{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/653 <br>KARAR NO: 2025/720<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/12/2024<br>NUMARASI: 2024/393 Esas 2024/1333 Karar <br>DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; taraflarınca yapılan başvuru ile Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/396 esas sayılı dosyasından şirkete kayyım atanmasına karar verildiğini, 04/07/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında hukuka aykırı, müvekkiline zarar verecek kararlar alındığını, şirketin tasfiye haline girmesine, şirket müdürünün ibrasına, tasfiye memuru atanmasına karar verildiğini, genel kurula davet tutanağında finansal tabloların müzakere edileceğinin belirtilmesine rağmen müzakere edilmeden fesih kararı alındığını belirterek, davanın kabulü ile genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; şirketin feshine itiraz eden davacının kendisi tarafından şirketin feshi talepli dava açıldığını, davacının kendi kusuruna dayanarak hak elde etmeye çalıştığını, finansal tabloları ve şirketin durumunu takip etmediğini, şirketin tasfiye sürecine girmesinin alacaklıların haklarını almasına engel teşkil etmediğini, davalı aleyhine şirket müdürlüğü dönemi için Bakırköy 3.ATM'nin 2023/110 esas sayılı dava ikame edildiğini, davacının 2 yılı aşkın süredir şirket işlerini engellemesi, bu süreç içerisinde şirkete denetim ve yönetim kayyımları atanması, nedeniyle işlerin sekteye uğradığını, gelinen noktada şirketin tasfiyesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 11/10/2023 tarihli duruşmasında dosyanın 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile uyuşmazlık konularına ilişkin bilirkişi raporu tanziminin istenilmesine karar verildiği, bilirkişi ücretinin belirlenen kesin süre içerisinde davacı tarafından yatırılmadığı, HMK’nın 324. maddesine göre ise, taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğu, taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak ödeyecekleri, taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer tarafın bu avansı yatırabileceği, aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı, davacı taraf, davalı şirketin 04/07/2023 tarihli genel kurul toplantısında şirketin tasfiye haline girmesine, şirket müdürünün ibrasına, tasfiye memuru atanmasına karar verildiğini, finansal tablolar müzakere edilmeden karar alındığını belirterek alınan kararların iptalini talep ettiği, davacı taraf iddialarının davalı şirketi ticari defter ve belgeleri ile finansal tabloların bilirkişi tarafından incelenmesini gerektirdiği, davacı taraf, mahkemece verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığından bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayıldığı, açılan dava sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; ara kararda verilen süreye uyulmaması durumunda davacı tarafın bu istekten vazgeçmiş sayılacağının ihtar edilmesine karşın, mahkemece diğer deliller incelenmeden ispat edilemeyen davanın reddine karar verildiğini, bilirkişi ücretinin ödenmemesi diğer delillerden de vazgeçildiği anlamına gelmediğini, İstanbul 6.ATM'nin 2021/396 esas sayılı dosyadan davalı şirkete denetim kayyımı atanmış kayyım heyeti tarafından yaklaşık 3 aylık periyotlarla şirket durumu hakkında rapor tanzim edildiğini, 26/09/2022 tarihli kayyum raporunda \"2021 yılında net karın 1.445.102,83-TL olduğu, 24/05/2023 tarihli raporda \"31/12/2022 tarihi itibari ile  -6.952.236,25- TL zarar raporladığı,\" belirtildiğini, mahkemenin ihtilafı aydınlatmaktansa, dosyayı tasfiye etmeyi tercih ettiğini, mahkemece yapılması gereken inceleme ise  alınan tasfiye kararının  dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edip etmediği, yeterli nisabın sağlanıp sağlanmadığı yönünde olacağını, tasfiye kararı aşamasında gerekli finansal tabloları müzakere edilmeden fesih yönünde karar alınabilmesi mümkün olmadığını, 2 numaralı kararda \"Şirket müdürü ... LİMİTED'in tasfiye haline girinceye kadar yaptığı işlemlerden ibra edilmesine\" karar verildiğini, şirketin finansal tabloları müzakere edilmeden ibra oylaması yapılmasının mümkün olmadığını, iptalini talep ettiği genel kurul kararının diğer dosya raporlarıyla bir bütün halinde incelenmesi halinde davanın sübut bulmasının mümkün olması ve dava dilekçesinde belirttiği tüm nedenlerle verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; limited şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Dava konusu genel kurulda; Şirketin faaliyetine devam etmesinde fayda görülmediğinden tasfiye haline girmesi, tasfiye memuru atanmasına, tüzel kişi ortak şirket müdürünün tasfiye haline girinceye kadar yaptığı işlemlerden ibra edilmesine karar alınmıştır. Davacı tarafın ileri sürdüğü iptal sebebi, finansal tablolar görüşülüp müzakere edilmediğinden tasfiye kararı alınıp şirket müdürünün ibra edilemeyeceği, ayrıca alınan tasfiye kararının açılan davaları etkisiz kılmak için dürüstlük kuralına aykırı alındığına  ilişkindir. Mahkemece; ilk olarak bilirkişi ücreti yatırılmadığından verilen davanın reddine ilişkin kararın Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sorucunda, 2024/508 Esas-453 Karar sayılı ilam ile \"delil avansı kapsamında mahkemece davacı tarafa bilirkişi ücreti yatırması için kesin süre verilmişse de; dava açılırken davacı tarafça 710-TL gider avansı yatırıldığı, ara karar tarihi itibariyle avanstan üç adet tebligat gideri ile üç adet posta gideri harcandığı, ara karar tarihi itibariyle dosyada mevcut olduğu anlaşılan gider avansı miktarı belirtilerek, bu tutarın mahsubu sonucu yatırılması gereken bakiye tutar yönünden davacı vekiline kesin süre verilmesi gerekirken, hiç gider avansı yokmuş gibi işlem yapılmasının usule aykırı olduğu, verilen kesin süre geçersiz olup, buna bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi de yerinde  olmadığı, davacının bilirkişi delili dışında, başkaca dava dosyalarına delil olarak dayanmasına rağmen, anılan dosyalar getirtilip incelenmeden, eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmesi de hatalıdır. \"denilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiş, ilk derece mahkemesince yeniden ücret yatırılması için kesin mehil verilerek bilirkişi ücreti yatırılmadığından bilirkişi incelemesi yaptırılamadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davalı şirketin iki ortağı olup; 3.600 payın 828'i davacıya, kalan ... adedi ise ... (...)Limited'e aittir. Buna göre diğer ortak %77, kalan %23 pay davacıya aittir. Davacı vekili bilirkişi raporu alınmasına gerek olmadığını ileri sürmektedir. Bir başka dosyada alınan kayyım raporu  bilirkişi raporu yerine geçmediğinden finansalların kayyım raporuna göre değerlendirilmesi mümkün değildir. Ne var ki, davacının iptal sebepleri  şirketin ticari defterlerinin incelenmesini de zorunlu kılmamaktadır. Davacının tasfiye kararının davacı tarafın  açtığı davaları etkisiz bırakılmak için dürüstlük kuralına aykırı olarak alındığı, finansallar görüşülüp müzakere edilmeden davaya konu kararların alınamayacağına ilişkindir. Genel kurul şirketin feshi için karar alırken herhangi bir gerekçe göstermek zorunda değildir. Fesih hakkı genel kurulun devredilmez ve asli haklarından biridir. Limited Şirketlerde tasfiyeye ilişkin olarak genel kurul kararının alınması TTK 621. maddede önemli kararlar arasında sayılmış ve bu kararın temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması suretiyle alınabileceği belirtilmiştir. Davacı dışındaki diğer ortağın olumlu oyu ile tasfiye kararı alınmış ve tasfiye memuru seçilmiştir. Davacı tarafından da  Bakırköy 6 ATM nin 2021/396 esas sayılı dosyasında  şirketin haklı nedenle  fesih ve tasfiyesi istenildiği; davacının bu kararın iptalini talep etmesi çelişkili bulunmuştur. Yeterli nisap ile alınan bu kararda ortaklığın devamı arzusunda olmayan davacının talebine karşılık fesih ve tasfiye kararı alınması dürüstlük kuralına aykırı bulunmamıştır. Davaya konu genel kurul, olağan genel kurul toplantısı gündemini havi olmadığı, toplantının olağanüstü genel kurul toplantısı olup gündemde, tasfiyenin  görüşüleceği ilan edildiği yukarıda yazıldığı üzere genel kurul iradesini yeterli nisap ile alınan karar ile gösterdiğinden finansal tablolar görüşülmeden karar alınamayacağına ilişkin iptal sebebi yerinde bulunmamıştır. Davalı şirketin Müdürler Kurulunun biri tüzel kişi davacının dışında ki diğer ortak, diğeri de şirket dışı tasfiye memuru olarak seçilen kişiden ibarettir. Tasfiye dışında alınan diğer karar; tüzel kişi ortak şirket müdürü ... (...)LİMİTED\"in ibrasına ilişkindir. Davacı tüm kararlar alınmadan muhalefet şerhi yazmış,tüm kararlar bir seferde oylanarak davacının kararlara muhalefet ettiği, %77 kabul oyu verildiği tutanakta  belirtilmiştir. TTK'nın 436/2 maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri, kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan, bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olduğundan, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizdir. Bu nedenle iptal isteyen ortağın bu tür kararlara karşı ayrıca muhalefet şerhi yazdırmasına da gerek yoktur. Somut olayda, tüzel kişi ortak kendi ibrasında oy kullanıp, kendisine ait oylar ile ibra kararı alındığından davacının bu karara yönelik iptal istemi haklı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle; mahkemece kaldırma kararına rağmen bilirkişi delilinden başkaca delillerin incelenmediği, alınan kararların ticari defterler incelenmeden hukuki bilgi ile incelenebilecek kısımlara ilişkin değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, 1 ve buna bağlı olarak alınan 3 nolu karara ilişkin olarak yeterli oyla alınan dürüstlük kuralına aykırı alındığı ispatlanamayan kararlar bakımından iptal isteminin reddi gerektiği, 2 nolu karar ise davalı şirketin tüzel kişi müdürünün ibrasına ilişkin olup oy yasağına rağmen tüzel kişi ortağın oyları ile  ibra kararı alındığından iptal isteminin kabulüne karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2024 Tarih 2024/393 Esas 2024/1333 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davalı şirketin 04/07/2023 tarihli genel kurulunda alınan kararlardan 1 ve 3 nolu kararların iptali isteminin reddine, Şirket müdürü ... (...)LİMİTED\"in ibrasına ilişkin alınan 2 nolu kararın iptaline,\" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 435,5‬0‬‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan ‬359,80-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 487,50-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davanın kabulü oranında hesap edilen 165-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 525-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesap edilen 175-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e03323421b8d2577","SID":"68ddedd72210c66c"}}