusu peynir türünün ise ... peyniri olduğu, ürün ambalajlarında ürün üretilmeye başlandığı günden bu güne \"...\" yazdığını ve tüm pazarlaması, market satışlarının \"...\" markalı ambalajlar ile yapıldığını ve yapılmaya devam ettiğini, dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği şekilde “...\" veya \"...\"  ibarelerinin, bir kullanımı hiçbir zaman gerçekleşmediğini, yine davacı tarafın başvurduğlu delil tespiti  dosyaları üzerinden düzenlenen bilirkişi raporların da ambalajlar ve tanıtım vasıtalarında \"...\" yazdığının teyit edildiğini, “...\" peynir türünün ülkemizde henüz  bültende yayımlanmamış bir coğrafi işaret başvurusuna konu olduğu bilirkişi raporu ile öğrenilince raporda belirtilen resimlerin müvekkili tarafından derhal kaldırıldığını, internette yapılacak basit bir araştırma ile do “...\" nun bir peynir türü olduğunun ve sıkça kullanıldığının teyit edilebileceğini, davacının coğrafi işaret tescili olduğunu iddia ettiği \"...”  ibaresi ülkemizde henüz başvuru aşamasında ve  yayına çıkmadığını, bültende yayımlanmamış bir coğrafi işaretin müvekkiline karşı ileri sürülmesinin 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet kanunun açık maddesine göre mümkün olmadığını, müvekkilinin anılan coğraf işaretten ülkemizde yayımlanmamış olması nedeniyle ancak delil tespit dosyaları üzerinden kendisine 26.07.2016 tarihinde tebliğ edilen bilirkişi raporları ile haberdar olduğunu ve derhal raporda tespit edilen \"...” ibaresini saklanan peynir tekerleği üzerinden sildiğini, tekerlek resmini de kaldırdığını, bu nedenle müvekkilinin coğrafi işarete tecavüzü söz konusu olmadığını, dava dilekçesinde dayacı “...\" ibaresinin tanınmış marka olduğu yazmakta ise de Türk Patent Ve Marka Kurumu kayıtlarında sadece 29. sınıf için tescilli olduğunu, TPE ve ... kayıtlarında \"tanınmış marka\" niteliğinde kaydı bulunmadığını,  müvekkilinin yıllardır tanıtımına büyük emek ve maddi harcama sarfettiği ... markası ile dava konusu parmesan peynirlerinin satışı ve tanıtımı yapıldığından, davacının peynir adı olan \"...\" şeklindeki marka tesciline dayalı tecavüz iddialarının ve taleplerinin kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın iddialarını asla kabul etmemekle dava dilekçesinde  8. sayfada 2012, 2013 yıllarında kullanımın olduğu iddiasına dayalı taleplerin davanın 12/02/2018 tarihinde açıldığı dikkate alındığında zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin ...com, ...com adreslerinde veya başkaca tanıtım/satış materyalinde ... vb. hiçbir kullanımının olmadığı da dikkate alınarak davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddini, zamanaşımı yönünden davanın usulden reddini, davanın esastan reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla;\"Somut olaya dönüldüğünde ;  mali inceleme yönünden, davalının elde ettiği net kazancın tespiti yönünden davalı kayıtlarının incelenmesi gerektiği, davalının ihtarata rağmen ticari kayıtların sunulmadığı, bu sebeple net bir zarar hesabının yapılmadığı, tespit edilen ürün miktarı üzerinden alternatif olarak yapılan hesaplamalar dikkate alınarak tazminat miktarının TBK 50. maddesi gereği takdiren belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla davalının (minimum maliyetle 1 kg peynirden 15,35 TL net kar olarak kabul edilirse:15,35-TL net kar /kg X 25.126,34kg peynir =385.689,31TL olduğu,) defterleri dosyaya sunmadığı da dikkate alınarak minimum maliyet yapılan hesaplama üzerinden sunulan deliller hak ve nesafet izahı yapılan değerlendirmeler kapsamında takdiren  SMK 151/2-b kapsamında 385.689,31 TL üzerinden talebin kabulüne karar vermek gerekmiş, yine SMK 151/4 kapsamında takdiren 20.000,00 TL lik bir pay eklenmesine ve SMK 150/2 kapsamında  takdiren 15.000,00 TL  itibar tazminatına hükmolunarak toplamda olmak üzere toplamda 420.689,31 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.Yine manevi tazminat şartlarının da oluştuğu gözetilmekle eylemin ağırlığı hak ve nesafet gözetilerek takdiren 15.000,00 TL üzerinden manevi tazminatın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Tüm dosya kapsamı izahı yapılan mevzuat ve sunulan raporlar kapsamında yukarıda izahı yapılan gerekçelerle davanın kabulü yönünden aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.\" şeklindeki gerekçeleri ile, Davanın KABULÜ ile,Davalının \"...\" ibareli kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda bu ibareyi taşıyan ürünlere ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan -başkaca üretime yaramayan- kalıp, ambalaj, katalog, broşür, afiş vb. Tüm materyalin toplatılarak yediemine tevdine, karar kesinleşitğinde masrafları davalıya ait olmak üzere imhasına, Davalıya ait ranifarm.com sitesinde yer alan ve \"...\" ibaresini taşıyan görselleri çıkarabilmesi için davalıya iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde siteye tümden erişimin engellenmesine,İnfazda 20/05/2019 tarihli heyet raporunun dikkate alınmasına, hükmün eki sayılmasına,Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile (385.689,31 TL SMK 151/2-b kapsamında, 20.000,00 TL SMK 151/4 kapsamında, 15.000,00 TL SMK 150/2 kapsamında olmak üzere) 420.689,31 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,Davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, Hükmün karar kesinleştiğinde masrafları davalılara ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defaya mahsus ilanına,şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ve ... Group ile \"...\" markalarının Turizm ve Gıda sektörlerinde yaptığı yatırımlar ile ithalatın azalması, yerli üretimin artmasına yönelik büyük emek vererek gerçekleştirilen çalışmaları ile ülkemiz ekonomisine ciddi katkı sağlayan bir yerli değer olduğunu gösterir 1 klasör delilin yerel mahkemeye sunulduğunu, müvekkilinin 1992 yılından beri peynir üretim ve satışını \"...\" markası ile gerçekleştirmekte olup markaya yapılan yatırım ve tanıtım çalışmaları sayesinde \"...\" markası süt ve süt ürünlerinde özellikle peynir ürünlerinde ciddi bir tanınmışlığa haiz olduğunu, ürün ambalajında ürün üretilmeye başladığından beri \"...,...\" yazdığını ve tüm pazarlamasının, market satışlarının \"...\" markalı ambalajlar ile yapıldığını ve yapılmaya devam ettiğini, \"...\" veya \"...\" ibarelerinin bir kullanımının hiçbir zaman gerçekleşmediğini, delil tespiti dosyaları üzerinden düzenlenen bilirkişi raporlarının da ambalajlar ve tanıtım vasıtalarında \"...\" yazdığını teyit etmiş olsa da yerel mahkemece hatalı şekilde karar verildiğini, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/31 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan tespitlerde davalı firmanın ... peynirinin çok benzerinin ... ismiyle üretildiğine dair ... adresinde resim yer aldığı, ... peynir türünün ülkemizde henüz bültende yayımlanmamış bir coğrafı işaret başvurusuna konu olduğunun bilirkişi raporundan öğrenilince raporda belirtilen resimlerin müvekkili tarafından derhan kaldırıldığını, davacı firmaya ait \"...\" isminin dünyada yaygın olarak... peyniri yerine kullanıldığı kanaatine varıldığını, ... kelimesinin ... adı olduğunun bilirkişilerce de teyit edildiğini, davalı firmadaki ürün satışlarının yapıldığı poşetlerde \"...\", \"...\", \"...\" ve \"...\" benzeri ibarelerin hiçbirinin kullanılmadığının tespit raporunun 25.sayfasında yer aldığını, sadece ... markasının tanıtım materyallerinde yer aldığını, dava konusu peynir türünün satışında kullanılan etiketin üzerinde \"...\", \"...\", \"...\" yazdığının tespit edildiğini, tüketicinin müvekkilinin markasını görerek ve seçerek aldığını, \"...\"nun bir peynir türü olduğunu ve marka olarak zayıf bir ibare olduğu dikkate alınarak iltibas değerlendirmesi yapılması gerekirken yerel mahkemece bu hususun görmezden gelindiğini, ... ibaresinin ülkemizde bir bültende yayımlanmamış bir coğrafi işaret başvurusuna konu olduğunun ilk olarak delil tespiti dosyaları ile öğrenildiğini, delil tespiti yapıldığı tarihte coğrafı işaret başvurusunun henüz yayınlanmadığını, mahkemece bu durum dikkate alınmayarak hatalı şekilde karar verildiğini, sadece peynir türünü belirtmek için depoda peynir tekerleğinin üzerine yazılı olan padana ibaresini ve tespitte belirtilen internet sitesindeki yer alan tekerlek peynirlerinin gözüktüğü resimlerin müvekkili tarafından kaldırıldığını, müvekkilinin peynirlerini ... markası ile üretip satması nedeniyle markasal kullanımını değiştirmesine ihtiyacı olmadığını, yerel mahkeme kapsamında alınan bilirkişi raporunda bu durumun hiç dikkate alınmadığını, bültende yayımlanmamış bir coğrafi işaretin üçüncü kişi olan müvekkiline karşı ileri sürülmesinin 6769 sayılı kanunu açık maddesine göre mümkün olmadığını, davacının coğrafi işaretten kaynaklı taleplerine gerekçe olarak gösterdiği ... başvuru numaralı ... coğrafi işaretinin bültende yayımlanmadığının TPE kayıtlarından da görüleceğini, davacının marka tesciline dayalı tecavüz iddialarının ise ... ibaresinin tıpkı ... gibi peynir türünün doğrudan adı olması ve bu nedenle cins belirtmesi nedeniyle tescil edilmiş olsa da zayıf marka karakteri taşıdığının yerel mahkemece hiç dikkate alınmadığını, yerel mahkemenin eksik incelemesi nedeniyle müvekkilinin ... markasından sağladığı kazançtan, ülkemizde pazar payı düşmüş olan yabancı korsorsiyum davacının tazminat adı altında haksız kazanç elde etmesi sağlanacak olup bunun usul ve yasaya, korunan haklara tamamen aykırılık teşkil ettiğini, hesap yönünden alınan bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece hiç dikkate alınmadığını, ... markası ile en yüksek maliyetle üretim yapan bir işletme olunmasına rağmen en düşük maliyetle yapan biçimde yorum yapılıp olmayan bir kâr oranının gerçek dışı afaki şekilde yaratıldığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin istinaf sebeplerinin tümden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin ... ve ... markalarının ve ... coğrafi işaretinin sahibi olduğunu, davalı şirketin ... tarafından üretilen ürünler üzerinde müvekkiline ait markalar ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ..., ..., ..., ... ve ...ibarelerinin kullanıldığı ürünleri satışa sunduğunu, müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine İstanbul ve Manavgat mahkemeleri nezdinde tespit davaları açtıklarını ve farklı bilirkişi heyetleri marifetiyle tespit yapıldığını, bu raporlarda yer alan bulgular kapsamında müvekkilinin tescilli ... markaları ile iltibas oluşturan ..., ..., ... veya ...işaretleri kullanılarak üretilen parmesan peynirlerinin yine bu işaretler altında davalı şirketin işletmelerinde ve bilirkişilerce davalı şirkete ait olduğu tespit edilen.... sitesinde satışa sunularak pazarlandığının tespit edildiğini, bilirkişi raporlarının yanı sıra ...'ne ait facebook sosyal medya platformunda yer alan hesaba bakıldığınde bu kullanımın 19 Kasım 2012 tarihine kadar gittiğinin görüldüğünü, davalı şirketin iltibas yaratan ibarelerini şube ve mağazalar ile internet sitesinde, 3.şahıslara ait ... ve ... gibi zincir marketler ile online satış sitelerinde satışa sunduğunu, davalı şirkete ait sitede yer alan linkte müvekkiline ait ürün görselleri yer aldığını, bu fotoğrafın izinsiz kullanımı nedeniyle telif hakkının ihlalinin de hasıl olduğunu, bilirkişi raporlarının davalının kullanımlarının müvekkilinin marka tescilleri ve coğrafı işaret tescili üzerindeki haklarına tecavüz oluşturduğu yönünde olduğunu, müvekkilinin tescilleri ile davalının kullanımının ortalama algılama seviyesine sahip tüketici tarafından benzer olarak algılanabileceği ve tüketicinin iki işletmeye ait ürünleri birbiriyle karıştırabileceği kanaatine varıldığını, müvekkili ve davalının aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, bu hususun tüketicinin iki işletmeyi ilişkilendirme ihtimalini artırdığını, dosya kapsamına sunulan tüm bilirkişi raporları ile birlikte istinaf taleplerinin yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddi ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu  6769 sayılı SMK ve TTK hükümleri uyarınca açılmış markaya ve coğrafi işaretli ürünlere  tecavüz ve  haksız rekabetin tespiti, men'i, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı dava dilekçesi ile,  davalının, davacının tanınmış ... sayılı “...” ve ... sayılı ... markaları ile (... sayılı ... cağrafi işaretinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekahet teşkil eden fiillerinin tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, davacının marka ve coğrafi işaret haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davalıya ait tüm ürünlerin tanıtımı, imali, ithal ve ihracı, pazarlanması, dağıtımı ve her türlü ticaretinin tedbiren durdurulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak olarak şimdilik; 3.000.TL maddi tazminatın dava tarihi itibariyle değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsilini ve yoksun kalınan kazanç hesaplandıktan sonra bu miktarın 6760 sayılı SMK m. 151/4 hükmü uyarınca Sayın Mahkeme'ce makul bir pay eklenerek artırılmasını, 15.000 TL manevi tazıminatın  faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Mahkemenin 2016/31 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucunda alınan Bilirkişi Raporunda özetle;\" Dosyada bahsi geçen “...” markasının davacı firmaya ait olduğunu gösteren Türk Patent Enstitüsü Kayıtlarında bulunan ... Başvuru No lu Coğrafi İşaret Başvurusu kaydı incelendiğinde, ilgili markanın Türkiye'de kullanım haklarının davacı firmaya ait olduğunun tespit edildiği, davalı firmaya ait olduğu tespit edilen ... adresinde bulunan içerikler incelendiğinde davalı firmanın davacı firmaya ait olan “...” peynirinin çok benzerini “...” ismiyle ürettiğini gösteren yazılar ve “...” markasını kendi ürettiği peynirlerin üzerinde kullandığını gösteren resimlere ulaşıldığını, bütün bu bulgular çerçevesinde davalı firmanın kendisine ait olan ... adresinde, davacı firmaya ait olan “...”, “...”, “...” ve benzeri ibarelerden , “...” ve “...” ifadelerinin geçtiğinin tespit edildiğini, davalı firmanın “... SarıyerİSTANBUL” adresindeki ... Beşiktaş/İSTANBUL (... Shop) perakende satış mağasında yapılan incelemeler neticesinde üzerinde “... ...” ibaresi bulunan parmesan peynirlerinin satışa sunulduğunun tespit edildiği\" belirtilmiştir.Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Fikri Ve Sınai Haklar Mahkemesi Sıfatıyla) 2016/53 Değişik İş dosyasında yapılan tespit sonucunda alınan Bilirkişi Raporunda özetle; \" Aleyhine tespit istenilenin işyerinde peynir üretimi yapıldığı, halen faaliyette bulunduğu, sahibinin ... A.Ş olduğu, T C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından verilen 29.12.2006 veriliş tarihli Gıda Üretim İzin Belgesi ile üretim yapıldığı, üretim tesisinin girişinde bulunan tabela üzerinde \"...\" İbarelerinin yazılı olduğu, keşif esnasında numune olarak alınan üç adet etiketin üzerinde; ..., ..., ... yazılı olduğu, üretimi yapılan tekerlek parmesan peynir yapımında kullanılan, uzun şerit şeklinde peynir kalıplarının üzerinde \"...\" ibaresinin yazılı olduğu, kalıpların kullanılması ile üretilen tekerlek parmesan peynirlerin çevresinde \"...\" ibaresinin bulunduğu, çepeçevre \"...\" ibaresi ile kaplı olan tekerlek parmesan peynirlerinin yaklaşık 25 ton kadar üretim tesisinde bulunduğu\" belirtilmiştir. 20/05/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;\"Raporda yer alan detaylı karşılaştırmada da görüleceği üzere markaların ortalama tüketicide karıştırma ihtimali söz konusu olduğunu, bu anlamda açılan davada, aynı bilinçli tüketiciye hitap edilen benzer mal ve hizmetlerde faaliyet gösterdiğini, davalının gazete beyanından da anlaşılacağı üzere, ... markası ile davalının markasının izlenimi verilmeye çalışıldığı anlaşıldığını, bir çok seçenek var iken bu markanın aynı ürün ve spesifik olarak parmesan peyniri ürününde tercih edilmiş olması tesadüf ile izah edilebilecek durumda olmadığının görüldüğünü, davalının kullanımlarının davacının markasına tecavüz teşkil ettiği hususu heyet üyelerince kanaati oluştuğunu, açıklanan nedenlerle davalının İstanbul 2. FSHHM 2016/31D. İş, Manavgat 3 AHM 2016/53 D. İş raporlarında tespit edilen ve davalı tarafından kullanılan ... ibaresinin yer aldığı ...  kullanımlarının, davacının ..., ... numaralı marka tescilleri ile ...kod numaralı coğrafi işaret haklarına tecavüz teşkil ettiği,  davalının İstanbul 2. FSHHM 2016/31D. İş, Manavgat 3 AHM 2016/53 D. İş raporlarında tespit edilen ve davalı tarafından kullanılan ... ibaresinin yer aldığı ...kullanımlarının, 6102 Sayılı TTK kapsamınca haksız rekabet oluşturduğu, heyetçe mali inceleme konusunda uzman olmadığı için bu konu heyetlerinin değerlendireceği husus olmadığı\" belirtilmiştir. 18/02/2020 tarihli raporda özetle;\" 20.06.2016 tarihli Bilirkişi Raporunda Davacı taraf ...'nun isteği üzerine Davalı ...'nin ..ANTALYA adresinde faaliyet gösteren ... unvanlı işletmede Çepecevre “...” ibaresi ile kaplı olan tekerlek parmesan peynirlerinin yaklaşık 25 ton kadar üretim tesisinde bulunduğunun tespitinin belirtildiğini, bilirkişi raporlarında bahse konu işletmelerde tespit edilen ve ... olarak piyasaya satışı sunulan 25.126,34 kg peynirin piyasa değerinin kg birim fiyatı 150 TL üzerinden toplam 3.768.951,00TL olduğu kanaatine vardıkları \"belirtilmiştir. 20/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Bilirkişi raporlarında bahse konu işletmelerde tespit edilen ve... olarak piyasaya satışı sunulan 25.126,34 kg peynir ile ilgili net kazanç hesabının yapılması için üreticisi işletmenin sabit ve değişken giderleri (Personel, yakıt, elektrik, su, kira, alet-ekipman, bakım-onarım, nakliye, reklam-pazarlama vb.) ile işletmenin kapasite bilgileri yer almadığından net kazanç hesabı doğru bir şekilde şu anda bu eldeki verilerle yapılamayacağı bu sebeple ; gerek davalı ve gerekse davacının dava tarihi öncesinden bu zamana kadar ticari defterlerinin mali kayıtlarının masraflar, satış cirosu vs. giderler açısından incelenmek üzere mahkemenize sunulması veya bu konuda atanacak mali müşavir veya muhasebeci bilirkişi ile birlikte mahalde inceleme için tarafımıza yetki verilmesini bu konuda ayrıca taraflardan kesin süre mahiyetinde bir süre verilerek mahkemeye bilgi verilmesinin istenmesi, heyete 1 tane defter incelemesinin ve mali kayıtlar üzerindeki incelemenin sağlıklı yapılması ve zararın tespiti için mali müşavir veya muhasebeci bilirkişinin atanması, davalı işletmenin (ve varsa davacı işletmenin) kapasite raporu olup olmadığı ve varsa bir örneğinin sunulması hususunda İstanbul Sanayi ve Ticaret Odasına yazı yazılması gerektiği görüş ve kanaati\" belirtilmiştir. 05/09/2021 tarihli bilirkişi ek raporda özetle;\"İş bu ek rapora konu ... yazısında kök raporlarını değiştiren bir duruma rastlanmadığını kök raporlarını aynen tekrarladıklarını, kök raporlarında belirtikleri üzere diğer bilirkişi raporlarında bahse konu işletmelerde tespit edilen 25.126,34 kg ... ile ilgili net kazanç hesabının yapılması için üreticisi işletmenin sabit ve değişken giderleri (Personel, yakıt, elektrik, su, kira, alet-ekipman, bakım-onarım, nakliye, reklam-pazarlama vb.) ile işletmenin kapasite bilgileri yer almadığından net kazanç hesabı piyasa <br> şartları dikkate alınarak yapıldığını, ... müzekkeresi ayrıca bir kar zarar hesabı yapmaya elverişli görüşlerini değiştirir bir durum içermediğini, dosyada yer alan bilgilere göre tespit edilen 25.126,34 kg peynir satışından elde edilen net kazancın 216.086,52TL ile 385.689,31 TL arasında olabileceği, buna göre 3 lü bir hesaplama yapılmış olmakla a)minimum maliyetle 1 kg peynirden 15,35 TL net kar olarak kabul edilirse:15,35-TL net kar /kg X 25.126,34kg peynir =385.689,31TL olduğu, b) en yüksek maliyetle 1 kg peynir üretilmiş kabul edilirse bu durumda 8,6-TL net kar/kg X 25.126,34kg= 216.086,52 TL olduğu,c) Diğer taraftan ortalama maliyet ve kar kabul edilirse 8,6 ile 15,35-TL’nin tam ortası olan ortalama  8,6-TL+15,35-TL/2=11,975-TL sonucuna ulaşılır. 11,975-TL net kar/kg X 25.126,34kg peynir= 300.887,92-TL olduğu, bu hesaplardan hangisine göre hüküm kurulacağının takdiri MK m.4. -TBK 50,51, 52.maddeye göre Mahkememize ait olduğu, iş bu ek raporu kök raporunun aynen tekrarla görüş ve kanaati\"  belirtilmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından  davalının, davacının tanınmış ... sayılı “...” ve ... sayılı...markaları ile ... sayılı ... coğrafi işaretinden kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekahet teşkil eden fiillerinin tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, talep ve dava ettiği, tarafların benzer mal ve hizmetlerde faaliyet gösterdiği, aynı tüketici kitlesine hitap ettiği, davalının \"...\" markasını parmesan peynirleri üzerinde ve internette kullanımının  davacı markası ile iltibas yaratacağına yönelik mahkeme kabulünün, dosya kapsamında alınan raporlar karşısında yerinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça ... coğrafi işaret tesciline tecavüz edildiği ileri sürülmüş ve coğrafi işaretin AB'de Brüksel, 21 Haziran 1996'da tescilli olduğu anlaşılıyorsa da, tespit ve dava tarihinde coğrafi işaretin Türkiye'de tescil işlemlerinin tamamlanmadığı, bültende yayınlanmadığı gibi, üretilen ürünlerin coğrafi işaret ile korunan ürün özelliklerinin bulunmadığının davacı tarafça ileri sürülmediği, bu kapsamda tecavüz incelemesinin yapılarak ispatlanamadığı anlaşılmakla, mahkemece coğrafi işaretten kaynaklanan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemenin coğrafi işarete de tecavüz edildiğine dair kabulün yerinde olmadığı,  davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacı vekilince 6769 Sayılı SMK 151/2-b maddesine göre \"Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç\" üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasını talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece,  davalının elde ettiği net kazancın tespiti yönünden davalının ticari defter ve dayanak kayıtlarının incelenmesi gerektiği, davalının ihtarata rağmen ticari kayıtların sunulmadığı, bu sebeple net bir tazminat hesabının yapılmadığı, tespit sırasında davalı adresinde tespit edilen ürün miktarı üzerinden alternatifli olarak yapılan hesaplamalar yapıldığı, tazminat miktarının TBK 50. maddesi gereği takdiren belirlenmesi gerektiği anlaşılmışsa da; mahkemece yapılan hesaplamalardan  minimum maliyetle yapılan üretim seçeneğinin tercih edildiği, davalı vekilinin bu tercihe itiraz ettiği anlaşılmıştır.  Mahkemece tespit sırasında davalı işyerinde tespiti yapılan ihlale konu 25.126,34kg peynir üzerinden minimum maliyetle yapılan hesaplama üzerinden ( 1 kg peynirden 15,35 TL net kar olarak kabul edilirse:15,35-TL net kar /kg X 25.126,34kg peynir =385.689,31TL kar elde edeceğinin) kabul kararı verilmişse de, seçeneklerden ortalama maliyetli seçenek yerine minimum maliyetli seçeneğin tercih edilmesinin hakkaniyetli olmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkemenin seçenek tercihi dışında ilk rapor tarihi olan 09/05/2016 tespit tarihi ile, dava tarihi olan 12/02/2018 tarihleri arasındaki 1 yıl 9 ay 3 günlük süre içerisinde peynirlerin tamamının satıldığı ön kabulü ile yapılan hesaplamaya itibar edilmesi de yerinde olmamıştır. Davalı tarafça davaya cevap dilekçesinde, ihlali öğrenir öğrenmez derhal ürünler üzerindeki ... adını ve internetteki tekerlek resmini sildirdiğini ileri sürmüşse de, dosyaya bu yönde delil sunmadığından, savunmasına itibar edilmemiştir. Davalı tarafça ürün fiyatına da itiraz edilmişse de, son alınan bilirkişi raporunda parmesan peynir ürünün kg fiyatının 45,00 TL olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığından bu itirazda yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere,  ortalama maliyet ile üretim seçeneğinin dikkate alınması gerektiği, bilirkişilerce bu seçeneğe göre yapılan hesaplamanın  300.887,92 TL olduğu anlaşılıyorsa da, dosya kapsamına sunulan beyanlardan, üretilen  parmesan peynirlerinin bir süre bekletilerek satıldığının anlaşıldığı, bekleme süreleri de dikkate alındığında  09/05/2016 tespit tarihi ile, dava tarihi olan 12/02/2018 tarihleri arasındaki 1 yıl 9 ay 3 günlük süre içerisinde 25.126,34kg peynirin satılmasının mümkün bulunmadığı,TBK 50. Maddeye göre 250.000,00 TL maddi tazminatın dosya kapsamına uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Davalı tarafça açıkça istinaf sebebi ileri sürülmediğinden istinaf incelemesi yapılmayan, SMK 151/4 maddesi gereğince mahkemece hükmedilen 20.000 TL ve SMK 150/2 maddesi gereğince 15.000 TL eklenmesi ile toplam 285.000,00 TL maddi tazminatın ve 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar vermek gerekmiştir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen  kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak, kazanılmış haklar korunarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 08/02/2022 tarih, 2018/70 E., 2022/45 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KISMEN KABULÜ ile 3/a-Davalının \"...\" ibareli kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, oırtadan kaldırılmasına, bu kapsamda bu ibareyi taşıyan ürünlere ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan -başkaca üretime yaramayan- kalıp, ambalaj, katalog, broşür, afiş vb. Tüm materyalin toplatılarak yediemine tevdine, karar kesinleştiğinde masrafları davalıya ait olmak üzere imhasına, -Davalıya ait ... sitesinde yer alan ve \"...\" ibaresini taşıyan görselleri çıkarabilmesi için davalıya iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde siteye tümden erişimin engellenmesine,-İnfazda 20/05/2019 tarihli heyet raporunun dikkate alınmasına, hükmün eki sayılmasına,3/b-Coğrafi işaretten kaynaklanan haklara tecavüz yönünden açılan davanın REDDİNE,3/c-Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile (TBK 50. Madde kapsamında 250.000,00 TL yoksun kalınan kar,  SMK 151/4 kapsamında 20.000,00 TL, SMK 150/2 kapsamında 15.000,00 TL olmak üzere) 285.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,3/c-Davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,ÖDENMESİNE,4-Hükmün karar kesinleştiğinde masrafları davalılara ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defaya mahsus ilanına,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markaya tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden 615,40 TL maddi tazminat davası yönünden 19.468,35‬ TL manevi tazminat davası yönünden 1.024,65‬ TL olmak üzere toplam 21.108,4‬0 TL karar harcından peşin harç ve tamamlama harcı olmak üzere yatırılan 6.571,27‬ TL'nin mahsubu  ile 14.537,13‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından yapılan: 4458,25 TL bilirkişi ve posta gideri ve 6.612,37 TL harç (peşin+başvuru+tamamlama+vh) olmak üzere toplam 11.070,62 TL yargılama giderinin davanın kısmen (%75) kabul edilmiş olması sebebiyle, 8.302,965‬ TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 50 posta giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 12,50 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen markaya tecavüz ve haksız rekabet talebine ilişkin hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ret olunan coğrafi işaretten kaynaklanan dava yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat yönünden 45.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat talebinin reddi yönünden 40.000,00  TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/f- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 97,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 317,70 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"44ce14d894710b9a","SID":"6c7b8d37ecd25fd5"}}