{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1797 <br>KARAR NO:2025/388<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/07/2021<br>NUMARASI:2019/78 Esas -  2021/603 Karar<br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirket ile davalı şirket arasında Doğrudan Borçlandırma Sistemi Sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme gereği davacı şirket tarafından sisteme tanımlı olan müşterilerine yapmış olduğu satışlara ilişkin kesilen faturalar bankanın davacı şirkete tanımladığı sisteme yüklenmekte olduğunu, sistem tarafından onay verilmesi akabinde satılan ürünler alıcısına teslim edildiğini, davacı şirket tarafında dava dışı bir şirkete bir kısım mal satışı gerçekleştiğini ve bu mal satışına ilişkin olarak kesilen faturalar davalı banka tarafından davacı şirkete sağlanan sisteme yüklenmiş olduğunu, davacı şirket tarafından vade tarihinde ilgili fatura bedellerinin davalı banka tarafından ödeneceğine ilişkin bilginin gelmesi akabinde satılan malların tesliminin yapılmış olduğunu ancak vade tarihinde davalı banka tarafından 20.06.2018 tarihli ... Fatura Numaralı 18.09.2018 vade tarihli 105.900,04 TL tutarlı ve 23.06.2018 tarihli ... Fatura Numaralı 21.09.2018 vade tarihli 69.463,65 TL tutarlı faturalara istinaden 132.063,69 TL bedel ödendiğini, davalı bankanın ödemenin yapılamayacağına ve bu faturadan kaynaklı sorumluğunun bulanmadığına dönük icra takibine yapmış olduğu itirazın sözleşmenin bütünlüğü dikkate alındığında sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline, davalı banka aleyhine sorumlu olduğu tutarın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı banka ile davacı şirket arasında akdedilen Doğrudan Borçlandırma Sözleşmesi gereğince, davacı şirketin ticari ilişkide bulunduğu şirketler bakımından işbu sözleşme kapsamında kabul edilen tutarlar, davacı şirkete olan ticari ilişkiden kaynaklı borçlarının ödenmekte olduğunu, ödeme yükümlüsü olan, dava dışı üçüncü şahıs olan şirketin, davalı banka nezdindeki kredi limitleri oranında, doğrudan davalı banka tarafından davacı şirkete ödenmesini de içerdiğini, taraflar arasında akdedilen Doğrudan Borçlandırma Sözleşmesi’nin 3.15 maddelerinde kararlaştırıldığı üzere, davalı bankanın davaya konu faturaların ödenmemesinden dolayı sorumlu tutulamayacağını gerektiğini, davacı tarafça faturaların sisteme yüklenmesi ile davalı bankanın ödeme yükümlülüğünün doğduğuna ilişkin beyanının gerçeği yansıtmadığını, zira akdedilen sözleşme (DBS) gereğince faturaların sisteme yüklenmesi veya yüklendiği tarih değil; ödeme tarihi itibarıyla şartların uygun olması halinde davalı bankanın ödeme yapma yükümlülüğünün söz konusu olduğunu, bu nedenlerle davanın husumet yönünden reddine, davanın esastan reddine, davacının talepleri karşısında en az %20 kötü niyet tazminatının taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Dosyaya sunulan deliller, iddia ve savunmalar, talimat bilirkişi raporu, mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı... A.Ş. ile davalı ... A.Ş. Arasında; \" Doğrudan Borçlandırma Sistemi Sözleşmesi\" ile \"kredili Doğrudan Borçlandırma Sistemi Yetki Belgesi\" tanzim ve imza edilmiş olduğu, dava dışı ... A.Ş. ile davalı banka arasında;17.09.2012 tarihinde ... numaralı 30.000.000,00 TL tutarlı, 28.08.2015 tarihinde ... numaralı 30.000.000,00 TL tutarlı, Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmesi tanzim ve imza edildiği, dava dışı ...A.Ş. firması, davalı bankadan çeşitli krediler kullandığı ve Doğrudan Borçlanma Sistemi için, davalı banka tarafından... numaralı hesaptan 250.000,00 TL kredi tahsis edildiği, Dava dışı firmaya tahsis edilen 250.000,00 TL limitli Doğrudan Borçlanma Sistemi kredisinin riskinin 17.09.2018 tarihi itibariyle 249.989,65 TL olduğu ve kredi boşluğunun +10,35 TL olduğu, Taraflar arasında imzalan DBS ve kredi sözleşmeleri ile dava dışı firma arasında davalı banka ile tanzim ve imza edilen DBS ve Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, Davacı ... A.Ş. tarafından dava dışı ... A.Ş, firmasına satılan mamüllerin bedeli fatura karşılığında, davalı Banka tarafından Doğrudan Boçlanma Sistemi kapsamında, davacı firmaya ödenmesi gerekmekte olduğu,Davacı firma tarafından dava dışı firmaya tanzim ve keşide edilen faturaların; 20.06.2018 tarih ... numaralı, 18.09.2018 vadeli 105.900,04 TL ve 23.06.2018 tarih ... numaralı, 21.09.2018 vadeli 69.463,65 TL vadeli olmak üzere toplam 175.363,69 TL olduğu, ancak; davalı banka nezdinde bulunan dava dışı ... A.Ş. firması davalı bankada bulunan DBS kredi riskinin; 13.08.2018 tarihi itibariyle 206.693,04 TL olduğu, 2 adette toplam 173.363,69 TL fatura bedeline karşılık 27.09.2018 tarihinde kredi boşluğu olan 43.296,61 TL ödendiği ve banka kayıtlarına göre; bakiye 132.067,08 TL'nin ödenmediğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğu görülmüş olup, taraflar arasında akdedilen Doğrudan Borçlandırma Sistemi Sözleşmesi'nin, Madde 3.15: Firma tarafından muhtelif tarihlerde münferiden bankaya gönderilen ademe bilgilerinin toplam tutarının müşteriye tahsis edilen kredi limitinden yüksek olması ve/veya ödeme tarihinde müşterinin hesabının ve/veya kredi limitinin müsait olmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen ödemelerin sorumluluğu firmaya aittir...\" hükmü  bulunduğu görüldüğü, Dava dışı firmanın fatura ödeme tarihlerinde, 250.000,00 TL olan kredi limitinin, faturaların 43.296,61 TL'nin ödenmesi ile kredi riskinin 249.989,65 TL'ye ulaştığı ve bu nedenle fatura bakiyelerinin ödenmediği anlaşılmıştır.  Buna göre, Davalı bankanın dava dışı ... A.Ş. için tanımladığı DBS kredi limitinin müsait olmadığı tespit edildiğinden, davanın tarafları arasında akdedilen Doğrudan Borçlandırma Sistemi Sözleşmesi'nin, 3.15 maddesi gereğince takip tarihi itibariyle ... Dosyasında davacı şirkete borçlu olmadığı anlaşılmış olup, davanın reddine, kötü niyet tazminat şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminat isteminin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.  (...)\" \" ve (14). Fıkrası: \" Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.\" hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 13/03/2019 tarihli 10 sıra nolu Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın reddine karar verildiği gözetilerek; davacı aleyhine arabuluculuk giderlerinin de yükletilmesine,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik inceleme neticesinde hüküm tesis edildiğini, davalı ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşmenin, davalıyı ödeme yükümlülüğü altına sokan ilgili maddelerin göz ardı edildiğini,yerel mahkemece bankaların niteliği gereği güven kuruluşu oldukları ve bankaların objektif özen yükümlülüğüne uygun hareket etmeleri gerektiğine ilişkin içtihatların yok sayılarak hüküm tesis edildiğini, yerel mahkemece yapılan tespitin ve buna istinaden kurulan hükmün esasen dava konusu sözleşmenin ruhu ile de bağdaşmadığını, taraflar arasında akdedilen doğrudan borçlandırma sözleşmesi hükümleri ile davalı bankanın ödeme taahhüdünün hali hazırda var olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ve bu hükümlerin bankaların güven kurumu olmaları ile Türk Borçlar Kanunu'nun 115. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde davacı şirket aleyhine yorumlanmasının mümkün olmadığını, doğrudan borçlandırma sisteminin ticari özü ile verilen kararın taban tabana zıt olduğu dikkate alınarak; yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini ,yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı banka ile davacı şirket arasında müzakere edilerek doğrudan borçlandırma sözleşmesinin (dbs) tarafların özgür iradeleri ile imzalandığını, fiili ödeme tarihindeki kur farkı nedeniyle; müşterinin hesap bakiyesinin +DBS kapsamında kullanabileceği kredi tutarı toplamının ödenmesi gereken miktardan az olduğu durumlarda; Banka’nın ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığına dair akdi davalı Banka’nın akdi dayanağı da bulunan ( sözleşmenin 3.12 maddesi 5. Paragrafı ve 3.15.maddesi) davada Bilirkişi Heyeti’nin yeterli ve hükme elverişli raporu doğrultusunda davanın reddi yönünde karar verilmesinin isabetli olduğunu, kanuna ve hakkaniyete uygun olduğunu, davacının vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiş olduğu başvurusunun kabulünün hukuken mümkün olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, Doğrudan Borçlandırma Sistemi Sözleşmesine istinaden başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazının iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, davacı  vekilince yukarıdaki nedenler ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı noktasındadır.Davalı  hakkında ... sayılı dosyası ile \"banka ile doğrudan borçlandırma sistemi kapsamında .... Ödenmeyen ... A.Ş.'ne düzenlenen fatura alacakları\" borcun sebebi gösterilerek 132.063,69 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi  başlatılmış,  borçlunun itirazı ile takip durmuş ve  eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin uyuşmazlığa uygulama ihtimali bulanan düzenlemeleri şöyledir.Madde 3.5: Banka, gerekli gördüğü hallerde Müşteri'yi DBS kapsamından çıkarabilir, Müşteri adına tahsis ettiği Kredi Limiti'ni eksiltebilir, tamamen veya kısmen iptal edebilir. Banka, bu değişiklikleri Firmaya bildirdikten 2 (iki) iş günü sonra uygulamaya koyar. Firma, Banka tarafından bildirilen Müşterinin DBS ile ilgili koşullarındaki değişiklikleri kabul etmiş sayılır. Bonka Müşteriyi DBS kapsamından çıkardıktan sonra Firma tarafından Müşteriye DBS kapsamında mal ve hizmet satışına devam edilmesi ve Bankaya ödeme bilgisi gönderilmesi durumunda, ödeme tarihinde bu ödemelerin yapılmasından banka sorumlu değildir. Firma, DBS ile ilgili koşullarında değişiklik olduğu bildirilen müşteriye, yeni koşulların uygulamaya geçirilmesine kadar kredi teminatları, kredi limiti ve borcunu dikkate alarak bankayı zor durumda bırakacak, ilave risk ve maddi kayıp yaratacak şekilde DBS kapsamında satış yapmamaya gayret gösterecektir. Ancak firma tarafından daha önce bilgileri Bankaya ulaşmış olan, müşterinin yapmış olduğu ve henüz ödeme tarihi gelmeyen mal ve hizmet alımlarına ait ödemelerin gerçekleşmesi için bankanın firmaya vermiş olduğu ödeme garantisi geçerlidir. Aynı zamanda Firma da Müşterinin DBS koşullarında değişiklik olmadan önce DBS kapsamında yapmış olduğu bu mal ve hizmet alımlarının bedellerini banka tarafından ödeme tarihinde firmaya ödenmesini, diğer bir deyişle DBS kapsamında yapılmış olan mal ve hizmet satışı ile ilgili alacaklarını DBS dışında müşteriden herhangi bir şekilde tahsil etmeyeceğini ya da ödeme kabul etmeyeceğini peşinen kabul eder.Madde 3.8: Firma, müşterilerinin DBS kapsamında yaptıkları mal ve hizmet alımlarına ait ödeme bilgilerini ödeme tarihinden en geç 1 iş günü önce ve saat .....'a kadar elektronik ortamda bankaya ulaştırmak yükümlülüğündedir. Firma'nın kendi sisteminden kaynaklanan sorunlar nedeniyle, ödeme bilgilerinin firma tarafından banka sistemine yüklenememesi durumunda, Firma, ödeme bilgilerini sisteme elektronik posta ya da disket yoluyla gönderecektir. Banka, firmanın gönderdiği ödeme bilgilerinin güvenliğinden sorumlu değildir. Elektronik ortamda meydana gelebilecek aksaklıklar nedeniyle Bankaya aktarılamayan ya da hatalı aktarılan bilgilerden bankanın biçbir sorumluluğu olmayacaktır.Madde 3.10: Banka tarafından müşteri için tahsil edilen kredi limitinin aşılmasını önlemek amacıyla her bir müşteriye tahsis edilen kredi limiti, müşterinin kullanmakta olduğu kredi miktarı, vadesi gelmemiş ödeme bilgileri, limit aşımına sebep olan vadesi gelmemiş ödeme bilgileri, limit boşluğu bilgileri ve gerçekleşen/gerçekleşmeyen tahsilatları her iş günü banka ve firmanın belirleyeceği saatlerde banka tarafından firmaya elektronik ortamda bildirilecektir.Madde 3.12: Ödeme tarihi gelen ödeme bilgilerine ilişkin tahsilatlar İş günleri saat ....'da müşteri hesabından tahsil edilecektir..... Banka tarafından sadece DBS kapsamında kullanılmak üzere tahsis edilmiş olan kredi limitinden eksik kalan tutar banka tarafından müşteriye otomatik kredi kullandırılmak suretiyle tamamlanacak ve ödeme gerçekleştirilebilecektir. Ödeme tarihinde müşterinin vadesiz hesap bakiyesi ve DBS kapsamında kullanabileceği kredi tutarı toplamı, ödeme tutarından ve döviz satış işlemi de yapılacak ise ödeme tutarına ek olarak bu döviz satışından doğacak vergilerin toplamından az ise banka firmaya ödeme yapmayacaktır. Başka bir deyişle kısmı tahsilat yapılmayacaktır. Firma, bankaca yukarıdaki şekilde yapılacak olan tahsilat işlemlerinin hangi saatte yapılacağı bilgisini müşterilere bildirecektir...Madde 3.13: Firma tarafından evvelce muhtelif tarihlerde bankaya bildirilmiş muhtelif vadeli ödeme bilgileri ödeme tarihlerine göre işleme alınacak olup, ödeme tarihinde müşteri hesap bakiyesinin yetersiz olması sebebiyle kredi limitinden otomatik kredi kullandırılması vadesi önce gelen ödeme bilgilerinden başlamak kaydı ile uygulanacaktır.Madde 3.14: Ödeme bilgileri banka tarafından ödeme tarihinde sorgulanır, müşteri hesabının ve kredi limitinin müsait olmaması nedeniyle ödemenin gerçekleşmemesi durumunda, takip eden günlerde tekrar sorgulama yapılmayacaktır. Madde 3.15: Firma tarafından muhtelif tarihlerde münferiden bankaya gönderilen ödeme bilgilerinin toplam tutarının müşteriye tahsis edilen kredi limitinden yüksek olması ve/veya ödeme tarihinde müşterinin hesabının ve/veya kredi limitinin müsait olmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen ödemelerin sorumluluğu firmaya aittir...” denmektedir.Tarafları tacir olan sözleme hükümleri tarafları bağlayıcı olup  davalı bankanın sisteme giren faturaları ödeme şekli ve limiti ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Müşteriye tahsis edilen kredinin yetersiz olması, ödeme tarihinde müşterinin hesabının ve/veya kredi limitinin müsait olmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen ödemelerin sorumluluğun davacıya ait olacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu durumda dosyaya alınan bilirkişi raporu ile ödeme tarihinde müşteriye tahsis edilen limit kadar olan miktar davacıya ödenmiş, limit dışı fatura miktarının ise ödenmemiş olmasında sözleşme hükümlerine aykırı bir durum söz konusu olmadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla  davacının tüm istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ddeeb89f469b8d62","SID":"6c0b53e3af49900e"}}