{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1544 <br>KARAR NO:2025/389<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/06/2022<br>NUMARASI:2017/988 E. - 2022/517 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Alacaklı/davalı tarafın kötü niyetli olduğu, müvekkili şirket tarafından alacaklı/davalı adına, borçlu olduğu ... Sayılı dosyasına 02.06.2017 tarihinde 18.635.00 TL ödeme yapıldığı, ödeme yapılmasına ragmen takip başlatılırken İcra emri ve takip talebi hesabından ödemenin düşülmediği, mahkemece, ... yatırılacak bedelin dava sonuna kadar ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, müvekkili şirket aleyhine ... işçilik alacaklarına dayalı olarak 2008 yılında daya ikame ettiği, İstanbul 9 İş Mahk. 19.04.2011 tarahli kararının kesinleştiği, Alalacaklı/davalı 6.yıl sonra 01.08.2017 tarihinde ...Sayılı dosyasından icra takibi başlattığı, ancak, davalı/alacaklı kötünü niyetli olduğu, çünkü müvekkili şirkete gelen 89/1 ihbarına karşılık, ...'in borçlu olduğu ..., Sayılı dosyasına 02.06.2011 tarihinde 18.635.00 TL yatırıldığı, müvekkili şirket yasalara uygun şekilde haciz ihbarnamesine karşı ödeme yoluna gittiği, yatırılan bedelden davalı/...'in haberi olduğu, ödeme yapılan dosya aleyhine İstanbul 2 ATM 2016/582 E, 2016/584 K Sayılı ilamı ile Menti Tespit davasının reddine karar verildiği, İşbu nedenle Mahkemece,... Sayılı doşya borcunun ödenmesi halinde dava sonuna kadar ... , vekili yada temlik edeceği 3.kişilere ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi talep edildiği, ... Sayılı icra takibi başlatılırken asıl alacağın büyük bir kısmını ... Sayılı dosyasına ödendiğinden faiz hesabınım hatalı olduğu, Yapılan ödemeden alacaklı/davalı taraf açtığı Menfi Tespit davası sebebiyle haberdar olduğu davalı taraf kötü niyetli olduğu,  davacı/borçlu şirket Tüp ve Su perakende satışı yaptığı, Tüm araçların haciz edilmesi yasaklama tehdidi ile karşı karşıya kalması ticaretini olumsuz etkilediği, ... dosya borcuna teminat yatırlması ile Hacizlerin fekki talep edildiği, (Yargıtay 2. HD.2013/19617 E. 2013/28408 K Sayılı İlamı, Yargıtay 12. HD. 2015/8312 E., 2015/18453 K sayılı İlamı ) davalı adına yapılan ödeme dikkatç alındığında dosya borcu 10.000 TL'nı geçmediği, Müvekkili şirketin gerçek borcunun 10.000 TL'sı civarında olduğu, Arz edildiği üzere ... Sayılı dosyasına 18.635 TL ödeme yapıldığı, ödemenin yapıldığı tarih, Ödeme miktarı dikkâte alındığında davalı ...'in asıl alacağı miktar ortaya çıkacağı, Mahkemece tetkik edildiğinde müvekkil şirketin ödediği miktarın düşülmesi ile kalan miktarının 10.000 TL “nı aşmayacağı, olarak toplamda 25.701.39 TL için 02.06.2011 tarihinde 18.635.00 TL ödeme yapıldığı, kalan tutarın 7.066.39 TL olduğu, 1.545.86 TK tahsil harcı, vekalet pulu, vekalet ücret vs. giderleri ile birlikte toplamda 8.612.25 TL borç kaldığı, öncelikle Mahkemece belirtenecek teminat ile İcra Takip dosyasına borç miktarı kadar teminatın yatırılması halinde Mahkeme sonuna kadar icra veznesindeki paranın alacaklıya veya vekiline, veya 3.kişilere ödenmemesi yönünde İİK 72/3 maddesi göre İhtiyati tedbir kararı verilmesine, Davanın kabulüne, Islah hakkı saklı kalmak üzere ... Sayılı dosyasından müvekkili şitketin 32.500 TL borçlu olmadığının tespitine, Yargılatna neticesinde takibin iptaline ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahküm edilmesine, Mahkemecce belirlenecek taminat ve İcra dosya borcunun depo edilmesi ile birlikte hacizlerin fekkine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ... İstanbul 9.İş Mahkemesi 2008/841 E. 2011/263 K sayılı dosyasından İşçilik alacaklarından dolayı ... Ltd Şti'den alacaklı bulunduğu, söz konusu Mahkeme ilamı gerğince lehe hükmedilen alacaklarıtı tahsili amacıyla davacı/borçlu alyhine takip işlemine başlandığı, davacı/borçluya Ödeme emri 03.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emrine karşı yasal süresi içinde her hangi itiraz ve beyanda bulunulmadığı, kesinleşen alacak nedeniyle yasal takip dosyasını borçluya ait tespit edilen araçlarına Kayden haciz işlemi uygulandığı, bu aşamada davacı/borçlu tarafından açılan işbu menfi tespit davasında, davacı taleplerinin yerinde olmadığı, ödeme iddiasının yerinde olmadığı, takip tarihi itibariyle ödeme yapıldığı iddia edilen borç konusu Senet aleyhine Menfi tespit davası açılmış olup, dava hebüz kesinleşmediği, Müvekkili ...Davacı/borçlu firmada 1994 /2008 yılları arasında tüp dağıtım elemanı olarak çalıştığı, söz konusu işyerinden yasal ödemelerinin ödenmemesi üzerine 2008 yılında işten ayrıldığı, yasal haklalrının talep ve tahsili için İsatnbul 9 İş Mahkemesinin 2008/841 E., 2011/263 K sayılı dosyasından toplamda 21.317.61 TL alacak tutarına hükmedildiği, yargılamada, Mahkemece verilen kısa karara müteakip, müvekkilin davacı/borçlu firmaye verdiği teminat senedini, davacı/borçlu firma sahibinin kardeşi ve aynı zanada çalışanı olan ... üzerinden yasal takibe konu ettiği, her ne kadar takibe konu edilen senette 17.500 TL tutarlı olup müvekkil lehine mahkemede hükmedilen alacak meblağı kadar olduğu, Yasal Takipte alacaklı gözüken tarafça Davacı/borçlu firmaya 3.Şahıs sıfatıyla 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmek suretiyle Mahkeme ilamındaki tutarı ( 18.635.00 TL) haczedildiği, dosya ödeme yaparak da müvekkilin alacaklı olduğu tutarı oldu bittiye getirerek 3.şahıs ... üzerinden tahsil edip, tabiri caizse bir cebinden alıp diğer cebine koyarak yok etmeye çalıştığı, müvekkil tarafından söz konusu senede karşı menfi tespit davası açmış ise de teminat senedi olduğundan bedelsizlik iddiasında bulunulduğu, İstanbul 2 ATM 2014/249 E, sayılı dosyasından dava Kabul edildiği,Yargıtay 19. HD. 2015/10137 E sayılı dosyasından senedin yazılı belgeyle ispatı gerekçe gösterilerek karar bozulduğu,Mahkemece 2016582 Esas dosyası ile davanın reddine karar verildiği, Karar Takip tarihi itibariyle kesinleştiği vc Yargıtay aşamasında olduğu, davacı borçlu, müvekkil tarafından başlatılan takipte boelirtilen alacak tutarının mahsup edilmediğinden bahisle kötü niyet iddiasında bulunduğu, Davacı/borçlu her nc kadar ödemenin yasal takip dosyasından düşülmediği  iddiasında bulunmuş ve Menfi tespit davası açmış ise de; Dosya alacaklısı olduğu iddia edilen 3.Şahıs ... aleyhine açılan menfi tespit davasının derdest olması, bu davanın kesinleşmemiş olması gerçeğinde alacak tutarın mahsup editmesinin hayatın olagan akışına uygun olmayacağını da bildiği, Yapılabilecek bir mahsup ile aynı alacak tutarını tekrar talep edilmemesi sonucunu doğuracağı, ve müvekkil aleyhine hak kaybına neden olacağı, davacı/borçlu bu hususu dosyanın Yargıtayda olduğu kesinleşmediği şeklinde ifade ederken mahsup işleminin yapılmayacağını bilmesi de izahtan vareste olduğu, takip tarihi itibariyle derdest olan bir dava nedenivle borç aslına karşı açılan menfi tespit davasının mevcudiyotinde bu dosyaya yapılan ödemenin alacaktan mahsup edilemeyeceği,  davacının kapsamda ödeme nedeniyle borçlu olunmadığının iddia edilmesinin yerinde olmadığı, müvekkili işçi alacaklarından kesinleşen haklarının ödenmesi için yapılan takipte kötü niyet olmadığı, varsa kötü niyetin davacı/borçluda olduğu, davacı/borçlu şirket işçi alacaklarını ödememek için kendilerine 2001 yılında tüm tüp satış elemanlarından işe devam etmek istiyorlarsa vermek zorunda bırakıldıkları, çalışanların işlerini kaybetmemek amacıyla baskı altında boş olarak verilen teminat senedinin tanzim tarihi 02.06.2008 vadesi 01.06.2009 tarihli, damga pulları 2001 tatihli olduğu, tanzim tarihi itibariyle kullanılan damga pulu 2001 tarihli olmasının yasa gereği damga pulu kullanımı 2003 yılı itibariyle kadırıldığı, yasal zorunlu olmamasına rağmen sencde damga pulu yapıştırıldığı, Taraflar arasındaki akde aykırı olarak doldurulup başkaca 3.şahıs üzerinden (şirket yetkilisi ...'in kardeşi ...) yasal takip açtırarak ödemekten kaçınmaktan, İcra dosyasından gönderilen 89/1 ihbarnamesi suretiyle de bir cebinden alıp, bir başka cebine koymaktan başka bir harekette bulunulmayan davacı/borçlunun kötü niyetini gösterdiği, davacı/borçlunun ödeme iddiası Kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için var olduğu ,3. Şahıs yasal takip dosyasına yapılan ödemenin mevcudiyeti dikkate alındığında dahi 02.06.2011 tarihinde yapılan ödeme 18.635.00 TL olduğu, Mahkeme ilamındaki asıl alacak tutarı 21.317.51 TL olduğu, ödeme yapıldığı tarihe kadar işlemiş faizlerin toplamının 7.584.86 TL ile birlikte toplam borcun 28.902.37 TL olduğu dikkate alındığında borcun sona erdiği ve kalmadığı iddialarının hiçbir hukuki mesnetinin olmadığı açıkça anlaşılacağı, yine yapılan hesaplamada BK.100 madde kapsamında faiz ve yargılamaya ilişkin masraflar eklendiğinde, borcun davacı tarafın iddia ettiği meblağın oldukça üzerinde olduğu yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağı, basit olarak kalan borcun 10.267.00 TL'na %9  yasal faiz üzerinden hesaplama yapıldığında dahi takip tarihi itibariyle 5.698. TL faiz icra masrafları, vekalet ücreti eklendiğinde 20.000 TL üzerinde olduğu, bu nedenle davacının borca dair itirazlarının mesneli olmamakla birlikte menfi tespit davasının reddi gerektiği, davacı/borçlu, borcu ödemediği bu nedenle ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığı keza hacizlerin fek edilmesi talebinin incelenmesi İstanbul 24 İcra Hukuk Mahkemesi 2017/707 E. Saylı dosyasında dava açıldığı Mahkemeniz görev alanına girmediğinden davacının bu yöndeki talebinin de reddi gerektiği, belirtilen sebepler ve resen gözetilecek sebepler neticesinde, davacı/borçlunun ödeme iddiasında bulunmakla birlikte konu borç için menfi tespit davası bulunmakta, mahsup işleminin yapılması hak kaybına neden olması bakımından takip ve dava açılış aşamasında hukuken mümkün olmadığın talebin reddine, Hacizlerin fekki talebinin İcra Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiğinden ve bu hususta derdest dava olduğundan reddine karar verilmesi talep  ve beyan edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla;\"Tüm dosya kapsamı ve  bilirkişi  raporu birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Davacı ... Şti tarafından, davalı/alacaklı ... aleyhine açılan ... sayılı takip dosyasına 02/06/2011 tarihinde yapılan 18.635,00-TL ödeminin, ...sayılı takipte tahsilat olarak dikkate alınmadan takip yapıldığı, dolayısıyla takip alacaklısına... sayılı dosyasından 32.500-TL borçlu olunmadığının tespiti talebinde bulunarak iş bu  davanın açıldığı,İstanbul 46 ACM 2018/611 E. 2020/280 K. 14.02.2020 Tarihli Kararınında  sanıklar hakkında ..., ..., ... yönünden ayrı ayrı olmak üzere Açığa İmzanın kötüye kullanılması “ suçundan Eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 209/1 maddesi gereğince  2  ay  15  gün Hapis  Cezası  ile Cezalandırılmasına karar verildiği, İstanbul BAM 18. Ceza Mahkemesince 11/09/2020 tarih 2020/4563 E 2020/3602 K. Sayılı ilamı ile İstinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verildiği ve iş bu kararın kesinleştiği, ... Sayılı dosyası üzerinden ... tarafından ... aleyhine başlatılan Kambiyo takibine konu 17.500 TL bedelli senedin tanzimine ilişkin olarak Senet alacaklısı görünen ... ile... Ltd Şti hissedarı ve yöneticileri olan ... ve ...'in senedin düzenlenmesindeki usulsüzlüklerden dolayı suçlu bulunmaları ve hapis cezası ile cezalandırılmaları karşısında, ... Sayılı dosyasına ... ŞTİ tarafından kasadan yapılan 02.06.2011 tarihindeki 18.635.00 TL'nın Davacı ...'in... ŞTİ'den olan Tazminat alacağına karşılık yapıldığının ve İstanbul 46. ACM nin  2018/611 E. 2020/280 K. 14.02.2020 Tarihinde  verilen  kararının 11/09/2020 tarihinde  kesinleştiği ve ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararı, hukuk mahkemesini de bağlayacağından anılan senet ve icra takibi nedeniyle davalı ...'nin bir borcunun bulunmadığının kabulü gerekeceği hususu tespit ve rapor edildiği, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklindeki gerekçeleri ile,Davacının da davasının REDDİNE,Mahkemenin 30/01/2018 tarihli tedbir kararlarının kaldırılmasına, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu takibe esas mahkeme ilamın alacağının ödendiğini, davanın hatalı bir ceza mahkemesi kararına dayanarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, ceza ve hukuk yargılamasının çelişik kararları olabileceğini, davalının açtığı menfi tespit davasının reddedildiğini, müvekkili şirket ve yetkililerin taraf olmadığı senetten kaynaklı ceza almalarının kanuna aykırı olduğunu, mahkumiyet kararı verilen ceza dosyasında usul ve esas hataları olduğunu, mahkemenin hatalı bir karara dayanarak kendilerini bağlayıcı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davalının imzaladığı ve dava dışı üçüncü kişi ...'e verdiği senedin hukuken geçerli ve aynı zamanda teminat hükümleri içermeyen muteber bir senet olduğunu, davalının iddiasının müvekkili şirkette işe başladığında kendisinden teminat senedi alındığı olduğunu, yazılı delille ispat kuralına aykırı İstanbul 46. Asliye 2018/611 E. sayılı ceza mahkemesi kararının dikkate alınmaması gerektiğini, Ticaret Mahkemesi'nde senetle ispat, yazılı delille ispat hükümlerine sıkı sıkıya bağlı kalındığını, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan menfi tespit davasının en büyük delil olduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararı olan bir konuda senedin geçersizliği yada senedin ilgili olduğu icra dosyasına yapılan ödemenin geçersizliğinin tartışılamayacağını, boşa atılan imzanın anlaşmaya aykırı doldurulup doldurulmadığının yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiğini, ceza yargılamasının HMK hükümlerine göre hareket etmesi gerektiğini, ceza mahkemesinin yargılamaya ara vererek hukuk davası açılması için ilgililere uygun bir süre vererek bir karar çıkmasını bekleyebileceğini, böylelikle hukuk mahkemesinin ceza mahkemesinde uygulandığı gibi serbest delil ilkesi ile değil hukuk usulünde uygulanan istisnalar dışında senede karşı ancak senetle iddiaların ispat edilebileceği ilkesi uyarınca bir karar tesis etmek zorunda olduğunu, bunun sonucu olarak hukuk mahkemesinin vereceği kararın ceza mahkemesini bağlayacağını, müvekkilinin şirket yetkililerinin haksız mahkumiyetine ilişkin BAM ve A.Y. Mahkemesine başvurulduğunu, müvekkili şirket yetkililerinin davalı ve dava dışı üçüncü kişi arasında düzenlenen senet dolayısıyla mahkum edildiğini, kararın kabul edilemeyeceğini, haciz ihbarnamesine karşılık yapılan ödemenin yasal defterlerinde de işçilik alacağı kaydı ile işlendiğini, hukuki olay ve olguların birbirine geçtiğini, müvekkilinin işçilik alacağından kısmen de olsa kurtulduğunu, hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararları karşısında bağımsızlığının söz konusu olduğunu, hukuka aykırı mahkumiyet kararı ile bağlı kalınamayacağını, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu ... sayılı dosyaya karşı İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. ... sayılı İcra Dosyasında takip alacaklısı ... tarafından Takip borçlusu ... Şti aleyhine  İstanbul 9. İş Mahkemesi'nin 2008/841 E. 2011/263 K sayılı mahkeme kararına istinaden   Toplam 41.115.10 TL  alacağın tahsili amacı ile 01/08/2017 tarihinde  ilamlı icra takibi başlatılmıştır. ... sayılı sayılı dosyasında,  takip alacaklısı ... tarafından takip borçlusu ... aleyhine 17.500,00-TL bedelli senede istinaden  10/05/2011 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Davacı ... sayılı dosyasında müvekkili aleyhine gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesine istinaden 02/06/2011 tarihinde 18.635 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek  ... dosyasından borçlu olmadığını ileri sürmektedir.İstanbul 2 ATM nin 2016/582 esas 2016/584 karar sayılı dosyasında ... tarafından ... aleyhine açılan menfi tespit davasının reddine karar verildiği ve kararın yargıtaydan 19 HD nin 2017/813 esas 2017/ 6988 karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği karar düzeltme talebinin reddi ile kararın 09/05/2019ztarihinde kararın kesinleştiği görülmüştür.İstanbul 46 Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/611 esas 2020/280 karar sayılı ilamında, katılanın ... sanıkların ..., ..., ..., suçun açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu olduğu, iddianame ile, şüphelilerden ... ve ...’in yetkilisi olduğu ... LTD ŞTİ şirketin çalışanı olduğunu, işe girerken kendisine boş bir senet imzalattıklarını,  2008 yılında işten ayrıldığını, İşverenler hakkında İstanbul  9  İş  Mahk. 2008/841 E Sayılı  dosyasından Kıdem Tazminatı  ve İhbar  tazminatı  talepli  dava açtığını,  Davanın Müşteki ... lehine sonuçlanması üzerine, ...ve ... boş olarak aldıkları senedi diğer şüpheli ... lehine 02.06.2008 tarih 01.06.2009 vadeli 17.500 TL bedelli olarak doldurduklarını ve şüpheli ...  senedi ... aleyhine... Sayılı dosyasından Kambiyo takibi ile icra takibi başlattığı,sanıklar hakkında TCK’nın 37/1 Maddesi yollaması ile 209/1-2, 53 Md gereğince cezalandırılması iddia ve talep olunduğu, yapılan Yargılama sonucunda, sanık ..., ..., ... yönünden ayrı ayrı olmak üzere Açığa İmzanın kötüye kullanılması “ suçundan cezalandırılmalarına  karar verildiği,  İstanbul BAM 18. Ceza Dairesinin 11/09/2020 tarih 2020/4563 E 2020/3602 K. Sayılı ilamı ile İstinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verildiği ve iş bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine ...sayılı dosyasında ilamlı icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından... sayılı dosyasında müvekkili aleyhine gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesine istinaden 02/06/2011 tarihinde 18.635 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek... dosyasından borçlu olmadığını ileri sürmüş olup, İstanbul 46 Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/611 esas 2020/280 karar sayılı ilamında katılanın ..., sanıkların ..., ..., ... olduğu suçun açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu olduğu, ve sanıkların cezalandırılmasına karar verildiği, ceza mahkemesinde değerlendirilen maddi vakıalar hukuk hakimini bağlayacağından davacının ödeme yaptığını ileri sürdüğü ... sayılı dosyasında takibe konu bonoya ilişkin olarak  açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan ceza verildiği gözetildiğinde davacı tarafından yapılan ödemenin mahsubu talep edilemeyeceğinden davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2022 tarih ve 2017/988 E., 2022/517 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be64fe2f80eb8093","SID":"e5ae2027b2667eb4"}}