{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/12/2024<br>NUMARASI\t\t: ....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka  Hakkının İhlali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/12/2024 tarih ve 2024/247 E. - 2024/518 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalı tarafın satışa sunduğu ve ticari amaçlı elde bulundurduğu ürünlerin, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin; davalıya ait ....adresinde yer alan ''.....” tabelalı işletmede keşif yapılmasına, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise iş bu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a  hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca ihlalin durdurulmasına, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkili şirketin toptan bijuteri, plastik eşya ve küçük ev gereçleri işi yapmakta olup, \"...\" adresinde faaliyet göstermekte olduğunu, daha öncesinde de Pursaklar'da faaliyet göstermiş bulunduğunu, bahsi geçen adresteki \"... ...\" isimli işyeri ile bir bağının olmadığını, davaya konu işyerinin küçük bir elbise mağazası olup, müvekkili şirketin elbise satışının bulunmadığını, dava dilekçesinin ekinde sunulu fiş örneğinin ne şekilde elde edildiğini bilmemekle birlikte, ilgili işyerinin taraflarına ait olmadığını, bu işyeri ile ilgilerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davaya konu “.....” adresinde yer alan işletmede “....” ürününün tespit edildiği, delil tespiti yapılan iş yerinde bulunan 27 adet “alt-üst pijama takımı” ürününde davacı adına tescilli .... sayılı markalarının aynılarının/benzerlerinin kullanıldığı ve belirtilen markaların tescil kapsamlarında “pijama takımı” mallarının aynısı/benzerinin bulunduğu anlaşılmışsa da, davalı yanın ... adresinde yer alan işletmenin kendisine ait olduğunu, kendisi tarafından işletildiğini kabul etmediği, cevap dilekçesinin ekinde yer alan ... sicil kayıt bilgileri incelendiğinde, davalının kayıtlı adresleri arasında davaya konu yukarıda belirtilen adresin bulunmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinin ekinde fiş slibinin davalı tarafından düzenlendiği, ancak adres kısmının davaya konu “....\" adres bilgisine yer verildiği, yine satışın hangi ürüne ilişkin olduğuna dair kayıt barındırmadığı, bu nedenle söz konusu fiş slibinin davacı yanın iddia ettiği gibi \"alt-üst pijama takımı\" ürününe ait olduğuna dair yeterli kaydı barındırdığının söylenemeyeceği, ..gönderilen müzekkere cevabına göre, “....” adresinde yer alan \"... ...\" tabelalı işletmenin, dava dışı .... ait olduğu, davaya konu eylemler bakımından davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava dilekçesinin ekinde yer alan alışveriş fişi göz önüne alındığında, işletmenin davalı gösterilen şirkete ait olduğunun anlaşıldığını, bu işletmeden yapılan alışverişi belgeleyen fişin gerçeği yansıtmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu suretle davalının sorumluluğunun ortadan kalkacağı kabul edilirse, resmi kayıtlara aykırı biçimde doğru adres gösterilmeksizin kayıt dışı iş yeri işletilerek kazanç sağlamanın mümkün olacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer bu işletme başkası adına kayıtlı ise bu hususun müvekkilince bilinmesinin mümkün olmayacağından, bunun mahkeme tarafından araştırılmasının ve aynı zamanda da bu durumu açıklığa kavuşturur nitelikte beyanda bulunulması için müvekkiline süre verilerek, tarafların somutlaştırılmasının gerektiğini, işbu davada sahte ürünlerin satıldığı işletmenin sahibinin, bu kimsenin kimlik bilgilerinin müvekkilince hazır edilmesi mümkün bulunmayan bilgiler olduğunu, mahkemenin aydınlatma ödevi ilkesi gereği, zaten müvekkilince verilmiş bulunan adres ve işletme adı bilgilerinden yola çıkılarak, ... sicilinden sorulmasının gerektiğini, HMK madde 115/2 kapsamında; mahkemenin dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre vereceğinin, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedeceğinin düzenlendiğini, yine HMK madde 124 kapsamında; maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceğinin, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceğinin belirtildiğini, tüm bu usul işlemleri yapılmaksızın davanın usulden reddedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, 6769 sayılı SMK’ya dayalı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, taklit ürünlere el konulması istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının davalıya ait olduğu iddiasıyla sunduğu alışveriş fişinde, her ne kadar davalının doğru ... unvanı ve doğru adresi yer alsa da fişte satışın hangi ürüne ilişkin olduğuna dair bir kaydın yer almadığı, fişte yazılı adresin de dava konusu ihlalin tespitinin yapıldığı adres olmadığı, bu durumda anılan fişle dava konusu eylem arasında hiçbir şekilde irtibat kurulamadığı, dava konusu tespitin yapıldığı ... adresinin ise davalıya ait olmadığının, ... ... Müdürlüğü kayıtlarından anlaşıldığı gibi tam tersine, anılan adreste \"....\" işletme adıyla dava dışı ....04.07.2015 tarihinden itibaren faaliyet gösterdiğinin Vergi Dairesi yazısından tespit edildiği, Belediye kayıtlarında da dava konusu işyeri kaydının bulunamadığı, bu durum karşısında mahkemece, davaya konu eylemler bakımından davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2025\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f125f8ac2e6412a0","SID":"4f7aff8f60c32e62"}}