{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/318 - Karar No:2025/451<br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2023/318 <br>KARAR NO\t: 2025/451<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2018/909 E-2023/13 K<br><br>DAVACI\t: <br>DAVALI\t:<br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 22.04.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22.04.2025<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili özetle; ....'ta  28584/1, 28585/1, 28587/1 Ada - parseldeki   villa olan taşınmazlarında 01.09.2016 tarihli sözleşme ile ...  Cephe işlerinin İmalat ve Montaj işleri için toplam 1.750.356,31 TL bedelle anlaşma imzalandığı,  taraflar arasında ...sokakta  ...  tapusunun ...Ada-parsel numaralı taşınmazlarda davalı firma yetkilisinin isteği ile sözleşme harici ilave işler yapıldığını, işlerin inşaatının ilerlemesine göre yaklaşık  iki yıllık süreçte tamamlandığı, davalı firma yetkilisinin sözleşme konusu  işlerin bitimine yakın mimari projesinde tadilat yapması sonrasında tadilat projesinde ve keşif sırasında görüleceği üzere  sözleşme dışı işlerin (pencere ve kapılar, faturada görülen imalatlar )yapıldığı, bedelinin iş bitiminde ödeneceğinin belirtildiği,  davalının uzun yıllardır çalışıyoruz sözleşme yapmaya gerek yok demesi üzerine sözleşme yapılmadığı, işlerin teslim edildiği,  davalının sözleşme konusu işlerin  tesliminden 10 ay sonra sözleşme kapsamındaki işler için son kısmı olan 36.162,52 TL'yi ödediği, sözleşme bedelinin geç de  olsa ödenmesinden sonra sözleşme harici ilave işler için davalıya 10.09.2018 tarih ve  ... Seri A sıra nolu 104.288,45 TL tutarlı  dava konusu faturanın gönderildiği, davalının faturayı kabul etmediği, Ankara 65. Noterliği 14.09.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı borcu kabul etmediğini belirttiği ihtar ile fatura aslının iade edildiği, davalının fatura içeriğini kabul etmediği ve sözleşme konusu işlerin eksik ve ayıplı yapıldığını iddia ettiği belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, davalıya ilave işlere ilişkin faturanın tebliğ tarihi olan 14.09.2018 tarihinden itibaren 104.288,45 TL'nin  ticari  faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili özetle;  taraflar arasında 01.09.2016 tarihli sözleşme uyarınca müvekkil şirket tarafından inşa edilen ... caddede bulunan, ... parselde bulunan ... cephe işlerinin imalat ve montaj işini toplam 1.750.356,31 TL bedel karşılığı yapım işi ve   21.09.2016 tarihli ... ada, 2 parsel B- Blok da bulunan ... (dükkanların) giydirme cephe işlerini 680.000,00 TL bedel karşılığı malzemeli olarak yapım işi  sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmelerde yapılacak işlerinin neler olduğu belirtildiği  yüklenicinin .... Tic. Ltd. Şti.'nin 21.09.2016 tarih ve 1609-01/1 no.lu “... Projesi” başlıklı imalat açıklamalarında “villalar” için hangi işin ne miktar bedelle yapılacağı açıkladığı ve “dükkanlar” için yapılması üstlenilen imalatların da ekli listede belirtildiği, davacının sözleşmeye esas fiyat teklifinde yer alan imalat projelerinin de ekli olduğu, yapılan işlerin bedelinin ödendiği, eksik, hatalı ve yapılan işler nedeni ile davacıdan alacaklı oldukları, eksik ve kusurlu işlerin yapılmasının talep edilmesine rağmen işin tam bir şekilde tamamlanmadığı, yaklaşık on ay sonra da ilave işler bedelini içerir fatura gönderildiği, faturaya, içeriğine, yapıldığı iddia edilen işlere, bedele ve hasılı faturanın tamamına yasal süresi içinde itiraz ettiklerini, borçlu değil alacaklı olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince; davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşme dışı iş bedelinin tahsiline ilişkin olduğu, davacının taşeron, davalının ise yüklenici olduğu, davacının davasında, ... İli ... Mahallesi ... ada ... parsel, ... ada/1 parsel, ... ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda davacı isteği üzerine ilave işlerin yapıldığını, sözleşme bedelinin ödendiğini ancak dava konusu iş bedellerinin ödenmediğini, davacı tarafından gönderilen faturanın ise iade edildiğini beyanla sözleşme dışı iş bedeli olan 104.288,45 TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiği, davalının ise cevabında; davacının sözleşmeye esas fiyat teklifinde yer alan işlerin sözleşmenin eki olduğunu ilave işin yapılmadığını ayrıca işin eksik ve hatalı olarak imal edildiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, taraflar arasında ... parsel Cephe İşlerinin İmalat ve Montajına ilişkin 01.09.2016 tarihli sözleşme akdedildiği, iş bedelinin 1.750.000,00 TL +KDV anahtar teslim götürü bedelli olduğu,  ... ada ... parselde yapımına devam edilen inşaat işine ilişkin aliminyum ve cam işlerinin imalat ve montajına ilişkin birim fiyatlı  21.09.2016 tarihli sözleşme akdedildiği, ... Blok Ticari Giydirme Cephe İşlerinin İmalat ve Montajı İşine Ait 10.03.2017 tarihli 680.000,00 TL +KDV anahtar teslim götürü bedelli sözleşme akdedildiği, akdedilen bu sözleşmelerin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacı tarafından davalıya 3.553.202,12 TL tutarında fatura tanzim edildiği, bu faturaların taraf ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kaydedildiği, asıl iş bedeline yönelik olarak toplam ödemelerin davacı defterinde 3.540.432,52 TL, davalı defterinde ise 3.571.334,18 TL olarak kayıtlı olmasına rağmen taraf defterleri arasındaki farkın davalı defterlerinde \"mutabakat\" adı altında kayıtlı bulunan -ancak cevap dilekçesinde ileri sürülmediği gibi defter kayıtlarında da dayanağı bulunmayan- belgeden kaynaklandığı, davaya konu sözleşme dışı iş bedeline ilişkin faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığı, işin teslim edildiği,  esasen de asıl iş bedelinin ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 01.09.2016 tarihli sözleşme ile kararlaştırılan işlere ilişkin mimari projede tadilat yapılıp yapılmadığı ve davacının dava konusu ilave iş bedeline hak kazanıp kazanmadığı hususunda toplandığı, tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; mahkemece alınan 02.08.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda teknik bilirkişiler olan inşaat mühendisi bilirkişi ile mimar bilirkişi arasında görüş farklılığı bulunduğu, Yüksek Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin  2021/4112 Esas,  2022/5483 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere \"...6100 sayılı HMK' nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hâkim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri  bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK'nın 278-279. maddelerine göre; bilirkişi raporu, Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir. HMK’nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların,  bilirkişiye  tamamlattırılmasını,  belirsizlik  gösteren  hususlar  hakkında  ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği,  ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksiksiz ve yeter derecede kanaat verici olması, varılan sonucun hukuki dayanakları, dökümleri ve ayrıntılarını göstermesi, tarafların itirazlarını karşılaması ve Yargıtay denetimine elverişli bulunması gerekir. Kanaat verici olmayan, yetersiz ve denetime elverişsiz bulunan rapora dayanılarak hüküm verilemez....\" buna göre eldeki davada özel ve teknik bilgiyi gerektiren asıl ve tadilat projeleri ile sözleşme eklerinin incelenmesi suretiyle ilave iş yapılıp yapılmadığına ilişkin tespitin yapılabilmesi için yeniden bilirkişi incelemesine gidildiği, buna göre 15.03.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ve bu rapor ile uyumlu olan 04.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının ilave iş bedeline hak kazandığının anlaşıldığı, borcun sona ermesine veya ödemeye ilişkin olabilecek her türlü belgenin yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği ancak her ne kadar davalı tarafından ibraname anlamına gelecek şekilde taraflar arasında mutabakat düzenlendiği ileri sürülse de  davalı yan tarafından bu iddianın ispat edilemediği,  dava konusu edinilen bedelin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayici ile de uyumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, faturanın tebliğ edilmesinin temerrüt ihtarı yerine geçmeyeceği kanaatiyle faiz başlangıcı dava tarihi olarak değerlendirilmekle ile 104.288,45 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda ve 08.12.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda bizzat davacı şirket tarafından müvekkil şirkete gönderilen 04.09.2018 tarihli cari hesap mutabakatının hiç bir şekilde dikkate alınmadığı, davacı vekili Av. ... tarafından 18.02.2019 tarihinde Uyap üzerinden dosyaya sunulan cevaba cevap dilekçesinin ekindeki 11.04.2018 tarihli Genel İcmal belgesinde, 04.09.2018 tarihli e-posta yazışmasında, davacı şirketin Muavin defterinde ve davacı vekilinin müvekkil şirket yetkilisine gönderdiği ... mesajında, davacı şirket tarafından ifa edilen tüm iş kalemlerine ilişkin toplam 36.162,52 TL bakiye alacağın kaldığının ikrar edildiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ... mesajında, muavin defterinde, genel icmal belgesinde ve iki şirketin muhasebecisinin e-posta yazışmalarıyla yaptıkları mutabakat yazışmalarında geçen 36.162,52 TL’lik ödemenin, davacının hesaplarına ödendiği ve bu durumun davacı şirketin de kabulünde olduğu, bizzat davacı şirket tarafından müvekkil şirkete gönderilen belge, yazışma ve mesajlar ile tüm işler kapsamında alacaklı olunan 36.162,52 TL'nin davacıya ödenmesi ile dava konusu edilen alacak yönünden müvekkil şirketin davacıya hiç bir borcu kalmadığı, davanın konusunu oluşturan  10.09.2018 tarihli ve ... numaralı faturada belirtilen alacak kalemlerinin taraflar arasındaki ana sözleşmede yapılacak işler arasında sayıldığı,  bu imalat bedellerinin davacıya zaten ödendiği, mahkeme tarafından bu hususun hiç bir şekilde dikkate alınmadığı, davacı tarafından ek işler adı altında dava konusu edilen 10.09.2018 tarihli ve ... nolu faturadaki işlerden “Isı Yalıtımlı Alüminyum Doğrama Kör Kasaları” ifadesiyle fatura edilen işin aslen taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan birim fiyatların yazılı olduğu tablonun 2.8 sıra numarasında geçtiği, “Isı Yalıtımlı Alüminyum Doğrama” ifadesiyle fatura edilen işin aslen taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan birim fiyatların yazılı olduğu tablonun 2.1 sıra numarasında geçtiği, faturanın “Isı Yalıtımlı Alüminyum Doğrama Camları” ifadesiyle fatura edilen işin aslen taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan birim fiyatların yazılı olduğu tablonun 2.6 sıra numarasında geçtiği, faturanın “Isı Yalıtımlı Alüminyum Doğrama Çift Açılım Kapı Fiyat Farkı” ifadesiyle fatura edilen işin aslen taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan birim fiyatların yazılı olduğu tablonun 2.3 sıra numarasında geçtiği, faturanın “Isı Yalıtımlı Alüminyum Doğrama Çift Açılım Pencere Fiyat Farkı” ifadesiyle fatura edilen işin, aslen taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan birim fiyatların yazılı olduğu tablonun 2.4 sıra numarasında geçtiği, faturanın “Isı Yalıtımsız Alüminyum Doğrama Kör Kasalar” ifadesiyle fatura edilen işin aslen taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan birim fiyatların yazılı olduğu tablonun 2.8 sıra numarasında geçtiği, faturanın “Isı Yalıtımsız Alüminyum Doğrama” ifadesiyle fatura edilen iş aslen taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan birim fiyatların yazılı olduğu tablonun 2.2 sıra numarasında geçtiği, faturanın “Isı Yalıtımsız Alüminyum Doğrama Panelleri” ifadesiyle fatura edilen işin aslen taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan birim fiyatların yazılı olduğu tablonun 2.7 sıra numarasında geçtiği, görüldüğü üzere; davacının dava konusu ettiği ve ek iş olarak kesmiş olduğu faturanın, zaten taraflar arasındaki sözleşmede olduğu, 1.750.000,00 TL’lik anlaşmanın içerisinde olduğu ve bedelinin de ödendiği, 02.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin dava konusu 104.288,45 TL bedelli fatura nedeni ile müvekkil şirketten alacaklı olmadığının somut delilleri ile ortaya koyulduğu, bu raporun dikkate alınmadığı, hükme esas alınan ek raporda kök rapora karşı itirazlarının hiç bir şekilde değerlendirilmeden hazırlandığı, yargılama aşamasında, davacı şirketin ısı yalıtımlı ve ısı yalıtımsız alüminyum doğramalar, söz konusu doğramaların camları, pencereleri, kapı fiyat farkı, kör kasaları kapsamında müvekkil şirketten toplamda 104.284,47 TL alacaklı olduğu yönünde karar verilirken söz konusu imalatlara ilişkin eksik ve ayıplı imalatların tamamen göz ardı edildiği, davacı şirket talep edilen bedeller, hem tüm ödemelerin eksiksiz yapılmış olması hem de davacı şirket tarafından yapılan imalatların eksik ve ayıplı olması nedenleri ile maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, hükme esas alınan raporda taraflar arasındaki sözleşmenin hatalı değerlendirildiği, 01.09.2016 tarihli 1.750.000,00 +KDV’lik sözleşme, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parselde yapılacak imalatları kapsadığı, bu sözleşme ile ... nolu adadaki imalatlar için 450.000,00 TL’ye, ... nolu adadaki imalatlar için 650.000,00 TL ve ... adadaki imalatlar için ise 650.000,00 TL’ye anlaşıldığı, 21.09.2016 tarihli doküman ile de 01.09.2019 tarihli sözleşmenin içeriği detaylandırılmış ve tablo haline getirildiği, bu belgenin altında da davacı şirket yetkilisinin imzası bulunduğu, davacı ile yapılan 01.09.2016 tarihli toplam 1.750.000,00 TL’lik sözleşmenin üç ayrı adayı kapsadığı ve her bir adanın inşaat başlangıç tarihi ve SGK giriş kaydı farklı olduğu için, üç ada için yapılan toplu sözleşmenin, SGK girişi için bilahare içerik ve miktarı değiştirilmeksizin üçe bölünerek üç ayrı sözleşmeye dönüştürüldüğü, SGK kaydı için ilgili kuruma sunulduğu, davacı şirket imalatlarına ... ada ... parselden başladığı, bu ada için ana sözleşme bölünerek 21.09.2016 tarihli sözleşme imzalanarak SGK girişi yapıldığı, 28585 ada 1 parseldeki imalatlara ve ... ada ... parseldeki imalatlara ise 02.01.2017 tarihinde başlanmış ve bu adalar için de ana sözleşme bölünerek 02.01.2017 tarihli iki ayrı sözleşme daha imzalanarak SGK girişi yapıldığı, ancak mahkeme ve hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişi heyetini, bu hususa dikkat etmediği, ... ada 1 parsel için hem 21.09.2016 tarihinde hem de 01.09.2016 tarihinde içeriği farklı sözleşme yapıldığı düşüncesi ile hatalı şekilde değerlendirme yapıldığı, hâlbuki 01.09.2016 tarihli 1.750.000,00 TL’lik sözleşme, bilahare üçe ayrıldığı ve fakat içeriğinin aynı bırakıldığı,  ... Belediyesine onaylatılan 30.12.2013 tarihli mimari projelerdeki değişikliğin, 07.09.2016 tarihinde yapıldığı, yani projedeki değişikliklerden sonra davacı ile 21.09.2016 tarihli detaylı imalat dokümanlarını gösterir çizelge imzalandığı ve yine aynı gün SGK’ya sunulmak üzere bölünmüş sözleşmenin imzalandığı,  ... Parseldeki inşaatların cephe işlerinin imalat ve montaj dahil işlerin anahtar teslim bedeli için ise 680.000,00 TL + KDV olarak anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun “ Mahallinde Yapılan İnceleme” başlıklı bölümünde geçen bodrum kattaki kapalı duvarın açılması sebebiyle ortaya çıkan ek işlerin bedellerinin ödendiği, ödemelerin dikkatten kaçtığı, bilirkişi heyeti her ne kadar davacının dava konusu alacağını bodrum kattaki kapalı duvarın açılması sebebiyle ortaya çıkan ek işler olarak açıklamış ve dayanaklandırmış ise de gerçekte dava konusu edilen faturanın açıklama kısmında ise başka iş ve alacak kalemleri yazdığı, ancak, dava konusu faturanın açıklaması ve hangi işler nedeni ile kesildiğine ilişkin davacı beyanının dahi bilirkişi heyeti tarafından nazara alınmadığı, ayrıca 11 bloktan oluşan tüm yatay (villa) yapılar için davacıyla 1.750.000,00 +KDV için anlaşma yapıldığı, proje tadilatı sonrasında davacının söz konusu yatay yapılar için ilave yaptığı işlerin miktarı toplam projedeki imalatların onda birinden (1/10) az olduğu, buna mukabil davacının toplam proje için müvekkilden 1.750.000,00 TL+KDV talep ve tahsil etmesine karşın, ilave işleri için ise 528.773,24 TL+KDV’lik fatura kestiği, ilave işler için kesilen söz konusu fatura bedellerinin de davacıya ödendiği, müvekkil şirketin ...parsel ve ... ada ... parselde yapılan imalatlar nedeni ile davacı şirkete hiç bir borcu bulunmadığı belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>\t HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  7.123,95 TL TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.780,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.342,96‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22.04.2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t <br><br><br><br>     Başkan                     Üye \t            Üye                  Katip \t<br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ba4dfb809345f35","SID":"ecd97319c7a2bbee"}}