{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/541 <br>KARAR NO: 2025/559<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/01/2025<br>NUMARASI: 2024/773 Esas  (Derdest)<br>DAVA: Tanıma Ve Tenfiz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/04/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP\t: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... (...) nezdinde yürütülen tahkim yargılamasında verilen 29/04/2024 tarihli ve 1206 sayılı 26/07/2024 tarihli ve 1206A sayılı hakem kararlarının tenfizini talep ettiklerini, davacı ile davalı arasında 24/08/2022 tarihinde +/-%10 opsiyonlu 6.000 ton Rus menşeli keten tohumunun CIF Marmara koşullarında ton başına 570 ABD doları üzerinden davacı tarafından davalıya satılmasını konu alan bir satış sözleşmesinin akdedildiğini, Sözleşmenin 14.maddesine göre, sözleşme, tahkim şartı da dahil olmak üzere, FOSFA'nın FOSFA 11 olarak adlandırılan, yağlı tohum ticareti için kabul ettiği hükümlere tabi olduğunu, davacı müvekkilinin arasındaki sözleşme uyarınca satılanı teslim almayıp satış bedelini ödememesi nedeniyle oluşan 720.000-USD zararının tazmini talebiyle FOSFA tahkimine başvurduğunu, FOSFA hakem heyetinin 1206,1206A sayılı kararlarına hükmetmiş olduğunu,  davacının işbu davaya konu tahkim kararlarından kaynaklanan 787.190,28-USD alacak için davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br> İHTİYATİ HACİZ KARARI :İlk derece mahkemesince 17.01.2025 tarihinde 720.000 USD, 52.546,37 İngiliz sterlini, 14.110,00 İngiliz Sterlini, 29.070,50 İngiliz Sterlini, 39.115,02 İngiliz Sterlini,17.529,93 İngiliz Sterlini, 8.360,62 İngiliz Sterlini üzerinden dava tarihindeki efektif satış kuru baz alınarak toplam 32.411.092,77‬ TL üzerinden fazlaya ilişkin talebin reddi ile sınırlı olmak kaydıyla, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının alacak yabancı mahkeme ilamına dayalı olup tenfiz koşullarının oluşup oluşmadığı yargılamayı gerektirdiğinden  İİK 259/1 maddesi gereğince takdiren %15 teminat karşılığı ihtiyaten haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İTİRAZ: İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle, her ne kadar Mahkememizce müvekkili şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmişse de; müvekkili şirketin uzun yıllardır aynı sektörde faaliyet göstermekte olduğunu, alanında tanınan başarılı ve sektörün lider şirketlerinden birisi olduğunu, haliyle yoğun olarak ticari faaliyet göstermesi nedeni ile verilen ihtiyati haciz kararının müvekkili şirketin gerek bankalar nezdinde gerekse tedarikçi ve müşteri ilişkilerinde zorluklarla karşılaşmasına ve bu meyanda ticari faaliyetinin nerede ise durmasına sebebiyet vermesine sebep olabileceklerini, bu halde müvekkili şirket aleyhine tesis edilen ihtiyati haciz kararının icrası müvekkili şirketin iş hayatını sekteye uğratacağı gibi çalışanlarının ödemeleri gibi hayati konularda da zorluk yaşamasına sebep olacağını, tanıma ve tenfizi istenilen FOSFA Tahkim Kararı'nın eksik inceleme ve kamu düzenine açıkça aykırı şekilde verilmesi nedeni ile bu karara dayalı olarak verilen 17.01.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının öncelikle kaldırılmasını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde İİK'nın 266. Maddesi uyarınca dava konusu alacak miktarı kadar teminatı sunmaya hazır oldukları hususu gözetilerek, sunulacak teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: İlk derece Mahkemesince ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda istinaf incelemesine konu 20.02.2025 tarihli ara karar ile \"...itirazların esas kararda tartışılacak nitelikte bulunması, dosya kapsamındaki delillere göre yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu mahkememizce benimsenmekle ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin itirazlarının reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, somut olayda  yabancı hakem kararının tenfiz şartlarını taşıyıp taşımadığının ancak yargılama sonucunda anlaşılacağını, henüz yargılamanın başında, tenfize konu kararda hükme bağlanan alacağın vadesi gelmiş/muaccel bir alacak olarak nitelendirilebilmesinin mümkün olmadığını, o  bakımdan tenfiz edilmemiş hakem kararına istinaden müvekkili şirket aleyhine İİK’nın 257/f.1 maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkil şirketin uzun yıllardan beri aynı adreste ve güçlü sermaye yapısı ve yüzlerce çalışanı ile yoğun olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, el'an hiçbir kamu ve özel kişi ve kuruluşuna vadesi geçip de ödenmemiş borcu olmadığını, yine müvekkili şirketin, sahibi olduğu mal varlığını gizlemeye, kaçırmaya veya alacaklının haklarını ihlal eder nitelikte hileli işlemlerde bulunduğuna dair hiçbir somut olgudan da bahsedilemeyeceğini, bu nedenlerle somut olayda ihtiyati haciz kararının yasal şartları oluşmadığını, buna karşılık yerel mahkemece hiçbir gerekçe ortaya koymaksızın davacı tenfiz talep eden şirket lehine ihtiyati haciz kararı verildiğini  ve bu karara itirazlarının  ise hukuka aykırı olarak reddettiğini beyanla  istinaf başvurularının kabulü ile yabancı hakem kararının tenfiz şartlarını taşıyıp taşımadığının ancak yargılama sonucunda anlaşılacağını, bu nedenle henüz tenfiz edilmemiş hakem kararına istinaden İİK’nın 257 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/773 Esas sayılı dosyasında verilen \"ihtiyati haciz kararına itirazın reddine\" ilişkin 20.02.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, itirazlarının kabulü ile 17.01.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini  talep etmiştir<br>GEREKÇE:Talep; yabancı mahkeme kararının tenfizi istemiyle açılan derdest davada verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararın istinafına  ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacı tarafça Uluslararası Yağlar ve Tohumlar Federasyonu (FOSFA) nezdinde tahkim kurulunca verilen 29.04.2024 tarihli ve 1206 sayılı, 26.07.2024 tarihli ve 1206A sayılı hakem kararlarının tenfizi istemiyle dava açılmış olup, hakem kararları dosyada sunulu vaziyettedir. İlk derece mahkemesince 17.01.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz kararı verilmiş, davalı tarafça ihtiyati haciz kararına itiraz edilmesi üzerine duruşma açılarak mahkemece yapılan mürafaa sonucunda 20.02.2025 tarihli ara karar ile davalının ihtiyati hacze itirazının reddine karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K). Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir. Henüz tenfiz edilmemiş ve tenfiz şartlarını taşıyıp taşımadığı yargılama neticesinde anlaşılacak olan yabancı bir mahkeme veya hakem kararına istinaden, tenfize konu olacak kararda hükme bağlanan alacağın ‘vadesi gelmiş bir alacak’ olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Somut olayda, davacı sadece henüz tenfizine karar verilmemiş bir yabancı hakem kararına dayanmış olup, bu şekilde yabancı mahkeme kararı tek başına vadesi gelmiş bir para borcunu yaklaşık olarak ispatlamaya elverişli değildir. Dava tenfiz istemine ilişkin olup, yargılama sonunda bir alacak hükmü kurulmasının mümkün olmadığı nazara alındığında talep edilen ihtiyati haczin şartlarının oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Bu nedenle İİK'nın 257.maddesi uyarınca ihtiyati haczin yasal koşulları oluştuğu kabul edilemeyeceğinden mahkemece ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken ihtiyati hacze vaki itirazın reddine karar verilmesi  isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze vaki itirazın reddine ilişkin 20.02.2025 tarihli ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmadığı anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati hacze itiraz eden davalı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu  İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2025 tarihli ihtiyati hacze vaki itirazın reddine ilişkin ara kararın HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davalı vekilinin ihtiyati hacze vaki itirazının kabulü ile Mahkemece 2024/773 Esas sayılı dosyası üzerinden 17.01.2025 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararının davalı yönünden tüm neticeleri ile birlikte KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca  KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.28/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7cc6918c11aeee84","SID":"46a53048be5e1ec4"}}