{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ    <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: ....<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ...           ...<br>ÜYE\t\t: ...\t\t      ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/01/2021<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVA TARİHİ\t: 10/11/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 11/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 11/03/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın  reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine  Dairemizce karar verildiği, kararın temyizi üzerine dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzereYargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09/07/2024 gün ve 2023/3522 Esas 2024/5084 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda dosya Dairemize gönderilmiş ve  celse açılmak suretiyle gereği konuşulup düşünüldü. \t<br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında 18.11.2013 tarihinde ... ... ....Ltd Şti'nin ortaklığının giderilmesi ve tasfiyesine ilişkin protokol imzalandığını, müvekkilinin protokolün tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenleyen 3/B-a maddesindeki hisse devri yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalının ise ödemekle yükümlü olduğu 1.800.000,00 TL'nin ilk 4 taksitini ödemek dışında yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Ankara 44. Noterliğinin 16.04.2015 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile temerrüte düştüğünü, ihtilafın halli için hakem Av. ... hakemlik görevini yerine getirmesi için Ankara 35. Noterliğinin 03.11.2016 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, bu ihtarnameye rağmen hakem ... protokolün 6. maddesine göre 3 aylık süre içerisinde herhangi bir işlem yapmadığını, müvekkili tarafından Ankara 35. Noterliğinin 03.11.2016 tarihli ve 29971 yevmiye nolu ihtarname ile davalıya,  hakem ... halen avukatı olması nedeniyle bu hukuka aykırılık giderilmesi için muvafakat edilmesi, aksi halde adli yargı yoluna başvurulacağının bildirildiğini, davalının bu ihtarnameye cevap vermediğini, tahkim şartının geçersiz hale geldiğini, davalı borçlu hakkında Ankara 7. İcra Dairesinin 2017/12501 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davaya konu uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiğini, tahkim ilk itirazında bulunduklarını, davacının hakeme başvuru şartını yerine getirmediğini, hakem tayin edilen ... davacının vekili olmasının hakemliğine engel olmadığını, müvekkilinin, davacının davalı şirketteki tüm hisselerini Ankara 44. Noterliğinin 18.11.2013 tarihli ve .... yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında devraldığını, hisse devir bedeli olarak kararlaştırılan 125.000,00 TL'nin müvekkili tarafından davacıya nakden ve tamamen ödendiğini, 18.11.2013 tarihli adi yazılı protokole dayanılarak hak talep edilmesini kabul etmediklerini, müvekkilinin hem noter senedinin hem de protokolün gereğini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, 18.11.2013 tarihli protokolün 13.A.a maddesinde, toplam devir bedelinin 1.800.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, protokolün 3.A.d maddesi gereği, Yenimahalle'de bulunan taşınmazın konut kredisi bedeli olan 147.348,00 TL bedelin toplam bedelden mahsup edildiğini, kalan 1.652.651,00 TL'lik ödemenin 720.000,00 TL ve 215.652,00 TL şeklinde iki taksit halinde ödeneceğini, 720.000,00 TL'lik ilk taksitin 15.12.2014 tarihinden itibaren 12 eşit taksitte, 212.652,00 TL'lik ikinci taksitin 15.12.2015 tarihinden itibaren 5 eşit taksitte ödeneceğini, müvekkilinin kararlaştırılan taksit tarihleri ve bedellere göre 29 adet senet düzenleyerek davacıya teslim edeceğini, müvekkilinin bu senetleri düzenleyerek davacıya teslim ettiğini, davacının da dava dilekçesinde ilk 4 taksitin ödendiğini ikrar ettiğini, müvekkilinin ilk 5 senedi banka kanalıyla davacıya ödediğini, diğer senetlerin de ödendiğini, davacının ödenmediğini iddia ettiği kambiyo senetlerini sunmasının zorunlu olduğunu, zira borcun kambiyo senedine bağlandığını belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  taraflar arasında imzalanan 18.11.2013 tarihli protokolde, hisse devir bedeli karşılığı olmak üzere davacıya 1.800.000,00 TL ödeneceği, konut kredisi bedeli mahsup edildikten sonra kalan 1.652.651,00 TL için 29 adet senet düzenlenerek verileceğinin kararlaştırıldığı, icra takibinin ödenmeyen taksitler/senetler nedeniyle kaynaklanan borç için başlatıldığı, ilk 4 senet bedeli 240.000,00 TL'nin davacının banka hesabına, 5 ve 6 nolu senetlerin davacı tarafından ciro edilerek ... verildiği ve ... tarafından tahsil için bankaya ibraz edildiği, kural olarak ödeme yükümlüsünün bu hususu kanıtlaması gerekmesine rağmen davaya dayanak protokolde ödemelerin 29 adet senet ile taksitler halinde yapılacağının kararlaştırıldığı ve davalı tarafından ilk 6 adet senedin teslim edildiğinin yazılı belge ile kanıtlandığı, protokolde 29 adet senet ile ödeme yapılacağının kararlaştırılmış olması ve 6 adet senedin teslim edildiğinin kanıtlanması karşısında, senetlerin tamamının teslim alınmadığının iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ispat yükünün davacıda bulunduğu, davacı tarafın ödenmediğini iddia ettiği senetleri ibraz etmesi gerektiği, ancak ibraz edemediği ve alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tBorcun ödediğini iddia eden kişinin sadece ödeme def'inde bulunabileceğini, başka savunmaya gerek duymayacağını, ancak yargılama sırasında davalının önce tahkim şartının yerine getirilmemesini iddia ettiğini, ardından 18/11/2013 tarihli protokolün geçersiz olduğunu savunduğunu, en sonunda ise cevap ve ek dilekçelerinde bono bedellerinin de ödendiğini savunmak suretiyle çelişkiye düştüğünü, davalının bağlayıcı beyanına göre senetlerin 29 adet eşit taksite bölünmüş olduğunu ve sözde yırtılmış halde daha sonra mahkemeye dosyasına sunulmuş olan fotokopilerden de anlaşılacağı üzere senetlerin eşit taksite bölünmüş olmadığı hususunun mahkemece dikkate alınmadığını, taraflar arasındaki 18/11/2013 tarihli Protokolü reddeden davalının daha sonra geçersiz olduğunu söylediği protokole göre ve vadesinden önce ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafın savunmasının aksine ilk beş değil ilk dört senedin banka aracılığıyla ödendiğini, 5.taksitin bile ödenmediği dosya kapsamıyla sabit iken davalının bütün bonoların teslim edilmiş sayılacağına dair karinenin hukuki bir dayanağının bulunmadığını, dava konusu 1.800.000,00 TL'lik toplam borcun içinde 147.348,00 TL'lik konut kredisinin de ödenmediğini, taksit vadesi bile gelmemiş borçların toplu biçimde ve vadesinden önce ödendiğinin kabulü anlamına gelecek şekilde bonoların teslim edilmiş sayılacağı gibi bir karineye bağlı olarak borçluyu ispat ve ödeme yükünden kurtarmanın hukuka ve hakkaniyete uygun düşmeyeceğini, protokole göre son taksit tarihinin 15/04/2016 tarihi olduğunu, borçlunun temerrütüne esas Ankara 44. Noterliğinden 16/04/2015 tarihinde çekilen ihtarnameye karşın bu tarihten önce davalının bütün borcunu hiçbir belgeye veya banka kaydına dayalı olmaksızın ödediğini kabul anlamına gelen ve hukuki dayanaktan yoksun karineye dayalı olarak verilmiş olan kararın kabulünün mümkün olamayacağını, bilirkişi incelemesi yapıldığını, bilirkişi incelemesine göre davalının ödeme yaptığına ilişkin bilgi belgenin bulunmadığının belirtildiğini, davalı tarafından dosyaya sunulan bonolardan 7.sıradan 29.sıraya kadar olan 23 adet bononun müvekkiline teslim edilmediğini, ilk bono dışındaki 25 adet bononun müvekkiline ödenmediğini, müvekkiline 25 adet bononun teslim edildiğine dair müvekkilinin imzasını içeren belge sunmadığını, 18/11/2013 tarihli protokolde taksit ödemelerinden bahsedildiğini, maddenin sonunda taksit tarihleri ve bedellerine göre 29 adat senedi düzenleyerek devreden ...'e teslim edecektir şeklinde ki düzenlemede teslimin ne zaman yapılacağı, vade tarihi belirlenmesi dışında ayrıca ne zaman teslim edileceğinin belirtilmediği gibi taksit tarihlerine göre ibaresiyle teslim vadelerini taksit tarihleri yaklaştıkça teslim edileceği şeklinde protokolün bu maddesinin düzenlendiğini, kesin bir teslim tarihinin belirlenmemesinin özel sebebinin ise dava dışı ... davacının kardeşi, davalının da protokol tarihinde nişanlısı ve sonradan eşi olması sebebiyle taksit ödemelerinin bonoya bağlanacak olmasından tarafların mutabık kalması olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince müvekkilince yapılan yargılama giderlerinin hükümde dikkate alınmadığını, dosya kapsamına göre ve Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/566 Esas sayılı dosyası da dikkate alındığında davacının takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğundan %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yönde karar verilmediğini, \tbu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini ve ayrıca davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; Limited Şirket Devir Sözleşmesi nedeniyle bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDairemizin 22/03/2023 gün ve 2021/883 Esas, 2023/428 Karar  sayılı kararıyla  davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının  kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine;<br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09/07/2024 gün ve 2023/3522 Esas 2024/5084 Karar sayılı bozma ilamında; \".Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla açılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında limited şirket hisse devri sözleşmesine ilişkin imzalanan 18.11.2013 tarihli protokolde davalının hisse devir bedeli olarak kararlaştırılan tutarın bir kısmının konut kredi ile geri kalan kısmının ise 29 adet senet verilmesi sureti ile ödeneceği kararlaştırılmıştır. Tarafların da yargılama sırasında kabul ettikleri üzere söz konusu senetler düzenlenmiş olup senetlerin davacıya teslim edildiği hususunun ispat yükü davalı üzerindedir. O halde, mahkemece ispat yükünün yanılgı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile davacıya yükletilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir..\", denilmek suretiyle dosya Dairemize gönderilmiş olup, Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. <br>\tAnkara 7. İcra Müdürlüğünün  2017/12501 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklısının ..., borçlusunun ...  olup, 19.06.2017 tarihinde, 1.554.280,00 TL asıl alacak, 343.884,45 TL işlemiş faiz olmaz üzere toplam 1.898.164,45 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. <br>\t18/11/2013 tarihli Protokol ve Hisse Devri Sözleşmesi'nin incelenmesinde; <br>\tTaraflar arasında 18.11.2013 tarihinde imzalanan “... ... ... \"Ortaklığın giderilmesi ve Tasfiye Protokolü\"nün 2.Maddesinde  “...şirket ortaklarının, şirket ortaklığından kaynaklanan hakların<br>tespiti ve ortaklığın tasfiyesi... ” olduğu,<br>\tProtokolün  tarafların hak ve yükümlülükleri başlıklı 3.maddesinde; “...iş bu<br>protokole konu hisse devrinin aşağıda yazılı yükümlülüklerin ortaklardan ... tarafından yerine getirilmesi mukabilinde, ortak ... %50 oranındaki şirket paylarını Hayırlı ... ...'e devredeceğinin kabul ve taahhüt edilmesi tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini oluşturur...\",<br>\tProtokolün 3. Maddesinin A bendi olan “Devir Alan ...'in Hak ve Yükümlülükleri” başlıklı maddesinin; <br>\ta. Bendinde; “...Şirketin aktif ve pasifi ile birlikte ... ... ...'e ait olması için diğer ortak ...'e aşağıda ödeme planına bağlanmış toplam 1.800.000,00 TL'lik hisse devir bedelinin ödeneceği kabul ve taahhüt edilmiştir. Ancak aşağıda (d) bendinde kararlaştırılan toplam 147.348,00 TL'lik konut kredisi Hayırlı ... ... tarafından ödeneceğinden bu bedel mahsup edilerek 1.652.651,00 TL'lik ödeme ile devir bedeli tamamlanacaktır. Bu ödeme aşağıdaki şekilde ve vadelerde ödenecektir. Devir bedelinin 720.000,00 TL'lik kısmı ilk taksidi 15.12.2013 tarihi olmak üzere 12 eşit taksitte ödenecektir. Devir bedelinin 720.000,00 TL 'lik kısmı ilktaksidi 15.12.2014 olmak üzere 12 eşit taksitte ödenecektir. Devir bedelinin son yıl bakiyesini oluşturan 212.652,00 TL'lik ödeme ilk taksiti 15.12.2015 tarihi olmak üzere 5 eşit taksitte ödenerek, devir bedeli tamamlanacaktır. Devir alan Hayırlı ... ... kararlaştırılan taksit tarihleri ve bedellerine göre 29 adet senedi düzenleyerek devreden ...'e teslim edecektir...” <br>\tb. Bendinde; “...Şirket adına kayıtlı 06 RBL 99 plakalı aracın devir ve teslimi<br>...'in belirlediği tarihte kendisi veya tespit ettiği üçüncü kişiye verilecektir. ... plakalı araç şirket uhdesinde kalacaktır... ” <br>\tc. Bendinde; “... Şirket ortaklık sermayesi ile iştirak edilen ... ...toplam 564 pay devir bedeline konu<br>olmaksızın ... Ltd. Şti.'ne ait olup, hisse devir alan sıfatıyla ... anılan hisseleri borç ödemesi tamamlanıncaya kadar teminat maksadıyla muhafaza edeceğini, üçüncü kişilere devir ve temlik etmeyeceğini kabul ve taahhüt etmiştir..” <br>\td. Bendinde aynen; “...Ankara ili Yenimahalle İlçesi ... 105/1 adresinde kayıtlı konutun 147.348 TL lik toplam konut kredisi devreden<br>nam ve hesabına olmak üzere .... ... ... tarafından ödenecektir. Bu tutar, toplam devir bedelinden düşülerek devir bedeli senetleri düzenlenmiştir. .... ... ..., kredi taksitlerinin bitmesini müteakip taşınmazın mülkiyetini ... veya belirleyeceği üçüncü kişiye devir ve tescil ettireceğini kabul ve taahhüt eder. Konut devir taahhüdün yerine gelmemesi durumunda konutun devir tarihindeki bedeli kadar borçlu olduğunu Hayırlı ... ... kabul ve taahhüt eder... ”<br>\tProtokolün 3. Maddesinin B bendi olan “Devir Eden ...'in Hak ve Yükümlülükleri” — başlıklı - maddesinde; — “...Yukarıda — devralanın — kararlaştırılan  yükümlülüklerine konu iş bu protokolün imzalanması ile, ... protokole konu ... Ltd, Şti.'ndeki 450 payını noterde düzenlenecek hisse devir sözleşmesi ile ...'e aktaracağını kabul ve taahhüt eder... ” <br>\t5. Maddesinde “...taraflar arasında 18.06.2013 tarihinde imzalanmış olan protokol, iş bu protokol ile hükümsüz hale gelecektir...”,<br>\t6. maddesinde  “... İhtilafların Halli; taraflar iş bu protokolden kaynaklanacak<br>ihtilafların çözümü için HMK hükümleri uyarınca, gayrimenkulün aynine ilişkin hususlar hariç Av. ... hakem olarak tayin etmişlerdir. Tahkim şartı niteliğindeki bu kararlaştırma uyarınca taraflar arasındaki ihtilafı hakem Av. ... 3 ay içinde Türk<br>Maddi Hukuku Kurallarına göre çözeceğini, hakemin vereceği karara taraflarca uyulacağı da<br>kabul ve taahhüt edilmiştir... ”,<br>\t7. maddesinde; “... Ltd. Şti. adına kullanılan kredilerin teminatı için bankalar lehine ...'e ait taşınmazlar üzerine verilmiş ipotekler ve şahsi kefaletler ile ...'in şahsi kefaletleri kredilerin ödenmesi sonrasında ortadan <br>kaldırılacaktır...” şeklinde düzenlendiği, <br>\tAnkara 44. Noterliği tarafından 18 Kasım 2013 tarıh ve .... yevmiye numarası “Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi (Ortak İçi)'nin incelenmesinde; ... ile ... ... ...... Ltd. Şirketi arasında imzalandığı, 500 adet hissesini 125.000.00 TL bedel karşılığında devir ve temlik ettiği, devir bedelini devir alandan nakden ve tamamen aldığının yazılı olduğu görülmüştür. \t<br>\tMali müşavir bilirkişiden alınan raporda özetle; taraflar arasında imzalanan  18.11.2013 tarihli protokolde tarafların hisse devrine ilişkin yükümlülüklerinin belirlendiği, davacının şirkette bulunan 500 paya karşılık gelen hissesinin Ankara 44. Noterliğinin 18 Kasım 2013 tarihli ve ... yevmiye nolu \"Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi\" ile davalı ... devir etmiş olması nedeniyle yükümlülüğünü yerine getirdiği, protokolde davalının yükümlülüğünün ise, hisse devri olarak kararlaştırılan 1.800.000,00 TLlik tutarın 147.348,00 TL'lik kısmını konut kredisi, geri kalan 1.652.651,00 TL'yi de 29 adet senet vermek suretiyle 15.12.2013 tarihinden başlamak üzere ödenmesi olduğu, davalı vekili tarafından dava dosyasına sunulan dekontların incelenmesinde, 245.000,00 TL'lik tutarın protokole ilişkin olarak davacı yana yapılmış ödeme toplamı olduğu, toplam 233.000,00 TL'ye ilişkin ödeme dekontlarının açıklama kısmında, \"...nolu senete ilişkin yapılan ödeme...\" şeklinde açıklama bulunmaması ve taraflar arasında Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/491 Esas sayılı dosyası üzerinden yine hisse devrine ilişkin bir dava bulunması nedeniyle, bu ödemelerin dava konusu protokole ilişkin yapılıp yapılamadığının net olarak tespit edilemediği, dava dosyasında protokolde belirtilen senetlerden sadece üçüne ait fotokopi bulunduğu, diğer senetlere ilişkin ise herhangi bir fotokopi bulunmadığı, belirtilen hususların açıklığa kavuşturulmasından sonra alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğunun tespit edilebileceği,<br>\tİtiraz üzerine mali müşavir bilirkişiden alınan ek raporda özetle;  ilk 4 adet toplam bedeli 240.000,00 TL olan senetlere ve bu senetlerin ödendiğine ilişkin taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davalı vekilinin itiraz dilekçesi ekinde senetlerin fotokopisinin sunulduğu, bu senet fotokopilerinin incelenmesinde, davalı yan tarafından davacı adına protokol tarihi olan 18.11.2013 tarihinde toplam bedeli 1.412.500,00 TL olan senet düzenlenmiş olduğu, senetlerde ... Ltd Şti'nin kefil olarak imza ve kaşesinin bulunduğu, bu senetlerden 15.04.2014 ödeme tarihli 5 nolu 60.000,00 TL'lik ve 15.05.2014 ödeme tarihli 6 nolu 60.000,00 TL'lik senetlerin ... ciro edildiğinin görüldüğü, davalı vekili tarafından fotokopisi sunulan 25 adet senedin davalı yan tarafından davacı adına düzenlenip düzenlenmediğinin mahkemenin takdirinde olduğu, mahkemece senetlerin davacı adına düzenlendiği kanaati hasıl olur ise, senetlerin düzenleyen davalının elinde bulunması nedeniyle senet bedellerinin ödenip ödenmediği hususunun mahkemenin taktirinde bulunduğu belirtilmiştir.\t<br>\tDosya kapsamı ve Yargıtay bozma ilamı içeriği birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında limited şirket hisse devri sözleşmesine ilişkin imzalanan 18.11.2013 tarihli protokolde davalının hisse devir bedeli olarak kararlaştırılan tutarın bir kısmının konut kredi ile geri kalan kısmının ise 29 adet senet verilmesi sureti ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmakta olup, söz konusu senetlerin düzenlenerek davacıya teslim edildiği hususunun ispat yükü davalı üzerindedir.<br>\tProtokolde belirtilen 29 adet senetten ilk 4 adedinin davalı yanca davacıya teslim edildiği ve senet bedelleri olan 4 x 60.000 = 240.000,00 TL ile  protokolde belirtilen konut kredisi nedeniyle 5.720,00 TL olmak üzere 245.720,00 TL'nin davalı tarafından davacıya ödendiği tarafların kabulündedir. Nitekim davacı yanca yapılan 245.720,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.554.280,00 TL asıl alacak ile işlemiş faizine yönelik eldeki icra takibi başlatılmıştır. <br>\tDavacı yukarıda bahsedilen ödemeler dışında herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia etmiş ise de, ilk derece mahkemesince ... ... ... ... AŞ'ye yazılan 20/11/2020 tarihli müzekkere ekinde ödendiği tarafların kabulünde olan ilk 4 adet senet ile 15/04/2014 ödeme tarihli 60.000,00 TL bedelli ve 15/05/2014 ödeme tarihli 60.000,00 TL bedelli 5 ve 6.senetlerin fotokopilerinin gönderildiği, bankaca verilen 02/12/2020 tarihli müzekkere cevabında ilk derece mahkemesi müzekkeresinde belirtilen 6 adet senet bedelinin ödendiği bildirilmiş olmakla protokolde belirtilen 5 ve 6.senetlerin toplam tutarı olan 120.000,00 TL'nin de davacıya ödendiğinin kabulü gerekmiştir. Davacı yanca ilk 6 adet senedin protokol kapsamında davacıya teslim edildiğine ve/veya senet bedellerinin ödendiğine dair başkaca yazılı delil de sunulmamıştır. Dosyaya sunulan ... ... AŞ'ye ait ödeme dekontlarında kalan 23 adet senet bedellerine karşılık davalı yanca davacıya ödeme yapıldığına ilişkin bir açıklama ve belirlemede bulunmamaktadır. <br>\tProtokolde belirtilen ve davalı yanca ödenmesi kararlaştırılan toplam 147.348,00 TL'lik konut kredisinin, davacının kabulünde olan 5.720,00 TL haricindeki kısmının davalı tarafından ödendiğine dair delil sunulamadığı gibi söz konusu taşınmazın davacı adına devir edilmediği ve davacının belirleyeceği 3.kişiye devredildiğinin ispat edilemediği de anlaşılmıştır. <br>\tHal böyle olunca, davacının da kabulünde olan 245.720,00 TL (ilk 4 senet bedeli + konut kredi nedeniyle ödenen miktar) ile Dairemizce ödendiği tespit edilen 5 ve 6.senet bedelleri toplamı 120.000,00 TL olmak üzere davalı tarafından davacıya protokol kapsamında toplam 365.720,00 TL'nin davacı alacağından mahsubu ile bakiye 1.434.280,00 TL asıl  alacağın kaldığı, bu miktara davacı yanca davalıya gönderilen 16/01/2015 tarihli ihtarname tarihinden takip tarihi olan 19/06/2017 tarihi arasındaki 773 gün için davacının takipteki talebi ile bağlı olarak %9 oranında yasal faiz işletilmek suretiyle 273.377,69 TL işlemiş faiz de talep edebileceği anlaşılmış, alacak likit olmakla davacı yararına hükmedilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.  <br>\tDavalının kötü niyet tazminat talebinin değerlendirilmesinde ise, Dairemizin kabulünde olduğu üzere davacı yanca 5 ve 6.senet bedellerinin toplamı 120.000,00 TL'nin icra takibinden önce ödenmesine karşın söz konusu miktar mahsup edilmeden icra takibi yapılması nedeniyle 120.000,00 TL'lik miktar yönünden takipte haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilmiş, bu miktar ile bu miktara işleyen 70.506,76‬ TL faiz toplamı 190.506,76 TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin  istinaf başvurusun ve davalı vekilinin katılma yoluyla  istinaf başvurusunun ayrı ayrı  KABULÜ ile,<br>\tAnkara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2021 tarih ve 2017/738 Esas 2021/50 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KISMEN KABULÜ ile, <br>\t3-Davalının  Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12501 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile,<br>\tTakibin 1.434.280,00 TL asıl alacak, 273.377,69 TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 1.707.657,69‬ TL  üzerinden kaldığı yerden aynen devamına,  <br>\tAsıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi yürütülmesine, <br>\t4-Hükmedilen tutarın %20'si oranında hesaplanan 341.531,54 TL  icra inkar tazminatının davalıdan tahsil ile davacıya verilmesine,<br>\t5-Reddedilen  190.506,76 TL'nin %20 'si oranında hesaplanan 38.101,35 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, \t<br>\t6-Alınması gereken 116.650,10  TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 17.052,40  TL harcı ile icra dosyasına yatırılan 9.490,82 TL  harcın mahsubu ile bakiye 90.106,88‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 17.052,40 nispi harç, ile 31,40 TL başvuru harcı ile icra dosyasına yatırılan 9.490,82 TL harç  olmak üzere toplam 26.574,62‬ TL harcının davalıdan  tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından yapılan tebligat  posta ve TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.144,50 TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 1.029,63 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 55,00 TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 5,52 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 247.842,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t9-Davanın reddedilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan  30.481,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t10-Taraflar  tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde yatırana iadesine,<br>\tC)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30 TL harcın talep halinde davalıya iadesine, <br>\t3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan  162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim, posta ve tebligat giderinin kabul ve ret oranına göre hesap edilen 300,93  TL yargılama gideri olmak üzere toplam 463,03‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan  162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim, posta ve tebligat giderinin kabul ve ret oranına göre hesap edilen 5,02‬ TL yargılama gideri olmak üzere toplam 167,12 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında açılan  duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı da gözetilerek taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre  içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere Başkan ... karşı oyu ile  oy çokluğu ile karar verildi. 11/03/2025     <br><br><br>   Başkan- ...        Üye - ...                            Üye - ... \t   Zabıt Katibi-...<br>   ...          ...       ...            ...<br>    (Karşı Oy)<br><br><br>\t\t             KARŞI OY<br><br>\t Taraflar arasında 18.11.2013 tarihli protokol imzalandığı, protorolde hisse devir bedeli karşılığı olarak davacıya 1.800.000,00 TL ödeneceği, konut kredisi bedeli mahsup edildikten sonra kalan 1.652.651,00 TL için 29 adet senet düzenlenerek verileceğinin kararlaştırıldığı, dava ve takibe konu icra takibinin dayanağının ödenmeyen taksitler/senetler nedeniyle kaynaklanan borç için başlatıldığı, ilk 4 senet bedeli 240.000,00 TL'nin davacının banka hesabına ödendiği, 5 ve 6 no'lu senetlerin ise davacı tarafından ciro edilerek dava dışı ... verildiği ve dava dışı ... tarafından tahsil için bankaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Bu hususlarda sayın çoğunluk ile görüş ayrılığı bulunmamaktadır.  Davaya dayanak protokolde ödemelerin 29 adet senet ile taksitler halinde yapılacağının kararlaştırıldığı ve A)d maddesinde açıkça senetlerin düzenlendiği belirtilmektedir. Bu durumda senetlerin düzenlendiğine dair imzalı beyan ile davalı tarafından ilk 6 adet senedin teslim edildiğinin ve ödendiğinin yazılı belge ile davalı tarafından kanıtlanması karşısında, senetlerin tamamının teslim alınmadığının davacı yanca iddia edilmesinin protokole ve hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu halde senetleri ibraz  ispat yükünün alacaklı davacıda bulunduğu, bu hale göre davacı yanın ödenmediğini iddia ettiği senetleri ibraz etmesi gerektiği halde ibraz edemediği ve alacaklı olduğunu da kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine yönelik verilen ilk  derece mahkemesi kararı dosya kapsamında kamu düzenine de aykırılık bulunmadığına dair Daire kararı usul ve yasaya uygun olduğundan önceki kararda direnilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun uyma kararına katılamıyorum.<br>\tUyma kararından sonra da davalı tarafın senetlerin teslimi konusunda tanık dinletilmesini istemesinin reddine dair ara karara da tanık dinletilme istenilen husus maddi bir vakıaya (teslim) ilişkin olması nedeniyle senetle ispat zorunluluğuna ilişkin hükme tabi olmadığı görüşünde olduğumdan katılamıyorum. 11/03/2025\t<br>\t\t\t<br>\t\t\t                                          Başkan ...<br>\t\t\t                                          ...<br>\t\t\t\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94c8cf0d127ff372","SID":"9c736ca5bd2010a8"}}