{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1661 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2025/419<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/06/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2019/539 E -  2022/512 K<br><br>DAVACI  KARŞI DAVALI   : <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI - KARŞI DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t  : İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t  : 14/04/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t  : 30/04/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı/karşı davalı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesap  alacağı için ihtarname keşide edilip ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Karşı davacı vekili; tek satıcılık sözleşmesinin haklı feshi nedeniyle maruz kalınan müspet zararın hesaplanarak fazlaya ilişkin hakla saklı tutularak şimdilik 60.000,00.TL. zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine,  Sözleşme teminatı olarak davacı-karşı davalıya verilen 30.03.2018 tanzim, 30.01.2019 vade, keşidecisi ... lehdarı davacı şirket olan  1.000.000.TL. bedelli teminat senedinin iptaline,  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı/karşı davacı vekili ise taraflar arasında 5 yıl süreli tek satıcılık sözleşmesi imzalandığı, uyuşmazlığın, davacının dayandığı fatura alacağına konu müvekkili firma  tarafından davacıdan tedarik edilerek Kazakistan uyruklu ... şirketine ihraç edilen 22.000 kg (1158 torba) Hibrit Mısır Tohumunun müşteri tarafından yapılan analiz sonucunda çimlenme oranının düşük olması ve sözleşmeye  aykırı olması nedeniyle müşterinin malı kabul etmediğini,  ancak müşterinin dostane çözüm öneresi olarak minimum %96 çimlenme değerine sahip ürün sevk edilerek eldeki ürünlerin ortalama çimlenme değerinin yükseltilmesinin teklif edildiğini, bu nedenle müvekkiline peşin ödenecek kısmın ödenmediğini, müşterinin önerisinin davacı ile görüşülerek analizlerin ortalamasını yükseltecek asgari %96 çimlenme ortalamasına sahip bir miktar daha gönderilerek toplam çimlenme ortalamasının yükseltilmesi hususunda mutabık kalındığını, ancak davacının elinde yüksek çimlenme oranına sahip ürün bulunmadığı yeni üretimin fabrikadan çıkışının beklendiğini ifade ederek edimini yerine getirmeyi ertelediğini, bu hususta davacıya gönderilen 01.03.2019 tarihli yazıda çimlenme oranını yükseltecek yeni partinin ne zaman gönderileceği hususunda bilgi ve 2019 sevk tarihi istendiğini, ancak davacının dönüş yapmadığını, davacının dostane çözümü bir türlü hayata geçirmemesi nedeniyle müşterinin müvekkilinden 25.000 USD gümrük ve nakliye masrafını makine satışı sözleşmesinden doğan borcundan mahsup ettiğini, müvekkilinin zarara uğratıldığını, yine 2018 yılı içinde yurt içine satılan ürünlerde de sorunlar yaşandığını, davacının ayıplı mal sevkiyatı nedeniyle ayıba karşı tekeffül hükümleri uygulanması gerektiğini, ayrıca davacının tek satıcılık sözleşmesini ihlal ederek doğrudan satışlar yaparak müvekkilini zarara uğrattığını, 28.10.2019 tarihli ihtarname ile tek satıcılık sözleşmesinin feshedildiğini bildirerek asıl davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.<br>Karşı davalı asıl davada  davacı vekili, müvekkilinin sözleşme şartlarına riayet etmediği ve davalı karşı davacının haklı feshi iddiasıyla alacak ve tazminat ile uğranılan zarar taleplerinde bulunmuşsa da söz konusu iddiaların ve taleplerin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını itirazın iptali davasına karşılık karşı dava olarak iş bu alacak ve tazminat davası açılamayacağını, karşı tarafın dava davası zamanaşımına uğramış olup zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu ileri sürerek karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece: Toplanan delillere göre; Asıl dava, ödenmeyen cari hesap alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkin bulunduğu, karşı dava ise, sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin bulunduğu, asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede;  davacı şirketin davalı şirket ile yaptığı 5 yıllık tek satıcılık sözleşmesi kapsamında, 31.12.2018 tarihli, 134815 sıra nolu, hibrit mısır tohumu açıklamalı KDV dahil 150.540,00 TL lik ve açık fatura ile 1158 torba mısır tohumu satıldığı anlaşılmakta olup tarafların bu hususta ihtilafı bulunmadığı, uyuşmazlık davacı satıcının ürettiği mısır tohumlarının ayıplı olup olmadığı noktasında toplandığı taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tarafların ticari defter kayıtlarıyla sabit olduğu asıl davanın kısmen kabulüne, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/5876 Esas sayılı dosyasında 150.540,00-TL asıl alacak ve 1.125,96-TL işlemiş faizle ilgili borçlu itirazın  iptali ile takipten itibaren asıl alacağı işleyecek yıllık avans faizi ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,% 20 icra inkar tazminatına karar verilmiş, karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede;  22.11.2021 tarihli duruşmada 4 nolu ara kararla; 1.000.000.TL.lık senedin iptali  talebi yönünden davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş ve mahkememizin 2021/722 esasına kaydedilen dosyada \"Davacı vekilinin 28/12/2020 tarihli celsenin 3 numaralı ara kararıyla, karşı dava dilekçesinin 2-b maddesinde belirttiği 1.000,000,00-TL değerindeki senedinin iptali  yönündeki talebi bakımından süresi içerisinde  eksik peşin harcının yatırılmadığı, davacıya 492 sayılı Harçlar Kanunun 30 ve 32. Maddesi uyarınca müteakip işlemleri devam edilmeyeceği ve 6100 sayılı HMK nun 150 maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağı, buna müteakip de davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtar edildiği  anlaşılmakla, senedin iptali yönündeki davanın 12.01.2021 tarihi itibariyle işlemden kaldırılmasına ve 12.04.2021 tarihi itibariyle de davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiş ve tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine hüküm, 12/04/2022 tarihinde kesinleştiği, davalı karşı davacı vekili tarafından taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu savunulmuş ise de taraflar arasında yapılmış ayrı bir cari hesap sözleşmesine rastlanılmadığı, taraflar arasında daha önce yapılmış cari hesap mutabakat belgesinin dosyaya sunulmadığı, Karşı davada tek satıcılık sözleşmesinin haklı feshi nedeniyle maruz kalınan müspet zarar ile ayıplı mal gönderilmesinden kaynaklanan tahsilat zararının tazmininin talep edildiği, taraflar arasında imzalanan 08.01.2018 tarihli sözleşme  incelendiğinde sözleşmeye aykırılık halinde veya sözleşmenin feshi halinde ne tür bir yaptırım uygulanacağı hususunda bir hükme tesadüf edilmediği,  davacı/karşı davalının ayıplı tohumluk vermesi nedeniyle davalı/karşı davacının oluşan zararlarını talep edilmekteyse de, dosya içerisinde davalı/karşı davacıya hitaben yazılmış; tohumların ayıplı olduğuna dair bir kısım şikayet yazıları dışında, başkaca bir delile rastlanılmadığı, yurt içi satışlardaki anılan tohumlukların çimlenme oranına ilişkin alınan analiz raporuna ve bu hususta hangi çeşit ne kadar ürünün ayıplı bulunduğuna dair bir tespit  raporuna rastlanmadığı gibi davacıya ayıp ihbarında bulunulduğuna  dair bir kayda da rastlanmadığı, davalı- karşı davacının müşterisi Kazakistan firması tarafından alınan analiz raporlarının bir an için geçerli olduğu  değerlendirilse dahi bu tür bir ayıbın bulunduğu  hemen satıcıya bildirilmesi gerektiğiş, bildirilmezse satılanın ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı,   ayıp ihbarının tacir olan davalı-karşı davacı tarafından süresinde  yapılmadığı  mevcut karşı dava kapsamına nazaran davalı/karşı davacının iddia ettiği zararlarını ispatlayacak bir delil sunmadığı gerekçeleriyle karşı davanın reddine karar verilmiş hükme karşı asıl davada davalı karşı  davada davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı – karşı davacı vekili; müvekkiline tek satıcılık sözleşmesi kapsamında davacının mal teslim etmediğini, sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkilinin yoksun kaldığı gelirin hesap edilmediğini, sunulan bu belgelerde, iade olan ürünlerin pek çoğunun asgari çimlenme oranlarını karşılamadığı ve satışa uygun olanların davacı çalışanları tarafından yanına şerh düşüldüğü de görüldüğünü,  dosyaya sunulan sertifikalarında da Kazakistana ihraç edilen ürünler arasında 6 ton ... olduğu,  aslında ürünün bir kısmı ... da olmadığını, resmi stoklarının incelemesi talebinin de göz ardı edildiğini, müvekkilinin tek satıcı olduğunu, alıcıların ayıba karşı tekeffülden doğan haklarına karşı tek başına sorumlu tutulması sonucunu doğuracak şekilde karar verilemeyeceğini, tanıklarının dinlenmesi konusunda karar vermeyerek müvekkilin hukuki dinlenme ve savunma hakkının kısıtlandığını, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirmeden eksik ve hatalı hükmü kurulduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; asıl davada cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın bulunup bulunmadığı, karşı dava ise, sözlşemenin feshi nedeniyle uğranılan zararın ve ayıplı mal teslimi nedeniyle tahsilat  zararının tayini hususuna ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Asıl dava, ödenmeyen cari hesap alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.<br>Karşı dava ise, sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle tek satıcılık sözleşmesinin feshi nedeniyle müspet zararın ayıplı mal gönderilmesi nedeniyle tahsilat zararın tazmini istemine ilişkin bulunmaktadır.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Karşı dava asıl davada davacı karşı davada davalının taraflar arasındaki distribütörlük ilişkisine aykırı davrandığı, mal göndermediği, gönderdiği bir kısım malların hatalı olduğu, buna dayalı olarak sözleşmenin feshedildiği sözleşmenin feshinden kaynaklanan müspet zarar ayıplı mal teslimi nedeniyle tahsilat zararın oluştuğu iddiasına dayalı olarak açılan karşı davada, davacının distribütörlük sözleşmesinin devam ettiği süre içinde davalının ayıplı ifada bulunduğu, bu yüzden zarara uğradığı yönünde usulüne uygun, süresinde ayıp ihbarının ve bu yönde delilinin bulunmadığı, karşı davacının, karşı davalı tarafından satılan tohumların ayıplı olduğunu kanıtlayamadığı ve ayıplı satış nedeniyle tahsilat zararının karşı davalının kusurundan kaynaklandığının kanıtlanamadığı, ve tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı karşı davacı   vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-a)Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.360,30TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.612,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.747,48‬ TL harcın istinaf eden  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t\tb)Karşı dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 14/04/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan...<br>   e-imzalıdır <br>Üye...<br>   e-imzalıdır <br>Üye...<br>   e-imzalıdır <br>Katip...<br>  e-imzalıdır  <br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"98e96be1c74a01cb","SID":"5fa00095f9c1fa3d"}}