{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1552 <br>KARAR NO:2025/550<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:27/06/2022<br>NUMARASI:2021/414 2022/438<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının, 12.10.2013 vadeli 15.000 TL tutarlı, 25.10.2013 vadeli 20.000 TL, 16.08.2013 vadeli 11.200 TL 13.09.2013 vadeli 5.000 TL 25.11.2013 vadeli 25.000 TL 27.12.2013 vadeli 10.000 TL 28.01.2014 vadeli 20.000 TL 28.12.2013 vadeli 15.000 TL 08.12.2013 vadeli 28.000 TL 20.11.2013 vadeli 15.000 TL 09.11.2013 vadeli 15.000 TL tutarlı bonolar olmak üzere toplam 179.200,00 TL asıl alacak, 26.954,02 TL işlemiş faiz, toplam 206.154,02 TL alacağın tahsili talebi ile müvekkili olan davacı ... aleyhine...Sayılı dosyası ile icra takibi  başlattığını, icra takibine konu senetlerde müvekkil ...'in ciranta olduğunu, takibe konu senetlerde ödememe protestosu  çekilmediğini, davacı ... ile ... arasında herhangi bir ticari ilişki ve borç ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin kambiyo hukuku uyarınca sorumluluğunun da bulunmadığını, icra takibine konu senetlerde zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek ...Sayılı dosyasında müvekkili olan davacının borçlu olmadığının tespitine, zamanaşımı itirazlarının kabulüne, takibin tedbiren durdurulmasına, davalıdan %20 kötü niyet tazminatının tahsiline, masrafların ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; takibe konu bonoların ... tarafından ciro yolu ile müvekkiline verildiğini, vadelerinde ödenmemesi üzerine davacı aleyhine ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emri ve bono suretlerinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ve yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğinden takiplerin kesinleştiğini, kambiyo senedinin zamanaşımına uğradığı, kambiyo hukuku uyarınca sorumluluğu bulunmadığı  iddiasının  da yersiz olduğunu, davacının dava dilekçesinde borçlu olduğunu inkar etmediğini, davacıya ortak iş yapma amacı ile elden verilen paraların karşılığı olarak verilen bonoların vadelerinde ödenmediğini, davacının müvekkili olan davalıyı bugün-yarın diyerek oyalaması neticesinde bir kısım bonoların protesto  edilmediğini ancak söz verilen tarihlerde ödemelerin yapılmaması neticesinde takip yapılmak zorunda  kalındığını, davacının borca ve takibe itiraz etmeyip, aradan geçen 6 yılın sonunda satış işlemlerini durdurmak ve müvekkili olan alacağını temin etmesini engellemek için huzurdaki davayı ikame ettiği, kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddi ile davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davanın KABULÜ ile davacının ... sayılı icra takip dosyasından borçlu olmadığının TESPİTİNE,Davalının kötü niyeti ispatlanamadığından davacının tazminat talebinin reddine,Mahkememizin 16/07/2021 tarihli ara kararı ile verildiği anlaşılan icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususundaki ihtiyati tedbir kararının 6100 Sayılı HMK m.397/2  karar kesinleşinceye kadar devamına,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  takip konusu bonoların davacı ... tarafından ciro yolu ile müvekkiline verildiğini, vadesinde ödenmemesi üzerine de ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emri ve bono suretlerinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ve davacının süresi içinde itiraz etmediğini , kambiyo senetlerine mahsus takip yolunda ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren 5 gün içinde itiraz edilmesi gerektiğini ve davacının bu süre içinde takibe itiraz etmediğini, müvekkili ile davacı borçlu arasında ortak iş yapma amacıyla bir anlaşma sağlandığını ve bu iş için davacıya nakit para verildiğini, müvekkilinin eşi ... ile davacı ...’in uzun yıllardır tanıştıklarını, davacının şirketlerinin kara ve deniz vinç yükleme işleriyle uğraştığını, ancak finansal sıkıntı yaşadığı dönemde müvekkilinin eşinden sermaye talep ettiğini müvekkilinin eşinin yaşı ve sağlık durumu nedeniyle bizzat ilgilenemeyeceğini, ancak eşiyle birlikte iş yapabileceklerini belirttiğini, bunun üzerine müvekkili ile ...’in sözlü olarak anlaştıklarını ve nakit para verildiğini, ancak ortaklığın hayata geçirilemediğini ve müvekkiline şirketlerinden hisse verilmediğini, davaya konu bonoların da dahil olduğu birden fazla bononun ciro yoluyla müvekkiline verildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, davacının sürekli ödeme bahanesiyle müvekkilini oyaladığını davacının mal varlığına haciz konulmasına rağmen 7 yıl boyunca herhangi bir dava açılmadığını ve bu sürenin sonunda açılan işbu davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava,... sayılı dosyasına konu edilen senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti  istemine ilişkindir.Davacı vekili, takibe konu senetlerde ödememe protestosu çekilmediği için kendisine başvuru yapılamayacağını, senetlerin kambiyo hukuku uyarınca zamanaşımına uğradığını, davacı ile davalı arasında ticari ilişki ve borç ilişkisi bulunmadığını beyanla borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.Davalı vekili, senetlerin davacı tarafından ciro edilerek kendisine verildiğini, vadelerinde ödenmediği için icra takibi başlatıldığını, davacının zamanaşımı veya borca itiraz etmediği için takibin kesinleştiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının kötü niyetli olarak menfi tespit davası açtığını savunmuştur. ... sayılı dosyasında,  alacaklının ..., borlunun ... olduğu, 12.10.2013 vadeli 15.000 TL , 25.10.2013 vadeli 20.000 TL  , 16.08.2013 vadeli 11.200 TL ,  13.09.2013 vadeli 5.000 TL, 25.11.2013 vadeli 25.000 TL, 27.12.2013 vadeli 10.000 TL, 28.01.2014 vadeli 20.000 TL, 28.12.2013 vadeli 15.000 TL, 08.12.2013 vadeli 28.000 TL, 20.11.2013 vadeli 15.000 TL, 09.11.2013 vadeli 15.000 TL tutarlı 11 adet bonolara dayalı  olmak üzere toplam 179.200,00 TL asıl alacak, 26.954,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 206.154,02 TL üzerinden 16.03.2015 tarihinde ilamsız  icra takibi  yapıldığı, bonolarda borçlunun ... Lojistik şirketi, lehtarın... şirketi olduğu, lehtar tarafından ciro edildiği, bir kısım bonolarda devam eden ciroların okunamadığı, bir kısmında lehtardan sonra ..., ..., ... cirolarının bulunduğu,   bono asıllarının takip talebine eklenmediği   görülmektedir. Menfi tespit davası borç  ödemeden önce,  borçlu bulunmadığının tespiti için açabilen bir davadır.Menfi tespit davasının açılması için  yasa ile belirlenmiş  bir süre sınırı yoktur.Takibin kesinleşmesi menfi tespit davası açılmasına engel teşkil etmez .Dosya kapsamına göre, ilamsız   icra takibinde dayanak gösterilen 11 adet bonoda   davacı ve davalının ara ciranta oldukları, keşideci ve lehtarın yukarıda belirtilen dava dışı şirketler olduğu  görülmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 778. maddesi yollaması ile bonolar hakkında uygulanması gereken aynı Kanun'un 714. ve 730. maddeleri uyarınca, kabul etmemenin veya ödememenin, kabul etmeme veya ödememe protestosu denilen resmî bir belge ile belirlenmesi zorunludur. Belirli bir günde veya düzenleme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir bonoya dayanarak hamilin lehtara ve cirantalara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin, lehtar ve cirantaları takip edemez. Keşidecinin takip edilebilmesi için ise protesto şartı öngörülmemektedir.Somut olayda , icra takibine konu bonolara ilişkin  keşideciye karşı süresi içinde ödememe protestosu çekilmediği bu nedenle,  bonoya dayalı olarak kambiyo hukukuna göre müracaat hakkını yitiren hamilin,   ancak davacı ile aralarındaki temel ilişkiye dayalı olarak talepte bulunabileceği, senetler  üzerinde davalı ...'in davacı ...'den sonraki   ciranta olduğu ve hamil sıfatıyla ilamsız takip başlattığı anlaşılmaktadır. Hamil davalının  kendisinden önceki ciranta davacıya karşı aradaki temel ilişkiyi kanıtlamak suretiyle alacak talebinde bulunabileceği,  mahkemece, davalının  temel ilişkiye dayalı alacağı bakımından yazılı delil başlangıcı olduğunun kabulü ile ispat yükünün davalıda olduğu gözetilerek, davalının ispat vasıtası olabilecek delil sunmadığı bu nedenle temel ilişkiye dayalı alacağın varlığı ispatlanamadığından davanın kabulüne dair  karar verildiği verilen kararın  dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu  anlaşılmıştır.Davalı  vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2022 tarih 2021/414 E. 2022/438 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.082,38-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 3.520,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.561,78‬-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3c75096d6e2a62a","SID":"b00a9e9fef298a26"}}