{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1336 Esas<br>KARAR NO: 2025/619<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2022<br>NUMARASI: 2021/484 Esas, 2022/243 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin ... tescil nolu \"...\" ibareli tasarımın sahibi olduğunu,  davalının müvekkiline ait ürünün neredeyse aynısını ve belirgin şekilde benzerini piyasaya sürerek davacı şirketi mağdur etmiş olduğunu, davacıya ait orjinal ürün ile davacıyla karşı tarafın muhtelif mağazalardan satın alınmış 2 sahte ürünü de sunduklarını, bu husuta Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/106 D.İş iş dosyası ile tespit yapıldığını, açıklanan nedenlerle davalının, davacıya ait tasarıma tecavüz edildiğinin ve haksız rekabet eylemlerinin tespiti ile re'fine ve men'ine, 50.000-TL manevi tazminat ile 1.000-TL maddi tazminatın tasarım hakkına tecavüzün tespit tarihi olan 18/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP VE KARŞI DAVA: Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını, davacının ... sayılı tasarım tesciline konu ürününün, tüm dünyada \"...\", \"...\", \"...\" ve benzeri çeşitli adlarla bilinen ve yaygın olarak kullanılan, marketlerde ve oyuncakçılarda tüketicilere sunulan ürünler olduğunu. dünyada böyle bir sektör olduğunu, davalı şirket tarafından satışı tespit edilen ürünün, davacıya ait tasarım konusu ürünle karıştırılma tehlikesi yaratacak bir benzerlik taşımadığını,  dünyada çok sayıda firma tarafından davacı şirket adına tescil tarihi olan 06/08/2019 tarihinden çok daha önceki tarihlerden beribenzer konseptte ürünler üretilmekte olduğunu, hatta davacı tasarımına konu ürünün birebir aynısı 2013 yılı itibariyle piyasaya sunulmuş olduğunu, açıklanan nedenlerle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile, ... sayılı endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>KARŞI DAVADA CEVAP: Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesi ile, davalının karşı davasının sadece tasarımın iptaline ilişkin olup, asıl davalarının haksız rekabetin ihlalinden kaynakladığını, davalı-karşı davacının, tasarımının iptaline yönelik talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, reddi gerektiğini, benzer olarak sunulan resimlerin hiçbirinin müvekkilinin tescilli ürünleriyle aynı veya benzer olmadığını savunarak,  karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl davada davacı adına kayıtlı tasarımın başvuru tarihinin 06/08/2019 olduğu, bu başvuru tarihinden önce davacı ürününün benzerinin 14/03/2013 tarihinde krooomland youtube kanalında \"...\" başlığı altındaki video içeriğinde kullanıldığı, yenilik kırıcı olarak 06/08/2019 öncesi internete yüklenen görsellerdeki ürün ile davacı-karşı davalı tasarımının ögelerinin benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu, bu itibarla davacı-karşı davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığı kanaatine ulaşıldığı, yenilik ve ayırdedicilik kriterini karşılayamayan davacı-karşı davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği,  söz konusu hükümsüzlük kararının geçmişe etkili mahiyeti nazara alınarak asıl davadaki aynı tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti ve tazminat talebine yönelik davanın reddine karar vermek gerektiği, davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise, ek rapordaki tespitler ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/5189 E- 2022/1852 K. sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine; karşı davanın kabulü ile  karşı davalıya ait ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davada alınan rapor ve ek rapora rağmen asıl davada red kararı verilmesinin kararın kaldırılması sebebi olduğunu, davalının müvekkiline ait tasarımı olduğu gibi kullanmasının  haksız rekabetin ihlalinden kaynaklandığını, bu nedenle; haksız rekabetin ihlal edilip edilmediği hususunda bir değerlendirme yapılmadan asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece anılan ek rapora rağmen asıl davanın reddi ve karşı davanın kabulünün hatalı olduğunu, bilirkişilerin davalı BİM şirketinin dava konusu tasarıma ait üründen kaç tane satıldığı ve bu ürünlerden ne kadar kar elde ettiği ve bu satışın bir  haksız rekabeti ihlali olup olmadığı hususlarında tespit yapmaması ve Mahkeme yerine geçip tasarımın hükümsüzlüğü ile bu hesabı yapmamasının hatalı olduğunu, bilirkişilerin bu konuda bir değerlendirme ve hesaplama yapması ve bu durumu Mahkemeye sunmasının zaruri olup bu konuda kararı ancak mahkemenin karar vereceğini bilinmesine rağmen hesaplama yapmamasının da eksik olmakla birlikte, bu yönden de itirazlarının değerlendirilmesi ve hesaplama yapılması için ek rapor alınmamasının da usulen eksik olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl dava, davacının tescilli tasarım hakkından doğan haklarına tecavüzün, haksız rekabetin  tespiti,  men'i ve re'fi ile maddi ve manevi tazminat; karşı dava ise tasarımın hükümsüzlüğü  talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı-karşı davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  alınan bilirkişi heyet raporu ile davacı-karşı davalı  adına ... tescil numarası ile kayıtlı tasarımın, daha önce kamuya sunulmuş olması nedeniyle  yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle karşı dava yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşması nedeniyle  karşı davanın kabulüne; hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olması nedeniyle, asıl davadaki tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti ve tazminat talebine yönelik davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğu gibi,  Yargıtay 11.HD'nin  2024/2085 E- 2025/416 K.,  2024/1738 E- 2025/58 K.,2024/1482 E- 2025/38 K., 2019/5189-1852 E-K, 2021/89-3054 E-K sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek haksız rekabete dair talepler yönünden ret kararı verilmesinin yerinde olduğu, haksız rekabet yönünden  kümülatif korumanın uygulama alanı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağından, bilirkişi heyetince haksız rekabet yönünden hesaplama yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı-karşı davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl ve karşı dava yönünden Davacı - karşı davalıdan alınması gereken toplam 1.230,80 TL (615,40 x 2) harçtan, peşin alınan toplam 539,70 TL (269,85 x 2) harcın mahsubu ile bakiye 691,10 TL harcın davacı - karşı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4f231398135e7a9","SID":"c21dfee6d6011799"}}