{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1536 <br>KARAR NO:2025/586<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:16/06/2022<br>NUMARASI:2020/138 E. - 2022/94 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının , 9, 35, 36, 41 ve 42 sınıflar başta olmak üzere birçok sınıfta “...” ve “...” ana  unsuru ile birçok tescilli markası mevcut olup, hizmet sektöründe “...” markası ile tüketiciler nezdinde ayırt edicilik ve tanınmışlık kazanmış bir banka olduğunu,Davalının ise, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 5.6.2019 tarihli tescili ve 10.06.2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanı ile, davacının tescilli ve tanınmış ana markası olan “...” ibaresini ticaret unvanının ana unsuru olarak kullanmak sureti ile, “... A.Ş.” unvanı ile kurulduğu öğrenildiğini, ayrıca yapılan , araştırmada davalının ... web sitesi üzerinden faaliyette bulunduğu, ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin ise markasal olarak kullanıldığının tespit edildiğini, Davalının, ... nolu marka tescil başvurusunda bulunduğu, davacı tarafından yapılan yayına itiraz Markalar Dairesi tarafından kabul edilmiş, marka tescil başvurusu - 17.1.2020  tarihinde reddedildiğini, davalının, hukuka aykırı ” kullanımı sonlandırmaması üzerinde, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/174 D. İş nolu dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu, 27.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda “ ... web sitesi üzerinden “...” ibaresi öne çıkartılmak sureti ile yapılan kullanımların; Davacı Banka'ya ait “...” seri markası ile iltibasa sebebiyet verdiği” şeklinde tespitler yapıldığını, Davalının kullanımlarının, davalının iştiraki olduğu ... davacı banka ile karıştırılmasına neden olunduğunu, iltibasın son derece yüksek bir noktaya ulaştığını, Bununla birlikte, iştiraki olduğu ... ile oluşan iltibasın yanında, “...” ibaresinin ticari amaçla kullanımı nedeni ile, ortalama tüketici algısının aynı zamanda, davalı şirketin davacı Banka'nın sigorta sektöründe bir grup şirketi olduğu yönünde geliştiği de göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, Ticaret unvanın markasal olarak kullanımı, kimi hallerde somut olayda olduğu gibi marka hakkına tecavüz oluşturabilmekte ve marka hakkına dayalı talepler ileri sürülebildiğini, tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali doğuracak şekilde markasal kullanımların marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilebileceğini,  Davalının “...” ibaresini öne çıkartmak suretiyle ...  web sitesi üzerinden yaptığı kullanımın, davalı tarafından yapılan kullanımın davacı Banka'ya ait marka ile birebir aynı olması sebebi ile tüketiciler nezdinde çok ciddi boyutlarda iltibasa sebebiyet verdiği, anılan kullanımların marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, Bu nedenlerle; fazlaya dair haklarımız ile tazminat haklarımız saklı kalma üzere, davalı tarafından ... web sitesi üzerinden yapılan; İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/174 D. İş nolu dosyası üzerinden yapılan tespitler kapsamında, iltibasın boyutu ve yargılamada geçecek süre de göz önünde bulundurularak, özellikle marka tescil başvurusu reddedilen şeklindeki kullanım ile, SMK m. 155 de dikkate alınarak “...” ibaresinin öne çıkartılması sureti ile yapılan her türlü kullanımın, gerekirse uygun bir teminat karşılığında yargılama sonuçlanıncaya kadar içerikten çıkarılması yoluyla, bunun mümkün olmaması halinde siteye erişimin engellenmesi yoluyla 'tedbiren durdurulmasına, davalının,davacı banka'nın marka hakkına tecavüz oluşturduğunu tespitine, davalının özellikle marka tescil başvurusu reddedilen şeklindeki kullanımı ile, “...” ibaresinin öne çıkartılması sureti ile yapılan ilgili her türlü kullanımdan men'i ve ref'ine, bu kapsamda ... web sitesindeki söz konusu iiçeriklerin kaldırılmasına ve ... alan adındaki“...\"ibaresinin çıkartılmasına, bu konuda Erişim Sağlayıcılar Birliğinin işlem yapmakla yükümlü tutulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının 2019/13134 başvuru numaralı 11.02.2019 tarih ve \"... ...\" ibareli marka başvurusuna ilişkin Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun red kararının iptali ve marka tesciline karar verilmesi için Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi esas 2020/331 esas dosyası ile dava açıldığını, Davalının ... A.Ş. , ...iştirak olduğunu, ... , 1986 Yılında kurulmuş bir vakıf olup, Vakfın Yönetimi ise tüzüğü gereği; 6643 Sayılı ... Birliği Kanununun 32. Maddesinde , ... Birliğinin (...) merkez teşkilatının uzuvlarından biri olan ... Birliği Merkez Heyeti tarafından yürütüldüğünü, davalının ... BİRLİĞİ'nin iştiraki olan bir kuruluş olup, birliğin  kısaltması olan \"...\" ibaresini kullandığını, 20/07/2004 tarihinden bu yana \"...\" ibaresi ... Birliği adına tescillenmiş olup, belirtilen tarihten beri koruma altında olduğunu,(Başvuru no: ... olan tescil belgesi ), \" ...\" ibaresinin bu tescilden çok öncesinden 1961 yılından buyana ... BİRLİĞİ tarafından kullanıldığını, “...” İBARESİ ÜZERİNDE ... VE İŞTİRAKİ OLAN MÜVEKKİL ŞİRKETİN ÖNCEYE DAYALI GERÇEK HAK SAHİPLİĞİ bulunduğunu, SMK nun 6/3 maddesi uyarınca; markayı yaratarak, o marka üzerinde tescilden önce hak elde eden marka sahibine üstünlük tanındığını, Ayrıca davaya mesnet gösterilen, içinde “...” sözcüğü bulunan markaların, davacının markaları ile iltibas veya karıştırılma ihtimali bulunması da söz konusu olmadığını, markalar arasında 6/1 anlamında benzerlik söz konusu olmadığını, Davalının ... Birliği Yardımlaşma Sandığı üyelerinin hak ve menfaatlerini ön planda tutarak, eczacılık mesleğine ... Paket poliçeleri, Bireysel Emeklilik sigortalarının yanı sıra sağlıktan kasko ve trafik sigortasına; konut, işyeri, DASK sigortalarından sorumluluk  sigortalarına kadar çok sayıda ürün ile sektörün lider sigorta ve emeklilik şirketleri ile çalışmakta ve ...Birliği ve bağlı odaların ve eczacıların sigorta taleplerini karşıladığını,Türk ... Merkez Heyeti Üyelerinin (Yöneticilerin), aynı zamanda ... Vakfı yönetiminde olmaları ve davalı müvekkilin de vakıf tarafından kurulmuş bir şirket olması ve davalının eczacılara yönelik çalışması sebebiyle ... Birliği kurumsal kimliğini yansıtmak adına \"...\" ibaresi davalı şirketin web sitesinde yer aldığını, davalının hitap ettiği kesimin eczacılar olduğunu, sıradan bir tüketiciler olmadığını, hitap edilen eczacı kesim davalının kullandığı ... ibaresinin ... olduğunu bilen kesim olduğunu, davalının ünvanı \"... \" sigorta olarak eczacılar nezdinde bilinirlik kazandığını, iltibastan bahsedilemeyeceğini, Davalı ... AŞ. ünvanı ile Brokerlik faaliyetini yürüttüğünü, Brokerlik için ruhsatlar T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Hazine Müsteşarlığı tarafından davalının ticaret ünvanı ile alındığını, ... ibaresinin tek başına bir unvan olmayıp ve ayrı bir kullanım söz konusu olmadığını, davalının ünvanında gerçekleşecek herhangi bir değişiklik, davalının brokerlik ruhsatlarının değişikliğini de beraberinde getireceğinden, sigorta şirketleri nezdinde partner değişikliği sonucunu doğuracak olup yaklaşık 1,5-2 yıllık bir süreç alacağını, bu bir durumun müşterileri nezdinde itibar ve güven kaybına ve iş kaybına da neden olacağını, ekonomik olarak zarar görebileceğini,24.05.2018 tarihinde ... Birliği ile ... Bankası iş birliği protokolü imzalanmış ve bu protokol kapsamında ... Birliği üyesi yaklaşık 27 bin eczane eczacısının ... Bankasının sunduğu avantajlardan yararlanabileceği hususunun ilan edildiği İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/174 D. İş sayılı dosyasından yapılan bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, tebliğ alınmayan, incelenemeyen, değerlendirilemeyen, tek başına davacı bankanın verdiği veriler üzerinden hazırlanan raporun kabul edilmediğini, Davacının 36. Sınıfta yer alan başvuruları olmasına rağmen, sigortacılık hizmetlerine ilişkin \"...\" adıyla tescili olmadığı gibi sigorta hizmeti sunmak için \"...\" adıyla kullanımı bulunmadığını, bankanın internet sitesinden sigorta ile ilgili kısım incelendiğinde ... Sigorta AŞ. nin acentası olarak faaliyet gösterdiği, \"... SİGORTA\" unvan ve markasını kullanmadıklarının görünmediğini, davanın reddine, tedbrin kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Dosya içerisine alınan  bilirkişi raporları, kayıt ve belgeler, sicil dosyaları,taraf iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, dava, marka hakkına yönelik tecavüzün meni ve refi  davası olup, davacının ... esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi oludğunu, davalının ise ... A.Ş ünvanı ile ticari faaliyette bulunduğu davacı tarafından davalının ... ibaresi öne çıkartılmak sureti ile yapılan kullanımların marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasında bulunulduğu davalı tarafından ise, davalı şirketin ... Vakfı İştirakı olduğunu, vakfın yönetiminin ... Birliği tarafından yürütüldüğünü, davalı şirketin ... Birliği üyelerine hizmet verdiğini bu sebeple ...  ünvanını kullandığını, kullanımın yasal ve hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği, mahkememizce  tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyetince sunulan 23/11/2021 tarihli raporda, davalı kullanımlarının davacı markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiği, yine İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/174 d. İş sayılı dosyasından aldırılan 27/12/2019 tarihli raporda davalının internet sitesinde ...  ibaresinin markasal şekilde kullandığı yönünde görüş bildirildiği, buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının ... esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, 16/06/2019 tarihinde şekil+... markasının tanınmış marka olarak tescili için başvuruda bulunduğu, başvurunun yargılama devam ederken henüz karara bağlanmadığı, davalının ise ...,...+ŞEKİL ibaresinin tescili için 11/02/2019 tarihinde ,,, numarası ile 36. Sınıfta tescili için başvuruda bulunduğu, başvurunun red edildiği, davacı şirketin bankacılık faaliyetinde bulunduğu, yine sigorta hizmetleri finansal ve parasal hizmetler yönünden faaliyetti bulunduğu, davalı  şirketinde faaliyet alanının sigorta hizmetleri finansal ve parasal hizmetler alanında olduğunu. Gerek tarafların ticari sicil kayıtları gerekse savunmaları ve bilirkişi raporu ile tescil edildiği, öncelikle taraf kullanımları incelendiğinde; davacı markasının esas unsurunun ... ibaresi olduğu, davalı kullanımlarının da esas unsurunun ... şeklinde olduğu bu yönü ile taraf marka kullanımlarının birebir aynı olduğu, marka tescilleri bakımından davacının tarafların faaliyet alanı olan 36. Sınıf bakımından ... markasının gerçek ve üstün hak sahibi olduğunun anlaşıldığı zira davacı şirketin ...  esas unsurlu çok sayıda marka tescilinin mevcut olduğu. Marka tescil tarihlerinin 2005 yılından başlamak üzere 2021 yılına kadar devam ettiği, davalının ... ibareli herhangi  bir marka tescili sahibi olmadığı bu şekilde davacının 36. Sınıf bakımından ... markası üzerinde  davalıya nazaran üstün ve gerçek hak sahibi olduğunun anlaşıldığı, gerek İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/174 d.iş sayılı dosyasında davalı  tarafından  kullanıldığı tespit edilen \"....\" alan adında yapılan bilirkişi incelemesi yine mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde, yine bu internet sitesi üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı tarafından \"...\" kullanıldığının tespit edildiği, taraf ticari faaliyet alanlarının özellikle sigorta hizmetleri yönünden kesişmesi her iki kullanımın da esas unsurunun ... şeklinde olması nedeni ile tüketiciler nezdinde davalı tarafından kullanılan \"...\" internet sitesinin davacı şirkete ait internet sitesi gibi algılanabileceği, bununda orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde iltibasa yol açabileceği bu durumun 6769 sayılı yasanın 29/1b maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği yine davalı kullanımlarının TTK'.nın 55/1(a)4. Maddesinde tanımlanan \"başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak\" maddesine aykırı olduğu bu şekilde davalının, davacıya ait ... markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığı zira davacı şirketin hem bankacılık alanında hem de sigorta hizmeti alanında faaliyette bulunduğu davalının da aynı sektörde faaliyet göstermesi sebebi ile davacı markasından haberdar olduğu ve mahkememizce oluşan kanaate göre davalı tarafından gerçekleştirilen ... kullanımlarının bilirkişi raporu ile de tespit ediliği üzere markasal kullanımlar olup davacı markasından faydalanmaya yönelik haksız bir eylem olduğu sonucuna ulaşıldığı bu bakımdan haksız rekabet ve tecavüz fiilinin sabit olduğu kanaatine ulaşıldığı. Davalı şirketin savunmaları değerlendirildiğinde, davalı şirketin kurucusunun ... Vakfı olduğu, ... Vakfının da faaliyetlerinin ... Birliği tarafından gerçekleştirilmesi sebebi ile ... markasının kullanıldığı yönünde savunmada bulunulmuş ise de ... vakfı ile davacı şirketin ticari faaliyet alanlarının farklı olduğu oysaki davalı şirketin davacı ile aynı alanda faaliyet gösterdiği, özellikle tarafların ticari faaliyet alanları olan 36. Sınıfta davacının ... markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğu. Bir an için davalının ... Birliğinin faaliyetlerini yürütmesi sebebi ile ... markasını kullandığı savunması kabul edilse dahi kullanım alanı sigortacılık faaliyetleri olduğundan bu faaliyetler yönünden davacının ... markası üzerinde ... Birliğine göre de üstün hak sayılacağı anlaşıldığından davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiş ve ... şeklindeki kullanımların markasal olması ve davacı markasına yönelik tecavüz teşkil ettiği anlaşıldığından davanın kabulü ile   aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklindeki gerekçeleri ile, Davanın KABULÜ ile, davalı tarafından ... ibareli her türlü kullanımın davacının ... markasına yönelik tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu kapsamda davalının ... markası ve ... ibaresi öne çıkartılmak suretiyle yapılan her türlü kullanımlardan men'i ve refine davalı adına tescilli ... alan adındaki ... ibaresinin çıkartılmasına, ve web sitesi içerisinde yer alan ... markası kullanımlarının kaldırılmasına, bu konuda erişim sağlayıcıları birliğine işlem yapmak üzere karardan bir suretinin hükmün kesinleşmesi halinde gönderilmesine, , şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından dosyaya sunulan 23/11/2021 tarihli raporun dikkate alındığını, gerekçeli kararın bu rapor doğrultusunda oluşturulduğunu, yeni bir heyet raporu oluşturulması taleplerinin reddedildiğini, bilirkişi raporunda eksiklik olduğunu, raporun 5.sayfasında III-İnceleme başlığı altındaki 1.bölümünde bilirkişilerin dikkatsiz inceleme yaptığını veya başvuru tarihi ile tescil tarihi, tescilli marka ile başvuru halindeki marka arasında fark olduğunu ve her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi ilkesini bilmediklerini, raporun 18, 19, 20.sayfasında yer alan davacı markalarının hiçbirinin başvuru ve/veya tescil numaralarının yazılmadığını, müvekkiline ait ... sayılı marka başvurusunun reddedildiğini kırmızı renkle yazılarak ve sarı renkle işaretlenerek vurgulandığını ancak verilen ret kararının iptaline ilişkin yargılama sürecinin devam ettiği hususunun vurgulanmadığını ve değerlendirilmediğini, ... Bankası A.Ş.'nin ... Bankası ... A.Ş. İken unvan değiştirdiğini bu unvan değişikliği tarihinin 27/07/1982 tarih ve 554 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini ancak bilirkişi raporunda tarihin ve numaranın hatalı ifade edildiğini, dava konusu faaliyet alanı olan \"sigortacılık\" hizmetlerinin davacının faaliyet alanında yer almadığının tespit edilemediğini, iddia edildiği gibi \"...\" ibareli markalarını doğrudan sigortacılık hizmetlerinde kullanmasının mümkün olmadığını, davacının doğrudan ve hukuken sigortacılık faaliyeti yapabilir durumda olmadığı için sigorta şirketleri ile çalışmak durumunda olduğunu, davada dikkat edilmesi gereken CD içerisindeki radyo reklam içeriğindeki \"...\" ibaresinin sigortacılık hizmetinde nasıl ve ne şekilde kullanıldığına ilişkin tespit yapılmadığını, dikkate alınması gereken şeyin sigortacılık faaliyeti olup olmadığına ilişkin tespitler olduğunu, reklam tarihlerinin dikkate alınmadığını dolayısıyla davacının sürekli ve kesintisiz kullanıyor olduğu sonucuna varıldığını, raporun 21, 22, 23 ve 24.sayfasında gösterilen delil olduğu iddia edilen görsellerin nerede ve hangi tarihte kullanıldığı, hangi kaynaktan alındığı gibi bilgilerin bulunmadığını, müvekkili şirketin tescil tarihinin hatalı yazıldığını, mahkemenin önceye ilişkin kayıtlar hakkında inceleme yapması yetkisi ve kararı olmadığı halde bilirkişilerin raporda dava tarihi öncesine ilişkin delil bulma gayretinde olunduğu, müvekkilinin dava konusu logosunu 2020 tarihinde kaldırdığı tespiti yapıldığını ancak dava tarihinin 2021 olduğunu, bilirkişilerin görev sınırlarını aşarak davacı lehine araştırma yaptıklarını, taraflarınca ileri sürülen kullanmama def'i açısından dava tarihinden önceki 5 yılda \"...\" markalarını kesintisiz olarak davacı tarafından sigortacılık faaliyetinde kullanılmamış olduğu ya da kullanımın ispat edilemediği tespitinin yapılmadığını, bilirkişilerin yetki sınırlarını aşarak ... ibaresinin davacının tanınmış markası olduğu sonucuna vardığını, bu kanaatin tarafsızlık şüphesi yarattığını, kullanmama defi ileri sürmeleri nedeniyle davacı tarafın öncelikle dava tarihinden önceki 5 yıl boyunca hangi tescil numaralı markalarının canlı olduğunu ispatlaması gerektiğini, bilirkişilerin taraf markalarını eksik, soyut ve dayanaksız olarak karşılaştırdığını, bilirkişilerin karıştırılma ihtimali bulunduğu tespitinin hatalı ve hukuken dayanaksız olduğunu, bilirkişilerin davada ileri sürülmeyen bir iddiayı değerlendirerek görev dışına çıktığını, davacı vekilinin rapor hakkındaki beyan dilekçesinde haksız rekabetin de tespit edildiği yönündeki iddianın genişletilmesine muvafakatleri olmadığını, bilirkişilerin rapor içeriğinde, gerekçe kısmında müvekkili marka kullanımını davacının \"... Anonim Şirketi\" şeklindeki ticaret unvanı ile hiç karşılaştırmadığını, davacının da bu yönde bir iddiası olmadığını, ancak raporun sonuç kısmında müvekkili marka kullanımının davacının ticaret unvanı ile iltibasa neden olacağı sonucuna vardıklarını, müvekkilinin davada sıfatı davalı olduğu halde bilirkişilerin \"karşı taraf\" şeklinde niyetlerini açıkça ifade ederek müvekkilini karşı taraf olarak algıladıklarını, davacı yararına sınırları aşan araştırma ve değerlendirmeler yapmalarının gerekçesini daha belirgin hale getirdiklerini, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça sunulan istinaf dilekçesinde bilirkişi raporunda birtakım eksik ve hatalar olduğunun iddia edildiğini, mahkemece hükme esas alınan raporun TPMK kayıtları, Türk Ticaret Sicil Kayıtları ve internet arşiv kayıtları incelenerek tanzim edildiğini, söz konusu raporun bilimsel temele dayanan ve denetime açık tespitler içerdiğini, davalı tarafça müvekkili bankaya ait \"...\" markası altında sigortacılık alanında faaliyet gösterilmediğinin iddia edildiğini, bilirkişi raporunda da açıkça ifade edildiği ve dosyaya sunulan ses kayıtlarından da anlaşılacağı üzere ... Sigorta ve ... ile işbirliği halinde olmak üzere müvekili bankaya ait \"...\" markası güvencesi ile sigortacılık ürün ve hizmetlerinin pazarlama ve satışı yapıldığını, davalı şirket faaliyetlerinin müvekkili bankaya ait \"...\" markası altında gerçekleştirilen faaliyetler ile iltibas ve karıştırılma ihtimali mevcut olduğunu, bilirkişi raporunda da bu hususların açıkça belirtildiği, bilirkişi raporunda müvekkili bankaya ait \"...\" markasının hangi gerekçelerle tanınmış marka olduğunun doktrin ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda detaylı şekilde açıklandığını, bilirkişi raporunda davalı şirketin ... ibaresini öne çıkartan \"...+şekil\" kullanımının ve ... \"...\"  alan adı kullanımının orta düzeyde tüketici nezdinde iltibasa ve sunulan ürün ile hizmetlerinin aynı kökenden geldiği düşüncesine yol açacağını, bilirkişi raporlarında da bu hususların isabetli olarak belirtildiğini, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu; davalının marka tescil başvurusu reddedilen şeklindeki kullanımı ile, “...” ibaresinin öne çıkartılması sureti ile yapılan ilgili her türlü kullanımdan men'i ve ref'ine, bu kapsamda ... web sitesindeki söz konusu içeriklerin kaldırılmasına ve ... alan adındaki “...” ibaresinin çıkartılmasına ilişkindir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.23/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Karşı tarafın ...alan adlı web sitesi incelemesi; Halihazırda yayında olan internet sitesinin alan adında, “...” ibaresinin“tebartisigorta” şeklinde kullanıldığı, Halihazırda yayında olan İnternet sitesinin içeriğinde “...” ibaresinin kullanıldığı, Sitede ... A.Ş. firmasının “... Vakfı” kuruluşu olduğunun belirtildiği, Halihazırda sitede yer alan firma iletişim bilgilerinde; Firma adresinin “... Çankaya/Ankara, Firma iletişim numarasının ... ve..., Firma email adresinin ... olduğu, Site tescil bilgilerinde; Alan adı kaydının ...,... firması tarafından “...” adına kayıt edildiği, ... firma email numarasının ..., ... iletişim numarasının ... olduğu, Alan adının 21.12.2015 tarihinde kayıt ettirildiği ve 21.12.2023 tarihine kadar kayıtlı olduğu tespit edilmiş. ... alan adlı internet sitesinin web.archive.org üstünden incelenmesi;  İlk arşiv kaydının 29.01.2017 olduğu, incelenen arşiv kaydında dava dışı firmanın internet sitesinde yangın söndürme sistemleri ile ilgili videoların yer aldığı ve (ŞEKİL) logosunun 16.05.2020 tarihinden sonra siteden kaldırılmış olduğu tespit edilmiş. ... ve ... esas unsurlu markaların 36. Sınıfta ve diğer sınıflarda yer alan mal ve hizmetler 2005 yılından itibaren Türk Patent nezdinde davacı şirket adına tescilli olduğu, ... esas unsurlu seri markalarının mevcut olduğu, ... ibaresinin davacı şirket ile 36. Sınıfta yer alan “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler.” İle özdeşleştiği, ... ibaresinin davacı şirket tarafından 36. Sınıfta “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler.” Açısından ilk ve gerçek hak sahibi olduğu, piyasada ilk olarak ... ibaresinin marka olarak ihdas ve istimal edildiği,  ... markasının dava tarihi Türkiye pazarında 36. Sınıfta yer alan “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler.” Açısından tanınmış marka statüsünde olduğu, Davalının ... web sitesindeki kullanımlarının davacının tescilli ... ve ... esas unsurlu markalarına görsel ve fonetik olarak benzer olduğu, Davacının olarak ... ve ... esas unsurlu seri markalarının tescil kapsamında ve faaliyetlerinde alanın 36. Sınıfta yer alan “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler.” Olduğu, davalının faaliyet alanın ve kullanımlarının da “Sigorta hizmetlerinde” olduğu, sigorta  hizmetlerinin hitap ettiği tüketici kitlesinin her yaş ve eğitim seviyesinden olabileceği, Buna göre orta düzeyde tüketici kitlesinin algısı dikkate alınacağı ve davacının kullanımlarının orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde iltibasa düşme ihtimallerinin mevcut olduğu, orta düzeydeki tüketicilerin davalı firma ile davacı şirket arasında her iki mal veya hizmetin aynı kökenden geldiğini varsaymalarının yanında, her iki işletmenin farklı olduğunun bilincinde olmaları ancak iki işletmeyi idari/ekonomik açıdan bağlantılı görmelerine de neden olabileceği, marka hakkına tecavüz koşullarının mevcut olduğu, Ancak yapılan incelemeler neticesinde, davalının tarafımızdan yapılan tespit tarihinde; web sitesinin yenilendiği , içeriğinde herhangibir kullanımın olmadığı, arşiv kayıtlarında yapılan incelemede ise davalının 16.05.2020 tarihinde (ŞEKİL) Logosunun ilgili web sitesinden kaldırılmış olduğu , 16/05/2020 tarihi itibariyle davalının web sitesi içeriğinde davacıya ait tescilli markalar ile orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde iltibasa neden olabilecek kullanımın tespit edilemediği, ancak ...  alan adında yer alan “...” ibaresinin davacının tescilli markaları ile orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde iltibasa neden olabileceği tespit edilmiştir. Davalının tacir olduğu, tarafların aynı sektörde ticari faaliyetlerde bulundukları, davalının davacı markası ve faaliyet alanındaki kullanımlarını bilmesi gerektiği ve bilebilecek durumda olduğu, basiretli tacir olması gereği mal ve hizmetlerini sunarken aynı alanda faaliyet gösteren başkaca şirketlerin mal ve hizmetleri ile karışıklığa mahal verecek davranış ve eylemlerden kaçınma yükümlülüğü olduğu, , bu konuda gerekli dikkat ve özeni gösterme mükellefiyetinin olduğu, buna göre Davalı şirketin eylemleri de TTK.nun 54 /2 ve 55/(1)-a. 1., 2., 4. ve 5. Maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği Ancak heyetimizce yapılan incelemeler neticesinde, davalının tarafımızdan yapılan tespit tarihinde; web sitesinin yenilendiği , içeriğinde herhangibir kullanımın olmadığı, arşiv kayıtlarında yapılan incelemede ise davalının 16.05.2020 tarihinde (ŞEKİL) logosunun İilgili web sitesinden kaldırılmış olduğu, 16/05/2020 tarihi itibariyle davalının web sitesi içeriğinde davacıya ait tescilli markalar ile orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde iltibasa neden olabilecek kullanımın tespit edilemediği, ancak ...  alan adında ve tescilli ticaret ünvanının klavuz unsuru olarak yer alan ... “...” ibaresinin davacının tescilli markaları, ticaret ünvanı ile orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde iltibasa neden olabileceği ve haksız rekabet teşkil edeceği\" belirtilmiştir.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/174 D.İş sayılı dosyasında 27/12/2019 tarihinde alınan bilirkişi raporunda özetle;\"karşı tarafın ... alan adlı sosyal medya sayfasının incelenmesinde; internet sitesinin üst bölümünde ... ibaresinin kullanıldığı, internet sitesinin alan adında ... ibaresinin tebartisigorta şeklinde kullanıldığı, internet sitesinde kullanılan logoda da ... ibaresinin kullanıldığı ve bu kullanılmarın marka şeklinde olduğu, karşı tarafın internet sitesinin hakkımızda sayfasındaki açıklamada ... ibaersinin tespit isteyen ile aynı şekilde kullanıldığı, karşı tarafın ... alan adlı internetin sitesinin kimlik bilgileri incelemesinde iste ... alan adı kaydını ypaan kişi ve yönetici bilgisinin gizli olduğu, alan adının 21.12.2015 tarihinde kayıt ettirildiği ve 21.12.2021 tarihine kadar kayıtlı olduğu, TPMK internet sitesinde yapılan sorgulamada tespit talep edene ait 292 adet marka olduğu, bu markalardan 181 tanesinin ... ibaresi içerdiği,  tespit talep edenin ... esas unsurlu marka sahibi olduğu sonuç ve kanaatine vardıkları, \"...\" ibaresinin tespit talep eden adına sigortacılık hizmetlerinden tescilli olduğu, tespite konu internet sitseinde faaliyet alanı sigortacılık hizmetleri olarak göründüğünü, bu sebeple mal ve hizmetlerde örtüşme olduğu, aleyhine tespit talep edilen ticaret unvanında yer alan \"...\" ibaresinin ayırt edicilik özelliği taşımadığı, ilgili tüketici kesiminin ortalama tüketici olduğu, ... alan adlı internet sitesinin kime ait olduğunun tespit edilemediği, internet sitesinin 21.12.2015 tarihinde kayıt ettirildiği, alan adı ve içeriğinde ... ibaresinin markasal şekilde kullanıldığı, kullanımların tespit isteyene ait tescilli markalar ile karıştırılma ihtimali bulunduğu\" belirtilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının ... esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu,  davalının ise ... A.Ş ünvanı ile ticari faaliyette bulunduğu, davacı tarafından davalının ... ibaresi öne çıkartılmak sureti ile yapılan kullanımların marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasında bulunulduğu, davalı tarafından ise, davalı şirketin ... Vakfı İştirakı olduğunu, vakfın yönetiminin ... Birliği tarafından yürütüldüğünü, davalı şirketin ... Birliği üyelerine hizmet verdiğini bu sebeple ...  ünvanını kullandığını, kullanımın yasal ve hukuka uygun olduğunu ileri sürmüş ise de, davalının  ... ... ibaresinin tescili için 11/02/2019 tarihinde ... numarası ile 36. sınıfta tescili için başvuruda bulunduğu, başvurunun red edildiği, davacı şirketin bankacılık faaliyetinde bulunduğu, yine sigorta hizmetleri finansal ve parasal hizmetler yönünden faaliyette bulunduğu, davalı  şirketinde faaliyet alanının sigorta hizmetleri finansal ve parasal hizmetler alanında olduğu, davacı markasının esas unsurunun ... ibaresi olduğu, davalı kullanımlarının da esas unsurunun ... şeklinde olduğu bu yönü ile taraf marka kullanımlarının birebir aynı olduğu, marka tescilleri bakımından davacının faaliyet alanı olan 36. sınıf bakımından ... markasının gerçek ve üstün hak sahibi olduğu, davalının ... ibareli herhangi  bir marka tescili sahibi olmadığı, bilirkişi heyet raporunda tespit edildiği üzere, 16/05/2020 tarihi itibariyle davalının web sitesi içeriğinde davacıya ait tescilli markalar ile orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde iltibasa neden olabilecek kullanımı tespit edilememiş ise de, ...  alan adında yer alan “...” ibaresinin davacının tescilli markaları ile orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde iltibasa neden olabileceği tespit edildiğinden mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın dosya kapsamında olduğu anlaşılmıştır.Davalı istinafında bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını bildirdiği anlaşılmışsa da itirazların yerinde olmadığı, davacının \"...\" markalarını sigortacılık hizmetlerinde dava tarihinden önceki 5 yıl içinde kullanmadığını ileri sürmüşse de kullanmama definin cevap süresi içinde yargılamada ileri sürülmediği HMK 357.madde gereğince istinaf başvurusunda ileri sürülemeyeceği anlaşılmış olup, ayrıca davalı istinafında bilirkişi tarafından  kendilerinin karşı taraf olarak nitelendirilmesinin, müvekkilinin karşı taraf olarak algılandığı şeklinde değerlendirilmiş ise de bu istinafın hukuki geçerliliği bulunmamaktadır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/06/2022 tarih ve 2020/138 E., 2022/94 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e9320c17d4c5212","SID":"edc1fdbd52478bdb"}}