{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1004 <br>KARAR NO: 2025/476<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/11/2021<br>NUMARASI: 2020/753 Esas - 2021/981 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davalının İstanbul genelinde reklam afişlerinin sergilendiği bilbordları kiralama işlerine aracılık ettiğini, müvekkilinin de 2019 yılı Aralık ayı tamamında kullanım için Beşiktaş ... Mahallesindeki 50 adet bilbord kiralaması için keşidecisi ... Ltd. Şti. olan 10/10/2020 tarihli 50.000-TL bedelli çeki 24/04/2019 tarihinde davalıya verdiğini; davalının çeki bizzat tahsil ettiğini, fakat davalının edimini ifa etmediğini, 16/12/2019 tarihli ihtarla davalıdan çek bedelinin istenilmesine rağmen davalının iade etmediğini; bu nedenle davalı aleyhine 50.000-TL asıl alacak ve 2.357,88-TL işlemiş faiz olmak üzere 52.357,88-TL alacak için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı ilamsız takibin başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, davaya konu ihtilafın İstanbul 2. AHM'nin 2019/874 esas sayılı  dosyasıyla bağlantılı olduğunu, o davada müvekkil ...'in davacı, davalının da bu davanın davacısı  şirketin yetkilisi ... olduğunu, ...'un müvekkilinden toplamda 351.400-TL ve 65.000-USD borç para aldığını, 301.400-TL ve 65.000-USD'nin tahsili için ... aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, itiraz üzerine takip durduğundan söz konusu davanın 50.000-TL düşülerek 261.500-TL ve 65.000-USD için itirazın iptali davasının açıldığını; müvekkilinin ...'a paraları \"borç\" ve \"borç olarak\" yazarak havale ettiğini; davacının bu borçları ödemesi kapsamında müvekkiline verdiği çekin bedelini de haksız olarak geri istediğini; davacının dava dilekçesinde alacak iddiasını bir çeşit temel ilişkiye dayandırarak müvekkilinin çeki haksız yere tahsil ettiğini öne sürdüğünü, çekin kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiğini; davacının temel ilişkiye dair soyut iddialarını ispat etmesi gerektiğini; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilinin dava sonunda 50.000-TL tutarlı çeki haksız şekilde tahsil  ettiğinin kabulü halinde takas-mahsup itirazlarının olduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, çekin kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren illetten mücerret olduğu; davacının çeki, davalıya reklam panolarını kiralamak için verdiğini ve çekin tahsiline rağmen sözleşme gereklerinin davalı tarafından yerine getirilmediğini ispat edemediği; davalı yargılama sırasında vefat ettiğinden yemin deliline başvurulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine; 09/03/2022 tarihli tavzih kararıyla, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalının bilbord kiralama yükümlülüğü olmadığını savunmadığını, kıymetli evrakın asıl borç ilişkisinin bağlı olduğunun ispatlandığını, müvekkilinin defterlerinde çekin yıllar önce avans olarak verildiğinin kayıtlı olduğunun bilirkişi tarafından belirlendiğini ve davalının edimini yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, aralarındaki sözleşmeye istinaden avans olarak verildiği iddia edilen çek bedelinin davalıya ödenmesine rağmen sözleşmenin ifa edilmediğinden bahisle çek bedelinin tahsili için başlatılmış ilamsız icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. İcra  takip dosyasının incelenmesinde, takip tarihinin 02/01/2020, alacaklının davacı, borçlunun davacı olduğu, 50.000-TL asıl alacak ve 2.357,88-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 52.357,88-TL'nin talep edildiği, takip dayanağı olarak 10/10/2019 keşide tarihli 50.000-TL bedelli lehdarı davacı, keşidecisi dava dışı ... Ltd. Şti. olan çekin gösterildiği, 16/10/2019 tarihli dekonta göre çek bedelinin ödendiği anlaşılmaktadır.  İstanbul 2. AHM'nin 2019874 esas ve 2021/585 karar sayılı dava dosyasında asıl davada davacının eldeki davanın davalısı müteveffa ..., davalının eldeki davanın davacısı olan şirketin temsilcisi ... olduğu; birleşen davada davacının ... ve davalısının ... olduğu;  asıl dava dilekçesinde, davacı ...'in davalı ...'a 351.400-TL ve 65.000-USD borç verdiğini, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında 301.400-TL'sinin ve 65.000-USD'nin talep edildiği ancak davalının takibe itiraz ettiğini, 50.000-TL'nin 26/02/2016, 211.500-TL'nin 01/07/2016 ve 65.000-USD'nin 01/07/2016 tarihli banka havaleleriyle davalıya gönderildiğini, bu davada 261.500-TL ve 65.000-USD için davalının itirazının iptaline karar verilmesini istediği, (şimdilik 39.900-TL'lik kısım için itirazın iptali talebi bulunmadığı); asıl davadaki cevap dilekçesinde davalı ..., davacının kendisine 300.000-TL borçlu olduğunu, aralarında yıllara dayalı reklam baskı-bilbord ticari ilişkisi olduğunu, davacının 2016 yılında ... Ltd. Şti.'nin satışına aracılık işini kendisinin davacıya verdiği parayla yaptığını, bu iş için eşi ...'nin hesabından 10/06/2016 tarihinde 900.000-TL gönderdiğini, bu parayla davacının şirketi satın aldığını ve 2.700.000-TL'ye sattığını, buna ilişkin sunulan whatsapp yazışmalarında müvekkilinin payı olan %80 720.000-TL'nin kabul edildiğini, dekontlarda vergi nedeniyle banka transferlerinde \"borç\" ibaresinin yazıldığını, yani paraların borç için değil iş için verildiğini, 3 yıl sonra ekonomik sıkıntıya düşen davacının haksız olarak takip başlattığını, davacının o miktarda borç verecek ekonomik gücünün olmadığını belirterek, davanın reddini istediği; birleşen davada davacı ... dava dilekçesinde, asıl davadaki cevap dilekçesindeki beyanlarda bulunarak, asıl davacı-birleşen dava davacısı ...'in kendisine karşı başlattığı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istediği; birleşen davadaki cevap dilekçesinde davalı ..., whatsapp yazışmalarını kabul etmediği,  dekontlarla verilen borcun ispat edildiğini belirterek, birleşen davanın reddini istediği; mahkemenin 16/11/2021 tarihli gerekçeli kararıyla, davacı ...'in davalı ...'a açıklamasız 29/12/2015'tarihinde 89.900-TL, 26/02/2016'tarihinde \"borç\" açıklamalı 50.000-TL, 29/02/2016'da  \"borç\" açıklamalı 50.000-TL, 01/07/2016'da  \"borç olarak ...\" açıklamalı 211.500-TL ve 01/07/2016'da  \"borç olarak ...\" açıklamalı 65.000-USD'yi banka havalesiyle gönderdiği, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarını ve birleşen davadaki aynı yöndeki iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline ve birleşen davanın reddine karar verildiği; karara karşı asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı ...'un istinaf yoluna başvurduğu ve inceleme için İstanbul BAM 18. HD'nin 2022/1877 E. sırasında beklediği tespit edilmiştir. Eldeki davada, davacı 10/10/2019 keşide tarihli 50.000-TL bedelli çeki reklam bilbordlarının kiralanmasına aracılık etmesi için davalıya verildiğini, davalının çeki 16/10/2019'da tahsil ettiğini ancak edimini yerine getirmediğinden iadesi için takip başlattığını belirtmiştir. Davalı ise davacı şirketin yetkilisi ...'a yukarıda incelenmiş İstanbul 2. AHM'deki davada taraflar arasında borç ilişkisi olduğunun ortaya konulduğunu, borç nedeniyle verdiği çek bedelini bir çeşit mevcut olmayan temel ilişkiye dayandırarak iade almaya çalıştığını ve çekin kayıtsız şartsız borç ikrarı olduğunu savunmuştur. Çek, bir ödeme aracıdır. Davacının davasını ispat  açısından ya borcunu ödediğini ya da çek bedeli karşılığı hizmeti veya malı almadığını, bu nedenle de çekin bedelsiz kaldığını kesin delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Ancak somut olayda davacı, iddia ettiği davalıyla aralarındaki bilbord kiralamasına aracılık hususundaki sözleşme nedeniyle avans olarak verildiğini ispat edememiştir. Davalının savunmalarına göre, çekin ödeme amaçlı verildiği savunulduğundan ispat yükü davalıya geçmemiştir.Davacının defterlerindeki çek çıkışının davalıya 24/04/2019 tarihinde yapıldığına dair kayıt da  çekin avans olarak verildiğine delil teşkil etmemektedir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda  isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8e6a620a8039441","SID":"0bb7ed4521244cca"}}