{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1865 <br>KARAR NO:2025/391<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/06/2021<br>NUMARASI:2019/1209 Esas -  2021/494 Karar<br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili bankanın, kredi borçlusu .... ŞTİ. ile Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedilmiş diğer davalılar ..., ... ve ... söz konusu sözleşmeye müştereken ve müteselsilen kefil olduklarını, Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmesi kapsamında;... sayılı diğer/ticari kredi hesabı açılmış ve bu kredi nedeniyle 01.04.2019 tarihi itibari ile müvekkili bankanın 193.755,46TL alacağı olduğunu, ... sayılı işletme TL sabit hesabı açılmış, bu hesap nedeni ile müvekkil bankanın 01.04.2019 tarihî İtibari ile 43.414,75 TL alacağı oluştuğunu, Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmesi gereğince davalıya çek karnesi bankanın 9 adet çek yaprağı ile ilgili olarak 5941 sayılı çek yasası gereği ediİen 15.266M TL sorumluluğu doğduğunu, Davalıların borçlarını zamanında ödememesi nedeni ile Gezce ... Noterliğinin 02.04.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi çekilerek hesaplarınını kat edildiğini ve ihtarnameden ayrıntılı olarak belirtilen borçlarının ödenmesi talep edildiğini, Çekilen ihtarnameye rağmen borçlarını ödemeyen davalılar hakkında ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, Tüm borçlular tarafından takibe, borca, faize ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz  edildiğini, itirazın haksız olduğunu ve müvekkilin mağdur olmasına neden olduğunu, Borçlulardan talep edilen faiz oranı ve miktarı taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmesine ve yasalara uygun olduğunu, Faize ilişkin itirazlarının kötü niyetli ve zaman kazanmak amacı ile yapıldığını, Taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmesi gereğince davalı taraf depo etmesi gereken tutan sözleşmeye aykırı davranarak depo etmediğini, Davalıların borçlu oldukları banka kayıtlan ile sabit olduğunu, ileri sürerek ... Sayılı dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptaline, Davalıların asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri vekâlet ücretinin davalıya yilktetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalılara çıkarılan tebligatın davalılara usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, düzenlenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında akdedilen genel  kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından  davalı kredi borçlusu ... Ltd Şti'ye  taksitli kredi, işletme kredisi  ile gayrinakdi çek  taahhüt bedeli kredisi  kullandırıldığı,  davalı  şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için davalı şirket ile müteselsil kefil olan davalılar hakkında icra takibi yapıldığı, davalı asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmediği, kefalet sözleşmesinin yasal şartları taşıması ve geçerli olması nedeniyle davalılar  olan müteselsil kefil tarafından da borcun ödenmemesi nedeniyle  kredi borcundan sorumlu oldukları, bilirkişi tarafından belirtilen asıl alacak,  faiz oranı ve faiz türünün taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine uygun olduğu ve fahiş oranda olmadığı,  davalı kefiller yönünden kat ihtarnamesinin tebliğinin iade geldiği Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca  İİK'nun 4949 sayılı yasayla değişik 68/b son cümlesinin kredi borçlusu yönünden uygulanması mümkün ise de kefiller yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle kefiller yönünden takip tarihi itibariyle temerrüde düştükleri, davacı vekili 2 adet karşılıksız çekten dolayı toplam 3.200,00 TL ödeme yapıldığını ve alacak tutarına eklenmesi yönünde itirazda bulunmuşsa da davacı tarafın söz konusu karşılıksız çeklerin ön ve arka yüzlerini ve ödeme yapıldığına dair dekont suretlerini ibraz etmediği bu nedenle alacağın varlığını ispat edemediğinden hesaplamaya dahil edilmemiş,  takip tarihinden sonra olmak üzere 30/07/2019 tarihinde 20.000,00 TL'lik kısmi ödeme sağlandığı, iş bu ödeme tutarının TBK'nın 100. Maddesi uyarınca öncelikle faiz ve ferilerine mahsup edilmek üzere ödeme tarihi itibariyle bilirkişi tarafından  hesaplama yapıldığı, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre   Davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı ... sayılı icra dosyasındaki; a) Nakdi kredi alacağı yönünden takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemelerin mahsubu sonrası borçlu davalı ... Şti tarafından 237.898,70-TL asıl alacak, 8.380,90-TL işlemiş faiz, 419,05-TL BSMV olmak üzere toplam 246.698,65-TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden 237.898,70-TL asıl alacak için en son ödeme tarihinden (30/07/2019) itibaren yıllık %35,10 oranında temerrüt faizi ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın (237.898,70-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla  borçlu davalı  ... Şti'den alınarak davacı tarafa verilmesine, b) Nakdi kredi alacağı yönünden takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemelerin mahsubu sonrası borçlu davalılar ..., ... ve ... tarafından 237.161,85-TL asıl alacak, 8.486,39-TL işlemiş faiz, 424,32-TL BSMV olmak üzere toplam 246.072,56-TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden 237.161,85-TL asıl alacak için en son ödeme tarihinden (30/07/2019) itibaren yıllık %35,10 oranında temerrüt faizi ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın (237.161,85-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla borçlu davalılar  ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı bankaya halen ibraz ya da iade edilmeyen ya da karşılıksız çıkıp da hamilleri tarafından garanti tutarları talep edilemeyen 6 adet çek yaprağından dolayı toplam 10.850,00 TL'nin faiz getirmeyen bir hesapta davalılar tarafından müteselsilen depo edilmesine ve davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  davalıların, hesabın kat edilmesiyle temerrüte düşürülmüş olduğunu, hesabın kat edildiği tarihten itibaren davalılara temerrüt faizi işletilmesi gerekirken akdi faiz işletilerek hesaplama yapılmasının ve davalı kefiller yönünden takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, kefiller yönünden de hesapların kat edildiği tarihten itibaren temerrüde düştüklerinin kabul edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda temerrüt faizinin yanlış hesaplandığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı banka tarafından hesabın kat edilmesinin ardından hesap kat ihtarına dahil edilmemiş olan karşılıksız çeke ait bankanın yasal sorumluluk bedeli olan 1.600,00 TL'nin 01.04.2019 tarihinde nakde dönüştüğünü,nakde dönüşmüş olan çek numarasının... olduğunu ve bilirkişiye sunulan evraklardan bu durumun görüleceğini,bilirkişinin yapmış olduğu hesabına bu bedelleri dahil etmediğini, yapılan hesaplamanın eksik ve hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının icra edilmesi halinde telafisi güç ve imkânsız durumlar ortaya çıkacağını, hükmün icrasının hükmün kesinleşme tarihine kadar durdurulmasına karar verilmesini, yerel mahkeme tarafından verilen kısmen red kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine  karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan  ilamsız icra takibine borçluların  itirazının iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın  kısmen kabulüne karar  verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; temerrüt tarihinin ve  faiz oranının belirlenmesinde hata edilip edilmediği, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerinde olup olmadığı noktasındadır.Davalılar  hakkında ... sayılı dosyası ile  ferileri ile  birlikte 245,900,07  TL nakdi kredi alacağının tahsili  ve 12.060,00 TL çek depo bedelinin bankaya yatırılması talebiyle \"kredi taahhütnamesi, sözleşme, ihtarname,  hesap özeti\"  borcun sebebi gösterilerek,ilamsız icra takibi başlatıldığı,  borçluların borca  itirazı üzerine eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir.Davaya  davalı  tarafından cevap dilekçesi  ve delil sunulmamıştır. 2004 sayılı İİK’nun 68/b maddesi ise; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden on beş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır,”düzenlemesini içermektedir.Kefil asıl borçlunun; asıl borcu ve temerrüt faizi borcundan kefalet limiti kadar sorumludur. Ancak kendi temerrüdü oluştu ise bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kendi sorumluluğu başlar. Kefil, takipten önce temerrüde düşürülmemişse hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olur.Temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliği şarttır. Asıl borçlu yönünden sözleşmede, belirlenen adrese tebligat çıkartılması ve tebliğ edilememesi halinde de temerrüdün gerçekleşeceğine ilişkin hüküm konulmuş olması halinde İİK. 68/b maddesi uyarınca  asıl borçlu yönünden temerrüt oluşur ise de bu hükmün kefil yönünden uygulanması mümkün değildir. Kefilin temerrüdü, cari hesabın kesilmesi ve kat edilecek ihtarnamenin kefile tebliği ile doğabileceği hem yasa ve hem de emsal Yargıtay Kararları gereğidir.Bu durumda asıl borçlu şirket yönünden  tebligatın iade edildiği 04/04/2019 tarihi itibarıyla tebligat yapılmış sayılması gerektiği, asıl borçlu yönünden temerrüdün verilen süre dikkate alınarak 06/04/2019 tarihinde oluştuğu,  davalı kefillere çıkarılan tebligatlar iade edilmiş olmakla temerrüdün takip tarihinde oluştuğunun kabulü gerekir.Bu durumda davacının bu yönlere ilişen istinaf istemleri yerinde değildir.Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları Hakkında 2020/3 sayılı Tebliğin 4/1. Maddesinde Bankalarca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredileri dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları serbestçe belirleneceği; ikinci fıkrada ise kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemeyeceği düzenlenmiştir.Ayrıca Tebliğin 6/1. maddesinde, bankalarca serbestçe belirlenen mevduat ve kredi işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları ile katılma hesaplarında uygulanacak kâr ve zarara katılma azami oranları, uygulamaya konulmadan önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına tespit edilecek esaslar çerçevesinde bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 11/b maddesinde; Müşteri, temerrüt halinde belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden; hesap kapatma (hesap kesme, kat etme) ihtarı ile muaccel hale gelen hesaplarda hesap kapatma tarihinden; bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları BANKA'ya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın kullanmış olduğu tüm kredilere, mevzuata farklı bir faiz oranının uygulanması zorunlu kılınmadıkça; Banka'nın mevzuat gereğince ...B'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 (yüzde otuz) ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edilebileceğini ve bu temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.Temerrüt faiz oranının tespitinde TL borç için, BANKA'nın ...'ye TL krediler için bildirmiş olduğu, muacceliyet tarihi itibari ile geçerli olan, en yüksek kredi faiz oranının %30 (yüzde otuz) fazlası ve yabancı para (döviz) borcu için, BANKA'nın ...'ye yabancı para (döviz) krediler için bildirmiş olduğu, muacceliyet tarihi itibari ile geçerli olan en yüksek kredi faiz oranının %30 (yüzde otuz) fazlası dikkate alınacaktır. Müşteri'ye uygulanacak temerrüt faizi hiçbir durumda; bu Sözleşme'nin faiz maddesinde belirtilen azami kredi faiz oranlarına; bu oranın %100 (yüzde yüz) ilavesi ile bulunacak oranı aşmayacaktır.\" düzenlemesi bulunmaktadır.Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın ... Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına  %30 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekir.(Yargıtay 11. HD'nin 16.03.2021 tarihli 2020/5441-2021/2467  E.-K. Sayılı kararı, Yargıtay 19.HD'nin 30/10/2017 tarihli ve 2016/13171-2017/7393 E.-K. sayılı ve 11/06/2012 tarihli ve 2012/2383-2012/9839 E.-K. sayılı kararları) Dosyaya alınan bilirkişi raporu ile davacı bankanın taksitli krediye  fiilen uyguladığı faiz oranı %27, diğer işletme kredisine uyguladığı akdi faiz %15,70 olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi tarafından en yüksek akdi faiz oranı olan %27 oranına sözleşme hükmünce %30 ilavesi ile bulan %35,10 üzerinden hesaplama yapılmasında ve mahkemece bu hesaplamanın esas alınmasında da bir isabetsizlik yoktur.Takip talebinde istenilen gayrinakdi çek depo bedeli yönünden bilirkişi raponuda 6 adet çek yaprağı için 10.850 TL riski bulunduğu belirlendiği, mahkemece de bu miktar üzerinden hüküm kurulduğu, istinaf dilekçesinde belirtilen ve takip öncesi nakde dönüşen 2 adet çek yaprağı için takip talebinde bir talep bulunmadığı, itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı dava olduğu  anlaşılmakla davacının bu yönlere ilişen istinaf istemi de yerinde değildir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden doğru olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun  reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a78c15acba49177d","SID":"ed0c11a40ccbf35c"}}