{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/1892 <br>KARAR NO:2025/1164<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/03/2024<br>NUMARASI:2023/709 E - 2024/201 K<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:29/04/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı tarafından kaçak kullanım fatura borcunun ödenmemesi üzerine, davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, icra dosyasına davalı tarafından itiraz dilekçesi sunularak; borca itiraz edildiği ve takibin  durdurulduğunu, davalı tarafından yapılan itiraz haksız ve mesnetsiz olduğunu beyanla , itirazın iptali ile icra takibinin fatura tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari faiz ile devamına,Davalıya  alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı yükletilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; bu konuda açılan bir menfi tespit davası bulunduğunu, dosyanın halen derdest olduğunu, davalının  \"...\" işletme adlı (Avcılar Vergi Dairesi) şahıs firmasının sahibi olup \"... Esenyurt - İSTANBUL\" adresinde ticari faaliyetini sürdürdüğünü, Vergi Dairesi nezdinde tacir olarak vergilendirildiğini, işyerinin elektrik aboneliğinin ... hesap numarası ile davalı şirkete kayıtlı bulunduğunu, ... tarafından davalının işyerine denetime gelinen 07.08.2023 tarihinde  kaçak elektrik tespiti yapıldığını, ancak kaçak elektrik kullanımının sözkonusu olmadığını, zira işyerine denetime gelindiğinde davalı firmanın yetkilileri yetkili elemanlara sayacın yerini göstermiş  olduğunu ve  herşey rutin ilerlediğini, davalı firmanın yetkililerinin  sayaçta varsa bile hukuki durumdan bihaber olduğunu, 08.08.2023 tarihli 276.536,33 TL'lik ve 207.974,76 TL'lik iki fatura (toplam ceza miktarı 484.511,09 TL' dir) tanzim edilerek 09.08.2023 tarihinde mesai saati sonrasında işyerine gelip kısa sürede ödenmesini  istendiğini, işyerine ait son 1 yıl içerisindeki fatura dökümünün   bu iddiayı teyit ettiğini, elektrik ceza bedelinin  fahiş  olduğunu beyanla ,  davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;  davaya konu icra takibinin ... başlatılmış olduğu davacının yerleşim yerinin Kağıthane/İstanbul olduğu, davalının yerleşim yerinin Esenyurt/İstanbul olduğu, kaçak kullanım iddiasının gerçekleştiği yerin Esenyurt olduğu, icra takip borçlusu davalının İcra Dairesine vermiş olduğu itiraz dilekçesinde yetkiye itirazının da olduğu, gerek davacının ve davalının terleşim yerleri itibariyle, gerekse hizmetin verildiği veya haksız fiilin meydana geldiği yer itibariyle İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin yetkili olmadığı görülmekle, aşağıdaki şekilde takibin yetkili İcra Dairesinde yapılmadığı ve geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle  davanın usulden reddine,  karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili  istinaf etmiştir.Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin emsal kararlarında  “…Davalı kurum elemanları tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerden olup, aksi davacı tarafça ispat edilemediğine göre, davacının kaçak elektrik tükettiğinin kabulü gerekir...” şeklinde olduğu, açıklandığı üzere yönetmeliğe dayanarak davalı/borçlu’nun meskeninde kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiş ve hakkında 07.08.2023  tarihinde ...seri numaralı kaçak elektrik tüketim tespit tutanağı tutulmuş olduğu, tutanak gereğince müvekkili şirket görevlilerince yapılan incelemede; dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çeken davalı/borçlunun hakkında kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenildiği,bu tutanağa istinaden müvekkili şirket tarafından davalı adına faturalandırma yapılmış ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesi uyarınca takibe  konu borç tahakkuk ettirildiği,kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda;Dava, fatura  alacağının   tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davanın dayanağı olan; ... sayılı dosyasında ;  davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.İcra dairesinin yetkisi ile ilgili olarak; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mah- kemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır.İtirazın iptali da- vasının görülebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış, geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir.Ortada, geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde, bu itiraz usulünce incelenerek sonuç- landırılmadığı sürece, açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı açıktır. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. (Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-1520  Esas-  2014/524 Karar nolu ilamı) 6100 sayılı HMK'nun \"Yetki itirazının ileri sürülmesi \" başlıklı 19.maddesinde;\"MADDE 19- (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman  ileri sürebilir.(2)Yetkinin kesin olmadığı davalarda,yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir.Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi  bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki  iti- razında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.\" hükmüne yer verilmiş olup icra daire- sindeki yetki yönünden de bu hüküm kıyasen uygulanacaktır.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Usulüne uygun bu itiraz dilekçesi ile davalı borçlu yetkili icra dairesinin yerleşim yerinin tabi olduğu Büyükçekmece İcra Müdürlükleri  olduğunu öne sürmektedir.Takip talebine göre davalı/borçlunun Esenyurt'ta  ikamet ettiği  anlaşılmaktadır. Davacı alacaklının yerleşim yeri  ise dosya kapsamına göre  Kağıthane -İstanbuldur.İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi İİK 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirlenecektir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki \"yerleşim yeri\" icra dairesidir. Aynı Kanunun 10.maddesine göre ise sözleşmeden doğan takiplerde, \"sözleşmenin ifa edileceği yer\" icra dairesi de yetkilidir. Bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir.Takip davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili icra daire- sinde açılabilir.Takibin konusu para borcu olduğunda ise, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 89. maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. Davanın dayanağı icra takibine konu para alacağı olup talep edilen borç TBK 89. maddesi uyarınca götürülecek borçlardandır. O halde; takibin yukarıda yazılı bulunan yetkili icra dairelerinden birisinde yapılmadığı ,takibin  yetkisiz İstanbul Anadolu  icra dairesinde yapıldığı ,bu hususun dava şartı olduğu,  mahkemece  verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı  tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7886835b1618ace","SID":"5aa8abdcde295ec6"}}