{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>....        ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/10/2024<br>ESAS NO\t\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 03/04/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 30/04/2025<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalıdan hamiline ödenmek üzere ... ... ... ... Şubesine ait 15/07/2016 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli ve 22/07/2016 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli çekleri aldığını, davalının çek bedellerini ödeyeceğini beyan etmesi nedeniyle çeklerin bankaya ibraz edilmediğini, davalının ödeme yapmadığını belirterek 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle 150.000,00 TL alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ibraz süresi bitiminden itibaren 3 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacının ticari ilişkinin varlığını ve müvekkilin nasıl zenginleştiğini ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece 26/10/2020 Tarih, 2019/588 Esas, 2020/570 Karar sayılı ilamı ile davalı keşidecisinin sebepsiz zenginleştiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 30/03/2023 Tarih, 2021/177 Esas, 2023/450 Karar sayılı ilamı ile ispat yükünün davacıda olduğu gerekçesiyle hüküm kaldırılmış, kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının önce taraflar arasında ticari ilişki nedeniyle alacaklı olduğunu iddia ettiği, daha sonra alacağın dayanağının elden verilen borç para olduğunu beyan ettiği, davacının bildirdiği tanıkların dinlendiği, tanıkların beyanları ile  davacı  tarafından ileri sürülen çeklerin verilmesine dayanak temel hukuki ilişkinin  tam olarak ispat edilemediği, dinlenen tanıkların bir tanesinin davacının  işçisi, diğerinin yakın akraba olması nedenleri ile tarafsız beyanda bulunmadıkları  ve ayrıca beyanlarda tam olarak çekler ve bedelleri hakkında ayrıntılı bilgi veremedikleri, davacının temel ilişkinin ispatına yönelik başkaca delil sunmadığı, elden borç verildiğine dair beyana konu çek bedellerine konu miktarların yüksek olması nedeni ile bu beyanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tanık beyanları da sabit olduğu üzere taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, davalının yetkilisi olduğu firmanın müvekkilinin yetkilisi olduğu firmanın taşeronluğunu yaptığını, tarafların bu şekilde tanıştığını ve dost olduğunu, davaya konu çeklerin ticari ilişkiden bağımsız olarak elden verilen borç para nedeniyle alındığını, taraflar arasındaki dostluk nedeniyle çeklerin bankaya ibraz edilmediğini, tanıkların açıkça davalının müvekilinden 150.000,00 TL borç para aldığını, karşılığında 2 adet 50.000,00 TL ve 100.000,00 TL bedelli çekleri verdiğini beyan ettiklerini, sunulan delillerle alacağın ispat edildiğini ileri  sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, süresinde bankaya ibraz edilmeyen ve zamanaşımına uğrayan çekler nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, süresinde bankaya ibraz edilmeyen ve zamanaşımına uğrayan çekler nedeniyle alacak  istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dairemizin kaldırma kararında;<br>\"Davaya konu 2 adet çekin yapılan incelemesine göre, ilk çekin ... ... ... İstanbul Şubesine ait 15/07/2016 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli olduğu keşidecisinin davalı olduğu, hamiline düzenlendiği, ikinci çekin aynı banka şubesine ait  22/07/2016 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli olduğu, keşidecisinin davalı olduğu, hamiline düzenlendiği, çeklerin bankaya ibraz edilmediği ve dava tarihi olan 07/11/2019 tarihi itibariyle TTK 814 maddesi uyarınca 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır. <br>6102 sayılı TTK'nın 732.maddesinde;<br>\"(1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar.<br>(2) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir.<br>(3) Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez. <br>(4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Somut olayda, dava konusu çekler süresinde bankaya ibraz edilmemiş ve zamanaşımına uğramıştır. Çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edilmemesi veya zamanaşımına uğraması halinde hamil, ciranta ve keşideciye karşı kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını kaybeder. Yani süresinde ibraz edilmeyen veya zamanaşımına uğrayan çek nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklı haklar yitirilmiş olur. Bu durumda çeke dayalı müracaat hakkını kaybeden hamil alacağına kavuşabilmesi için iki yola başvurabilir. Hamil; ya aralarındaki temel ilişki varsa temel ilişkiye dayanarak çeki devraldığı ciranta veya lehtara başvurarak ve süresinde ibraz edilmeyen zamanaşımına uğrayan çekleri yazılı delil başlangıcı olarak göstermek suretiyle alacağını diğer her türlü delille ispat edebilir ya da arada temel ilişki yoksa TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanarak ve sadece keşideciden alacağını talep edebilir.<br> HMK.nun 33.maddesinde “Hakim Türk Hukukunu re’sen uygular” hükmüne yer verilmiştir. Bu madde uyarınca olayları açıklamak taraflara hukuki niteleme ise hakime aittir. Hakim davacının dava dilekçesinde bildirdiği hukuki sebeple bağlı olmayıp hukuki sebebi kendiliğinden araştırıp bulmakla yükümlüdür. <br>Davacı dava dilekçesinde sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak dava açtığını bildirmiş ise de, dava konusu hamiline yazılı çeklerde davacı hamil olup davalı ise keşidecidir. Davacı, davalı ile aralarında temel ilişki bulunduğunu, ticari ilişki nedeniyle alacaklı olduğunu iddia etmiştir. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğundan davacı ancak  temel ilişkiye dayalı olarak alacak talebinde bulunabilir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 30/05/2016 Tarih,  2016/2429 Esas, 2016/9707 Karar sayılı ilamı). Süresinde ibraz edilmeyen ve zamanaşımına uğrayan çekler yazılı delil başlangıcı olduğundan temel ilişkiye dayalı alacağını davacı her türlü delille ispatlayabilir. O halde davacıya iddiasını ispatlama olanağı tanınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükünde yanılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.\" hususlarına yer verilmiştir. <br>Davacı tanığı olarak beyanda bulunan ... beyanında;\"Bana sormuş olduğunuz davacı benim 28 yıllık çalıştığım iş yerinin patronudur, davalıyı ise geçmiş zamanda iş yapmamız nedeniyle tanırım, davalı bizim şirketin taşeronluğunu yapmıştı, hatırlamadığım bir tarihte davalı davacıdan  ortalama 150.000,00 TL civarında bir borç para almıştır, bu borca karşılık davalı davacıya çekler vermişti, bana sormuş olduğunuz  ve dava dilekçesinde yer alan 100.000,00  TL ve  50.000,00 TL bedelli çeklerin, o çekler olup olmadığını tam olarak bilmiyorum, geçmiş zaman olduğu için net hatırlamıyorum, hatırladığım kadarıyla çeklerin ödeme günü geldiğinde davalı davacıya ibraz etmemesini, çekleri yazdırmamasını istemişti, daha sonrasında  davalının davacıdan aldığı borcu ödeyip ödemediğini, çeklerin tahsil edilip edilmediğini bilmiyorum, aralarındaki uyuşmazlığın son halini tam olarak bilmiyorum\" şeklinde beyanda bulunmuştur. <br>Davacı tanığı ... talimatla alınan beyanında; \"Davacı benim dayımın ortağıdır, kendisini bu nedenle tanırım, aynı zamanda davacının şirketi Ilgın inşaatin alt firması olan ... müşavirlik firmasında çalışmaktayım, davalıyı ise davacının şirketi olan Ilgın inşaatin taşeronu olması nedeniyle tanıyorum, aynı zamanda davalı davacının komşusudur bu nedenle de bir arkadaşlıkları dostlukları vardır, davalı davacıdan kendi şahsına bir borç istemiş tahminimce 2013-2014 yıllarında bu borç istenilmişti, karşılığında biz 2 adet çek aldık, bizden kastım Ilgın inşaat öz dayımın şirketi olduğu için biz diye bahsediyorum, ben devamlı kendilerinin yanındayım, çekin vadesi gelmesine rağmen davacı ... bey iyi niyetine istinaden çekleri yazdırmadı işleme koymadı, o günden bu güne kadar da herhangi bir ödeme yapılmadığı benim bilgim bu kadardır, borç 150.000 TL civarındaydı, bir 100.000 TL birde 50.000 TL şeklindeydi dedi. Borç veren davacı ... Beydi davalının şahsına borç verdiğini söylemişti, finans ve muhasebe tarafında biz durduğumuz için gelen bütün senetler ve çekler merkez kasaya konulur \" şeklinde beyanda bulunmuştur. <br>Dairemiz kaldırma kararında belirtildiği üzere, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek temel ilişkide yazılı delil başlangıcı olup tanık dahil her türlü delille davacı alacağını ispat edebilir. Davacının dinlenen tanıkları beyanlarında açıkça davalının davacıdan 150.000,00 TL borç para aldığını karşılığında 100.000,00 TL ve 50.000,00 TL bedelli iki adet çek verdiğini, çeklerin  bankaya ibraz edilmediğini beyan etmiş olup davacı alacağını ispat ettiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir  durum olmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.   <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/10/2024 tarih ve 2023/317 esas, 2024/598 karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-a)Davanın KABULÜ ile; <br>       150.000,00TL alacağın davalıdan alınarak ile davacıya ödenmesine,<br>\tb)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 10.246,50TL harçtan peşin alınan 2.561,63TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,87TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>\tc)Davacı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tç)Davacı tarafça yapılan 44,40TL başvuru harcı, 2561,63TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.612,43TL harç gideri ile posta, tebligat, müzekkere ve talimat giderinden oluşan 712,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\td)HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>\t\t\tİstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan 278,00TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>8-Karar tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince kesin  olmak üzere 03/04/2025  tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>      <br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c3169f27870580a","SID":"4240a83b92891956"}}