{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                      K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2022<br>NUMARASI\t\t: ....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/12/2022 tarih ve 2022/46 E. - 2022/421 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin..... sayılı ve \"... ...\" ibareli markanın 35 ve 41. sınıf hizmetlerde tescili için başvuruda bulunduğunu, davalı şirketin itirazları üzerine müvekkilinin marka başvurusunun diğer davalı ....sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin 2006 yılından beri oyun motorları, dijital ve mobil oyunlar, simülasyon yazılımlar, ... uygulama, geliştirme ve yayınlama faaliyetleri ile ilgilendiğini, taraf markalarının faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davalının 2018/59229 sayılı itiraza gerekçe gösterilen markasının, müvekkilin 2006 yılından beri devam eden faaliyetlerinden sonraki tarihli olduğunu, davalının Türkiye’de hiçbir faaliyet olmadığını, kullanıma dayalı belgelerin Kurum nezdinde de sunulamadığını, davalı yanın tanınmışlık iddiasının kabulünün de mümkün olmadığını, müvekkilinin ilk olarak 2017 yılında 2017/31048 başvuru numarası ile başvuruda bulunduğunu, taraf markalarının benzer olmadıklarını, aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, \"...\" ibaresinin bütün olarak zayıf bir marka olduğunu, bu nedenle kimsenin tekeline bırakılamayacağını, müvekkili başvurusunun kötü niyetle yapılmadığını ileri sürerek, ... YİDK'nın 26/10/2021 tarih ve 2021-M-8744 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, davacı tarafından daha evvel gerçekleştirilen 2017/31048 sayılı \"... ...\" ve 2017/31075 sayılı \"...\" başvurularına yönelik olarak yaptıkları itirazlar sonucunda anılan markaların reddine karar verildiğini, bu markalar ile ilgili verilen YİDK kararlarının iptali istemi ile davacı yanca açılmış davalar olduğunu, davacının bu kararların kesinleşmesini beklemeden yeni başvurular yaptığını, davacının iddialarının aksine sosyal medya hesaplarının dahi 2017 yılında açıldığını, davacının farklı zamanlarda verilmiş YİDK kararlarının sonuçlarını dolanmaya çalıştığını, müvekkilinin tek faaliyetinin kumar makinelerinin sertifikasını temin etmek olmadığını, tarafların faaliyet alanlarına yönelik itirazları kabul etmediklerini, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu başvurunun davacı yanın önceki tarihli markalarından 2017/31048 sayılı ve \"... ...\" ibareli başvuru konusu edilmiş markasının birebir aynısı olduğu, dolayısıyla davacının mahkemenin aleyhine verdiği kararın arkasını dolanmak suretiyle farklı mal ve hizmetler yönünden tescil talebinde bulunduğu, davaya konu markanın kendine özgü  bir marka olması dikkate alındığında bu markayı bilmediği ve rastgele bu markayı seçtiğini ileri süremeyeceği; davalı şirket tarafından \"... laboratories international\" ve \"... ...\" (garanti markası) gibi markaların yurtdışında çeşitli ülkelerde başvuru tarihinden önce tescil ettirilmiş olduğu ve bu tescillerin söz konusu ibarelerin başvuru tarihinden daha önce davalı şirket şirket tarafından ihdas edildiğini gösteren birer veri olduğu; ayrıca, \"... laboratories\" ibaresi aynı zamanda davalı şirketin ticaret unvanının kılavuz unsurunu oluşturduğu; yanı sıra davalı şirketin uzun yıllardır yazılımlar başta olmak üzere oyunlar ve şans oyunlarıyla ilgili test, sertifika, danışmanlık hizmetleri gibi alanlarda faaliyet gösteriyor olması ve başvuru kapsamında da davalı şirketin faaliyet alanındaki hizmetlerin bulunması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, başvuru sahibinin davalı firmadan ve davalı şirkete ait markaların varlığından haberdar olmaksızın \"...\" ibareli başvuruyu yapmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olacağı, başvuru sahibinin herhangi bir haklı sebep bulunmaksızın davalı şirket tarafından başvuru tarihinden önce ihdas edilen ve kullanılan markalar ile yüksek benzerlik içeren \"...\" ibaresini, davalı şirketin faaliyet alanına giren hizmetleri de içerecek şekilde Türkiye'de kendisi adına tescil ettirmek için yapmış olduğu başvurunun tesadüf ile açıklanamayacağı, dolayısıyla davalının bu markayı seçmesinde kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığı, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının oyun yazılımına dair faaliyeti bulunmadığını, farklı hizmet sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığını, \"...\" ve \"...\" ibarelerinin anlamsal olarak farklı olduklarını, \"...\" kelimesinin kumar anlamına geldiğini, müvekkilinin kumarla ilgili bir faaliyeti olmadığını, \"...\" ibaresinin ise \"dünya\" kelimesi gibi yaygın kullanılan bir kelime olduğunu, \"...\" markasının ABD'de davalı şirketin itirazına rağmen tescil edildiğini, davalı şirketin ABD'de sağlayamadığı korumayı haksız olarak Türkiye'de sağlamaya çalıştığını, davalı tarafça açılan tecavüzün men'i davasının rededdildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br> <br><br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı Şirketin oyunlar ve şans oyunları ile ilgili test, sertifika, danışmanlık hizmetleri gibi alanlarda uzun yıllardır faaliyet gösterdiği, ülkemizde tescilli markaları bulunmamakla birlikte dava konusu başvuru tarihlerinden önce bir çok ülkede tescil edilmiş \"... ...\" ibareli garanti markalarının bulunduğu, davalı Şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren davacı Şirketin faaliyet gösterdiği alanda test sertifika ve danışmanlık hizmetleri veren davalı Şirketten ve garanti markasından haber olmamasının ticari hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, kaldı ki, dava konusu başvurunun davalı şirketin markalarından haberdar olmaksızın yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu itibarla davalı Şirketin dava konusu marka başvurusunda bulunmasının iyi niyetli olduğunun söylenemeyeceği, dava konusu YİDK kararıyla başvurunun kötüniyetli olduğu gerekçesiyle reddinde bir isabetsizlik görülmediği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.04.2024 tarih ve 2022/7130 E.-2024/2931 K. sayılı kararıyla davacı şirketin 2017/31048 başvuru numaralı \"... ...\" ibareli ve  2017/31075 başvuru numaralı  \"...\" ibareli marka başvurularının kötüniyetli bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/05/2025\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b77bd755fd92d4e","SID":"ed97d5c9e7c83cb8"}}