{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/345 - 2025/585<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/345 <br>KARAR NO\t: 2025/585<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2019/288 Esas 2023/870 Karar<br><br>DAVACI-KISMEN TEMLİK EDEN\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 29/04/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 29/04/2025<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; 31.08.2018 tarihinde, ... plaka sayılı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu çift taraflı yaralamalı-maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda olan müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, her iki aracın kaza tarihi itibariyle ...A.Ş. nezdinde ZMSS poliçesi ile teminat altında olup, davalı sigorta şirketinin her iki araç yönünden sorumlu olduğunu, trafik kazası sebebiyle yaralanan müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını belirterek, ... ve ... plaka sayılı araçların her biri için ayrı ayrı (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) şimdilik 7.000,00-TL maddi tazminatın ve tedavi süresince bakım ihtiyacı doğduğundan şimdilik 100,00-TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, davalı Sigorta Şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine, karar verilmesini talep  etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... plakalı aracı 16.02.2018-16.02.2019 tarihleri arasında ZMSS poliçesi ile sigortaladıkları, ... plakalı aracı ise 30.05.2018-30.05.2019 tarihleri arasında ZMSS poliçesi ile sigortaladıkları, poliçeden sorumluluklarının sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda azami 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, talebe konu sağlık giderleri ve geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri tazminatlarından sorumlu bulunmadıklarını, maluliyetin belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. <br>Davacı vekili 23/07/2020 tarihli dilekçesi ile; davacı asılın davaya konu var ise alacağının 50.000,00 TL'sini Gülfem Yaylacı adlı kişiye devredildiğine dair temlikname sunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, maluliyetin tespiti hususunda ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 17/01/2022 tarihli raporda; davacının \"...Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre vücut genel çalışma gücünden % 0 oranında kaybettiği, 6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1(bir) ay süresince başka birinin yardımına ihtiyacı olduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı...\"nın belirtildiği, kaza tarihi bakımından Özürlülük Ölçütü... Yönetmelik hükümleri nazara alınarak ek rapor tanzimi istenildiği, 17/02/2023 tarihli raporda, davacının özür oranının %29 olduğu, 6 ay süresince iş göremezlik halinde kaldığı ve 1 ay süresince başka birinin yardımına ihtiyacı olduğunun belirtildiği, kusur yönünden; \"...... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nın 47/b., 52/a., 57/a. ve 84/h. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'in de içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'nın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nın 52/a. ve 57/a. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %25 oranında kusurlu olduğu, aktüerya yönünden; ...davacı ... lehine, 1,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.999,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı talebinde bulunulduğu, davacı ...'in, yolcu konumunda olduğunun tespiti sonucu, hesaplanan maddi zarardan TBK 52'inci maddesi kapsamında kusur indirimi yapılmadığı, davacı ...'in 31.08.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, özür oranının %29 olduğu, 6 ay süresince iş göremezlik halinde kaldığı ve 1 ay süresince başka birinin yardımına ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, davacı lehine 10.454,30 TL geçici iş göremezlik zararı hesaplandığı, ancak SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödemesinin rücuya tabi kısmının tenzili sonrasında, davacının geçici iş göremezlik tazminatı alacağının bulunmadığının hesaplandığı, davacı lehine 1.158.060,56 TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığı, davacı lehine 2.029,50 TL geçici bakıcı gideri zararı hesaplandığı, ... ve ... plakalı araçların her ikisinin ZMMS poliçesinin davalı ...tarafından akdedildiği, 31.08.2018 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limiti, sakatlık teminatı ve tedavi gideri teminatları için ayrı ayrı 360.000,00 TL olduğu, buna göre davacının, Sigorta şirketinden, Sakatlanma ve Ölüm Teminatı Yönünden toplam 720.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile Tedavi /Sağlık) Giderleri Teminatı Yönünden 2.029,50 TL geçici bakıcı gideri tazminatı talep edebileceğinin hesaplandığı, davacı tarafça, davalı ... Sigorta şirketlerine yapılan başvurunun, 22.09.2019 tarihinde tebliğ edildiğinin gönderi belgesinden tespit edildiği, davacı vekili tarafından 25/09/2023 tarihli ıslah dilekçesinde, davaya konu talep kalemleri neticeten 649.515,14 TL sürekli iş göremezlik, 2 TL geçici iş göremezlik ve 2.029,49 TL bakıcı gideri tazminatı olarak ıslah edilmiş ise de, daha önce 12/06/2023 tarihli değer artırım(değer belirleme) işleminde, geçici iş göremezlik zarar kaleminin 6.999,00 TL olarak belirli hale getirildiği, yine bakıcı gideri zarar kaleminin 2.029,50 TL olarak belirli hale getirildiği ve eksik harcın tamamlandığı, bu durumda sonradan yapılan ıslah işleminde, bu tutarlardan daha düşük tutarda ıslah yapılarak müddeabihin azaltıldığı gerekçesiyle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; sürekli iş göremezlik zararı olarak 649.515,14 TL ve bakıcı gideri zararı olarak 2.029,49 TL olmak üzere toplam 651.544,63 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 03/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (6.999,01 TL için) istemin REDDİNE\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br> Davalı ...A.Ş vekili istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesinin kararını gerekçelendirmediğini, bilirkişi raporuna değinmekle yetindiğini, davacı tarafın müvekkil şirkete başvuruda bulunmadığını, madde 97 uyarınca haksız olarak ikame edilen işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece aldırılan maluliyet raporları arasında ciddi bir fark olması ve çelişkinin giderilmesine ilişkin yapmış oldukları itirazlar giderilmeden hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hesaplamanın ZMMS sigortası genel şartlarına göre, TRH 2010 yaşam tablosu, devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü ve %1,65 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından müvekkil sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, sigortalı araç sürücüsü davaya konu kazada kusursuz olup atfedilen kusur oranının, somut olaya aykırı olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, ancak güncel aktüer hesabının yapıldığı tarihten başlayacak şekilde yasal faize hükmedilebileceğini, hesap tarihinde, kişilerin hayatta olduğu zaten bilinirken, kaza tarihindeki yaşlarına göre muhtemel yaşam süresi belirlenmesinin  hatalı  olup, “muhtemel yaşam süresi” teriminin anlamına ters düştüğünü belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>Davacılar vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, her ne kadar 17/02/2023 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu ile müvekkilin özür oranının %29.0 (yüzde yirmidokuz) olduğunu, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) ay olduğunu ve 1 ay süre ile gündelik ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayacağı, başka birinin bakımına muhtaç olduğu belirtilmiş ise de, müvekkilin maluliyet oranının daha yüksek olduğunu, müvekkil lehine hesaplanan tazminat tutarı hatalı olup kabul edilemez nitelikte olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunda pasif dönem için AGİ'siz aylık net ücret miktarının eksik olarak hesaplandığını, 7329 sayılı Kanunun 2. ve 4. maddeleri 01/01/2022 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu nedenle bu tarihten itibaren AGİ uygulamasının kaldırıldığını, karayolları Trafik Kanununun 90. maddesinde tazminatlara ilişkin olarak Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin uygulanacağının belirtildiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun \"Borçlunun Temerrüdü\" başlıklı 117. maddesinde ise, \"haksız fiilde fiilin işlendiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur\" denilmekte olduğundan, haksız fiil olan somut uyuşmazlık yönünden kazanın meydana geldiği tarihte borçlunun temerrüde düştüğünün kabulünün Kanun gereği olduğunu, bu nedenle davalının temerrüt tarihinin 31/08/2018 tarihi olduğunu, 31/08/2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, avans faize hükmedilmesi gerektiğini   belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin tazmini istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.<br>Kusura ilişkin olarak, ...’ın ... plakalı aracı kullanmadığı halde ...’in suçunu üstlendiğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. <br>Her ne kadar mahkemece, açılmış olan ceza davasının akıbeti araştırılmadan karar verilmiş ise de, ceza davasının sonucu maddi vakıa açısından uyuşmazlığı etkileyecek niteliktedir. Zira sürücünün kim olduğu hususu ceza yargılaması neticesinde ortaya çıkacaktır. Sürücünün kim olduğu hususu ise mahkemece hükmedilecek tazminatın takdiri ve tespitinde doğrudan etkili olup bu nedenle ceza yargılamasında ortaya çıkacak maddi vakıanın nazara alınması gerekmektedir. Bu nedenle, Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması isabetsizdir.<br> Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması hâlinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin  bir savunma olmasa dahi mahkemece resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. Mahkemece bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaması isabetsizdir. <br>Davalının maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeli, yine raporlar arasında çelişki olmasa dahi raporun uygun olmadığına yönelik somut itiraz olması halinde özellikle mevcut yaralanma ve kaza arasında illiyetin yeterince raporda tartışılmadığı durumlarda itiraz değerlendirilmeden karar verilmemelidir.<br> Dosyada .... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda, 30.03.2013 tarihli 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alındığında, şahıstaki boyun eklem hareket açıklığındaki fleksiyon, ekstansiyon, sağ lateral fleksiyon, sol lateral fleksiyon, sağ rotasyon ve sol rotasyon kısıtlılığı için Kas İskelet Sistemi Bölümü Tablo 1.4'e göre kişinin özür oranı % 26 olduğu, C2 vertebra kırığı için Kas İskelet Sistemi Bölümü Tablo 1.7’ye göre özür oranının % 4 olduğu, Balthazard formülü uygulandığında kişinin özür oranının % 29 olarak belirlendiği anlaşılmıştır. <br>... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen Engelli Sağlık Kurulu Raporunda ise, % 12 engellilik oranının belirlendiği anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda, ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen rapor ile \"Engelli Sağlık Kurulu\" tarafından tanzim edilen rapor arasında çelişki bulunduğundan, Adli Tıp Kurumu ilgili (2,3) İhtisas Kurulundan, ... Adli Tıp ABD tarafından tanzim edilen rapor ve öncesinde alınan engelli sağlık kurulu raporları arasındaki çelişkinin giderildiği, davacının meydana gelen kazaya bağlı yaralanması nedeniyle \"çalışma gücünün azalmasına yahut yitirilmesinin\" söz konusu olup olmadığının, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatı gereğince kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik çerçevesinde değerlendirildiği, buna göre özür oranının belirlendiği, ayrıca geçici iş görmezlik süresinin ve geçici veya sürekli bakıma muhtaç kalıp kalmadığının belirlendiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, karar vermeye elverişli olmayan rapor çerçevesinde davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru değildir.<br>Yine; 25.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde istisna” başlıklı 23. maddesine 18. bent eklenmek suretiyle, hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Aynı kanunla tüm ücret ve maaşların asgari ücret tutarı kısmından gelir ve damga vergisi de istisna edilmiştir. Söz konusu düzenleme, 01/01/2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla artık ücretlilere asgari ücret miktarından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmadan ödeme yapılması gerekmekte olup, 01/01/2022 tarihinden itibaren artık asgari ücretten herhangi bir indirim yapılmadan işgöremezlik tazminatı hesaplanması gerekirken, mahkemece alınan raporda davacının zararı belirlenirken asgari ücretten gelir ve damga vergisi indirilerek belirlenen miktar üzerinden yapılan hesaba göre tazminata karar verilmesi doğru değildir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin ve davalı  vekilinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 19/12/2023 tarihli, 2019/288 Esas - 2023/870 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>Kararın kaldırma sebebine göre, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf istemlerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatırana iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>5-İstinaf eden taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t<br><br>Başkan <br> <br>Üye <br><br>Üye <br> <br>Katip <br> <br> Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13ff0a976754951b","SID":"a89767707a3f291b"}}