{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>KARAR TARİHİ\t: 30/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t\t: ........ <br>VEKİLLERİ\t\t: Av.....Av.....<br>DAVALI\t\t: 1- ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVALI\t\t: 2- ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVALI\t\t: 3- ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVALI\t\t: 4- ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av......<br>DAVALILAR \t: 5- ........  <br>\t\t\t6- ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVA İHBAR OLUNAN\t: ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVA\t\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 30/04/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/04/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 04.08.2022 tarihinde davalı İbrahim <br>Küçükdemir’in sevk ve idaresindeki ........ plakalı ve buna takılı ... plakalı yarı <br>römork ile ........ idaresindeki ... plakalı aracın kaza yaptığı, müvekkilinin ... <br>plakalı aracı içeresinde yolcu olarak bulunduğunu, kazada müvekkilinin yaralandığını, İbrahim <br>Küçükdemir’in sevk ve idaresindeki ........ plakalı ve buna takılı ... plakalı aracın <br>asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketlerine yapılan başvuruda herhangi bir ödeme <br>yapılmadığını, arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığını, ........ plakalı ve <br>buna takılı ... plakalı aracın ........   Limited Şirketi’ne ait olduğunu, ... plakalı aracın ........  Ltd. Şti.’ye ait olduğunu, fazlaya ilişkin <br>hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin yaralanması nedeniyle şimdilik sürekli işgöremezliği <br>için 10,00 TL, geçici işgöremezliği için 10,00 TL, faturalandırılabilen ve faturalandırılamayan <br>tedavi gideri için 10,00 TL ve bakıcı gideri için 10,00 TL olmak üzere toplam 40,00 TL ve <br>100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans <br>faiz oranı ile davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerine <br>bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği,   <br>Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı ........   Ticaret Ltd. Şti. <br> vekili cevap dilekçesinde özetle;<br> ... plakalı aracın müvekkiline ait olduğunu, <br>müvekkiline verilen kusuru kabul etmediklerini, davacının giderlerinin SGK tarafından <br>karşılandığını, davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına <br>karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı ........ A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;<br> ........ <br>plakalı aracın müvekkili tarafından sigortalı olduğunu, davacının müterafik kusurunun dikkate <br>alınması gerektiğini, tedavi gideri, bakıcı gideri geçici işgöremezlik giderinin Sosyal Güvenlik <br>Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin <br>davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı  ........  vekili cevap dilekçesinde özetle;<br> kazada müvekkilinin kusurunun <br>bulunmadığını, kusur ve maluliyetin adli tıp kurumunca tespit edilmesi gerektiğini, davanın reddine, <br>yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği, <br>   <br>Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı  ........ vekili cevap dilekçesinde özetle;<br> kazada müvekkilinin <br>kusurunun bulunmadığını, davacının da müterafik kusurunun bulunduğunu, davacının manevi <br>tazminat talebinin fahiş olduğunu, davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı <br>üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı  ........   <br>Ticaret Limited Şirketi  vekili cevap dilekçesinde özetle;<br> kazada ........’in <br>kusurunun bulunmadığını, davacının da müterafik kusurunun bulunduğunu, davacının manevi <br>tazminat talebinin fahiş olduğunu, davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı <br>üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı ........ A.Ş.  vekili cevap dilekçesinde özetle; <br>müvekkiline eksik evrak ile başvuruda bulunduğunu, davacının müterafik kusurunun dikkate <br>alınması gerektiğini, tedavi gideri, bakıcı gideri geçici işgöremezlik giderinin teminat kapsamında <br>olmadığını, davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına <br>karar verilmesini talep etmiştir.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; \"<br> Davacı vekilinin ıslah dilekçesi nazara alınmak sureti ile; Davacı ........'in  maddi tazminat davasının KABULÜ İLE,<br> Davacının 04/08/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 2.000,00‬ TL kaçınılmaz tedavi gideri zararının, DAVALI ........  ŞİRKETİ ve ........ ANONİM ŞİRKETİ'nden sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 03/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, DAVALILAR ........, ........, ........   SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ve ........  TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nden kaza tarihi olan 04/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN tahsili ile DAVACIYA verilmesine,<br> Davacının geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine,<br>Davacı ........'in  manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;  04/08/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğramış olduğu manevi zararlarını tazmin amacıyla 30.000,00 TL manevi tazminatın DAVALILAR ........, ........, ........   TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ve ........   TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nden kaza tarihi olan 04/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN tahsili ile DAVACIYA verilmesine,  FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE,\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarının manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiğini, müvekkilinin kazanın oluşumunda hiçbir kusurunun bulunmadığını, raporda kalıcı bir maluliyetinin olmadığı cümlesinde herhangi bir yüzde de belirtilmediğini, üç haftalık bir iyileşme süreci öngörüldüğünü, sonrasında kontrol yapılmadığını, bu sebeple bahse konu 06/10/2023 tarihli raporun eksik ve hatalı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın manevi tazminat yönünden kabulünü, vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini dilemiştir.<br>Davalı ........ Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait aracın herhangi bir kusurunun olmadığını, müvekkilinin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını, somut belgeler ile tespiti net olarak yapılmayan tedavi gideri zararının kabulünün hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, avans faize hükmedilmesine de itiraz ettiklerini, mahkeme kararının kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını dilemiştir.<br>Davalı ........ Ltd. Şti. Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın hiçbir maluliyetinin olmadığının tespit edildiğini, kaza sonrası herhangi bir tedavi görmediğini, manevi zararın da oluşmadığını, manevi zararın varlığına ilişkin somut delilin de dosya içerisinde bulunmadığını, manevi tazminata hükmedilmesinin sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını dilemiştir.<br>Davalı ........ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağından 13.60 metre uzunluğunda fren izi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili davalının kullandığı araca ait bir kusurun olmadığını, müvekkili davalıya yüklenen %20 oranında kusuru kabul etmediklerini, davacı tarafın kaza neticesinde maluliyetinin olmadığını, kaza sonrası herhangi bir tedavi görmediğini, manevi bir zararın da oluşmadığını, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava; yaralanmalı trafik kazası sebebiyle geçici, sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı  giderlerine ilişkin maddi ve manevi  tazminat  istemine ilişkindir.<br>1-Davalı tarafın maddi tazminat itirazının incelenmesinde :<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun \"İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar\" başlığı altında düzenlenen 341. Maddesinde;  \"İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.<br>    (2) Miktar veya değeri 28.250 TL'yi (mahkeme karar tarihi itibariyle) geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. <br>    (3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.<br>    (4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 28.250 Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz\" denilmektedir. <br> İstinafa konu edilen 2.000 TL tedavi masrafına  hükmedilmesine yönelik istinaf  karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı (28.250 TL) altına kaldığından,reddolan miktar açısından her iki taraf yönünden de karar kesindir.<br>2-Kusur itirazının incelenmesinde :<br>Müteselsil sorumluluk, (zincirleme sorumluluk, birlikte sorumluluk) sorumluluk hukukunda önemli bir yeri bulunmaktadır. Müteselsil sorumluluk, aynı zararın oluşmasında rolü olan ancak zararın hangi kısmından sorumlu olduğu tespit edilemeyen birden fazla kimsenin, niteliği itibariyle bölünmeye elverişli başka bir deyişle çoğunlukla para ediminden oluşan tazminat ediminin tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu, alacaklı zarar görenin de dilediği sorumludan edimin tamamını veya bir kısmını talep yetkisine sahip olduğu, sorumlulardan biri ödeme yaptığı oranda diğerlerinin de sorumluluktan kurtulduğu bir birlikte sorumluluk türüdür. Sorumlulukta müteselsillik ilkesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda yer verilmiştir. Müteselsil sorumluluk gerek zarardan sorumlu olanların zarar görene karşı sorumluluğunda gerekse zarardan sorumluların birbirlerine rücu ilişkisinde bazı ilkeler getirmiştir. İşte bu ilkeleri bir bütün olarak müteselsil sorumluluk ilkesi olarak kavramlaştırılmıştır.<br>Birden çok kişinin aynı zarara birlikte sebep olmalarından doğan zarar aynı sebebe dayanan zarardır. Müteselsil  sorumluluğu doğuran “aynı sebep” veya “birlikte sebep” kusur olabileceği gibi sözleşme veya kanundan  doğabilir.<br>Müteselsil sorumluluk zarar görene karşı zarardan sorumlu olanların sorumluluğunun kapsamı ve niteliği yönünden kendine has ilkeler getirmiştir. Normal şartlarda bir zarar birden fazla kişinin fiili ve sorumluluğu ile doğuyorsa o kişilerin sorumluluğu kendi fiillerine yada kusurlarına isabet eden zarar miktarından sorumlu olmalarıdır. Ancak haksız fiilden zarar görenin zararını en kısa, en kolay yoldan tazminini sağlamak amacı ile müteselsillik ile kendine has sorumluluk ilkeleri benimsenmiştir.<br>Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde \"Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur\"  düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.<br>Yine 6098 sayılı TBK'nun 61. maddesinde \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır\"  demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır<br>Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. ( YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/7214 E, 2019/2775K-2016/7805 E,2019/3209 K )<br>\tBu bilgiler ışığında somut olayı incelediğimizde; Davacı taraf, dava dilekçesi ve verdiği Islah dilekçelerinde açıkça davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemediğine göre, davacının yolcu olarak bulunduğu davalı araç sürücüsünün de  kusurunun bulunması içinde bulunduğu araç sigortacısı olarak davalının müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.Bu durumda mahkemece; davaya konu kazada davacının kusurlu olmadığı ve zarar gören kusursuz 3. kişi konumunda olduğu talebinde kusur oranından da söz etmediğine göre zararın tümünü talep etmesi B.K.'da öngörülen teselsül kurallarına açık bir şekilde dayandığının kanıtı olduğu (HGK 24.06.1983 gün 1981/533E.-1983/724K) hususları gözetilmek suretiyle, davacı için tazminatın belirlenmesinde herhangi bir kusur indirimi yapılmaması yukarıda belirtilen müteselsil sorumluluk ilkesine uygun olduğundan davalı  vekilinin buna yönelik istinafının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>\t3-Maluliyet itirazının incelenmesinde :<br>\tHaksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından malûliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi esaslı unsurdur.<br>\tBu belirlemenin ise; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/15557 E, 2018/7758 K ), Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine  uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tBuna göre eldeki dosyaya baktığımızdaÇalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği  hükümlerine uygun olarak Necmettin Erbakan   Üniversitesi Adli tıp ana bilim dalı tarafından verilen  heyet raporu düzenlendiğinden ve raporda usul ve yasalara aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin itirazının reddi gerekmiştir.<br>\t4-Manevi tazminat miktarı itirazının incelenmesinde :<br>\tManevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, Manevi zarar; mutlak  hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan  kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze  uğrayan kişi, uğradığı manevi  zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü  mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>\tHâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>\t6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde ; \"Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir\" hükmü düzenlenmiş madde metninden de anlaşıldığı üzere, haksız eylem sonucu bedensel zarar görenin yakınları yararına manevi tazminata karar verilebilmesi için, zarar görenin yaralanmasının ağır bedensel zarar niteliğinde olması gerekmektedir. Ağır bedensel zarar, kanunda tanımlanmamış olup,  yaralanmanın özelliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir edilecektir.<br>\tTüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, Ceza Mahkemesinin kararı kusur durumu  ve  yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde İDM'ince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlanının  Yerinde  OLDUĞU  anlaşılmıştır.<br><br>Bu karara karşı davacı ve davalılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden başvuruların HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden davalı ........'dan alınması gereken 2.185,92 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan toplamda 1.230,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 955,12 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, fazladan yatırılan bir adet istinaf kanun yoluna başvuru harcının (1.683,10 TL) karar kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalıya iadesine,<br>3-İstinaf eden davalı ........ Ltd. Şti'den alınması gereken 2.185,92 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan toplamda 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.570,52 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf eden davalı ........ Ltd. Şti'den alınması gereken 2.185,92 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan toplamda 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.570,52 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br><br>5-Davacı tarafça yatırılan harcın yeterli olduğundan bakiye harç alınmasına yer olmadığına,<br>6-İstinaf aşamasında davacı ve davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, tarafların yokluğunda HMK nun 361.maddesi gereğince, davacı yönünden kararın taraflara tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK, davalılar yönünden KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.30/04/2025<br><br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br>.....<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>.....<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br>.....<br>Katip<br>...<br>e-imzalı <br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f03cb2721bea53a6","SID":"b22599d5856c3ff7"}}