{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t: .....  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/05/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br><br>DAVACILAR: 1-........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>\t\t: 2-........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>\t\t3-........  <br>\t\t4-........  <br>\t\t5-........  <br>\t\t6-........  <br>\t\t7-........ <br>\t\t8-........  <br>\t\t9-........  <br>\t\t10-........ <br>\t\t11-........ <br>\t\t12-........  <br>\t\t13-........  <br> \t\t Müteveffa ........ mirasçıları;<br>\t\t 14- ........  <br>\t\t 15- ........  <br>\t\t16- ........ <br>\t\t17-........  <br>VEKİLİ\t: Av......<br>MÜTEVEFFA: ........  <br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t:........  <br>VEKİLİ\t: .....<br>DAVA\t\t: Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 22/04/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 24/04/2025<br>Davacılar tarafından, davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 30/05/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; <br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ........'in 1967 yılında 6203 ortaklık numarası ile davalı Kooperatife  500,00 TL taahhüt ile ortak olduğunu ve taahhüt bedelini ödediğini, muris ........'in 22/10/1997 tarihinde vefatı üzerine davalı tarafından ölüm gerekçesi ile 25/06/2003 tarihinde ortaklıktan çıkartılmasına karar verildiğini, ortaklıktan çıkarma kararının davacılara usulüne uygun tebliğ edilmediğini, yapılan işlemin usule aykırı olması nedeniyle ortaklıktan çıkarma işleminin tam anlamıyla gerçekleşmediğini, bu nedenle 5 yıllık zaman aşımı süresinin başlamadığını, davacılara miras alacaklarının davalı tarafından ödenmediğini beyan ederek; davacı mirasçıların ortaklık sıfatının devam ettiğinin tespiti ile dava tarihine kadar doğmuş olan alacaklarının tespitine, bu talepleri kabul edilmediği takdirde, fazlaya ilişkin dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla alacağın belirli hale gelmesine kadar şimdilik 2,00 TL'lik kısmının ortaklıktan çıkarma sebebi ile doğan bütün kanuni alacakların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların taleplerinin zaman aşımına uğradığını, müvekkili S.S. Konya ........ Kooperatifi'nin 1952 yılında o tarihte yürürlükte bulunan 865 Sayılı Ticaret Kanunu uyarınca kurulduğunu ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu uyarınca faaliyetlerine halen devam etmekte olan bir çiftçi kooperatifi olduğunu, davacıların murisinin kooperatif ortaklığının ölümle sona erdiğini ve davacılar lehine ortaklığın devam ettiği yönünde hüküm kurulmasının hukuken mümkün olmadığını, kooperatif ana sözleşmesinde ölüm nedeni ile ortaklığın sona ermesi halinde mirasçılara tebliğ zorunluluğunun bulunmadığını, müvekkili kooperatifin ana sözleşmesinin 9 uncu maddesine göre ölüm halinin ortaklığın sona ermesi hallerinden olduğunu, müvekkili kooperatif Yönetim Kurulunca alınan 25.06.2003 tarihli kararın teknik anlamda bir ortaklıktan çıkarma işlemi değil, ortaklığın ölümle sona erdiğinin tespiti kararı olduğunu, davacıların müvekkili kooperatifte herhangi bir hak ve alacakları bulunmadığını, müvekkili kooperatif kayıtlarına göre  davacılar murisi ........'in 6203 ortaklık numarası ile 09.11.1953 tarihinde 500 (E) TL bedelle ortaklığa kabul edildiğini,  taahhüt değeri 5083 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki Kanun uyarınca 01.01.2005 tarihi itibariyle Türk Lirası'ndan 6 sıfır atılması sureti ile 1,95 TL olduğunu, müvekkili  kooperatifin faaliyetine devam etmekte olup, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 17. ve 83. maddeleri ile Kooperatif Ana Sözleşmesinin 9., 11. ve 17. maddeleri uyarınca; \"Kooperatiften çıkan veya çıkarılanların ödemiş oldukları ortaklık paylarından başka kooperatifin diğer varlıkları üzerinde hiçbir hakları olmadığını, davacılar murisinin ölümü ile birlikte kooperatif ortaklığı sona ermiş olup müvekkil kooperatifin faaliyetine devam etmesi nedeniyle davacı mirasçıların kooperatifin tasfiyesi haricinde ortaklık payına ilişkin ristrun, faiz ve sair diğer alacakların ödenmesini talep etmesinin mümkün olmadığını,  kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacılar usulüne uygun bir başvuru ile murise ait 1,95 TL tutarındaki ortaklık payını da talep etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 10/01/2022 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; \"....Davalı kooperatifin ortağının ölümünü öğrendikten sonra mirasçılara 3 ay içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmadığı, halefiyet ilkesi gereğince ölen ortağın ortaklık hak ve yükümlülüklerinin mirasçılara geçeceği, davacıların murisinden kendilerine miras yoluyla intikal eden ortaklık haklarının devam ettiği, bu nedenle davacıların davalı kooperatife halen üye oldukları.....\" gerekçesiyle davanın kabulü ile; davacıların davalı SS ........ Kooperatifine ortaklık sıfatlarının halen devam edip sürdüğünün tespitine karar verilmiştir.<br>      DAİREMİZİN 20/06/2023 TARİHLİ, ... ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin 10/01/2022 tarihli kararına karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 20/06/2023 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; \"...Davacılar murislerinin davalı kooperatiften çıkartılması kararının iptali ile üyeliğinin tespitini talep etmektedirler. Dosya içerisinde bulunan veraset ilamında adı geçen mirasçılardan ........'ın davacılar arasında yer almadığı görülmektedir. Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de,  Yargıtay 19 HD.'nin 2016/3791 E-2016/6208 K., 2018/3052 E-2019/5571 K., 201478076 E-2014/10987 K., 11 HD'nin 2019/2524 E-2020/299 K., 2016/79544 E-2018/2482 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, terekeye dahil mal ve haklar üzerinde tüm mirasçılar iştirak halinde malik olup, bu durumun mirasın taksimine kadar devam ettiği, mirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi payı oranında dava açması halinde böyle bir davanın tek başına bir mirasçının iştirak halindeki tereke üzerinde tasarruf ehliyeti bulunmaması nedeniyle dinlenemeyeceği, elbirliği ile mülkiyet halinde mirasçıların tümü ya da mahkemece tayin edilecek mümessil vasıtası ile terekenin temsil edilmesi gerektiği nazara alınarak, mahkemece davacılara, davada yer almayan mirasçı/mirasçların davaya muvafakatlerini almak ya da terekeye temsilci atanmasını sağlamak üzere süre verilip sonucuna göre karar vermek gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın işin esasının incelenmesi yerinde görülmediğinden, kamu düzenine ilişkin ve re'sen göz önünde bulundurulması  gereken işbu husus nedeniyle, davalının istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\"  şeklinde karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU ** TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacılar murisi ........ kooperatif 10.11.1953 tarihli ortaklık taahhütnamesi ile yönetim kurulunca 6203 ortaklık numarası ile ortaklığa kabul edildiği, davalı kooperatifin üst birliği olan PANKOBİRLİK’in 22.11.2001 tarih, 1349 sayılı yazısı üzerine 25.06.2003 tarihli Davalı kooperatif yönetim kurulu kararı ile ölüm nedeniyle ortaklıktan çıkarıldığı, çıkarma kararının davacılardan herhangi birine tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.<br>   1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 14. maddesinde; \"Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer. Ana sözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatifle ortak olarak kalmaları sağlanabilir.\" denilmektedir.<br>Davalı kooperatif ana sözleşmesinin 9. maddesine göre ise; \"Aşağıda yazılı sebeplerden ortaklık sona erer: a) Ölüm. b) Kendi isteği ile ayrılma. c)Ortaklığın devri. d)Ortaklıktan çıkarılma.\"<br>\" a) Ölüm: Bir ortağın ölümü, ortaklığın sona ermesi sebebidir. Ölüm halinde ortaklık hakları ve payları varislerine intikal eder. Varisler birden fazla ise anlaşıp aralarından ortaklık niteliğine sahip birisini, ittifakla mümessil seçtiklerini belirten noter tasdikli bir belge ile kooperatife başvurmak suretiyle ve mümessil aracılığı ile ortaklığı devam ettirebilirler. Bu şekilde anlaşma yapılmaz ise: ölen ortağın pay bedelleri 11. madde gereğince varislere ödenir ve kooperatifle ilişkisi kesilir.\" Hükmü yer almaktadır.<br>Ayrıca ana sözleşmenin 10. Maddesinde ortaklıktan çıkarma kararlarının çıkarılan ortaklara 10 gün içerisinde noter marifetiyle ortağa tebliğ edilir hükmü yer almaktadır.<br>Bu hükümler topluca değerlendirildiğinde, davalı kooperatif ortağın öldüğünü köy muhtarından öğrendiği halde 1163 sayılı yasanın 14. Kooperatif ana sözleşmesinin 9. Maddesinin uygulanması için ölen ortağın mirasçılarına bildirim ya da uyarı da bulunmamıştır.<br>Yerleşik Yargıtay kararlarında ölen ortağın mirasçılarına kooperatif tarafından uyarı tebligatının gönderilmesi uygulaması benimsenmiştir.<br>Dolayısıyla davalı kooperatif ortağın ölümünü öğrendikten sonra mirasçılara üç ay içerisinde yapmaları gereken uyarıyı yapmamıştır. Bu nedenle ortaklık hak ve yükümlerinin varislere intikali şartları oluşmamıştır. Hal böyleyken ölen ortağın ortaklık sıfatı sonlandırılmış ve bu durum hiçbir surette mirasçılara bildirilmemiştir.<br>Sonuç olarak dava tarihi itibarıyla ölen ortağın ortaklık hak ve yükümleri devam etmektedir. Tüm açıklanan nedenlerle,  davanın kabulü ile; davacıların, davalı  ........ Kooperatifinde ortaklık sıfatlarının devam ettiğinin tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\" gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacıların, davalı  ........ Kooperatifinde ortaklık sıfatlarının devam ettiğinin tespitine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla  davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 17. maddesine göre; \"Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.\" hükmünün bulunduğunu, zamanaşımı itirazlarının hiçbir aşamada mahkemece değerlendirilmediğini, mahkemece hukuka aykırı olarak hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, dosyada aldırılan 04.02.2021 havale tarihli ilk bilirkişi raporunda davacılar murisinin kooperatif üyeliğinin ölüm ile sona erdiğinin tespit edildiğini,  22.06.2021  tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunduklarını, bilirkişi tarafından mevcut bulunan delillerin hatalı değerlendirildiğini, tüm itirazlara karşın mahkeme ilk bilirkişi raporunun görmezden geldiğini, yeni bir bilirkişi tayin ederek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, sonuç olarak davacılar murisinin ölümü ile kooperatif ortaklığının sona erdiğini, kooperatifin faaliyetine devam etmesi nedeniyle davacı mirasçıların kooperatifin tasfiyesi haricinde ortaklık payına ilişkin ristrun, faiz ve sair diğer alacak talebinde bulunamayacaklarını belirterek; ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :  <br>Dava, kooperatif üyesinin ölümü nedeniyle ortaklıktan çıkartılmasına ilişkin kooperatif yönetim kurulu kararının iptali ve üyeliğin devam ettiğinin tespiti talebine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacılar, murisleri ........'in davalı kooperatif tarafından vefat nedeniyle ortaklıktan çıkarıldığını, yapılan işlemin hatalı olduğunu ileri sürerek öncelikle mirasçılarının ortaklık sıfatlarının devam ettiğinin tespiti ile dava tarihine kadar doğmuş alacaklarının tahsilini, bu talepleri kabul edilmediği taktirde ise murislerinin  ortaklıktan çıkarılması nedeniyle doğan bütün kanuni alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep  etmekte, davalı ise davanın zamanaşımına uğradığını, davacılar murisinin ortaklığının ölüm nedeni ile sona erdiğini, davacıların davalı kooperatiften herhangi bir hak ve alacaklarının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir. <br>1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında \"Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer. Anasözleşmede gösterilecek şartlarla, ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir.\" hükmüne; Kooperatif Anasözleşmesi'nin 9.  maddesinde ise, \" Bir ortağın ölümü, ortaklığın sona ermesi sebebidir. Ölüm halinde, ortaklık hakları ve payları varislerine intikâl eder. Varisler birden fazla ise anlaşıp aralarından ortaklık niteliğine sahip birisini, ittifakla mümessil seçtiklerini belirten noter tasdikli bir belge ile kooperatife başvurmak suretiyle ve mümessil aracılığı ile ortaklığı devam ettirebilirler. Bu şekilde anlaşma yapılmaz ise; ölen ortağın pay bedelleri 11. madde gereğince varislere  ödenir ve kooperatifle ilişkisi kesilir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Bununla birlikte, davacıların murisleri ........'in 22/10/1997 yılında vefat etmiş olmasına rağmen   davacılar tarafından 05/09/2020 tarihinde üyelik tespiti istemli dava açıldığından aradan geçen yaklaşık 23 yıllık süreç ve bu süreçte mirasçıların kooperatif ile herhangi bir ilişkilerinin bulunmadığı gözetildiğinde, üyeliğin eylemli olarak sona erdiği, TMK'nın 2. maddesi uyarınca  davacıların öncelikli talepleri olan üyeliğin devamı ve dava tarihine kadar olan alacaklarının tahsili talebi yönünden davanın reddi gerekmesine rağmen yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin  2024/2408 Esas,  2024/4101Karar sayılı ilamı) <br>Davacıların asıl talebi yukarıda belirtilen gerekçelerle yerinde görülmediğinden davacıların terditli talepleri olan davacılar murislerinin ortaklıktan çıkarılması nedeniyle  doğan alacakları olan çıkma alacağı talepleri açısından davalının zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi gerekmektedir.  Kooperatifler Kanunu'nun 17 inci maddesinde; <br>\"Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.<br>Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.<br>Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür\" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde hükmüne göre kooperatif ortaklığından çıkan veya çıkarılan ortağın alacak hakları 5 yılda zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı süresi alacağın alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava konusu somut olayda, davalı kooperatif ana sözleşmesinin \"ortaklığı Sona Erenlerle Hesaplaşma\" kenar başlıklı  11 inci maddesinde; <br>\"Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların veyahut varislerinin, o yılın bilançosuna göre kooperatife olan borçları kapatıldıktan sonra ödenmiş olan ortaklık payları ve varsa hesaplarına kaydedilmiş diğer şahsi alacaklarından başka kooperatifin  varlıkları ve yedek akçeleri üzerinde hiçbir hakları yoktur.<br>Ayrılan ortaklara hesaplaşma işlemleri ayrıldıkları yıla ait bilançonun Genel Kurulca kabulünden sonra yapılır. Bu ortaklara, ortaklık paylarından yapılacak ödemeler yekünü bir yıl için, o yıl bilançosunda görülen ödenmiş kooperatif sermayesinin % 2'sini geçemez.<br>Sermayenin %2'sini aşan kısmı, ayrılış tarihlerine göre ortakların adları ödeme listesinin başına yazılmak suretiyle ertesi yıla bırakılır. Ödeme listelerindeki hesaplaşma sırası, ayrılan ve çıkarılan ortakların hal ve durumları gözönünde tutularak Yönetim Kurulunca tespit olunur.<br>Ancak, varisleri tarafından veraset ilâmı ibraz edilmek şartıyla ölen ortakların ve malül hale düşenlerin hesapları, Yönetim Kurulu kararıyla yukarıdaki şartlara bakılmaksızın derhal ödenir.<br>Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek miktarlara yükselen iade ve ödemeler, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 17. maddesi hükmü gereğince yapılır\" hükmü bulunmaktadır. Dava konusu somut olayda 25/06/2023 tarihinde davacılar murisinin ortaklıktan çıkarılmasına karar  verilmiş, davacılar murisinin çıkarıldığı yıl olan 2003 yılına ait bilanço davalı kooperatifin 10/08/2004 tarihinde yapılan 2003 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında tasdik edilmiştir. Davacılar murisinin ortaklıktan çıkarıldığı yıla ilişkin bilançonun tasdik edildiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar yaklaşık 16 yıl geçmiş olup dava tarihi itibariyle davacıların alacağı zamanaşımına uğramıştır. Bu nedenle davacılar murisinin  ortaklıktan çıkarılmasından kaynaklanan alacak taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davacıların asıl talebi olan ortaklığın tespiti talebinin esas yönünden, davacıların terditli talebi olan alacak talebinin ise zamanaşımı yönünden reddine karar vermek gerektiği ve davalı kooperatif lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A)Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2024 tarih ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya  iadesine, <br>2-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 50,00 TL  tebligat gideri olmak üzere toplam 1219,40 TL  istinaf yargılama giderinin  davacılardan  alınarak davalıya verilmesine, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davacıların asıl talebi olan ortaklığın tespiti talebinin esas yönünden REDDİNE,<br>2-Davacıların terditli talebi olan alacak talebinin ise ZAMANAŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE<br>3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL karar ve ilam harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafından yapılan 145,50 TL posta masrafı olan yargılama gideri ve ilk istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile birlikte toplam 366,20 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, <br>6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,<br>7-Arabuluculuk dosyası için mevcut suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.400,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>8-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gider avansını yatıran tarafa iadesine, <br>C)İlk derece mahkemesince yazılan 04/09/2024 tarihli harç tahsil müzekkerelerinin  bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>D)Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, <br>E)Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  22/04/2025 oybirliği  ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br><br><br>.....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6900bc6517d6a514","SID":"07640bc4a8a053ac"}}