{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:21/05/2021<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:28/03/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Ana davada ; Davacı vekili, Bir nolu davacı ... ile davalı ... kargo arasmda 02.04.2012 tarihinde Antalya ili ... şubesinin, 02.04,2012 tarihin dede ... şubesinin TTK m.102 ve devamında belirtilen şartlarda geçerli olan acentelik sözleşmeleri akdedildiğini, İki nolu davacı ...'nın, diğer davacı ...\" ün annesi olup, kızının davalı ile başlatmış olduğu ticari ortaklığa teminat olmak  üzere davalı ... kargo lehine, Antalya ili merkez ilçesi ... mahallesi ... ada ...  parsel de bulunan ... m2 yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazı üzerinde 110.00 TL lik ipotek tesis edilmesine onay verdiğini, Ancak davalı ile aralarmda doğrudan bir ticari ilişkinin bulunmadığını, Bir nolu davacı ...\" ün, davalı ... kargo ile olan ticari ilişkisini tesis ederken davalıya Antalya ili merkez ilçesi yüksek alan mahallesi ... ada ... parsel de bulunan 432 m2 yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazı üzerinde 110.000 TL lik ipotekten başka olmak üzere, 1 adet 40.000 TLTık, 1 adette bedelsiz olmak üzere iki adette kambiyo senedini düzenleyerek teminat olarak verdiğini, davacı olan müvekkilinin, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi Antalya 10. Noterliğinin 21.12.2015 tarihli ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile aralarındaki ticari ilişkinin artık sürdürülemez boyutlara ulaşması, müvekkilinin parasının içeride tutularak kendisine ödenmemesi ve ekonomik olarak mahvına sebep olması gerekçesi ile feshettiğini, Bu ihtarnamenin davalıya 25.12.2015 Tarihinde tebliğ edildiğini, gerek müvekkilin ticari kayıtlarında gerekse davalının ticari kayıtlarında fesih tarihi itibariyle davacıların davalıya bir borcunun bulunmadığını, fesih sonrasında davalı tarafın, müvekkillerini ticari ilişki içeresinde sanki kendisine borçlu imiş gibi borçlandırmaya devam ettiklerini, tarafların ticari kayıtlarının ve defterlerinin incelenmesi sonrasında müvekkillerinin davalı tarafa bir borcunun bulunmadığının anlaşılacağını, ileri sürerek davacı ... ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, davacı tarafça davalıya verilen teminat senetlerini iadesi ile teminat ipoteğinin fekki ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Birleşen davada; Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 02.04.2012 tarihinde Antalya ili ... Şubesinin 02.12.2014 tarihinde ... Şubesinin TTK m.102 ve devamında belirtilen şartlarda geçerli olan acentelik sözleşmesi akdedildiği, müvekkilinin davalı ile olan ticari ilişki tesis ederken davalı şirkete Antalya ili Merkez ilçesi ... Mahallesi ... Ada ... parselde bulunan ... m2 yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde 110.000,00.-TL'lik ipotekten başka olmak üzere 1 adet 40.000,00.-TL bedelli 1 adet de bedelsiz olmak üzere iki adet kambiyo senedi düzenleyerek teminat olarak verildiği, verilen teminatların iade ve iptali ile davacının davalıya bir borcunun olmadığına ilişkin Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığı, müvekkilinin davalı arasındaki ticari ilişkiyi ticaretin sürdürülemez boyutlarda müvekkili zarar ettirmesi ve davalının davacı müvekkilinin içerdeki hak edişlerinin uzun bir süre ödememesi nedeniyle Antalya 10. Noterliğinin 21.12.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshettiği, müvekkilinin ve davalının ticari kayıtlarında  fesih itibariyle müvekkilinin alacaklı bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00.-TL'nin davalıdan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Ana davada; Davalı vekili, davacı ...  ile müvekkili şirket arasında 20/03/2012 tarihli acentelik  sözlemesi ile ... Acentesi ve 02/12/2012 tarihli acentelik sözleşme ile de ...  acentesi  olarak faaliyet  göstermesi için sözleşmeler imzalandığını, taraflarca imzalanmış işbu sözleşme kapsamında davacı ...'ün müvekkili şirkete karşı edimlerinin bulunduğunu, Davacı ... tarafından gönderilen 21.12.2015 tarihli ihtarname ile akdi fesih ettiği bildirdiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından söz konusu acentelerin geri alındığını, Davacı ... ... ve ... acentelerine ilişkin olarak müvekkili şirkete ... acentesinde 22.354,27 ... acentesinden dolayı 124.396,63 TL borçlu bulunduğunu, Davacı ...'ün müvekkil şirkete borcunun toplam 146.750,90 TL olduğunu,davacılar tarafından ipotek fekki talebinin yersiz olduğunu, Bu alacakların kaynağının davacı ... ile müvekkili şirket arasında yapılan acentelik sözleşmesi olduğunu, Antalya ili murat paşa ilçesi ... ada ... parsel üzerinde ... adına kayıtlı olan taşınmazın ... tarafından ...'ün müvekkili şirkete olan borçlarından dolayı kefalet ipoteği yapıldığını, müvekkili olan davalı şirketin davacılardan herhangi bir teminat senedi almadığını, Müvekkilinin davacılardan sadece 155.00,00 TL değerinde ipotek aldığını, başkaca herhangi bir teminat almadığını, davalının herhangi bir borcunun bulunmadığını   ileri sürerek davanın  reddini talep etmiştir.<br>Birleşen davaya verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... ile müvekkili şirket arasında 30/03/2012 tarihli  acentelik  sözleşmesi ile ... acentesi ve 02/12/2013 tarihli acentelik  sözleşme ile de ... Acentesi olarak faaliyet  göstermesi için sözleşmeler imzalandığını,  davacının  işbu acentelik sözleşmelerinden dolayı  müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını,  aksine müvekkili şirketin davacıdan alacağının bulunduğunu,  davacı ... tarafından gönderilen 21/12/2015 tarihli ihtarnameye istinaden fesih ettiğinin bildirildiğini,  bunun üzerine müvekkili şirket tarafından söz konusu acentelerin geri alındığını, davacı ...'ün ... ve ... acentelerine ilişkin olarak müvekkili şirkete ... acentesinde  22.354,27.-TL ... acentesinden dolayı 124.396,63.-TL borcunun bulunduğunu,  davacı ...'ün müvekkili şirkete borcunun toplamda 146.750,90.-TL olduğunu,  bu alacaklarının kaynağının  davacı ... ile müvekkili şirket arasında yapılan acentelik sözleşmesinden kaynaklandığını bu sebeple  davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının olmadığı belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"... Ana davada davacı vekili, davacı ... ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, davacı tarafça davalıya verilen teminat senetlerini iadesi ile teminat ipoteğinin fekkini talep etmiş ise de, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davalı ... Kargo şirketinin defterlerinin kesin delil sayıldığı,  davalının defter ve kayıtları üzerinden yapılan incelemede davalı ... kargonun davacı ...' den dava tarihi itibariyle  ... Acentesinden dayanaklı 8.944,13 TL, ... Acentesinden dayanaklı 79.802,15 TL olmak üzere toplam 88.746,28 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davacıların acentelik sözleşmeleri  nedeniyle davalıya 61.253,72.-TL  borçlu olmadığının tespitine; davalının alacaklı olması nedeniyle ipoteğin kaldırılması koşullarının oluşmadığı; anılı sözleşmelerde davaya konu senetlerin teminat olarak alındığına dair bir atıf olmadığı, senetler de teminat senedi olduğuna ilişkin bir açıklama bulunmadığı ve davalının senedin teminat senedi olduğuna ilişkin her hangi bir kabulünün bulunmadığından davacıların teminat senetlerinin iadesi ve teminat ipoteğinin fekkine ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine; birleşen dava yönünde ise davacı tarafın ticari defterlerinde dahi davacının,  davalı şirketten bir alacağının olmadığı ve dolayısıyla da davacı taraf davasını ispat edemediğinden, davacının davasının reddine ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili ve asıl ve birleşen dosyada davalı ... Kargo A.Ş. vekili vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Asıl ve Birleşen dosyada Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ana dosyada davacı ...'ün incelenen ticari defterlerinde davalıya fiili çalışma dönemi sonunda bir borcunun bulunmadığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu, iddia edilen  88.746,28 TL'nin ise fesih sonrasında müvekkilinin davalı şirketçe yapılan borçlandırmalarla gerçekleştirildiği, davalı şirket ile hiç bir ticari bağının  olmadığını,  verilen teminatların, diğer davacı ... ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeni ile verildiğini bu durumun izahtan vareste olduğunu, davalı yanın bu senet ve ipoteğin ne için alındığını senetle ispat külfeti altında olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>Asıl ve Birleşen dosyada davalı ... Kargo A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ana dava kapsamında ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delil niteliğindeki ticari defterlerinin dikkate alınmadan karar  verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alına bilirkişi raporunda ... Acente için 22.354,27 TL, ... Acente için 146.751,00 TL olmak üzere 169.105,27 TL, davacının müvekkili şirkete borçlu olduğunun tespit edildiğini, davanın tamamen reddi gerektiğini  istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Asıl dava feshedilen acentelik sözleşmesi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, sözleşme gereği verilen  teminat senetlerinin iadesi ve ipoteğin kaldırılması istemine, birleşen dava ise belirsiz alacak  istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirmesinde: Davacılar vekili her ne kadar teminat senedinin iadesi ve ipoteğin kaldırılması taleplerine ilişkin davalarının reddolmasının hatalı olduğunu öne sürmüş ise de; taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde davaya konu senetlerin teminat olarak alındığına dair bir atıf olmadığı, senetlerde teminat senedi olduğuna ilişkin bir açıklama bulunmadığı ve davalının senedin teminat senedi olduğuna ilişkin her hangi bir kabulünün bulunmadığından dava konusu senetlerin teminat amacıyla verildiği davacı tarafça ispatlanamadığı sabit olduğundan senetlerin iadesine ilişkin davanın reddedilmesinde isabetsizlik yoktur.(Aynı yönde bknz: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1871 E. 2025/412). Alınan bilirkişi raporlarına göre davalının alacaklı olduğunun tespit edilmesi  nedeniyle ipoteğin kaldırılması koşullarının oluşmadığı sabit olduğundan mahkemece bu talep yönünden de davanın reddi isabetli bulunmuş ve bu nedenlerle  davacılar vekilinin istinafının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirmesinde:<br>Her ne kadar mahkemece davacının menfi tespit davasının kısmen kabulüne, karar verilmiş ise de; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda davalı ... kargonun davacı ...' den dava tarihi itibariyle  ... Acentesinden 8.944,13 TL, ... Acentesinden 79.802,15 TL olmak üzere toplam 88.746,28 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, davacı taraf davalıya karşı külliyen borçlu olmadığını iddia ederek iş bu davayı açtığına göre hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda menfi tespit davasının reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>Sonuç olarak, davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek  gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/05/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>3-ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARIN AYRI AYRI REDDİNE <br>4-Asıl dosya yönünden<br>a-Davacıların teminat senetlerinin iadesi ve teminat ipoteğinin fekkine ilişkin taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, <br>b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 4.184,24.-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 2.561,63.-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.622,61.-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>c-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,<br>d-Davalının bu dava nedeni ile yapmış olduğu posta, tebligat, bilirkişi ücreti toplamından ibaret toplam 1.254,45.- TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, <br>e-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddolunan kısmı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Birleşen dava yönünden, <br>a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 85,39 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ‭530,01 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>b-Davacının bu dava nedeni ile yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>c-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>6-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine,  <br>7-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭556,1‬0 TL harcın davacı ... ... tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>b-Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭556,1‬0 TL harcın davacı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>c-Davacılar tarafından yapılan giderlerinin kendi üzerlerine bırakılmasına,<br>e-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu ve 986,76 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE, <br>f-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10  TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 47,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 209,10 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>g-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>h-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi. <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"52c56a0a7281e981","SID":"af54ac8a4d1ab2e0"}}