{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2025/736 <br>KARAR NO: 2025/832<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/02/2025<br>ESAS NO: 2022/725<br>KARAR NO: 2025/138<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/04/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:30/04/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2025 tarih ve 2022/725 Esas 2025/138 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından her ne kadar toplamda 600.000,00 Euro bedelli senetler icraya konulmuşsa da, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığı gibi takibe konu senetlerin bilgisayar ortamında hazırlandığını, senetler altında yer alan imzaların da müvekkiline ait olmadığını, buna ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının müvekkilinin ...Limited Şirketi'ndeki hisselerinin bir kısmını satın almak istediğini ve karşılıklı olarak anlaşma sağladıklarını, müvekkili ile davalı arasındaki anlaşmaya göre, müvekkilinin 1.800.000,00-TL karşılığında şirketteki hissesinin %5'ini de kızı ...'ya devrettiğini, davalının müvekkiline ait şirket hisselerinin bedelini banka kanalıyla kendi hesabı ve yine yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti hesabından müvekkilinin hesabına gönderdiğini, ancak davalı banka açıklamasına \"şirket hisse bedeli\" yazmak yerine \"emanet\" açıklamasıyla gönderilen paranın aslında \"şirket hisse bedeli\" olduğuna dair davalının yazılı beyanını aldığını, davalının kötüniyetli hareket ederek müvekkilinin şirket hisseleri için ödediği paraları, şirket hisselerinin devrinden sonra tekrar geri alabilmek için mahkemeleri yanıltmak amacıyla hareket ettiğini ve böylece müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet vererek haksız çıkar sağlamak niyetinde olduğunun açıkça ortada olduğunu, davalının takibe koymuş olduğu 300.000 Euro bedelli senedin ödeme günü başlığı altında 10/06/2022 tarihinin yazılı olduğu, senet metninde ise 10/04/2022 tarihinin yer aldığının görüldüğünü, böylece söz konusu senedin çift vade içermesi nedeniyle kambiyo senedi vasfı taşımadığını ve müvekkilinin haksız takibe maruz kaldığını bildirerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile sahte imzalara dayalı senetlerin dayanak yapıldığı Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibin iptaline, takibe konu her iki senet metni altındaki imzaların müvekkiline ait olmaması ve ayrıca 300.000 Euro Bedelli senetlerden birine, 10/06/2022 ve 10/04/2022 ödeme günü olmak şartıyla iki farklı ödeme tarihinin bulunduğu senedin çift vade taşıması ve nitekim kambiyo vasfına haiz olmaması nedeniyle takibin ve senetlerin iptaline karar verilmesini, ayrıca davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br>Takibe konu bono üzerindeki imzanın davacıya ait olup, imzaya ilişkin itirazların reddi gerektiğini, müvekkilini kötü niyetli olmakla suçlamaya çalışan davacının asıl kendisinin kötü niyetli olduğunu, davacı borçlunun senetler üzerindeki metinlerden de anlaşılacağı üzere nakit borç aldığını ve almış olduğu bu borcu müvekkilinin gözünün önünde ve bizatihi kendi bilgisayarından sıralı olarak düzenleyip imzaladığını, müvekkilinin vermiş olduğu nakit para karşılığında almış olduğu sıralı senetler vasıtasıyla kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını kullanmak istediğini, kaldı ki, senet metninden paranın nakden verildiğinin de anlaşıldığını, kambiyo senedine dayalı alacağa karşı açılan menfi tespit davalarında ispat yükünün davacı borçluda olduğunu bildirerek haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve kötüniyetli davanın reddine ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Somut olayda, Mahkememizin 22/05/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2023/1167 E., 2023/1077 K. sayılı ilamı ile takibin iptaline karar verildiğinden takibin haksız olduğu hususu kesinleştiğinden  İİK'nun 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmemesi gerektiği kanaatine varılmıştır. 1-Davanın REDDİNE,2-İİK'nun 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmemesine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; takibe ve davaya konu edilen her iki senette de bono veya emre yazıl senet ibaresi olmadığının ayrıca 10/06/2022 vade tarihli senette çift vade olması nedeniyle her iki senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığının açık olduğunu, dava konusu bonolar unsurlarını taşımadığından kambiyo senedi vasfına haiz değil ise de davacının imzaladığı tespit edilen adi yazılı belgeler niteliğinde olduğunu, davacının senet nedeniyle borçlu olmadığının yazılı delille ispat yükümlü olduğunun sabit olduğunu, yerel mahkemenin davalarının reddine karar verilmesindeki gerekçe ile usule, yasa ve hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece ispat yükünün yanlış tayin edilmek suretiyle davalarının reddine karar verildiğini, huzurdaki davanın ikame edildiği tarih itibariyle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının derdest olduğunu , huzurdaki somut uyuşmazlık yönünde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2023/1167 Esas, 2023/1077 Karar sayılı ilamı ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı  takibin iptaline karar verildiğinin görüleceğini, yerel mahkemenin red gerekçesinden yapılabilecek en temel çıkarımın menfi tespit davası ile iptali istenen takibe dayanak belgelerin kambiyo vasfı taşımaması durumunda dahi ispat yükünün davacı borçluda olduğu hususunun açık olduğunu, mahkemece iki ayı vade sebebiyle kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, bononun üzerindeki tarih ve imzanın davacının murisine ait olduğundan bononun yazılı delil başlangıç olarak kabul edilmesi gerektiğini, imzanın davacının murisine ait olduğundan davacıya da  bağlandığını, beyaza imza atanın bunun sonuçları ile bağlı olduğu ve tanık beyanlarının bir arada değerlendirildiğinde davalının üzerine düşen ispat yükünü yerine getirdiğini, başka bir anlatımla ispat yükünün belirtilen nedenlerle davacı tarafa döndüğünü ve artık borçlu bulunmadığının ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davanın davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verildiğini hükmün davacı vekili tarafından temyiz edildiğini, davanın kambiyo senetlerine mahsul takip nedeniyle takibe konu bononun kambiyo vasfında olmamasından dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu, davalarına konu olaydaki senetleri de kambiyo vasfına haiz olmadığının aşikar olduğunu, asla kabul etmemekle birlikte bir an için dahi aksini düşünecek olurlarsa eldeki senedin kambiyo vasfına haiz olmadığını bilen kötü niyetli senet lehtarının kambiyo takibine mahsus haciz yolu ile icra takibine girişmesi durumunda borçlu görünen kişini her ne kadar takip hukuku çerçevesinde dar yetkili icra hukuk mahkemeleri nezdinde takibi iptal ettirirse dahi borçlu olmadığını talep eder menfi tespit davasını ikame etmesi  durumunda ispat yükünün kendi üzerinde olmasının TMK madde 2 ye halel getireceğini, dilekçelerinin 3. Sayfasında belirtildiği üzere gerek huzurdaki dava dosyalarına sunulan cevap dilekçesi, gerekse de taraflar arasındaki diğer hukuk dosyaları ile soruşturma dosyalarının davalının vekilinin marifetiyle sunmuş olduğu dilekçelerde açıkça takibe konu bonolar üzerindeki imzaların bizzat müvekkilinin gözü önünde davacı borçlu tarafında kendisine ait bilgisayar marifeti ile düzenlenip imzalandığı için davacının el ürünüdür şeklinde ifadelerin mevcut olduğunu, yerel mahkemece ispat yükünün taraflarınca yüklenmişse de davalının bizzat kendi ifadelerine göre söz konusu senetleri müvekkilinin davalının gözleri önünde hazırlanarak imzalandığını, müvekkilinin imzasının hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğine ilişkin iddialarının mevcut iken bilgisayar ortamında oluşturulduğu sabit olan senetlerin oluşturulma biçimine ilişkin rapor aldırılması gereken salt imzaya dayalı rapor aldırılmasının eksik inceleme sonucu karar verilmesine mahal verdiğini, kambiyo vasfına haiz olmayan senette dahi davalı lehtarın beyanları ile ispat yükünü kendi üzerine almasının mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle öncelikle müreffa taleplerinin kabulü ile duruşma gün saatinin taraflarına tebliğine karar verilmesini, istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme ilamının kaldırılmasını, davalarının kabulünü, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dosyanın yeniden inceleme yapılmak hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamında toplanan belge ve delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, mahkemece yargılama sürecinde İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden aldırılan heyet bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelere, somut olayda davacının bir kısım taleplerinin (Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasındaki takibin iptali ve asıl alacağın işlemiş faizinin tahsili isteminin) Kayseri 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 15.06.2023 tarih ve 2022/443 E.- 2023/355 K. sayılı kararı'nın istinafı üzerine  Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 07.09.2023 tarih ve 2023/1167 E.-2024/4639 K. Sayılı kesinleşen (takibin iptali) kararı ile karara bağlandığının anlaşılmasına, mahkemenin kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre davanın reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davacı vekilince yapılan ve yukarıda yazılı istinaf itirazlarının tümünün yerinde olmadığı görülmüştür.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 11/02/2025 tarih ve 2022/725E. - 2025/138K.Sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, \t\t <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın  taraflara tebliğinden itibarin iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.  24/04/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d67b255033321e2","SID":"74497cdee051a37d"}}