{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1753 <br>KARAR NO\t\t: 2025/655<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/68 Esas - 2022/699 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ \t: 24/04/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 24/04/2025 <br>             <br>\tİzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/07/2022 tarih 2022/68 Esas 2022/699 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ...<br> tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın  karıştığı trafik kazası neticesinde araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, davalının oluşan zararından sorumlu olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılmadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 500,00-TL hasar ve 50,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 100,00-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında  tazminat talebini 11.305,09-TL olarak artırmıştır.<br>CEVAP : Davalı vekili, mahkemenin yetkili olmadığını,  kazaya karışan aracın davalı nezdinde ZMMS trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, davalının sigortalı sürücünün kusuru oranında poliçe limiti kadar sorumlu olacağını,  kuzur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini, başvuru üzerine davacıya 7.739,02-TL hasar ve 3.629,00-TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, reel piyasaya göre yapılması gerektiğinin usul ve  yasaya aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu kazada sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan işbu davanın reddinin gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketi tarafından KZMMS trafik sigortası ile sigortalı araç ile davacı sevk ve idaresindeki ve ona ait aracın karıştığı trafik kazasında   davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya ait araçta kaza nedeniyle yedek parça, işçilik ve KDV dahil 13.931,51-TL hasar ile aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark üzerinden 9.150,00-TL değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından, dava tarihinden önce 25.10.2021 tarihinde 7.597,42-TL hasar, 11.01.2022 tarihinde ise 3.629,00-TL değer kaybı bedeli ödemesi yapılmış olduğundan davacının bakiye hasar zararının 6.334,09-TL değer kaybı zararının ise 5.521,00-TL olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı,  davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan bakiye hasar zararından ve bakiye değer kaybından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 31.12.2021 tarihinde temerrüde düştüğü,  zarar veren araç ticari nitelikte olmayıp haksız eylemin de ticari iş niteliği taşımamasına göre temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği, ekspertiz ücretinin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, belirtilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, başvuruya konu araç onarım görmüş olduğundan bakiye taleplerin reddinin gerektiğini, uyuşmazlığa konu aracın taraflarca varılan mutabakat sonucunda layığıyla onarıldığını, hal böyleyken araç onarım gördükten yaklaşık bir sene sonra araç onarım görmemiş gibi ve bu süre zarfında hiç araç onarılmamış gibi araçta meydana gelen hasarın tazmini için başvuruda bulunulamayacağını, bilirkişi raporunun eksik inceleme neticesinde hazırlandığını, hükme esas alınamayacağını, parça tedarik indirimi yapılması gerektiğini, işçilik bedelinin fahiş olduğunu, bakiye bedel bulunmadığını, davacı açısından sebepsiz zenginleşmeye mahal vereceğini, belirterek; kararın kaldırılması talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile araçta oluşan hasar ve değer kaybı zararının ZMMS poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın  kabulüne, karar verilmiştir.<br>1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>2.\tToplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar ve değer kaybı tazminatına hak kazanmasınına, kusur, hasarın ve değer kaybının olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına, (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. - 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. - 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. - 2016/4229 K.,17.03.2014 tarih 2014/4531 E. - 2014/3704 K.) gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.),  değer kaybı tazminatının aracın kaza tarihindeki el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değeri arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesine, aracın hasarlı ve hasarsız ikinci el bedelinin piyasa rayiçlerine göre tespit edilmesine,  zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, sigortacının davadan önce ödediği bedelin tazminattan mahsup edilmesine, bakiye hasar bedelin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 809,82-TL'den peşin alınan 202,50-TL'nin mahsubu ile bakiye 607,32-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 24/04/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35a704a3a51270f8","SID":"e43694077f273fb2"}}