{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>KARAR TARİHİ\t: 30/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 10/12/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t\t: ........  <br>VEKİLLERİ\t\t: Av.....Av......<br>DAVALI\t\t: ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 30/04/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/04/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili 16/10/2023 tarihli dilekçesiyle; kendisinin 22/05/2023 tarihinde Ilgın ilçesinde sürücü ve maliki olduğu ........ plakalı aracına ........ Kasko olarak sigortalı ........ plakalı sürücüsü ve maliki olan ........'ın traktörünün çarptığını, ........ plakalı traktörün tam kusurlu olduğunu, aracın tamir ve değişme zararını kendi kaskosunun ödediğini, aracında hasar ve değer kaybı olduğunu, bu kaybın en az 300.000 TL. olduğunu, aracında hasar kaydının bulunmadığını, emsallerine göre değerinin yüksek olduğunu, sigorta şirketine değer kaybı ile ilgili ihtar gönderdiğini tarafına ihtardan sonra sadece 11.253 TL. ödeme yapıldığını, arabuluculuk görüşmesinden sonra da ek olarak 1247 TL. Daha ödeme yapıldığını ancak hasarın çok daha yüksek olduğunu, izah edilen nedenlerle şimdilik belirsiz alacak davası olarak açılan davada 1.000 TL.'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davacı vekili 29/10/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Değer kaybı bedeli  taleplerini 36.500  TL  daha arttırarak  Trafik kaza  sebebiyle Fazla haklar saklı kalmak kaydıyla, 37.500  TL değer kaybı bedelinin, ihtar tarihinden (22/06/2023) işleyecek reeskont faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini; Yargılama giderlerinin davalı şirkete yükletilmesini,  talep ettikleri görülmüştür.<br>........ Şirketi vekilince 13/12/2023 tarihinde mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; belirtilen dava konusu kaza nedeniyle aracın rayiç değer kaybı zararı için belirlenen bedel ödenerek poliçeden kaynaklı sorumluluğunun yerine getirildiğini, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduklarını, taraflarında yapılan ödemenin piyasa koşulları ve hakkaniyet çerçevesinde yapıldığını, davacının haksız taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; \"Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ........ plakalı davalı araç sürücüsü  ........'ın tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 50.000 TL tutarında değer kaybı oluştuğu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme düşüldüğünde, davacının değer kaybı yönünden bakiye alacağının 37.500 TL olduğu, değer kaybından kaynaklı zarardan davalının müteselsilen sorumlu olduğu sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir;<br>Davanın KABULÜ ile; 22/05/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait ........ plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 37.500,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına teminat klozu limiti ile sınırlı olarak,  davalı ........ Şirketinden 01/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,\" hüküm kurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ........ A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararda aleyhe hususları kabul etmediklerini, tutarın fahiş olduğunu, hesaplamanın genel şartlara göre yapılmasını ve diğer sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurduklarını, müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru sonrasına aracın rayiç değer kaybı zararı için bedelin belirlenerek ödendiğini, poliçeden kaynaklı sorumluluğun yerine getirildiğini, yapılan ödemenin piyasa koşulları ve hakkaniyet çerçevesinde yapıldığını, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davacının taleplerinin haksız olduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını, talepleri şeklinde karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını dilemiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 24/05/2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ve inceleme taleplerinin dikkate alınmadığını, düşük değere göre hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda değer kaybı hesabının çok düşük olduğunu, bilirkişinin kaza tarihi itibariyle araç değerini hesapladığını, hesap tarihi olması gerektiğini, bilirkişinin aracın rayiç değerini \"galericiler ile yapılan görüşmeler\" denerek soyut bir gerekçe sunduğunu, aracın hasar alan parçası nedeniyle halen satılamadığını, bilirkişiye aracın bugünkü değerine göre bulduğu rakama göre oranlama ile satabileceklerini, müvekkilinin memur olduğunu, halen aracını satamadığını, mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri şeklinde karar verilmesini dilemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile araçtaki değer kaybı nedeni ile    maddi tazminat  istemine ilişkindir.<br>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.<br> Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait  araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların,  genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir. <br> Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir.<br> Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda  91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. <br> Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) \"KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.\" hükmü mevcuttur. <br> Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.<br> Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır. <br> Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda  düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise  sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.<br> Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin  malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile  zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların  zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde  olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. <br>Bu kapsamda  Davacı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN  nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.<br> Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,hesaplamanın bu yönteme göre yapılmasına VE SİGORTACA YAPILAN 12.500 TL ÖDEMENİN MAHSUP EDİLMESİNE VE YETERSİZ ÖDEMEYE DAYANMASINA, göre itirazlar yersizdir.<br>Bu karara karşı davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden başvuruların HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 2.561,62 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan toplamda 640,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.921,22 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafça yatırılan harcın yeterli olduğundan bakiye harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf aşamasında davacı ve davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (544.000,00  TL) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 30/04/2025<br><br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br>e-imzalı <br>.....<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>.....<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br>.....<br>Katip<br>...<br>e-imzalı <br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f452bc34419677b3","SID":"e67990acc133ccb5"}}