{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/3371 <br>KARAR NO:2025/1203<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/07/2024<br>NUMARASI:2024/161 E - 2024/528 K<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:05/05/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin,davalı  aleyhine 134.732 TL  ile ... sayılı dosyasından icra takibi yaptığı, davalıya ödeme emri gönderilmiş  olup,  davalının  söz konusu borcunun olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini beyanla,  davalı borçlunun ileri sürdüğü itirazlarının iptaline, duran icra takibinin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; Davacı ...' un 31/12/2018 tarihli terk mükellefiyet  kaydının bulundğunu, davalı ...'in 07/01/2015 tarihli terk mükellefiyet kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Sonuç itibariyle; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın Ticaret Kanununda belirtilen işlerden olmadığından mutlak ticari dava olmadığı, gelen cevabi yazılardan davacının  ve davalının tacir olmadığı,  davanın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, davanın Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalardan olmadığı, Mahkememizin görevsizliği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle,\"Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle Davanın Usûlden Reddi İle Görevsizliğine,Davaya bakmaya İstanbul Anadolu  Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin Görevli Olduğunun Tespitine \" şeklinde   karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; \" Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir.Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi  görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Huzurdaki davaya bakmakla görevli Mahkeme'nin Ticaret Mahkemesi olduğu açıktır.\"şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali    talebine ilişkindir.Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca,ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce resen dikkate alınması gerekmektedir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre  İstanbul Esnaf ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü ile Birlik Ajanlık kayıtlarında yapılan tetkikte, ... T.C. kimlik numaralı davalı ...'in esnaf kaydı bulunmadığını, ... T.C. kimlik numaralı davacı ...'un 26.05.2011 tarihinde ... sicil numarası ile İstanbul ...'na kayıt olduğu ve bu kaydının halen devam ettiğinin bildirildiği,İstanbul Ticaret Sicili Memurluğunca ,yapılan incelemede kimlik bilgisi verilen ...'in ve ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığı  şeklinde cevap verildiği,Vergi Dairesince  Davacı ... un 31/12/2018 tarihli terk mükellefiyet  kaydının bulundğunu, davalı ...'in 07/01/2015 tarihli terk mükellefiyet kaydının bulunduğu tespit edildiği şeklinde cevaplar verildiği görülmektedir.Dava dilekçesinde ;\" ilgili borç davalı ile müvekkil arasında kurulmuş adi ortaklıkla ilgilidir. \"... Ortaklığı\" adı altında bir adi şirket kurup Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi'ne ... VKN ile tescil ettirdikleri, aynı şekilde ...'ya  iş yeri tescil numarası ile açılış yaptıkları, faaliyet konusunun ...-Fırın Ürünleri İmalatı olduğu, bu şekliyle adi ortaklığın ticari işletme işletmesi nedeniyle adi ortakların ayrı ayrı tacir sıfatını haiz olduğu, uyuşmazlığın ise işbu ortaklıktan kaynaklandığından\" şeklinde takip konusu borcun sebebi açıklanmıştır. Buna göre , taraflar arasındaki uyuşmazlığın TBK'da düzenlenen adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı olduğu, tarafların TTK'da düzenlendiği gibi tacir sıfatını taşımadığından,  ortaklığın konusunun ticari gelir elde etmek olması, davayı kendiliğinden ticari dava haline getirmeyeceği ve TTK'da ön görülen, tarafların her ikisinin de tacir olması koşulunun davada oluşmadığı , uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi usul ve hukuka  uygun görülmekle ,davalının istinaf başvurusunun 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d070563929097f55","SID":"14175dd5a716c41a"}}