{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/488 <br>KARAR NO: 2025/568<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/12/2024<br>NUMARASI: 2024/810 Esas -  2024/1052 Karar<br>DAVA: Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/04/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... no.su ile kayıtlı ... San. ve Tic. A.Ş'nin toplam itibari değeri 5.000,00 TL olan paylarının sahibi olduğunu, şirket'in müvekkilinden başka ..., ..., ... ve ... olmak üzere dört tane daha pay sahibi bulunduklarını, şirket, Yönetim Kurulu Başkanı ..., Yönetim Kurulu Başkan ... ve Yönetim Kurulu Üyesi ... tarafından idare edildiğini, şirket'in ana faaliyet konusu, yat ve tekne imalatı ve satışı  olduğunu, şirket işleri Yönetim Kurulu üyeleri tarafından idare edildiğini, müvekkili şirketin işleriyle alakalı olarak hiçbir bilgi verilmediğini, ticaret şirketlerinin varlık sebebi kar elde edip ortaklarına kar payı dağıtmak olmasına karşı şirket, hiçbir zaman kar dağıtımı yapmamış ve sürekli olarak zarar ettiğini, şirket'in 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamelerine yer verdiklerini, beyannamelerin ekinde yer alan gelir tablolarında şirket; 2020 yılında 427.273,95 TL zarar, 2021 yılında 359.102,16 TL kar, 2022 yılında 704.353,32 TL zarar ve 2023 yılında 4.501.462,42-TL zarar kaydettiğini, şirket'in uzun zamandan beri zarar etmesinin gerekçeleri hakkında bilgi sahibi olabilmek adına müvekkili, vekili aracılığıyla şirket'in 19.12.2024 tarihinde yapılan 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait genel kurul toplantısına katılarak bilgi edinme hakkını kullanıldığını, müvekkili adına sorulan sorulara cevap olarak, mali tablolardaki veriler okunmakla yetinildiğini, şirket işleri hakkında hiçbir şeffaflık sağlanmamış ve son derece genel geçer ifadelerle sorular geçiştirildiğini, şirketin en büyük ortağı ve aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı olan..., 19.12.2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına, pay sahipliğinden doğan haklarını kullanması için ...' yetkilendirdiğini, kendisi toplantıya asaleten katılmadığını, Yönetim Kurulu Başkan Vekili ...ise toplantıya asaleten katıldığını, müvekkilinin de ortaklıktan doğan haklarını kullanması adına vekili ...'ı yetkilendirdiğini, diğer pay sahipleri ve diğer yönetim kurulu üyesi ise toplantıya katılmadığını, müvekkili adına şirket işleriyle alakalı olarak aşağıdaki sorular, toplantıya katılan tek yönetim kurulu üyesi olan ...'ye yöneltildiğini, hiçbir sorularına yanıt vermediğini, ... tarafından verilmiş olan yanıtlar, yönetim kurulu adına verilmiş olan yanıtlar olarak kabul edilemeyeceğini, zira yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklanan görevler temsilci aracılığıyla yerine getirilemeyeceğini, yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasında vekalet ilişkisi bulunduğunu, ... tarafından verilen yanıtlar yok hükmünde olduğunu, kendisinin cevap verdiği soruları yönetim kurulu tarafından cevapsız bırakılmış sayıldığını, ...'in vekili olduğu pay sahibi ...yi temsil edebileceği konular, ...nin pay sahibi olmasından kaynaklı olarak sahip olduğu hak ve yetkiler olduğunu, Yönetim Kurulu Başkanı ...'nin genel kurul toplantısına katılmaması, bilgi edinme hakkımızı esaslı bir biçimde ihlal ettiğini, gerçekten de bu durum sormuş olduğumuz sorulara verilen yanıtlardan kolaylıkla anlaşıldığını, Genel kurul toplantı tutanağından görüleceği üzere yönetim kurulu adına konuşmaya tek yetkili olan ...ilk söz aldığında; \"2021 senesinde yeni bir model çıkarttık, daha önce yelkenli üretimi yapıyorduk, 2021 itibari ile yelkenli üretimini durdurup, sürat teknesi üretmeye başladık. İlk modeli 2021 senesinde suya indirdik, daha sonrasında fuarlara da katılarak bu modelin ihraç pazarlarını İtalya ya satılmasını sağladık, bu sürede de 11 ve 9 metre olarak üretime devam etmekteyiz. Yurt içi satış temsilciliğini 2022 senesi sonu itibari ile Doğan Trend firması üstlenmiştir. 2021 yılında 1 adet tekne, 2022 yılında 2 adet tekne, 2023 yılında ise 3 adet tekne satışı olmuştur.\" ifadelerini kullandığını, ...ikinci söz alışında ise; \"yaptığımız işin doğası olarak alınan döviz bazlı siparişler ve ödemelerden dolayı 2023 yılında 2.374.806,49-TL kambiyo karı, 4.831.396,77-TL kambiyo zararı oluşmuştur. Çift paralı ekonomilerde bu durum normaldir.\" ifadelerini kullandığını, ...'nin başkaca beyanı olmadığını, verilmiş olan yanıtlar da soruları cevaplandırmaya hiçbir şekilde yeterli olmadığını, 2021, 2022 ve 2023 yıllarındaki tekne satış miktarları söylenmiş olsa da bu yıllarda kaç adet sipariş alındığına ilişkin bir bilgi verilmediğini, şirketin tekne imalatı ve satışından başkaca hangi faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin sorumuz yanıtsız bırakıldığını, bu nedenle şirketin tekne siparişi almadığı dönemlerde hangi faaliyetlerle ilgilendiği  gelir getirici başkaca yan işlerde kullanılıp kullanılmadığının öğrenilmediğini,  bu nedenle şirket'in tekne siparişi almadığı dönemlerde hangi faaliyetlerle ilgilendiği, sahip olduğu tesisleri gelir getirici başkaca yan işlerde kullanıp kullanmadığı öğrenilemediğini,  şirketin sahip olduğu tesis ve makineler şirket'in tekne bakım ve onarımı yapmasına da müsaade etmektedir. Ancak Şirket'in bu gibi faaliyetlerle ilgilenip ilgilenmediği hakkında tarafımıza hiçbir bilgi verilmediğini, şirket'in gelir elde ettiği yardımcı faaliyetlerin neler olduğuna ilişkin sorumuz yanıtsız bırakıldığını, bu faaliyetlerden elde edilen gelirlerin miktarı ve dağılımları hakkında da bilgi edinilemediğini, yapılmış olan satışların yurtiçine mi yoksa yurtdışına mı yapıldığı konusunda da uygun yanıtlar verilmediğini, yönetim kurulu başkan vekili ...tarafından verilen yanıtlar son derece çelişkili olduğunu, ..., 2021 yılında üretilen teknenin İtalya'ya satışının sağlandığını ifade ettiğini, şirket'in 2021 yılına ilişkin gelir tablosu'na bakıldığında yurt satışı satışların 0-TL olduğu görüldüğünü, şirket'in yapmış olduğu satışlarla ilgili olarak transfer fiyatlandırması yapılmış olup olmadığına dair hiçbir bilginin taraflarında paylaşılmadığını, şirket'in gelir tablolarında görünen en büyük zarar kalemlerinden olan kambiyo zararlarının nedenine ilişkin sorularına verilen yanıt, hiçbir izahat ve detay içermeyen ve ayrıca somut gerçeklere de aykırı olduğunu, ... yetkisiz bir şekilde yönetim kurulu adına konuştuğunu, yönetim kurulu üyelerinin yükümlülüğü olan doğru ve şeffaf bilgi verme yükümü altında olmadığını, Bu nedenle de ifadelerine en baştan şüpheyle yaklaşılmasının gerektiğini, şirket, gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında yaptığı sözleşmeleri döviz cinsinden akdettiğini, o halde şirket'i son yıllardaki ekonomik konjonktürden çok fazla etkilendiğini söylemesi çelişik durduğunu, ekonomik konjonktür Türk Lirasını enflasyona maruz bırakmakta, döviz alacaklısına ise tersine avantaj sağladığını, ... tarafından şirketin satış zorlukları yaşadığının ifade edildiğini, müvekkilleri  pay sahibi olduğu şirket, sipariş üzerine üretim yaptığını, şirket, sipariş almadan üretime geçmediğine göre satış zorluğu yaşandığını iddia etmek de çelişkili olduğunu,  ürünün kime satılacağı, imalat henüz başlamadan belli olduğunu, davalı şirket'te pay sahibi olan müvekkili somut bilgi alma talebinin önemli bir kısmının cevapsız bırakıldığı veya baştan savma cevaplar verildiği tutanaklarla sabit olduğunu, zorunlu tek hukuki imkan olarak TTK m. 437/5 kapsamında somut sorularına bağlı olarak şirketin işleri hakkında şirket'e bilgi verilmesi talimatı verilmesini, müvekkilinin yetkilendirmesini, inceleme talep ettikleri hususlarda davalı şirket'in mali tabloları ile şirket mizanı da dahil olmak üzere, ilgili tüm ticari defter ve kayıtlarıyla yazışmaları üzerinde TTK m. 437/4 uyarınca soruların cevaplarını içeren kısımları itibariyle (bir uzman aracılığıyla) inceleme talebimize yönelik davanın kabulüne, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davacı tarafça açılan davanın, HMK 114/1-ç maddesi gereğince mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddi ile, Mahkememizin yetkisizliğine, HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu  Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Anadolu Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, ...\" karar verilmiştir.<br>EK KARAR : Mahkemece 17/02/2025 tarihli ek karar ile; \"30/12/2024 tarih, 2024/810 esas, 2024/1052 sayılı kararı ile istinaf yolu açık olarak verilen yetkisizlik kararının davalı vekilince 30/01/2025 tarihinde istinaf  edilmiş olduğu görülmüş olmakla; dava TTK 437/5 maddesi uyarınca bilgi alma ve inceleme hakkı talepli dava olup, TTK 437/5 maddesi uyarınca bu tür davalar hakkında verilen kararlara karşı kanun yolu açık olmayıp bu kararların verildiği anda  kesin olduğu ve istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı anlaşılmaktadır. Gerekçeli kararda sehven istinaf kanun yolunun açık olduğunun gösterilmesi, kesin olan karar hakkında taraflara istinaf yoluna başvurma hakkı sağlamaz. Bu sebeple HMK'nun 346/1.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediğini, cevap verme imkanının söz konusu olmadığını, dilekçeler teatisi sonlanmaksızın dosyanın karara çıkması hukuka aykırı olup işbu kararın kaldırılması ile dava dilekçesinin tebliğ edilmesi gerektiğnii, yetki itirazı da ilk itirazlardan olduğundan ve herhangi bir itiraz yöneltilemediğinden mahkemece resen yetkinin incelenip yetkisizlik kararının verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemekte olup ilk itiraz olarak yetki itirazının süresi içinde ve usulüne uygun olarak öne sürülmediği hallerde davanın açıldığı yer mahkemesi yetkili mahkeme haline geleceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili ek karara ilişkin istinaf dilekçesinde özetle; gerek kısa kararda gerekse de gerekçeli kararda istinaf kanun yolu açık olarak verilen hüküm ek karar kurularak değiştirilemeyeceğini, HMK'nın 304- 305. madde hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini, 17.02.2025 tarihli ek kararda TTK M.437/5. Hükmü gereği yetkisizliğe ilişkin verilen kararın kesin olacağı belirtilmişse de bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu, beyanla ilk derece mahkemesince verilen ek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK'nın 437. vd. Maddesi uyarınca  bilgi alma ve inceleme hakkı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı  davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu ilk derece mahkemesince 17/02/2025 tarihli ek karar ile kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, bu değerlendirme kararına karşı davalı vekili tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiştir.Davanın yasal dayanağı 6102 sayılı TTK'nın 437. vd. maddelerine dayanan bilgi alma ve inceleme hakkı istemine dayalıdır. Söz konusu hukuk normlarına göre, aktif bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması talebinin anonim şirket genel kurulu veya yönetim kurulu tarafından haksız yere reddedilmesi halinde pay sahibine mahkemeye müracaat hakkı tanınmıştır. Bilgi alma ve inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bilgi alamayan pay sahibi şirketin merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabilir. TTK'nın 437/5. maddesi uyarınca mahkemenin kararı kesin olup ilk derece mahkemesinin kararına karşın kanun yoluna başvurulması mümkün değildir. Kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak,ilk derece  mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi sonuca etkili değildir. Bu hukuki açıklamaya göre, ilk derece mahkemesinin bilgi alma ve inceleme davasında vermiş olduğu karar TTK'nın 437/5.maddesi uyarınca kesin olduğundan, ilk derece mahkemesinin HMK'nın 346.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinin reddine dair verdiği 17/02/2025 tarihli ek karar hukuka uygundur. Başvurunun reddine dair ek karar usul ve yasaya uygun olduğundan, esasa dair istinaf nedenlerinin incelenmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacılar vekilinin 17/02/2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARA : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davalı vekilinin 17/02/2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda  TTK'nın 437/5. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a6e7e65a9f71582","SID":"feebfcbc8a3f0c67"}}