{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                      K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t:....<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/12/2022<br>NUMARASI\t\t: ....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Muhtemel Tecavüzün Men'i, FSEK'e Dayalı Maddi Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/12/2022 tarih ve 2021/231 Esas - 2022/407 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin akademik ders kitabı ve KPSS hazırlık yayınlarında uzman bir kurum olduğunu, 26 kitabın mali hak sahibi olduğunu, kitaplardaki tanımların, konu anlatımları ve konu anlatımında kullanılan tabloların müvekkili tarafından bedelleri ödenerek hazırlatıldığını, bu 26 adet kitabının içinde geçen anlatım paragrafları, cümleler ve anlatımı kolaylaştıran tabloların sistematik yapısının dahi aynen alınarak, hiçbir izin alınmadan bir kısmı atıfsız olarak geri kalan kısmını da atıf usullerine uygun olmadan ve iktibas sınırları aşılarak davalı tarafa ait kitaplarda kullanıldığını, davalılar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu ve akabinde Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2016/226 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu davalı şirket yetkilisi ve dava dışı yazarların ceza aldığını, alıntılarda maksadın haklı gösterdiği sınırın çok aşıldığını, bu eylemin açıkça FSEK'in 22. maddesindeki çoğaltma, 23. maddesindeki yayma, 62/1. maddedeki işleme hakkının ihlali anlamına geldiğini ileri sürerek, muhtemel tecavüzün men'i FSEK'in 68. maddesi gereğince şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın haksız fiil ve baskı tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat talebini 128.125,00-TL ye yükseltmiştir.<br><br>Davalılar vekili, müvekkili şirket tarafından 2013 yılında yayımlanan ... Set (6 kitap-Toplam 1500 sayfa) isimli kitapların, KPSS sınavlarına hazırlanan öğrencilere yönelik olduğunu, kitaplarda soru ve çözümler dışında yaklaşık 700 sayfalık bir konu anlatım kısmının bulunduğunu, akademik bir yayın olmayıp sadece sınavlara hazırlık amacıyla yazıldığını, kitaplar hazırlanırken konu anlatımı yapılan kısımlarda ilgili bilim dalında yer alan ve tüm yayınlarda bulunan genel geçer tanım cümlelerinin kullanıldığını, davacı yayınevinin kitaplarının her paragrafında da alıntı bulunduğunu, Ankara 1. Fikri ve Sanai Haklar Ceza Mahkemesinin 2016/226 Esas sayılı dosyasında mahkemece iktibasın maksadı haklı gösterecek nitelikte olduğuna karar verildiğini, uzun yıllar boyunca yapılan çalışmalardan yararlanılarak bu kitapların hazırlandığını, bu kitaplarda geçen birçok terim ve anlatım cümlesinin herkes tarafından benimsendiğini ve geçerliliği olan tanımlar olduğunu, bunların çoğu yabancı kitaplardan Türkçeye çevrildiğini ve benimsendiğini, bu alanda çalışma yapan bilim insanlarının kabullendiği ve benimsediği cümlelerin, müvekkiline ait kitaplarda da bulunduğunu, davacıya ait 26 kitap hazırlanırken de, müvekkiline ait kitaplar hazırlanırken de, müvekkiline ait kitaplar hazırlanırken de ekol haline gelmiş kaynakların kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı tarafa ait kitapların FSEK'in 2/1. maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri olarak korunacakları; dava konusu eserler üzerinde davacının manevi ve mali haklarının bulunduğu, davacının eser sahibi olduğu 26 eserden yapılan alıntılama oranlarının taraflara ait özdeş adlı eserler birebir karşılaştırılarak ve objektif olarak  saptanarak takriben belirlendiği, somut olay bakımından davacının çoğaltma ve yayma mali haklarının ihlal edilmiş olduğu, FSEK 68. maddesi kapsamında tazminat hesabı için \"Adet * Telif Oranı * Fiyat * İntihal Oranı = Tazminat Miktarı\" denkleminin kullanıldığı, adet açısından, süreli olmayan yayınlar için bandrol talep formu ve taahhütnamesindeki adetlerin; telif oranı açısından, ... Telif Hakları Genel Müdürlüğünün 07.04.2022 tarihli yazısı ekinde gönderilen devir sözleşmesinde belirtilen %7,5’lik oranın, fiyat açısından, davacı vekili tarafından bildirilen 90,00-TL'nin, ancak set içerisinde yer alan her bir kitabın alıntı oranı farklı olduğundan, ayrı ayrı hesaplama yapılması gerektiğinden, her bir kitap için 90/6= 15,00-TL'nin; alıntı oranı açısından, bilirkişi raporundan (4) numaralı bölümünde yer verilen oranların dikkate alındığı; FSEK m.68 kapsamında davacının talep edebileceği telif tazminatı tutarının; %7,5 oranı esas alındığında... 68 maddesi uyarınca telif tazminatının 31.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Telif oranı açısından  ... Telif Hakları Genel Müdürlüğünün 07.04.2022 tarihli yazısı ekinde gönderilen \"devir Sözleşmesi\"nde belirtilen %7,5’lik oranın dikkate alındığının gerekçeli kararda belirtildiğini, fakat ... Telif Hakları Genel Müdürlüğünün yazısı ekinde gönderilen devir Sözleşmesinde oran %1 olarak belirtildiğini, bu nedenle hesaplamada %1 telif oranının kullanılmasının doğru olacağını; bilirkişi raporunda, kitapların satış fiyatı tespitinde, taraflarınca sunulan satış fatura örnekleriyle ispatlanan %60-65 dağıtım payı (iskonto) yerine, piyasa ortalamasının %45 olduğu yargısından hareket edildiğini, piyasadaki iskonto oranlarının çok farklılık gösterdiğini; bu davaya konu edilmemesi gereken 2010-2011-2012 yılı baskılarının fiyatının da 2013 fiyatı dikkate alınarak hesaplanmış olduğunu, basılı eserlerin baskı sayılarının hesaplanmasında şikayete konu olmayan 2010-2011-2012 yılı baskı adetlerinin davaya konu edilmesinin yerinde olmadığı; bu baskıların ISBN numarası aynı olmakla beraber içerik olarak sınavlara hazırlık kitapları olduğu için her yıl değiştirildiği; içeriklerinin aynı kabul edilerek hiçbir incelemeye tabi tutulmadan geçmişe yönelik genelleme yapılması ve davaya konu edilmesinin yanlış olduğu; bilirkişi raporunda alıntı oranı belirlenirken, davacının şikayet dilekçesinde belirttiği alıntı yapıldığı iddia edilen tablonun esas alınarak, hangilerinin doğru olduğunun belirlenmesi gerekirken böyle bir incelemeye tabi tutulmadan takriben bir alıntı oranı belirlendiği; üstelik bilirkişi raporunun kendi içinde tutarsızlık arz ettiği; şöyle ki 1. ek bilirkişi raporunun 4. ve 5. sayfalarındaki tabloda kitaplarla ilgili alıntı oranı ile aynı raporun 9. sayfasındaki alıntı oranlarının farklı olduğunu, alıntı oranlarının da yanlış hesaplandığını, alıntı oranının belirlenmesinde takribi bir oran belirleme yerine, tüm iddia edilen alıntıların birebir karşılaştırılarak nüsha üzerinde belirtilmesi gerektiği; bu sayede davacı tarafın iddia ettiği alıntı tablosunda, bilirkişi tarafından hangilerinin kabul edildiği, hangilerinin reddedildiğinin taraflarınca görüleceği; bu sayede bilirkişi raporuna itiraz etme şanslarının olacağı; bilirkişi tarafından, davacının iddia ettiği usulsüz iktibaslar incelenip bir araya toplanarak alıntı oranının belirlenmesi gerekirken takribi bir oran belirlenmesi tazminat hesabında büyük bir yanlışlığa neden olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, muhtemel tecavüzün önlenmesi ve FSEK'e dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tDavacı vekilince, davalı şirket tarafından basılan kitap setinde müvekkiline ait toplam 26 kitaptan usulsüz alıntı yapıldığı, bu şekilde FSEK'ten kaynaklanan mali haklarının ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak, FSEK'in 68. maddesine dayalı maddi tazminat talep edilmekte olup, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2016/226 E.- 2017/164 K. sayılı kararı ile davalı şirket yetkilisinin de aralarında bulunduğu sanıkların, atılı eylem nedeniyle FSEK'in 71/1-3. maddesi uyarınca neticeten 3.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, anılan kararda kesinleşmiştir. <br>\tMahkemece, FSEK'in 68. maddesi uyarınca talep edebileceği maddi tazminatın hesaplanması için kök ve ek rapor alınmış ise de, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporuna karşı davalı tarafça itiraz edilmiş olup, ilk derece mahkemesince bu itirazlar konusunda bir değerlendirilme yapılmamıştır. Öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyette, dava konusu eserlerin ilgili olduğu alanda uzman bir bilirkişi de bulunmamaktadır. Bu nedenle içinde davaya konu eserin yazıldığı alanda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden, tarafların itirazlarını karşılar şekilde bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir. <br>\tBu durum karşısında Dairemizce, davalılar vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 01/12/2022 gün ve 2021/231 Esas - 2022/407 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davalılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davalı Utku Yağlıdereli tarafından yatırılan 80,70 maktu istinaf karar ve ilam harcının ve davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 1.385,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalılara iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/04/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/05/2025\t\t<br> <br><br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc3eaaec311e48ff","SID":"328160d4d0a84459"}}