{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/602 <br>KARAR NO: 2025/660<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/02/2025<br>NUMARASI: 2024/358 Esas 2025/122 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; Sigortalı ... Ticaret A.Ş.'nin davalı şirkete taşıttırdığı emtianın müvekkili şirket nezdinde Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile güvence altına alındığını, Türkiye’den Bulgaristan’a gönderilmek üzere yüklemesi yapılan ... Dokusuz Örgüsüz kumaş emtiasının ... nolu CMR kapsamında taşındığını ve emtianın alıcının adresinde yapılan kontrollerinde hasarlı olduklarının anlaşıldığını, hasarın CMR belgesi üzerine şerh edildiğini,  CMR ve TTK hükümleri gereğince davalının söz konusu zarardan sorumlu olduğunu, hasardan sonra gerekli inceleme ve araştırmalar sonucu eksper raporu ile tespit edilen 2.159,29- USD’nin müvekkili şirket tarafından dava dışı sigortalıya ödendiğini ve ondan temlikname alındığını,davalıdan talepde bulunulmasına rağmen ödeme yapmadığı gibi başlattıkları icra takibine itiraz ettiğini  ileri sürerek  davalının Küçükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı/borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; CMR hükümleri gereğince davanın zamanaşımına uğradığını, talep edilen hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğinin ispata muhtaç olduğunu, davacının taşıma senedi üzerine hasar şerhi düşüldüğünden söz etmesine rağmen bu şerhin kimin tarafından düşüldüğü ve yetkili olup olmadığını belirlenemediğini, emtianın kimi durumda gümrükte zarar gördüğünü bu durumda sorumlunun gümrük yetkilileri olduğunu, uygulamada emtia alıcılarının kendilerinde kalan CMR belgesi üzerine sahte şerhler düşerek tazminat alma yoluna gidebildiklerini, davacının yaptığı ödeme lütuf ödemesi olduğundan davanın reddi gerektiğini, CMR kapsamındaki taşımalarda faiz oranının %5 olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; sunulan CMR belgesine göre  yükün 18.05.2022 tarihinde hasarlı olarak alıcıya teslim edildiği,takibin 16.03.2023 tarihinde başlatıldığı, CMR’de zamanaşımı süresinin düzenlendiği, ancak zamanaşımını kesen veya durmasına neden olan haller (bir sebep dışında) düzenlenmediği (CMR m.32). bu nedenle zamanaşımının durması ve kesilmesine ilişkin hükümlerin ulusal hukuka göre belirlenmesi gerektiği, TBKnın 54maddesi gereği icra takibine başlandığı anda (16.03.2023) CMR 32’maddede düzenlenen bir yıllık zamanaşımı süresi kesildiği, iş bu davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle takipten sonraki zamanaşımının ise itirazın iptali davasına ilişkin zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davacının yürürlükte ve geçerli bir poliçe tarafından teminat altına alınan dava konusu hasarı, eksper raporu ile yapılan tespit uyarınca sigortalısına 2.159,29- USD ödeyerek kanuni halef olduğu, aynı zamanda  TBK'nın 183 vd. hükümleri uyarınca devir/temlik alarak akdi halef olduğundan işbu davayı açabileceği, CMR belgesinde kaşe ve imzası bulunan davalının akdi taşıyıcı olduğu, dava dosyasında bulunan CMR belgesi üzerinde alıcı/gönderilenin imzası ve kaşesi ile emtianın 18.05.2022 tarihinde hasarlı olarak teslim alındığı, davalı vekilinin hasar şerhinin sonradan düşülmüş olabileceği yönündeki savunmasının ise davalı taşıyıcıda kalan/kalması gereken teslimat CMR belgesinin aslının dosyaya ibrazı ile değerlendirilebileceği, bu nedenle hasar şerhi içeren CMR belgesi gereğince hasarın davalının taşıma süreci içinde meydana geldiğinin anlaşıldığı, davalı taşıyıcının gerçek zarar ilkesine göre davaya konu zarardan sorumlu olacağı, eksper raporunda zararın fatura değerleri üzerinden hesaplandığı, sovtaj indiriminin yapıldığı, poliçe gereği uygulanan muafiyet veya ilave değer olmadığı anlaşıldığına göre davalı taşıyıcının ödenen 2.159,29- USD’den sorumlu olduğu davacının CMRnin 27 madde gereği yıllık % 5 oranında faiz talep etme hakkı bulunduğu, davacının takip talebinde 19,23- USD işlemiş faiz talebinde bulunduğu gerekçesiyle  davalının itirazının iptali ile takibin 2.159,29- USD asıl alacak ve 19,23 USD işlemiş faiz alacağı bakımından devamına,icra inkar tazminatı talebinin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa kamu bankaları tarafından USD alacağına 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanmasına  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı vekili;CMR hükümleri ile CMR sigortası genel şartlarının 8. Maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğundan davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, aracın 28/03/2022 - 11/05/2022 tarihleri arasını kapsayan ... poliçe no ile ...,  CMR mali mesuliyet sigortası yaptırıldığını, davanın sigorta şirketine ihbar zorunluluğu doğduğunu,taşıma senedi (CMR) üzerinde hasarlı şerhi düşüldüğü belirtilmiş ise de hasarlı şerhinin kim tarafından düşüldüğü,kaydın yetkili biri tarafından yazıldığının belirlenebilir olmadığını, zararın taşıma esnasında meydana geldiğine ilişkin dosya kapsamında bir delil bulunmadığını, nakliyat sigortaları kapsamında tazminat alabilmek için sigorta şirketine mutlaka sunulması gereken rezerv zaptının, her tür taşıma yönteminde oluşturulabildiğini,yüklenen malların, hasarsız şekilde yüklendikleri araçtan hasarlı bir biçimde inerse zararın araç içinde oluştuğu belirlendiği ve bu durumda mallar taşıttan iner inmez zabıt tutulduğunu, araçta oluşan hasarların zaptında aracı kullanan kişinin de imzası bulunması gerektiğini, kim tarafından imzalandığı belli olmayan bir kayıt ile müvekkiline icra takibi başlattığını, taşınan ürünlerin, kimi durumlarda gümrükte de zarar görebildiğini, bu durumun tespit edilmesi durumunda sorumlunun gümrük yetkilileri olduğunu ve rezerv zaptının araç gümrükten ayrılmadan tutulması gerektiğini, gümrükte oluşacak hasarlarda gümrük sorumlularının da rezerv zaptını imzalaması zorunlu olduğunu, malların hangi noktada zarar gördüğü tespit edilememişse, rezerv zaptı hasarın fark edildiği anda tutulur ve hasarın nerede oluştuğunun bilinmediği bilgisinin de zapta ekleneceğini,rezerv zaptında, malların başında bulunan tüm sorumlu kişilerin ve malların taşındığı aracı kullanan kişilerin ıslak imzası bulunması gerektiğini, uygulama da emtia sahipleri tam ve sağlam teslim edilen emtiaların daha sonra hasar görmesi karşısında nakliyat poliçelerinden sürücü yerine imzalanmış gibi gösterilen sahte tutanak ya da sonradan kendilerinde kalan nüshaya ilave edilen şerhlerle hasar tazminatı alabildiklerini, talep edilebilecek faiz oranının CMR Konvansiyonunun 27. maddesi gereğince yıllık %5’ten daha fazla olamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın taşıma sırasında hasara uğradığı iddia edildiğinden sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıyıcı olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. CMR'nin 17. maddesine göre; kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR'nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi ispat edilebilir. Bu halde, ispat yükü tekrar taşıyıcıya geçer (Yargıtay 11. HD'nin 2008/13060 E., 2010/4432 K. sayılı ve 26/04/2010 tarihli ilamı) 09.05.2022 tarihli CMR belgesiyle(42 kap brüt 5.813 kg x 4943 KC-x2616 ,cif teslim koşullu)  taşınan davaya konu davacının sigortalısına ait  emtianın 18.05.2022 tarihinde nihai alıcının adresine geldiği ve tahliye esnasında  hasar tespiti yapıldığı, CMR belgesine “6 rulo hasarlı, ürün ambalajı yırtık, kirli” anlamında İngilizce hasar şerhi düşülmüştür. Davacı tarafça hasar şerhi taşıyan  CMR evrakının fotokopisi ibraz edilmiş,davalı vekili tarafından hasar şerhinin sonradan ilave edilebileceği ileri sürülmüş ise uygulamada Teslimat CMR’sinin aslı alıcı tarafından emtianın teslim alındığına dair imza ve kaşe edilerek taşıyıcıya geri verildiği, davalı taşıyıcıda kalan teslimat CMR si aslı ibraz edilerek hasar notu bulunmadığı ispatlanacak iken sunulmadığından aksi yönde ki savunma ve istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Teslim esnasında hasar şerhi düşülmediği,malın sağlam olarak taşıyıcıya  teslim edildiği ,ancak tahliye aşamasında emtia hasarı tesbit edildiğine göre hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kabulü gerekir. CMR'nin 32/1. maddesine göre; bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Zamanaşımı başlangıcı ise; teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde teslim tarihi, tam kayıplarda kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra, kararlaştırılmış zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60. gündür. Emtianın 18.05.2022 tarihinde teslim edildiği, bir yıllık sürede 17.03.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığından zamanaşımı defii yerinde değildir.Davacı ile sigortalısı arasındaki emtia nakliyat  sigorta poliçesine göre, davaya konu hasarın poliçe kapsamında olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldıran kurtuluş kanıtı getirilmediğinden,davalı  söz konusu hasardan dolayı hasar bedelini sigortalısına ödeyen davacıya karşı sorumludur. Davacı, ayrıca sigortalıdan alacak haklarını temlik aldığından davacı sigortalının akdi halefi olup, bu nedenle ödemenin lütuf ödemesi olup olmadığının araştırılması gerekmemektedir. CMR Konvansiyonunun 23. maddesi \"(1) Bu sözleşme hükümlerine göre taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. (2) Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır.\" hükmünü haizdir. Taşıyıcı gerçek zarardan sorumlu olmakla birlikte, 23/3 maddesinde de tazminatın, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33-SDR hesap birimini aşamayacağı belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada; hasarlı emtia miktarının 850 kg net ağırlıkda olduğu, davalı şirketin sorumluluk sınırı (850x8,33)= 7.080,50 SDR sorumluluk üst limit miktarı olduğu belirlendiğinden tesbit olunan gerçek zarar miktarı sorumluluk limiti altındadır. Ayrıca, %10 oranında sovtaj uygulandığı, poliçede ilave değer veya muafiyet bulunmadığından kadrimaruf bulunan 2159 -USD  asıl alacak ve %5 orandan hesaplanan işlemiş faizden davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamıştır.Davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. Ayrıca müvekkilinin sorumluluk sigortacısına davanın ihbarı talep edilmiş ise de, sunulan sigorta poliçesinin (period of insurance coverage)sigorta müddeti 28.03.2022-11.05.2022 tarihleri arasında geçerli bulunduğu, eldeki taşıma ise 9.5.2022-18.5.2022 tarihleri arasında yapıldığı anlaşılmakla ,eldeki taşıma süresini kapsamayan yurtdışındaki sigortacıya ihbar talebinin bu aşamada yerine getirilmesi yerinde görülmemiştir. Ne var ki; icra takibinde alacaklı %5 oranda faiz işletilmesini talep etmiştir.  CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca, bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 olarak kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesince \"asıl alacağa takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar bankaların usd cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faiz oranına göre faiz işletilmesine \" karar verilmiş, mahkemece CMR'nin 27. madde hükmü ve taleple bağlılık kuralı dikkate alınmamıştır. Bu yönüyle davalı vekilinin istinaf nedeni haklı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik yok ise de talep aşılarak faiz işletilmesine karar verilmesi  yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından yeniden karar verilerek itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık  %5 oranda faiz işletilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/02/2025 Tarih 2024/358 Esas 2025/122 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kabulüne; Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından davalının itirazının iptali ile takibin 2.159,29-USD asıl alacak ve 19,23-USD işlemiş faiz olarak devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %5 oranda temerrüt faizi işletilmesine Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,\" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;  \"Alınması gereken 4.852,50-TL karar harcından peşin alınan 1.006,25 TL peşin harcın mahsubu ile 3.846,25 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye ödenmesine, Davacı tarafından yatırılan toplam 1.494,65- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Davacı vekili için takdir olunan 30.000- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 5.192- TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.000- TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye  ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" Davalı tarafından yatırılan 1.213,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c957d1c829075698","SID":"6321761c6faa7509"}}