{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1742 <br>KARAR NO\t\t: 2025/627<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16.06.2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/110 E. - 2022/423 K.<br>BİRLEŞEN KARŞIYAKA ATM'NİN 2020/588 E.SAYILI DOSYASINDA;<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 17.04.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17.04.2025<br><br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.06.2022 tarih 2020/110 E. - 2022/423 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye Erkan Erdoğdu tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacılar vekili, 23.04.2017 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, davalı ...'ın maliki olduğu ... plakalı aracın kırmızı ışıkta durmayarak, karşıdan karşıya geçmekte olan davacı ...'ın eşi ve diğer davacıların babası ...'a çarptığını ve ölümüne sebep olduğunu, Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/373 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda çok düşük bir bedel teklif edildiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılar için ayrı ayrı 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının, ayrıca davacı eş için 100.000,00 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 90.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince, davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, davalı işletene karşı açılan dava tefrik edilerek mahkemenin 2020/110 E. sırasına kaydedilmiştir. <br>\tDavacılar vekili 11.05.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, maddi tazminat talebini 12.655,63 TL'ye yükseltmiştir. <br>\tASIL DAVAYA CEVAP\t: Davalı  ... vekili, ceza dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, trafik polisleri tarafından düzenlenen  kaza tespit tutanağında müvekkilinin tali, müteveffanın asli kusurlu olduğunun belirtildiğini,  savcılık aşamasında alınan raporda müvekkilinin ve müteveffanın asli kusurlu olduğunun,  ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda ise müvekkilinin kusursuz, müteveffanın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin hızlı olduğuna dair iddialının doğru olmadığını, kırmızı ışıkta geçmediğini, müteveffanın yaya geçidi olmasına rağmen yaya geçidini kullanmayarak yola fırladığını ve duraktan yolcu olan otobüsün arkasından geçerek yolun sol şeridinde seyreden müvekkilinin aracına çarptığını,  istenilen  tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBİRLEŞEN DAVADA TALEP: Davacılar vekili, müvekkillerinin müteveffa ...'ın çocukları olduğunu, anneleri ...'ın da kaza tarihinden kısa bir süre sonra vefat ettiğini, davacıların hem babalarından kalan miras payına hem de babalarından anneleri ...'a geçen miras payına ilişkin mirasçılıklarına ilişkin olarak bu davayı açtıklarını, asıl davada davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddedildiğini, davalı sigorta şirketi ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, dosyanın ilk derece mahkemesinin 2020/110 E. sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, asıl davanın davalısı ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar için ayrı ayrı 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBİRLEŞEN DAVADA CEVAP : Davalı vekili, davacıların usulüne uygun şekilde başvuru şartını yerine getirmediklerini, dava tarihinden itibaren faizin talep edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, ceza dosyasında talimat yoluyla alınan 06.05.2019 tarihli bilirkişi heyet raporundaki “her iki tarafın eşdeğer kusurlu olduğu” yönündeki kusur değerlendirmesinin hükme esas alındığı, ceza dosyasında verilen kararın 17.12.2020 tarihinde kesinleştiği; ilk derece mahkemesince alınan kusur raporunda davalı sürücünün 2918 Sayılı KTK'nın trafik işaretlerine uyma başlıklı 47. maddesinin c bendine ve aynı kanunun hız kuralları başlıklı 52. maddesine muhalefet ettiği, muris yayanın ise trafik  ışıklı yaya geçidinden geçmediği, soldan gelen araç trafiğini yeterince kontrol etmeden platforma girdiği ve karşıya geçmeye çalıştığı, tarafların kazanın meydana gelmesinde eşit derecede etken olduklarının tespit edildiği, davacıların eş ... ile babasının vefat tarihinde 44 yaşında olan kızı ... ve 49 yaşında olan kızı ... olduğu, yerleşik uygulaya göre, yüksek öğrenim görme durumu bulunmayan halde, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak, davacılardan ... ve ...’ın babalarının vefatı nedeniyle kendileri için destek zararı hesap edilmediği, destek zararının davacı eş ... için hesaplanarak mirasçıları olan çocukları arasında paylaştırılması gerektiği, davacı ... için eşinin vefatı nedeniyle, kendi vefat tarihine kadar geçen sürede 12.655,63 TL destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığının tespit edildiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davalar yönünden davacılar ..., ... ve ...’ın kendileri yönünden açmış oldukları maddi tazminat davalarının reddine, davacı ...’ın maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 6.327,81 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ..., .... ve ...’a miras hisseleri oranında verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine; Davacı ...'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı eş ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak mirasçılar ..., ... ve ...’a miras hisseleri oranında verilmesine, Davacılar ... ve ...'ın manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne, 35.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacılar ... ve ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, müvekkilleri ..., ... ve ... adına açılan maddi tazminat davalarının reddedilmesinin hatalı olduğunu, 05.10.2021 tarihli sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağında müteveffanın eşi ve kızı ... ile birlikte yaşadığının tespit edildiğini, müvekkili ...'ın hiç evlenmediğini, baba evinde yaşadığını, babası vefat edene kadar, müteveffanın desteği ile yaşamını sürdürdüğünü, müvekkili ...'ın ise eşinden boşandığını, her ne kadar olasılık dahilinde kız çocuklarının 25 yaşına kadar evleneceği dikkate alınarak hesaplama yapılsa da, gerçeğin olasılıklara üstünlüğü ilkesi gereğince somut olayda yer alan gerçek dikkate alınarak bir hesaplama yapılması gerektiğini, müteveffanın gelir durumunun bilirkişi tarafından dosya içerisinde yer alan 05.10.2021 tarihli \"sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağı\" dikkate alınmadan sadece asgari ücret üzerinden tespit edildiğini, sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağında müteveffanın aylık gelirinin toplam 11.800,00 TL olarak tespit edildiğini, hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesine ve maddi tazminata bir itirazlarının bulunmadığını, ancak hükmedilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, müteveffa 72 yaşında iken kazanın gerçekleştiğini, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek manevi tazminat yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Asıl ve birleşen dava, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacılar vekili, davacı ...'ın hiç evlenmediğini ve müteveffanın desteği ile yaşamını sürdürdüğünü, davacı ...'ın ise eşinden boşandığını, bu nedenle müteveffa babalarının desteğinden yoksun kaldıklarını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; destekten yoksun kalma tazminatının hesabında aktüerya alanında uzman bilirkişiden alınacak raporda, davacının destekten yoksun kalacağı sürenin, yaşın, okuldaki eğitim durumunun, içinde yaşadığı sosyal ve ekonomik koşulların değerlendirilerek, ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacak ise öğreniminin sona erdiği tarih, yapamayacak ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın, yüksek okul okuyor olması ya da okuması ihtimali bulunması durumunda 25 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü ile hesaplama yapılması gerekmektedir. (Yargıtay HGK 10.06.2015 tarih 2013/17-2343 E. 2015/1534 K, 17. HD 09.04.2015 tarih 2013/17627 E. - 2015/5572 K.) İlk derece mahkemesince davacılar ... ve ... yönünden maddi tazminat davalarının reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davacılar vekilinin bu istinaf sebebi yerinde değildir.<br>\tDavacılar vekili,  aktüerya bilirkişi raporunda müteveffanın gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplamaya dahil edilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında müteveffanın gelirinin daha yüksek olduğu yönünde somut bir delil bulunmadığı gözetilerek bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. <br>\tDavacılar vekili ve davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazlarına gelince; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan  kişinin  çektiği  acıyı,  duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı) Somut olayda davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuştur. Bu nedenle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Asıl ve birleşen davada davacılar vekili ve  asıl davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Asıl ve birleşen davada davacılar yönünden istinaf karar harcı olan (615,40x2) 1.230,80 TL'den peşin alınan 564,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 665,90 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Asıl davada davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 7.514,10 TL'den peşin alınan 1.986,59 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.527,51 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b67ca9a9907706d4","SID":"b4c53b6da0167f9d"}}