{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2024/640 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2025/344<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/02/2024<br>ESAS-KARAR NO\t: 2024/77 E -  2024/178 K<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 24/03/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 22/04/2025<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/57753 Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo takibi ve 2022/57752 Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, davalının tefecilik eylemleri kapsamında müvekkilinin oğluna toplam 450.500,00 TL para gönderdiğini, gönderilen para karşılığında baskı uygulayarak teminat talep ettiğini, müvekkilinin baskılar nedeniyle takibe konu senedi ve ipoteği verdiğini, alınan paranın fazlasıyla ödenmesine rağmen davalının belirtilen icra takiplerini başlattığını, davalının tefecilik suçundan yargılandığını ve mahkum edildiğini belirterek müvekkilinin takipler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere göre, davacının dava açılmadan arabuluculuğa başvurmadığı, davalının bu hususa muvafakatinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek menfi tespit davasında arabuluculuğun dava şartı olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yapılan yasal değişiklikle menfi tespit davasının arabuluculuğa tabi tutulduğunu, kanunun amir hükmüne karşı istinaf yoluna başvuru yapılması nedeniyle HMK 351.maddesi yollaması ile 329/1 ve 329/2 maddelerine göre vekalet ücreti ve disiplin para cezasına karar verilmesini istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, menfi tespit davasının arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>             28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 de \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" denilmiştir. Söz konus 7445 sayılı  kanununun 43/1-a maddesi gereğince 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, iş bu dava ise 12/01/2024 tarihinde açılmıştır. <br>6325 Sayılı Kanunun 18/A.2 maddesinde de, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması durumunda bir işlem yapılmaksızın  davanın usulden reddine karar verilir düzenlemesi bulunmaktadır. <br>Bu yasal düzenlemeler uyarınca, 01/09/2023 tarihine kadar açılan menfi tespit istemli davalar arabuluculuk dava şartına bağlı değil iken  7445 sayılı  kanununun  yürürlüğe girmesi ile  6102 sayılı TTTK 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan menfi tespit davalarında arabuluculuk zorunlu hale getirilmiş, dava şartı  olarak düzenlenmiştir.  <br>Somut olayda davacı vekili tarafından menfi tespit istemli eldeki davanın arabuluculuğa başvurulmadan açıldığı, davadan sonra 18/01/2024 tarihinde arabuluculuğa başvuru yapıldığı ve arabuluculuk son tutanağının 22/01/2024 tarihinde düzenlendiği, 6325 sayılı Kanunun m.18/A.2 maddesi gereğince, arabuluculuk dava şartının davadan önce yerine getirilmemiş olduğu, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>HMK’nın 351/1  maddesinde \"İstinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa, bölge adliye mahkemesince, 329 uncu madde hükümleri uygulanır.\" hükmü bulunmaktadır.<br>HMK 329.maddesinde ise;(1) Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece takdir olunur. (2) Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.\" hükmü bulunmaktadır. <br><br>Her ne kadar davalı, davacı aleyhine kötüniyetli istinaf iddiası ile vekalet ücreti ve disiplin cezasına hükmedilmesini talep etmiş ise de, davacının istinaf başvurusunun kötüniyetli olduğuna dair delil bulunmadığı, istinaf başvurusunun haksız olmasının kötüniyetli olduğu sonucunu doğurmayacağı, istinaf başvurusunun yasal hakkın kullanılması kapsamında olduğunu anlaşılmakla şartları oluşmayan talep yerinde görülmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 24/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.       <br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e39b28938f7f1f6","SID":"c8c932b3f49a618e"}}