{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/335 <br>KARAR NO\t\t: 2025/672<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10.07.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/185 Esas 2024/405 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ\t: 25.04.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25.04.2025<br><br>\tAydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.07.2024 tarih 2024/185 Esas 2024/405 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkili kurum tarafından dava dışı işçi için ödenenbedelin alt işveren şirketlere rücu ettiklerini, dava dışı sigortalının iş bu şirkette çalıştığı dönemle sınırlı olmak üzere ihyası talep olunan ... Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tCEVAP:Dahili davalı ...; Ticaret Sicilden 18.12.2003 tarihinde terkin edilerek tüzel kişiliği sona eren ... Limited Şirketinin ihyası istemiyle açılan davada eski tasfiye memuru olması nedeniyle dahili davalı olarak yer aldığını, tasfiye memuru olarak görev almak istemediğini, aynı şirketin ihyası ile ilgili Aydın 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/128 esas,2020/2 karar sayılı dosyasında görülen başka bir davada mahkeme, ek tasfiye işlemleri için kendisini istem dışı tasfiye memuru olarak atadığını ve başvurusu üzerine İzmir BAM 11.Hukuk Dairesince tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin ortağı ve yöneticisi olmaması nedeniyle görevini yapmakta güçlük çekeceği, ihyası istenilen şirketin terkinden önceki son yöneticileri ile ortakları tespit edilerek, ortaklardan birinin veya yöneticilerinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini belirterek  bu kararın kaldırdığını, ek tasfiye işlemleri için şirket ortaklarından birinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, tasfiye memuru olarak görev almak istemediğini belirtmiştir <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ihyası istenen ... Şirketine karşı  Ankara 45.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/443 Esas sayılı dosyasında rucuen alacak davası açtığı, davacı  tarafın bu davayı açmakta haklı olduğu kanaatine varılmakla, davacının Ankara 45.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/443 Esas sayılı dosyasındaki davasında taraf teşkilinin sağlanması, dava ve dosyada verilecek kararın infaz işlemlerinin sağlanabilmesi ve bu amaçlarla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar vermek gerektiği, davalı ...  yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı, ihyası istenen şirketin 18/12/2003 yılında tasfiye edilerek sicilden terkin edildiği, davacının Ankara  45.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/443 Esas sayılı dosyasında rucuen alacak davası açtığı, son tasfiye memurunun tasfiye işlemlerini yaparken mevcut ve devam eden bir dava bulunmadığından tasfiyede bir kusurunun bulunmadığı ve iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla, açılan davanın kabulü ile, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nolu ... Şirketi ünvanlı şirketin Ankara 45 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/443 esas sayılı dosyası ve bu dosyanın infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere  ihyasına ve şirketin yeniden tesciline, şirketin ihya işlemlerinin gerçekleştirilmesi için bu işlem ile ilgili sınırlı olarak Mali Müşavir ...'nın atanmasına karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalı müdürlükçe şirket yetkilisine TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca geçici  usulüne uygun tebligat yapılmadığı gerekçesiyle davanın açılmasına sebep olan davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca şirketin son temsilcisi konumunda bulunan dahili davalı dışında birinin şirkete tasfiye memuru olarak atanması ve kendisine 10.000 TL ücret taktir edilerek bu ücretin davacı kurumdan alnmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, zira ek tasfiye işlemlerinin bedelsiz yapılacağını belirtmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, TTK'nun 547/2. Maddesi uyarınca tasfiye nedeniyle terkin edilen limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tSomut olayda, ihyası talep olunan ... Şirketi'nin 6102 sayılı yasanın 547/2 maddesi gereğince tasfiye nedeniyle terkin edildiği, bu şirketin geçici 7. Maddesine göre sicilden terkin edilmediği, bu itibarla eldeki dava yönünden TTK'nun geçici 7. Maddesi uyarınca aranan tebligat prosedürünün iş bu davada aranmayacağı, zira ortada ...nce resen terkin edilen bir şirketin bulunmadığı, diğer taraftan, ilk derece mahkemesince yasal hasım olması nedeniyle davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesinde ve dairemizin 08.10.2021 gün ve 2021/1254 E-2021/1139 K sayılı kararı doğrultusunda tasfiye memuru olarak atanması istenen ...'ın şirket ortağı olmaması nedeniyle Tasfiye Memuru olarak atanmamış olmasında isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.<br>\tDosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne ve yasal hasım olması nedeniyle davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilerek, davacı vekilince yapılan istinaf itirazının yerinde olmadığı kanatine varılmıştır. (aynı yönde Yargıtay 11. HD'sinin  2020/407 E-2020/2201 K ve yine  Yargıtay 11.HD'sinin 2020/2174 E- 2020/4163 sayılı kararları) <br>\tYukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nun 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda söz konusu istinaf sebepleri yerine görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b-1.maddesi gereğince usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 25.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73f8829da7d431c7","SID":"6f019ceed2a7e1f5"}}