{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                           ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...               ...<br>KATİP\t\t: ...                        ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/06/2022<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/06/2022 tarih ve 2019/230 Esas - 2022/188 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı,  .... sayılı ve \".... başvurusunun, davalı Şirketin \"...\" ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 43. sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını, bir bütün olarak başvurunun redde mesnet markadan farklılaştığını, davalı Şirketin redde mesnet markasını tescilli olduğu şekli ile kullanmadığını, \"...\" ibareli tescilli birçok markanın bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2019-M-3192 sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun  tescili istenen tüm mal ve hizmetler yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>    Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya  uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvurunun reddedildiği 43 sınıf hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında da yer adlığı, redde mesnet \"...\" esas ibareli marka ile davacının \"...\" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının \"...\" markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı, mahkemece verilen süre üzerine taraf teşkilinin sağlanması için açılan birleşen davada redde mesnet markanın hükümsüzlüğü isteminde de bulunduğunu, ancak bu istemlerinin hukuki yarar yokluğu sebebiyle tefrik edilip ayrı esas kaydedilen dava dosyasında yetkisizlik kararı verildiğini, hükümsüzlük isteminin tefrikine karar verilmesinin yerinde olmadığını, diğer taraftan bilirkişi raporunun mahkemece verilen sürede sunulmadığı gibi ek raporda da itirazlarının karşılanmadığını, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, iltibas değerlendirmesinin dava konusu başvurunun bir bütün olarak ele alınarak yapılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ile başvurunun reddedilen hizmetler yönünden de tescili karar verilmesi istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu \"...+şekil\" ibareli başvuru ile redde mesnet \"...\" ibareli marka arasında, uyuşmazlık konusu 43. sınıf hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, başvuruda yer alan diğer ibarenin ve şekil unsurunun yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, başvuru kapsamında çıkarılan 43, sınıf hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında da yer aldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması karşısında davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik ilişkin istinaf itirazları da yerinde olmadığı, ayrıca davacı tarafça taraf teşkilinin sağlanması amacıyla açılan birleşen davadaki redde mesnet markanın hükümsüzlüğü isteminin tefriki kararının yerinde olup olmadığının, işbu dava dosyasında verilen kararın istinaf incelenmesinde tartışılmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 534,70-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 14/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.     <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2025     <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b48bc9300f150f31","SID":"745cc5b88479c4bb"}}