{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1577 <br>KARAR NO\t\t: 2025/719<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2018/645 E.  2023/528 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 02.05.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02.05.2025<br><br>\tİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06.2023 tarih 2018/645 E. 2023/528 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ve ... vekili ile ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralanan davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalıların oluşan zararı karşılaması gerektiğini, sigorta şirketince yapılan ödemenin zararı karşılmadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.615,00-TL maddi 75.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmeni talep ve dava etmiş, maddi tazminat talebini ıslah ile 342,021,12-TL olacak şekilde artırmıştır. <br>\tCEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, kazaya neden olan aracın davalı nezdinde karayolları zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı sorumlu olduğunu, kusur ve zararın tespit ve ispat edilmesi gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... ve ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı trafından ileri sürülen maddi zarar iddiaları ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, kusur ve zararın tespit ve ispat edilmesi gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'nun kendi sevk ve idaresindeki  sayılı araç ile davalı ...'nun sevk ve idaresinde olup davalı ...'nun maliki olduğu, diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'nin KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalısı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, olayın oluşumunda davalı araç sürücüsü ...'nun % 90 oranında asli  davacının ise % 10 oranında kusurlu olduğu, olay nedeniyle  davacının % 12 oranında sürekli 9 ay süreyle geçici iş gücü kaybına uğradığı, söz konusu iş gücü kayıpları nedeniyle 13.910,51-TL geçici 324.095,61-TL sürekli iş gücü kaybı tazminatına hak kazandığı, tedavi kaynaklı 815,00-TL ulaşım gideri zararı bulunduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, olay nedeni ile davacı lehine  20.000,00-TL manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği, davacı tarafça kaza nedeniyle sürücüsü olduğu motosiklette meydana gelen hasarın onarım bedeli ile cep telefonunun zarar gördüğü iddiasına dayalı olarak telefon onarım bedellerine ilişkin taleplerin ise tefrik edilerek edilerek ayrı bir dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalılar ... ve ... vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını,  kazanın oluşumunda davacının tam ve asli kusurlu olduğunu, kusur raporunun hükme esas alınamayacağını, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, motosiklet sürücüsü davacının koruyucu elbise giymediğini ve ehliyeti bulunmadığını, maluliyet tespitinin yerinde olmadığını, raporlara itirazların karşılanmadığını, manevi tazminat miktarı fahiş olduğunu,  kaza tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, karar ilam harcının  yirmide biri üzerinden hesaplanması gerektiğini, belirterek;  kararın kaldırlması talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, maluliyet oranının gerceği yansıtmadığını, raporun yetersiz olduğunu,  Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınması gerektiğini, kusur oranı bakımından  da çelişki bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, manevi tazminat istemlerinin poliçe kapsamı dışında kaldığını, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini, AYM kararının geriye yürütülemeyeceğini, müterafik ksuru indirimi yapılmadığını, gerekli güvenlik önlemlerini almayayan davacının müterafik ksuru bulunduğunu, belirterek; kararın kaldırlması talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun maddi olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli, geçici iş gücü kaybı ve tedavi gideri zararına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, iş görmezlik tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, davacının gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, kusur ve iş gücü kaybı zararın yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, maddi olay ve davacının mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, tazminattan indirim yapılmasını gerektir davacıya atfı kabil müterafik kusur bulunmamasına, trafik kazasından kaynaklı sürekli, geçici iş görmezlik zararı ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmasına, maddi tazminat yönünden davalıların sorumluluğunun talebe uygun şekilde müşterek ve mütesilen sorumluluk ilkesine uygun düşecek şekilde belirlenmesine, maddi tazminat yönünden işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin birlikte, manevi tazminat yönünden ise yanlızca davalı işletenlerin sorumluluğunun söz konusu olmasına, maddi tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, poliçe limiti aşan miktar yönünden ise davalı işletenlerin sorumlu tutulmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tazminata davalıların sıfatına uygun şekilde belirlenen talep ile bağlı olacak şekilde temerrüt tarihinden yasal faiz yürütülmesine, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı, sorumluluk limiti ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT ve Harçlar Kanunu hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan <br>gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalılar ... ve ... ile ... Sigorta A.Ş'nin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalılar ... ve ... yönünden istinaf karar harcı olan 24.504,23-TL'den peşin alınan 6.126,25-TL'nin mahsubu ile bakiye 18.377,98‬-TL harcın davalılar ... ve ...'ndan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden istinaf karar harcı olan 21.718,18-TL'den peşin alınan 6.126,05-TL'nin mahsubu ile bakiye 15.592,13‬-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 02.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b121a615488a8c23","SID":"b7dd40b31c41ae33"}}