{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2025/731 <br>KARAR NO: 2025/831<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/02/2025<br>ESAS NO: 2022/420<br>KARAR NO: 2025/137<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/04/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:30/04/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2025 tarih ve 2022/420 Esas 2025/137 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait ... plakalı aracın, ...A.Ş.'ye 05.01.2021 tanzim tarihi ve ... mumaralı ... Poliçesiyle sigortalandığı, ... tarihinde aracın lastiğinin patlaması nedeniyle meydana gelen kazaya ilişkin ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğu, sigorta şirketinin talep ettiği belgelerin eksiksiz olarak verilmesine rağmen davalı sigorta şirketinin yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkiline ait araçtaki hasarın kasko poliçesi kapsamında olmasına rağmen davalı sigorta şirket tarafından zararın karşılanmadığını, sigorta poliçesi kapsamında ikame araç temin edilmesi gerekmesine rağmen ikame araç temini yapılmadığını, müvekkiline ait aracın 10.11.2021-12.04.2022 tarihleri arasında tamir süresince kullanılamadığını ve kazanç kaybı oluştuğu belirtilerek, 730.563,57 TL hasar bedelinin, şimdilik 100,00 TL, değer kaybı, 100,00 TL kazanç kaybı, 100,00 TL araçtan yoksun kalma tazminatı ve 100,00 TL ikame araç bedelinden kaynaklanan tazminat bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK  DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: <br>... plakalı aracın .../... nolu ... Poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, ... tarihinde ... Mahallesinde lastiğin patlaması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek çöp konteynerine çarpması sonucunda kazanın meydana geldiğini, daha sonra aracın boş arsadan ana caddeye paralel olan yaya kaldırımı taşları üzerinde ana caddeye çıkarıldığını, cadde üzerinde kazaya sebebiyet vermemek için 900 m. yürütüldüğünün Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve ...'ın ifadelerinden anlaşıldığını, aracın ilk çarpma anında olaşan hasar ile aracın yürütülmesi sonucunda meydana gelen hasarların 1, ve 2. Hasarlar olarak değerlendirildiği,1.hasar maliyetinin 404,138,72 TL, yedek parça, 26.537,65 TL. işçilik + KDV olduğunu, 2. hasarın 153.532,27 TL yedek parça , 2.114,20 TL işçilik + KDV olarak tespit edildiğini, kasko poliçesi Genel Şartlarının “Koruma Önlemleri ve Kurtarma” başlıklı maddesine göre ikinci hasarın ödenmeyeceği, aracın 900 m, yürütülmüş olmasının hasar miktarını artırdığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonrasında \"...Davacının kazanç kaybı ve araçtan yoksun kalma tazminatı talepleri yönünden yapılan incelemede ise ...  plakalı araca ilişkin 06/01/2021-06/01/2022 tarihlerini kapsayan poliçenin 12. Sayfasında yer alan \"Kullanım ve Gelir Kaybı Özel Şartı\" başlıklı düzenlemede kısmi hasar halinde günlük 5- TL  ve poliçe süresi içinde azami 50-TL'ye kadar kullanım veya gelir kaybı taleplerinin teminata dahil olduğu belirtilmiştir. Davacı 100,00-TL kazanç kaybı ve 100,00-TL araçtan yoksun kalma tazminatı talep etmiş olup, davacı şirkete ait kazadan önceki ve sonraki aylara ilişkin gelir beyannamelerine bakıldığında kazanın gerçekletiği kasım ayı matrahının diğer aylardan yüksek olduğu, kaldı ki davaya konu aracın kullanım şeklinin hususi olması nedeni ile davacı şirketin ticari faaliyetleri yönünden ayrıştırılabilir bir kar/zarar hesabı yapılmasının da mümkün olmadığı gözetilerek davacının  kazanç kaybı ve araçtan yoksun kalma tazminatı talepleri yerinde görülmemiştir. Faiz yönünden yapılan incelemede; dava dilekçesinde kaza tarihinden itibaren avans faiz talep  TTK 1427 ve 1446 maddelerine göre yapılacak ihbar tarihinden 45 gün sonra temerrütün oluşacağı, dosya kapsamında Kayseri 13. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalı şirkete 10/01/2022 tarihinde tebliğ olduğu ihbar tarihinden itibaren 45 günlük sürenin sonu olan 25/02/2022 tarihinde sigorta tazminatının muaccel hale geldiği anlaşılmıştır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2019/1075 Esas 2020/1275 Karar sayılı emsal ilamı )Faiz Türü Yönünden; Mutlak ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta ticari faize hükmedilerek aşağıda şekilde karar verilmiştir. ( Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin 2021/1371 Esas 2021/1202 Karar sayılı ilamı aynı yöndedir. ) HMK'nın 305/A maddesinde yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilebileceğinin hüküm altına alındığı eldeki davada ise, 11/02/2025 tarihli duruşma tutanağının hüküm kısmında  \"100,00 TL değer kaybı,  100,00 TL kazanç kaybı, 100,00 TL araçtan yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine\" dair karar verildiği, ancak ıslah dilekçesinde değer kaybı talebinin 150.000,00-TL'ye, kazanç kaybı talebinin ise 7.650,00-TL'ye çıkarıldığı, bu durumda ıslah edilen miktarlar yönünden hüküm tesis edilmediği anlaşılmakla, ıslah dilekçesinde artırılan ve hakkında hüküm tesis edilmeyen talepler yönünden HMK 305/A hükmü gereğince \"149.900,00-TL değer kaybı ile 7.550,00-TL kazanç kaybı tazminatı taleplerinin reddine\" dair fıkra, hükme eklenmek suretiyle karar verilmiştir. 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;  790.885,34-TL hasar bedeli ve 20.000,00-TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam  810.885,34-TL'nin 25/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  100,00 TL değer kaybı,  100,00 TL kazanç kaybı, 100,00 TL araçtan yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine,149.900,00-TL değer kaybı ile 7.550,00-TL kazanç kaybı tazminatı taleplerinin reddine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İş bu kararı taraf vekilleri  süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; davacı  tarafça açılan davada davacının davasının dayandığı maddeleri belirtmediğini, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama esnasında alınan bilirkişi raporlarında müvekkili şirketin hasar dosyasının incelenmeden rapor oluşturulduğunun açıkça belirtildiğini, bu  durumun müvekkili şirketin iskonto incelenmeden rapor oluşturulduğunun açıkça belirtildiğini, davaya konu kasko poliçesinde değer kaybı klozu olmayıp davacı tarafın değer kaybının talebi, kazanç kaybının talebi ve araçtan yoksun kalma nedeniyle tazminat talebinin de yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, bu taleplerinin reddedildiğini, davaya konu poliçede ikame araç ile ilgili olarak poliçede E sınıfı araç belirtilmiş olduğunu, hesaplamanın davacı  tarafın aracına göre değil poliçeye göre yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde tehiri icra talepli olarak yapılan başvurularının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekilinin istinaf başvuru ve istinaf cevap  dilekçesinden özetle; davacı müvekkilinin şirket lehine hükmedilen ikame araç bedelinin düşük hesaplandığını, değer kaybının kazanç kaybı ve araçtan yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddi kararının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, bu kararın bozularak kaldırılması gerektiğini, mahkemece davalı şirket tarafından sunulan kasko süper poliçesinde değer kaybının açıkça güvence altına alınmadığından bahisle teminat dışında kaldığı gerekçesiyle değer kaybı taleplerinin reddine karar verildiğini, kazanç kaybı taleplerinin kabulü gerektiğini, müvekkili şirket lehine araçtan mahrum kalma tazminatına hükmedilmesi gerekmekteyken bu taleplerinin reddinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemece kabul edilen alacak kalemlerine ilişkin faiz başlangıç   tarihi ve faiz türünün kabulünün mümkün olmadığını, mezkur kararın bu yönden bozularak kaldırılması gerektiğini, mahkeme kararında bahsi geçen hususlar dışında hukuka uygun olduğunu  davalı tarafın zaman aşımı iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığını, bilirkişi raporunun hukuka uygun olmadığı yönündeki iddiaları asılsız olduğunu, kaza tespit tutanağı ve hasar hesaplamaları arasında çelişki olduğuna dair iddiaların taraflarınca kabul edilemez olduğunu, sigorta poliçesi kapsamında değer kaybı ve ikame araç bedelinin bulunmadığı yönündeki iddiaların gerçeklik payı bulunmadığını, tüm bu nedenlerle taraflarının istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, davalı şirketin istinaf kanun yoluna başvurusunun reddini, neticeten yerel mahkeme kararının bozularak kaldırılmasını, davalarının tam kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat (hasar, ikame araç, araç mahrumiyeti ve kazanç kaybı, değer kaybı) istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki mevcut delil durumuna ve taraflarca ileri sürülen istinaf sebeplerine, davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davasını açmasına ve  somut olayda kesin ve gerçek zararın bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesinden sonra davacının zamanaşımı süresi içinde ıslahla talebini artırmış olmasına, mahkemece konusunda uzman bilirkişiden hasar ve ikame araç bedeline yönelik alınıp hükme esas alınan ana ve ek raporlardaki tespit ve değerlendirmelere,söz konusu raporların ayrıntılı, bilimsel, taraf ve kanun yolu denetimine elverişli, somut olayın özelliklerine uygun nitelikte olmasına, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre  davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekili ile davalı  taraf vekili tarafından yapılan ve yukarıda yazılı istinaf itirazlarının tamamının reddi gerektiği değerlendirilmiştir. <br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda taraf vekillerince yapılan istinaf itirazları yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek söz konusu istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 11/02/2025 tarih ve 2022/420E - 2025/137K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekili ile davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40' TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf eden davalıdan alınması gerekli olan 55.391,58-TL istinaf karar ve ilam  harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 13.848,00-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 41.543,58-TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerilerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın  taraflara tebliğinden itibarin iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/04/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ad0f8a7f677e976","SID":"f8f5a4bb49a399f0"}}