{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1592 Esas<br>KARAR NO:2025/467<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:22/06/2022<br>NUMARASI:2021/196 E. - 2022/105 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait \"...\" markasının 29.12.2017 başvuru tarih ve ...başvuru numarası ile emtia sınıfı 43 olmak üzere 29.12.2017 tarihinden itibaren on yıl süreyle korunmak üzere 11.12.2018 tarihinde tescillendiğini, davalı ... Ltd. Şti’nin 04.07.2017 tarih ve ... tescil nolu \"...\" markası ve \"...\" esas unsurlu 29. 30. ve 43. sınıflarda tescilli markalarıyla çiğköfte üzerine hizmet verdiğini, davalı şirketin markasında yer alan \"...\" kelimesinin günlük dile yerleşmiş, herkes tarafından anlamı bilinen ve bu sebeple ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğunu, davalı tarafından yaratılan fantezi bir ibare olmadığını, ticari ve günlük hayattaki yaygın kullanımı bakımından tescil kapsamında yer alan hizmetlerde kelime olarak ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu, ayırt edici niteliği düşük olan zayıf ibarenin ve ticari hayatta herkes tarafından serbest bırakılması gereken bir işaretin davalı şirket lehine adeta marka üzerinde tekel hakkı verilmek suretiyle tescil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin \"...\" esas unsurlu marka ibaresiyle hem tescilinden önce hem de tescil tarihinden sonra sayısız marka tescil ettiğini, davalı şirket markasının \"...\" esas unsuru üzerinde bireysel bir tekel hakkı olduğu düşüncesiyle haksız kazanç ve rekabete aykırı olguların önüne geçilmesi gerektiğini, \"...\" ibaresinin eğlenmek ve bir olayı kutlamak için pek çok kişinin bir araya gelerek yediği yemek veya şölen anlamına geldiğini, toplumlarda insanların yeme, içme eğlenme eyleminin toplamı için kullanılan bir ifade olduğunu, davalının çiğköfte üzerine verdiği hizmette veya müvekkilinin et ve et ürünleri üzerine verdiği hizmette hizmet konusu lezzetli ürünlerin yenilmesi için kişilerin bir araya gelişini ifade ettiğini, ... kelimesinin tek başına hizmet verilen malın kalitesini ortaya koymadığını, hizmetin niteliğinin dahi anlaşılmadığını belirterek halkı yanıltacak şekilde kullanılan davalıya ait Türk Patent Enstitüsü nezdinde ... tescil no ve 04.07.2017 tarihli \"...\" markasının hükümsüzlüğüne ve Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde marka sicilinden terkin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şti’nin uzun zamandır \"...\" markası ve ticaret unvanı ile çiğköfte restoranları işlettiğini ve franchise verdiğini, Türkiye sınırları içinde bu unvanla tanındığını, yıllarca bu marka ve ticaret unvanını piyasaya tanıtıp bir pazar oluşturduğunu, şirketin kendine has birçok markası olduğunu, müvekkili şirketinin imalat ve ticaretini yaptığı ... ürünlerinin ülke çapında hatırı sayılır satış rakamlarına ulaştığını, markasının tanınırlığının her geçen gün arttığını, markanın tanıtımı için önemli miktarda görsel ve reklam materyalleri kullandığını, müvekkilinin \"...\" esas unsurlu bir çok seri markası olduğunu ve müvekkilinin bu markaları uzun yıllardır kesintisiz ve yoğun şekilde kullandığını, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin markasına ilişkin SMK’da yer alan tüm hükümsüzlük sebeplerini sıraladığını, müvekkilinin markasının hangi sebeple hükümsüz kılınacağı hususunda çelişkili beyanlarıyla hükümsüzlük sebebini aydınlatamadığını, davacının bu davayı açma sebebinin müvekkilin davacıya Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/411 esas  sayılı dosya çerçevesinde açmış olduğu \"TPMK YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü\" davası olduğunu, bu dava neticesinde davacının ...başvuru numaralı \"...\" ibareli markasının hükümsüzlüğünün kabulüne karar verildiğini, davacının dava dilekçesinde davacının markasının müvekkilinin talebi üzerine hükümsüz kılındığı yönündeki bu davadan bahsetmediğini, bu davaya dayanak bir hukuki sebebin olmadığının davacı tarafça da bilindiğini, davacının müvekkilinin markasını hükümsüz kıldırmak istemesinin sebebinin müvekkilinin markasının hükümsüz kılınması halinde daha önce hükümsüzlüğüne karar verilen \"...\" markasını tekrar tescil ettirebileceğine veya kullanmaya devam edebileceğine dair inancının olduğunu, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesi'nin 2018/411 esas sayılı dosya kapsamında davacının açtığı bu hükümsüzlük davasının bekletici mesele sayılamayacağını, müvekkilinin ... esas unsurlu birçok tescilli markasının bulunmasına karar verildiğini, davacı dava dilekçesinde müvekkilinin \"...\" ibaresini tesadüfi bir şekilde keşfettiği ve orijinal nitelikte olduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu beyan etse de müvekkilin böyle bir beyanı olmadığını, dava dilekçesiyle müvekkilinin beyanına cevap verilmesinin anlaşılabilir olmadığını, SMK m.4/I gereğince bir işaretin marka olabilmesi için davacının iddia ettiği gibi sadece tesadüfi bir şekilde keşfedilmiş yahut uydurulmuş bir işaretin marka olabileceği anlamına gelmediğini, müvekkilinin ... ibaresini kullanımının tek bu dava konusu marka ile sınırlı olmadığını ve ... esas unsurlu yirmiyi aşkın markayı 2008 tarihinden bu yana tescilli olarak kullandığını, müvekkilinin markası \"...\" in eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen, toy anlamına geldiğini, cinsi çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirtmediği gibi SMK m. 5 ile belirtilen diğer ret sebeplerini de içermediğini, müvekkilinin “...” esas unsurlu bir çok seri markasının mevcut olduğunu, 2008 yılından beri tescilli bu markaları kesintisiz ve yoğun şekilde kullandığını, davacının müvekkilinin \"...\" ibareli markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kendisinin Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/411 esas sayılı dosya kapsamında hükümsüz kılınan \"...\" markasını kullanmaya devam edebileceği şeklindeki düşüncesiyle kanunu dolaşamayacağını belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;-Davalıya ait ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu 43.sınıfta yer alan \"yiyecek ve içecek sağlanması\" hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine\" şeklinde hüküm kurulmuştur.Mahkemece 27/09/2022 tarihli İstinaf Değerlendirme Kararında;\"harç eksikliği ve gider avansının tamamlanması amacıyla HMK'nın 344. Maddesi uyarınca davalı vekiline ihtaratlı muhtıra gönderildiği ve söz konusu muhtıranın 31/08/2022 tarihinde davalı vekili Av. ...'a  e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, ancak tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık yasal süre içerisinde istinaf harçlarının yatırılmadığı anlaşılmakla,\"  HMK'nın 344. Maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli kararıyla, istinaf harçlarının yatırılmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de,  karara dayanak istinaf harç-masraf tamamlatılması hakkındaki muhtıranın  usulsüz olduğunu ek kararın kaldırılmasına ve esas karara yönelik  mahkemece hukuka aykırı karar verildiğini, müvekkili markası \"...\"in yerel mahkeme kararının aksine yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olduğunu SMK m.4 hükmü kapsamında marka olabilecek bir işaret olduğunu, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda SMK m.25 ve SMK m.5/1-D bendinde yer alan ticaret alanında herkes tarafından kullanılan işaret olarak değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, \"...\" ibaresinin ticari ve günlük hayatta yaygın olarak kullanılan işaretlerden olmadığını, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafı kaynak belirtmediğini, gerekçeli kararda herkes tarafından kullanılabilir olma kavramına örnek olarak \"...\" ve \"...\" terimlerine değinildiğini, müvekkili markasının bu tanımlayıcı sözcüklerle aynı şekilde değerlendirmesinin kararın fahiş hatalı olmasına sebebiyet verdiğini, yine mahkemece itirazlarına rağmen ek rapor almadan hükme esas aldığı bilirkişi raporunda ticaret alanında herkes tarafından kullanılabilir olma kavramına örnek olarak; \"basketbol koçu\" ve \"hesaplı\" terimline değinildiğini, müvekkili markasının bu tanımlayıcı sözcüklerle aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin ... markasını 2008 yılından beri kullandığını, satış rakamları ve kurumlar vergisi beyannameleri incelendiğinde tanınmış marka olduğunun ortada olduğunu, \"...\" esas unsurlu birçok seri markası mevcut olduğunu, itirazlarına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda deliller incelenmeden tahmini yorumlar yapıldığını, bilirkişi raporlarında varılan sonuçların bilimsel yöntemlerle tartışılması ve sağlam gerekçelere dayandırılmasının şart olduğunu, müvekkilinin markasının birçok yargı kararında olduğu gibi yakın zamanda verilen yargı kararlarında da korunmaya değer marka vasfına layık görülmüş olup markasına yönelilk tecavüzlerin sicilden terkinine hükmedildiğini, müvekkili firmanın ülke genelde 400'ü aşkın bayisi bulunan tanınmış bir marka olduğunu, izah edilen sebeplerle sınırlı kalmayarak re'sen tahkik edilecek hususlarla da anlaşılacağı üzere istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalıya 31.08.2022 tarihinde tebliğ edilen muhtıra tebligatının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının süresi içinde istinafa başvurmamış olması sebebiyle istinaf yapmamış sayılmasına dair kararın onanmasını talep ettiklerini, hem hakim hem yazı işleri müdürü tarafından imzalı olan muhtıra içeriğinde yer alan miktarı 1 hafta içerisinde dosyaya yatırması aksi halde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiğini, davalı tarafın muhtırada yer alan \"dosyaya yatırılması\" ifadesinin yanıltıcı olduğunu iddia etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hakkın kötüye kullanılmasını da teşkil ettiğini, basiretli bir avukatın UYAP üzerinden nasıl harç yatıracağını bildiğinin kabulü gerektiğini, UYAP sistemini kullanamamış dahi olsa verilen süre içerisinde mahkemeye müracaat ile söz konusu harçları yatırabileceğini, bu nedenle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair karara yönelik itirazlarının usul ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, ticaret hayatında herkes tarafından kullanılan veya belirli meslek grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaretler ve adlarının münhasıran yahut esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceğini, davalı şirketin markasında yer alan “...” kelimesinin, günlük dile yerleşmiş, her kesim tarafından anlamı bilinen ve bu nedenle ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğunu, davalıya ait “...” markasının herhangi bir şekil, renk, tasarım vb. gibi ayırt edici özelliğe sahip olmadığını, bilirkişi tarafından davalının \"...\" markasına ayırt edicilik kazandırdığına ilişkin bir tespit yapmadığını, davalının süresinde vermediği istinaf dilekçesinde ... markasının tanınmış marka olduğunu iddia ettiğini, bu iddianın doğru olmadığını, davalının ... marka ibaresine yönelik işbu dava dışında bir hükümsüzlük davası olmadığı için ve dosyaya sundukları mahkeme kararlarında \"...\" marka ibaresinin korunmaya değer marka vasfına layık görüldüğü şeklindeki beyanlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu davalı adına  ... tescil numaralı \"...\" markasının hükümsüzlüğü davasıdır. TPMK kaydına göre, ... tescil numaralı \"...\" markasının 04/07/2017 tarihinde 29/30/ 43. Sınıflarda davalı adına tescil edildiği görülmüştür. Davacı adına 29/12/2017 başvuru numaralı 43. Sınıfta ...başvuru numaralı  “...+şekil markasının tescilli olduğu,  davalı tarafından davacı aleyhine Ankara 3. FSHHM 2018/411E. Sayılı dosyasında, “... markasının hükümsüzlüğü davası açıldığı, mahkemece;\".., başvuru konusu markada “...” kelimesinin esaslı unsur olarak kullanılmış olması bu markanın bilhassa esaslı ve tek unsuru ... olan davacı markasıyla(...) görsel ve kavramsal olarak yüksek oranda, duyusal olarak ise ortalama düzeyde benzer olmasına neden olacağı sonucuna varıldığı\" gerekçesi ile davanın kabulü ile davacı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından  müvekkiline ait \"...\" markasının 29.12.2017 başvuru tarih ve ...başvuru numarası ile emtia sınıfı 43 olmak üzere 29.12.2017 tarihinden itibaren on yıl süreyle korunmak üzere 11.12.2018 tarihinde tescillendiğini, davalı ... Şti’nin 04.07.2017 tarih ve ... tescil nolu \"...\" markası ve \"...\" esas unsurlu 29. 30. ve 43. sınıflarda tescilli markalarıyla çiğköfte üzerine hizmet verdiğini, davalı şirketin markasında yer alan \"...\" kelimesinin günlük dile yerleşmiş, herkes tarafından anlamı bilinen ve bu sebeple ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğunu belirterek ... tescil no ve 04.07.2017 tarihli \"...\" markasının hükümsüzlüğüne ve Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde marka sicilinden terkin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından, uzun zamandır \"...\" markası ve ticaret unvanı ile çiğköfte restoranları işlettiğini ve franchise verdiğini, Türkiye sınırları içinde bu unvanla tanındığını, yıllarca bu marka ve ticaret unvanını piyasaya tanıtıp bir pazar oluşturduğunu, şirketin kendine has birçok markası olduğunu, müvekkili şirketinin imalat ve ticaretini yaptığı ... çiğköfte ürünlerinin ülke çapında hatırı sayılır satış rakamlarına ulaştığını, markasının tanınırlığının her geçen gün arttığını, markanın tanıtımı için önemli miktarda görsel ve reklam materyalleri kullandığını, müvekkilinin \"...\" esas unsurlu bir çok seri markası olduğunu ve müvekkilinin bu markaları uzun yıllardır kesintisiz ve yoğun şekilde kullandığını belirterek  davanın reddedilmesini talep etmiştir.6769 sayılı SMK  5. Madde de mutlak red sebeplerinin düzenlendiği,  davacı tarafça SMK 5/1-b-c-d bentlerinde düzenlenen hükümsüzlük sebeplerine dayanılarak davalı markasının hükümsüzlüğünün talep edildiği anlaşılmıştır.Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez: a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler...\" Aynı Kanunun,Madde 25- (1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir, düzenlemesi yer almaktadır.Mahkemece alınan26/01/2022 Tarihli bilirkişi raporunda özetle;\" Davalıya ait “ ...” markasının herhangi bir şekil, renk, tasarım vb. gibi ayırt edici özelliğe sahip olmadığı, Türk Dil Kurumunun web sitesine bakıldığında “...” kelimesinin, “...” anlamına geldiği, Bu nedenle “ ” ibaresi, yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde yer alan kişiler tarafından kullanılabilecek serbest bir işaret olduğu,  Buna göre, bir işaretin, serbest işaret olarak kabul edilen “ ” ibaresine eklenecek ayırt edici ibarelerle birlikte tescili mümkün olabileceği, Fakat dava konusu markada “ ” ibaresine eklenen ve “...” kelimesine ayırt edici nitelik kazandıran herhangi bir ibarenin yer almadığının görüldüğü, Bu sebeple Davalıya ait “ ”markası için 43. sınıfta yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” bakımından SMK m.5/I-d uyarınca mutlak ret sebebi bulunmaktadır. Ancak bir sınıfta sayılan mal ve hizmetler bakımından her nasılsa marka tescili gerçekleşmişse, bu marka ve hizmetler bakımından, markanın SMK m.25 uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilebilmesi için “ ” markası, hükümsüzlük isteminden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak ayırt edicilik kazanmış ise, bu durumda markanın hükümsüzlüğü gündeme gelmeyecektir. Bu çerçevede, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, Davalının “...” markasına ayırt edicilik kazandırdığına ilişkin bir tespit yapılamamıştır. Zira “...” kelimesinin 43. sınıfta yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından (tescilden sonra) kullanılarak ayırt edicilik kazanması için, (markanın kaynak gösterme fonksiyonu anlamında) “...” kelimesinin kullanıldığı (söz konusu sınıftaki) bir mal veya hizmetin Davalıya ait olduğu şeklinde bir kabulün ortalama bir tüketici nezdinde oluşması gerekir. Ancak somut olay bakımından böyle bir tespit yapmak mümkün değildir. Bu itibarla, SMK m.25/IV’te yer alan düzenlemenin, hükümsüzlüğü istenen “ ” markası bakımından uygulama alanı bulabilmesi mümkün değildir. Sonuç olarak, “ ” markasının, 43. sınıfta yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından SMK m. 5/I-d ve SMK m. 25 uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilebileceği düşünülmektedir. \" denilmektedir.Mahkemece Ek karar ile davalı vekilinin  istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, muhtıranın usulüne uygun düzenlemediği muhtırada harcın dosyaya yatırılmasının belirtildiği, harcın  mahkeme veznesine yatırtılması gerektiğinden muhtıra  geçersiz kabul edilerek Ek kararın kaldırılması gerekmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliler birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından,  davalıya ait Türk Patent Enstitüsü nezdinde ... tescil no ve 04.07.2017 tarihli \"...\" markasının hükümsüzlüğüne ve TPMK nezdinde terkin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporundaki görüşe itibar edilerek, SMK 5/1-b-c-d anlamında \"malların yada hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran yada esas unsur olarak belirten işaretlerin, ayırt ediciliği bulunmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği, davalı tarafça kullanımla ayırt edicilik kazandığı ileri sürülmüşse de, yiyecek ve içicek sağlanması hizmetlerinde ayırt edici olmadığı, ayırt edici hale geldiğinin ispatlanamadığı, sunulan delillerin ... çiğköfte markasına ilişkin olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı markasının 43. Sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğüne  karar verildiği anlaşılmıştır.Davalı markasının ... ibareli olduğu, Türk Dil Kurumu Sözlüğüne göre ... kelimesi; \"...\" anlamına gelmektedir.SMK 5/1-b maddesinde düzenlenen \"ayırt edicilik\" özelliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde; bu maddeye göre hükümsüzlük istenebilmesi için, tescil ettirilmek istenen mal yada hizmet bakımından ortalama tüketicilerin bu işareti marka olarak görmeyecek olmalarının söz konusu olması gerektiği kabul edilmekle, ... ibaresinin marka olarak algılanmasının mümkün olduğu, somut olarak ayırt ediciliğinin bulunduğu sonucuna varmak gerekmiştir.SMK 5/1-c ve d maddesinde düzenlenen \"tanımlayıcılık\" özelliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde ise,  ... ibaresinin yiyecek ve  sağlanması hizmetleri yönünden  doğrudan cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirtmediği gibi SMK md. 5 ile belirtilen diğer ret sebeplerini de içermediği, ... ibaresini duyan kişilerin aklına doğrudan yiyecek ve içecek hizmetlerinin gelmeyeceği, ayırt ediciliği düşük/zayıf marka ile tanımlayıcı markanın birbirinden farklı kavramlar olduğu ve yüklenen sonuçlarının da farklı olacağı, nitekim  TPMK  kayıtlarında  '...' esas unsurlu 43. sınıfta bir çok markanın tescilli olduğu,davanın reddi gerekir iken anılan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 22/06/2022 tarih, 2021/196 E., 2022/105 K. Sayılı kararının ve 27/08/2022 tarih, 2021/196 E., 2022/105 K. Sayılı İstinaf Başvurusunu Değerlendirme Kararının6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-Alınması gereken hükümsüzlük davası yönünden 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 571‬,00 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ,40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 120,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 341,20 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01bbebe7e4373d2e","SID":"5e48b8a5238d6dc6"}}