{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi:Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi <br>Tarihi:22/11/2022<br>Davanın Türü:Cezai şart ( eser sözleşmesi)<br>Karar Yazım T:24/04/2025<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, taraflar arasında imzalanan 22.11.2014 tarihli sözleşmeye göre; davacı şirket tarafından Denizli İli, ... İlçesi ... Mahallesi, ... mevki ... ada ... nolu parsel üzerinde orta gerilim şehir şebekesine bağlı, 600 kWP gücüne sahip güneş enerjili elektrik santrali inşa edilecek ve çalışır durumda teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davacı şirketin sözleşmenin ifası adına öncelikle santralin yapılacağı arazi inceleyip enerji nakil hattı ile ilgili ...’a sunulması gerekli proje hazırlanıp sunulduğu, yine gerekli izinler için başvuru yapıldığı, teknik çizimler hazırlatıldığı, ilgili Belediyeyle görüşülüp imar izni için gerekli çalışmalar yapılarak  projenin Bakanlık onayı için uygun hale getirildiği ve en son sözleşme gereği ... adına Bakanlıktan onay alındığı ve güneş enerjili elektrik santrali inşa aşamasına gelindiği, bu aşamada davalı tarafın hiç bir haklı nedeni olmadan sözleşmeyi feshettiği ve başka bir yüklenici ile inşaat aşamasına başladığı, bu nedenle sözleşmeye göre fesih tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında, davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin ifası amacına yönelik esaslı hiç bir plan ve proje yapmadığı, ... Elektirik Dağıtım A.Ş.’ye, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 5. Bölge Müdürlüğüne, Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı İmar Ve Şehircilik Dairesi Başkanlığına, Aydın Su işleri Bölge Müdürlüğü  ve yine Karayolları  genel müdürlüğüne izin ve  işlemler için yapılan tüm başvuruların davacı şirket tarafından yapılması gerekirken bizzat kendilerince yapıldığı, davacının ekonomik olarak da acz içinde olduğu, işi yapamayacağının anlaşılması ve sözleşme gereklerini yerine getirmemesi nedeni ile haklı bir fesih söz konusu olduğu ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, taraflar arasında kararlaştırılan cezai şartın, dönme/ fesih cezası olduğu, davalı tarafın Karşıyaka 1. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 28/07/2017 tarihli noter ihtarnamesi ile, 22/11/2014 tarihinde taraflarınca akdedilen güneş enerjili elektrik santrali yapımına ilişkin sözleşmenin ilgili maddelerinden doğan tek taraflı fesih hakkını kullanarak, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini davacı tarafa ihtar ettiği, her ne kadar bilirkişi raporu ile de raporun B-C-D-E-F maddelerinde belirtilen işlerin davacı tarafından yapılması gerektiği halde davalı tarafça yapıldığı belirtilmiş ise de,  bir kısmının görüş ve bilgi taleplerine dair cevabi nitelikte müzekkere cevapları olduğu, ...'e yapılan sözleşmeye konu bağlantı izni talebinin davacı tarafça yapılması gerektiği halde davalı tarafça yapılan işlem olduğu, ancak davacının buna karşılık dosyaya sunduğu ve davalı tarafça itiraz edilmeyen e-posta ve telefon yazışmalarına göre, bu konuda tarafların karşılıklı mutabakata vardığının, karşılıklı anlaşmayla bu şekilde hareket edildiğinin anlaşıldığı, yine bilirkişi raporunda belirtildiği gibi ...'ın onayına sunulan projelerin davacı tarafından hazırlandığı, yine mahkemece ve talimat yoluyla dinlenen tanık beyanlarına göre, tanıklardan tarafların her ikisi ile de akrabalığı ya da iş ilişkisi bulunmayan ve projeyi çizen davacı tanığı ...'nin davacının üzerine düşen işleri yaptığına dair beyanı, davalının davacı tarafa ulaşamadığı yönündeki iddiasının ise, yine dosyaya sunulan görüşmelere göre ispatlanamadığı, tarafların sözleşmenin feshedildiği tarihten bir ay öncesine dek irtibat halinde olduğu, davacının davalıya ulaşamadığına dair mail çıktısının bulunduğu göz önüne alındığında, davalı tarafın sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ispat edemediği kanaatine varıldığı, buna göre davacı tarafın sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelini talep edebileceği, davalı tarafın her ne kadar zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, davaya konu cezai şart alacağının eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve TBK 147/6. gereğince 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu,  davalı tarafın sözleşmeyi feshettiği 28/07/2017 tarihinde davaya konu alacak talebinin doğduğu  ve dava tarihine göre henüz zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile, 25.000 Euro cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davalı vekili, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmediği içir sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, mahkemenin teknik bir konuda hukuki yorum yapmasının hatalı olduğu davacı şirket ortağının vefat ettiği için şirketin durumunun da askıda olduğu, ayrıca davacının ödemeden acz içinde olduğu  gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, cezai şart alacağına ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir . <br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı  yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince   esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>V. KARAR<br>1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, <br>2)Alınması gerekli 15.847,92 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 3.965,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 11.882,92 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 24/04/2025 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4e40eca4b4f5e2e","SID":"acca59208a698549"}}