{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   4. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/511  <br>KARAR NO\t: 2025/630<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 24/04/2025<br><br><br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş  olmakla dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçluların işbu takibe itirazları üzerine takibin durdurulduğunu, müvekkili şirket ile davalı borçlular arasında süregelen ticari ilişkiden kaynaklı muhtelif zamanlarda verilmiş olan borç ve bunlara dayanak ve delil niteliğinde olan senet ile 22.06.2021 tarihli 4 sayfalık ticari hizmet sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili ile davalı taraflar arasında müvekkili şirket uhdesinde yapılmakta olan siteye ait park yapılması için 95.000,00 TL karşılığında anlaşıldığını ve aralarında tüm şartları yazan ekte mevcut olan ticari hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme kapsamında davalı tarafların; 6 adet 4*4 mt. Kamelya, 10 adet Kol dayamasız oturma bandı, 10 adet Çöp kovası, 2 adet Çatısız piknik masası, 1 adet 2 Kuleli+3 kaydıraklı+ salıncaklı oyun grubu (h:150 cm), 2 adet Tekli tahterevalli, 2 adet Zıpzıp, 1 adet Tek kuleli 2 kaydıraklı + salıncaklı oyun grubu (h:150 cm) ve 200 M2 Kauçuk 40*40*2 cm vermesi gerektiği, İşe başlama tarihinin sözleşmenin 3. Maddesinde belirtildiği üzere sözleşme tarihi olan 22.06.2021 olduğunu ve işin toplam süresinin 15 gün olarak taraflarca belirlendiğini, sözleşmede belirlenen işlerin gecikmesi halinde gecikilen her gün için 100 TL  (yüz türk lirası) gecikme cezası belirlendiğini, takip tarihine kadar olan 59 günlük gecikme nedeniyle 5.900 TL sözleşmesel gecikme ücreti takip taleplerinde belirtildiğini, sözleşmenin 8. maddesinde ise taşeron şirketin yani davalıların işi terk etmesi ve yarım bırakması halinde işverene yani davacı müvekkili şirkete sözleşme bedelinin %6'sı kadar  tazminat ödeyeceğini, bu bedel 5.700,00 TL olup davalı taşeronun işi yarım bırakmasından dolayı yine takip taleplerinde istenildiğini, müvekkilinin, davalılara sözleşmede belirtildiği üzere 22.06.2021 tarihinde 50.000,00 TL ve 24.06.2021 tarhinde ise 19.500,00 TL ön ödeme yaptığını, bu ödemelerden 50.000,00 TL.... referans numaralı işlem ile...Bankası A.Ş. aracılığıyla davacı alacaklı müvekkili tarafından davalıların.... adına vermiş oldukları hesap olan .... Iban no.'lu ....i Bankası A.Ş. Hesabına aktarıldığını, diğer 19.500,00 TL'lik ödeme ise 24.06.2021 tarihinde.... Bankası aracılığıyla müvekkili şirkete borcu olan...tarafından müvekkiline olan borcuna karşılık davalılardan ...'a gönderildiğini, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiği halde davalı borçlular sözleşmesel edimlerin tamamını yerine getirmediğini, 46.900,00 TL'lik eksiklik olan 5 adet kamelyanın kurulmadığını, 2'li oyun grubunun da yapılmadığını, ayrıca diğer getirilen malzemelerin montajı ve nakliyesi sözleşmede de belirtildiği üzere borçlu davalılarda olmasına rağmen bu edimlerin de yerine getirilmediğini, müvekkili tarafından elden ödeme yapma şeklinde nakliyecilere ve montajcılara bu eksiklikler yaptırılarak ek olarak 5.900,00 TL ödendiğini, bu bedelin de icra kanalıyla talep edildiğini, alacaklı davacının birçok kez uyarısına ve talebine rağmen yaklaşık 3 ayda eksikliklerin tamamlanmadığını, müvekkilinin oyalandığını, Müvekkilinin iyiniyetli davranarak aylarca borçluları beklediğini ancak karşı tarafça bu iyiniyetin suistimal edilmesi ve davalı borçluların telefonlara çıkmayıp geri dönüş de yapmaması sebebiyle müvekkilinin haklı alacağını tahsil etmek için davaya  konu icra takibini başlatma zarureti duyduğunu, borçlu davalıların kamelyaları eksik bırakmasından kaynaklı müvekkilinin eksik kalan kamelyaları haricen kendisi yaptırmak istediğini, bununla ilgili en uygun fiyatı veren yerin bile adedine 11.000,00 TL fiyat verdiğini, müvekkili alacaklı şirketin önümüzdeki günlerde bu eksikliği tamamlayınca faturanın sunulacağını, Sözleşme tarihinde kamelya fiyatları 7.000,00 TL iken bu ürünlere zam gelmesinden kaynaklı müvekkilinin eksiği tamamladığındaki fiyatı arasında 4.000,00 TL'lik fark nedeniyle toplamda 5 kamelyadan şimdilik 20.000,00 TL zarar ettiklerini, diğer eksik olan 2'li oyun grubu da  iki katı fiyata ulaştığını, bu zarar kaleminin de talep edildiğini, takipte talep edilen 54.000 TL'lik senetin ise müvekkilinden haricen başka bir borç için davalılar tarafından alınan borç paraya ilişkin olduğunu, davalılar eksik malzemeleri almak ve başka birinden almış oldukları işi bitirmek için müvekkilinden borç para talep ettiklerini, müvekkilinin bu meblağı borçlulara Diyarbakır'da elden ödediğini, bunun karşılığında 13.08.2021 ödeme tarihli senedi verdiklerini, neticeten icra takibine yapılan itirazın iptaline ve %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Diyarbakır  Asliye Ticaret Mahkemesinin  ....Kararı  ile;  Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. <br>Davacı ve davalı taraflar arasında bahse konu sözleşmede yer alan malzemelerin temini için 22/06/2021 işe başlama tarihli sözleşme akdedildiği kanaatine varıldığı, dava konusu sözleşmeye dair toplam tutarlar ile yapılan ödemelerde dikkate alınarak tüm dosya kapsamından davalılarca davacı tarafa verilen 13/08/2021 vade tarihli 54.000,00 TL tutarlı senedin dava ve uyuşmazlık konusu işlere dair sözleşme ile ilgili olmadığı kanaatine varıldığı, davacı tarafın ticari defterlerinde 19.500,00 TL ödemeye ilişkin bir kaydın görülemediği, davaya konu takibe dayanak yapılan 5.900,00 TL borçlu tarafından yapılmayan nakliye ve montaj nedeniyle haricen ek yapılan masraf hususuna dair tevsik edici belge mahiyetinde fatura, e-fatura, irsaliyeli fatura, gider pusulası gibi somut belgeler dava dosyası ve eklerinde sunulmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve 13/07/2022 tarihli beyan dilekçesinde bahsi geçen 46.900,00 TL toplam tutarlı iddia ve takip (İcra takibinde bu tutarın 46.900,00 TL olarak değil 46.000,00 TL olarak talep edildiği) konusu yapılarak davalılarca sözleşmesel edimlerin yerine getirilmediği kurulmadığı/yapılmadığı iddia edilen eksik malzemeler (5 adet 4*4 mt. Kamelya X 7.000,00 TL (+) 1 adet 2 kuleli + 3 kaydıraklı + salıncaklı oyun grubu-h:150 cm. X 11.900,00) hususunda; Keşif icrasında tanık olarak beyan veren ...'ın beyanlarında 5 yerine 4 kamelyadan 2 kuleli yerine 3 kuleli çocuk oyun grubundan bahsedilmesi, davacı vekilinin 06/06/2022 tarihli dilekçesinde.... tarafından davalı tarafların eksik yapmış olduğu işleri tamamlaması nedeniyle oluşan masraf tutarlarına ait irsaliye ve faturaların dilekçe ekinde Mahkemeye sunulduğu şeklindeki beyanına karşın dilekçe ekinde dava konusuna dair yalnızca ... tarafından davacı tarafa değil....'a dava konusu sözleşmeden yaklaşık olarak 6 ay sonra düzenlenmiş 27/11/2021 tarihli sipariş fişinin görülmesi, bahse konu fişte 4 adet kamelyanın birim fiyatının 20.000,00 TL yani sözleşmedeki birim fiyattan 13.000,00 TL fazla olduğu 1 adet çocuk oyun grubunun 35.000,00 TL yani sözleşmedeki birim fiyattan 23.100,00 TL fazla olduğu ve toplamda 4 adet kamelya ve 1 adet çocuk oyun grubunun sözleşmedeki toplam tutarının 39.900,00 TL iken sipariş fişindeki toplam tutarının 115.000,00 TL olması yani aradaki farkın 75.100,00 TL iken davacı tarafça 4 değil 5 adet kamelya ve 1 adet çocuk oyun grubunun yapılmaması nedeniyle eksik kalan malzemelerdeki fiyat artışı sonucu uğranılan zararın 20.000,00 TL olarak takip talebinde bulunması, Mahkememizce keşif sırasında yapılan tüm açıklattırmalara rağmen davacı  tarafın davalı taraflarca kurulmadığı/yapılmadığı iddia edilen eksik malzemeler ile ilgili hangi malzemelerin davalılarca kurulduğu/yapıldığı ve hangi malzemelerin sonradan başkaları tarafından kurulduğu yapıldığı hususlarının ispat yükü altındaki davacı tarafça ispat edilemediği, net beyanda bulunulmadığı, oyun gurubu ,1 adet (sera peyzaj markalı) 2 kuleli, 4 kaydıraklı 1 salıncaklı <br>kim tarafından yapıldığının davacı tarafça usulünce tevsik edilemediği, fatura vs. sunulmadığı, <br><br>defterlerinden anlaşılamadığı, keşiften sonra sunulan belgelerin ispata elverişli olmadığı, davacı tarafın 20.000,00 TL'nin 26/06/2021 tarihinde kauçuk tesliminde ödemesi hususunu ispat edemediği, neticeten, davacının, sözleşmede kararlaştırılan sürede ödemesi gereken iş bedelinden kararlaştırılan miktarı ödediğini ispat edemedği, bu sebeple davacının koşulları oluşmayan cezai şarta ve buna dair faize ilişkin talebinin de reddi gerektiği değerlendirilmekle, neticeten ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. <br>C) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece keşif bilirkişi raporu ve yazılı delillerden olan senet ve ticari defterlere itibar edilmeden karar verildiğini, dosyaya sunulan delillerin değerlendirilmediğini, dekontun ödeme tarihinin sözleşme tarihiyle uyuştuğunu, eksik inceleme kararları ile ilgili mahkemenin kararının kaldırılması gerektiğine dair Yargıtay ilamları olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>D) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dava; Türk Borçlar Kanunu'nun 474 üncü maddesinden düzenlenen Eser Sözleşmesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun 386 ıncı maddesinde düzenlenen Tüketim Ödüncünden Kaynaklanan İtirazın İptali talebinden ibarettir.<br> İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.<br>Ayrıca; HMK'nin 357. maddesine göre, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz. <br>Değerlendirme<br>1-Davacı tarafından davalı-borçlu aleyhine Diyarbakır İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, icra takibine konu toplam alacağın 137.500,00 TL olduğu, ödeme emrinin borçlulara 15/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekili tarafından 22/09/2021 tarihli dilekçe ile icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, itirazın davacıya tebliğ edilmediği ve 08/10/2021 dava tarihi itibariyle 1 (bir) yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı, dolayısı ile incelemeye konu itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>2-Davalılar tarafından icra takibine itiraz dilekçesinde yetkiye de itiraz edilmiş olup takibin Adana'da açılması gerektiğinden bahisle Diyarbakır'da takip yapılmasına itiraz edilmiştir.<br>Somut olayda; İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartıdır. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır. (Bknz: Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin, 2024/12057 Esas ve 2025/3978 Karar, 2024/11470 Esas ve 2025/3495 Karar). Taraflar arasında düzenlenen 22/06/2021 tarihli sözleşmenin 20 inci maddesine göre yetki sözleşmesi yapıldığı ve sözleşmeden doğacak ihtilaflarda Diyarbakır mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığı, ödünç verme bakımından ise Türk Borçlar Kanunu'nun 89 uncu maddesine göre para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilmesi gerektiğinden her iki talep bakımından Diyarbakır'ın ortak yetkili mahkeme olduğu anlaşılmakla mahkemece bu konuda karar verilmemiş ise de Dairemizce yapılan incelemede davalıların icra dairesinin yetkisine dair dava şartı itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. <br>3-İcra takibine konu alacak talebi, Türk Borçlar Kanunu'nun 474 üncü maddesinden düzenlenen Eser Sözleşmesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun 386 ıncı maddesinde düzenlenen Tüketim Ödüncünden Kaynaklandığından her bir talep bakımından istinaf itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.<br>3.a) Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan itirazlar bakımından;<br>1-Davacı ile ....Tic. Ltd. Şti arasında düzenlenen 22/06/2021 tarihli sözleşme ile davacının işveren, davalının ise taşeron olarak nitelendirildiği, sözleşmenin 1 inci maddesine göre, işveren uhdesinde yapılmakta olan siteye ait park yapım işi bünyesinde yaptırılacak olan 200 m2 kauçuk, çöp kovası, oturma bankı, zıp zıp, çocuk oyun grubu, tahterevalli ve kamelya işlerinin eksiksiz tamamlanması, malzeme dahil işçiliklerinin yapılması işi konusunda anlaşmaya varıldığı, sözleşme kapsamındaki işlerin teklif formu esas alınarak KDV hariç birim fiyat olarak belirlendiği, davalı ....tarafından düzenlenen, diğer davalı ..... imzasını taşıyan teklif belgesinin içeriğine göre 6 adet kamelya, 10 adet oturma bankı, 10 adet çöp kovası, 2 adet piknik masası, 1 adet 2 kuleli, 3 kaydıraklı, salıncaklı oyun grubu, 2 adet tahterevalli, 2 adet zıp zıp, 1 adet tek kuleli, 2 kaydıraklı, salıncaklı oyun grubu, kauçuk 200 m2 bedeli olmak üzere toplam 95.000,00 TL olduğu, fatura kesiminde KDV bedeli alınmayacağı, teklife göre kDV bedelinin dahil edilmediği, süresinin 15 gün olduğu, eleman desteği, kazı, beton işçilikleri ve malzemenin teklif verene ait olduğu, sözleşmenin ise 22/06/2021 tarihli olduğu, sözleşmeye göre işe başlama süresinin sözleşme tarihi, teslim süresinin ise işe başlama tarihinden itibaren 15 gün olduğu, sözleşmenin 6 ıncı maddesine göre sözleşme süresi içerisinde işin bitirilmemesi halinde gecikilen her gün için 100,00 TL gecikme cezası uygulanacağı, 7 inci maddesine göre işin kontrol yetkisinin davacıda olduğu, işin gecikmesi halinde başka taşerona vermeye yetkili olduğu, 8 inci maddesine göre taşeronun işi terk etmesi, yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde işverenden bedel talep edemeyeceği ve iş bedelinin %6'sı kadar işverene tazminat ödemeyi kabul ettiği, 11 inci maddesine göre işin bir kısmının veya tamamının yapmaktan vazgeçme halinde ihtar ve ikaz edileceği, buna rağmen yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde işveren tarafından tek taraflı olarak sözleşmenin feshedilebileceği, fesih halinde sözleşmenin 8 inci maddesinin uygulanacağı, ödemenin 22/06/2021 tarihinde 50.000,00 TL nakit (sözleşme imza ile birlikte), 26/06/2021 tarihinde 20.000,00 TL (kauçuk tesliminde), 01/07/2021 tarihinde 25.000,00 TL (ürünlerin tesliminde) ödeneceği, 20 inci maddesine göre ihtilaf halinde Diyarbakır Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı karalaştırılmıştır. <br>2-Her ne kadar sözleşme altında tarafların imzası bulunmamakta ise de davacı dava dilekçesinde iş bu sözleşmeye dayanmış, davalılar vekili 13/05/2022 tarihli keşifte sözlemedeki edimin ifa edildiği savunmasında bulunduğu, diğer davalılar ......'un ise işi gerçekleştirdiklerine dair beyanda bulunmaları da dikkate alındığında sözleşmeyi ve kendilerine tevcih edilen husumeti kabul ettiklerine karar vermek gerekmiştir.<br>3-Davacı vekili, eser sözleşmesi kapsamında müvekkilinin edimini yerine getirdiği halde davalılar tarafından eksik iş yapıldığını, 5 adet kamelya kurulmadığını, 2 'li oyun grubu yapılmadığını, getirilen malzemelerin nakliye ve montaj bedelinin kendisi tarafından ödendiğini, ileri sürerek, 46.000,00 TL eksik malzeme bedeli, 20.000,00 TL yarım bırakılan iş bedeli fiyat farkından kaynaklanan zarar, 5.700,00 TL işin yarım bırakılması nedeniyle cezai şart, 54.000,00 TL borç verilmesine dayalı senet alacağı, 5.900,00 TL nakliye ve montaj bedeli ve 5.900,00 TL sözleşme gecikme cezası faizi olmak üzere 137.500,00 TL üzerinden icra takibi yapılmış, davalılar tarafından ayrı ayrı itiraz edilmiştir.    <br>4-Taraflar arasında 22/06/2021 tarihli sözleşme imzalanmış olup sözleşme içeriğine göre işin süresi sözleşme tarihinden itibaren 15 gün olup eser sözleşmesi imzalandıktan sonra yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilir. Ancak bu karinenin aksi savunulup ispat edilebilir. (Bknz: Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin, 2016/3073 Esas ve 2017/1156 Karar). Davacı, davalıların işten el çektiğini, eksik bırakılan işleri üçüncü bir kişiye tamamlattırdığını ileri sürdüğüne göre sözleşmesi feshedilmediği veya işten el çektiği kanıtlanmadığı sürece imalâtın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Bir başka anlatımla iş sahibi, eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terkettiğini; yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür.  (Bknz: Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin, 2016/1692 Esas ve 2016/2805 Karar). <br>Somut olayda; sözleşmeye göre işin nerede yapılıp teslim edileceğinin kararlaştırılmadığı, ancak 5 adet kamelya kurulması ile 2 'li oyun grubu yapılmadığı ileri sürülmekle diğer işlerin ifa edildiğinin davacının da kabulünde olduğu, eksik işlerin sözleşmenin bitim tarihi olan 22/06/2021+15 gün=07/07/2021 tarihi itibariyle davalıların temerrüdünün gündeme geleceği, Türk Borçlar Kanunu'nun 124 üncü maddesi gereğince süre verilmesini gerektirmeyen hal bulunmadığından davacı tarafından davalı yükleniciye edimin ifası için süre verilmesi ve ihtar edilmesi gerektiği, davacının bu yükümlülüğünü yerine getirdiğine dosya kapsamında rastlanmadığı gibi bu hususun ispat edilemediği anlaşılmıştır. Nitekim eser sözleşmesinde işin eksik teslimi halinde iş sahibinin makul süre içerisinde eksiklikleri tespit ederek giderimi için talepte bulunması gerektiği, sözlemenin feshedilmemesi, yani ayakta tutulduğu süre zarfında yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığının kabulünün karine olduğu, bu karinenin aksinin ispat yükünün ise davacı tarafta olduğu sabittir. Dolayısı ile davalının eksik kalan işler bakımından temerrüdünden bahsedebilmek için öncelikle davacının eksik işleri kendisinin giderdiği, yani nama ifa yaptığının ispatı davacı üzerindedir. Davacı tarafından eksik işler bakımından nama ifaya dair yükümlülüklerin yerine getirilmediği, tespit ve bildirimde bulunulmadığı ve nama ifa ile eksik işlerin ne zaman tamamlandığı da ispat edilememiştir. Mahkemece davacının nama ifaya dayalı olarak 46.000,00 TL malzeme edimi yerine getirdiği ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>5-Sözleşmeye göre iş kapsamında davalı tarafa 22/06/2021 tarihinde 50.000,00 TL nakit (sözleşme imza ile birlikte), 26/06/2021 tarihinde 20.000,00 TL (kauçuk tesliminde), 01/07/2021 tarihinde 25.000,00 TL (ürünlerin tesliminde) ödeneceği, davacı tarafından sözleşmenin imzalanması ile birlikte 50.000,00 TL'lik ödemenin  22/06/2021 tarihinde davalı şirkete yapıldığı ancak başakaca bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından 26/06/2021 tarihli 20.000,00 TL bedelli ödeme için ... tarafından.....'a kendisine ait olan borç kapsamında yani üçüncü kişi tarafından yapıldığı iddia edilmiş ise de bu durumun ispat edilemediği (Bknz: Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin, 2022/7242 Esas ve 2022/9015 Karar), nitekim ödemenin davacının iddiası  kapsamda yapıldığının ispat edilemediği, ayrıca 01/07/2021 tarihinde ödenmesi gereken 25.000,00 TL'lik ödemenin yapıldığının da ispat edilemediği, bu itibarla gecikmenin tamamının davalının kusurundan kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediği, Türk Borçlar Kanunu'nun 97 inci maddesi uyarınca, öncelikle davacının kendi edimini yerine getirmesi akabinde davalının ediminin tartışılması gerektiği, davacı işveren iş bedelinin tamamını sözleşmede öngörülen sürelerde ve vadelerde ödememek suretiyle işin gecikmesinde kusurlu olduğundan, cezai şart istemesi mümkün değildir. (Bknz: Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin, 2023/770 Esas ve 2025/105 Karar, 2023/2138 Esas ve 2024/4334 Karar). Dolayısı ile, müspet zarar kapsamında olan cezai şartın (gecikme cezasının) istenebilmesi için yüklenicinin ifada temerrüde düşmesinde iş sahibinin kusurunun olmaması gerekir. Davacı sözleşme ile üstlendiği ödeme yükümünü sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemiş ve akde aykırı davranmıştır. Sözleşme hükümlerini yerine getirmede kusurlu davranışta bulunan taraf cezai şart isteyemez. Mahkemece ifaya ekli cezai şart bakımından 5.700,00 TL'nin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>6-Yukarıda zikredilen hususlar ışığında davacı tarafça eksik iş olduğu ve eksik işlerin de nama ifa kapsamında kendisi tarafından yerine getirildiğinin ispat edilemediği, buna bağı olarak cezai şart, fiyat farkı alacağı, nakliye ve montaj bedeli ile sözleşmesel gecikme cezasına dair alacak kalemlerinin talebinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece bu kalemler bakımından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Davacı vekilinin buna dair istinaf itirazlarının ayrı ayrı reddi gerekir.<br>3.b) Tüketim Ödüncünden Kaynaklanan itirazlar bakımından;<br>1-Davacının icra takibine konu ettiği 54.000,00 TL'yi senet bedeli, dava dilekçesinde ise 7 inci başlık altında haricen başka bir borç için davalılar tarafından alınan borç paraya ilişkin olduğunun belirtildiği, bildirilen vakıanın bu niteliğine göre talebin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 386 ve devamı maddeleri gereğince tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklandığı, Türk Borçlar Kanunu'nun 392 nci maddesi gereğince ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir ödeme günü, ihbar süresi belirlenmemiş veya istenildiği zamanın muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa, ödünç alanın ilk istemden başlayarak 6 hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü olmadığı, yasaca aranan bu şartın bir temerrüt şartı olmayıp muacceliyet/istenebilirlik şartı olduğu, söz konusu muacceliyet şartının yazılı ve kesin delillerle kanıtlanması konusunda ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, muacceliyet/istenebilirlik şartının yazılı ve kesin delillerle kanıtlanıp kanıtlanmadığı konusunda mahkemece herhangi bir inceleme veya araştırma yapılmadığı, ayrıca uyuşmazlık konusu eser sözleşmesinin dışında olduğu kabulüne rağmen bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla bu talep bakımından HMK'nin 297 inci maddesine uygun bir şekilde karar verildiğinden bahsedilemeyecektir. <br>2-Davacının talebi, icra takibi ile birlikte davalılara yönelik olduğuna göre davalılar için incelemenin yapılarak, davalıların 28/03/2022 tarihli 2 nolu celsede geçen \"senette müvekkillerin\" imzası yoktur şeklindeki beyan hakkında HMK'nin 31 inci maddesi işletilmek suretiyle her bir müvekkili bakımından imza inkarında mı bulunduğunun veya bir kısım davalının bonoda imzasının bulunmadığının mı ileri sürüldüğü açıklığa kavuşturularak TBK'nin 392 inci maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak ve delillerin açıklanan hukuki çerçevede değerlendirerek gerçekleşecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı hukuki nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi kaldırmayı gerektirmiştir. Davacı vekilinin icra takibine konu ettiği 54.000,00 TL senet bedeli (tüketim ödüncü) yönünden istinaf itirazları yerindedir.<br>Bu itibarla, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına vaki istinaf başvurusunun yukarıda zikredilen hususlar ışığında (3.b) kısmen kabulü ile kararın HMK'nin 353/(1)-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma kararında belirtilen hususlar ışığında yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;\t<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE;<br>İlk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın, kaldırma kararında belirtilen gerekçeler ışığında davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,\t<br>3-İstinaf eden taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilâm harcının talep halinde ilgilisine İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek hükümde dikkate alınmasına,<br>6-Dairemiz kararının taraflara tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24/04/2025 tarihinde oy birliği  ile karar verildi. <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73fb5bd4b1847a8e","SID":"d7ab904ee85d03fe"}}