{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br><br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t:....<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29.11.2022<br>NUMARASI\t\t: .....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 10.04.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 02.05.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı  vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 10.05.2017 tarihinde davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalı ... sürücüsü olduğu ... plakalı ambulans ile ters yöne girerek seyir halinde iken davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, 10.04.1963 doğumlu olan davacının kaza tarihinde 54 yaşında olduğunu, elektrik elektronik malzeme tamircisi olduğunu, aylık 4.000,00 TL geliri bulunduğunu, davalı ... şirketine tazminat talepli olarak başvuru yaptıklarını, herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, kısmi dava olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.10.2020 tarihli dilekçesinde maddi tazminat taleplerini 500 TL tedavi gideri ve 500 TL kazanç kaybı olarak açıklamış, 19.07.2022 tarihli celsede tedavi giderlerine ilişkin taleplerini atiye bıraktıklarını beyanla, 25.07.2022 tarihli dilekçesiyle dava değerini 14.912,82 TL'ye arttırarak  kaza tarihi itibarı ile (davalı ... yönünden ise temerrüte düştüğü tarihten itibaren) işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, davalının ..... ihale ile acil hizmet ihalesini alan alt işveren ... .... ambulans şoförü olarak çalıştığını, davacının kontrolsüz şekilde davalının kullandığı ambulansın önüne atladığını,  kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, görev ve zamanaşımı itirazları bulunduğunu, kaza tespit tutanağı ile kendilerine atfedilen kusuru ve davacının maluliyet iddialarını kabul etmediklerini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... ... AŞ vekili, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik taleplerinden davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davalının poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacının kusur ve maluliyete ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, davacının gelirinin somut belgelerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece toplanan delillere göre, davanın 10.05.2017 tarihinde davalı ... şirketinden ZMMS poliçe kapsamında, davalı .....n araç sürücüsü olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu,....Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporda davacının vücut özür oranın % 0 olduğu, 6 ay geçici olarak iş göremez halde kaldığının belirtildiği, bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak ve progresif rant yöntemi uygulanması ve asgari ücret üzerinden, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyet raporunda belirlenen tespitler dikkate alınarak 14.912,82-TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, dava dilekçesinde faiz talep edilmediği, talep arttırım dilekçesiyle faiz talep edilemeyeceği belirtilerek maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 14.912,82-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.500 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerleşik Yargıtay içtihatları aksine 17.06.2022 tarihinde bedel artırım dilekçesinde faiz talep edildiği halde faize yönelik karar kurulmadığını, davacının koluna platin takıldığını, bu platin ile yaşamını devam etiği halde maluliyet yönünden herhangi bir oran verilmediğini, hükmedilen tazminatın  kaza tarihindeki ücret üzerinden hesaplandığını, ödemenin ise 2023 yılında olacağından yeni bir karar verilmesini, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, maddi tazminatta red edilen bedel 100,00 TL olduğu halde davalılar vekili lehine 500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 10.05.2017 tarihinde davalıların zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve sürücüsü olduğu ambulansın davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminat talebinin davalı araç sürücüsünden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>1-Davacı vekilinin maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal ... Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Somut olayda davacının maluliyetinin tespiti için ... Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 06.03.2019 tarihli raporda davacının muayenesinde sol omuzda çıkık, sol klavikula üstünde ameliyat izi olduğu, üst ekstremite hareket açıklığının tam olduğu, kas gücünün tam, dominant elin sağ el olduğu tespitiyle Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetinin bulunmadığı, 6 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığının tespit edildiği, taraf vekillerinin itirazı ve kaza tarihinde geçerli Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapılmak üzere ... Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 03.01.2020 tarihli raporda  davacının 22.10.2020 tarihinde muayenesi yapıldığı, sol klavikula üstünde ameliyat skar izi olmakla birlikte, üst ekstremite eklem hareket açıklığı ve kas gücünün bilateral tam olduğu, dominant elin sağ el olduğu tespitiyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetinin bulunmadığı, 6 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığının belirlendiği, raporun davacı muayene edilerek ve hakkında düzenlenmiş olan tedavi belgeleri ve sağlık kurulu raporları değerlendirilmek suretiyle kaza tarihi itibariyle Yargıtay uygulamalarına göre geçerli kabul edilen yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, alınan her iki raporda da davacının fiziki muayenesinin yapılmış olduğu, davacı tarafın iddia ettiği yaralanma nedeniyle maluliyetinin bulunmadığı  anlaşıldığından davacı vekilinin maluliyete ilişkin istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir. <br>2-Davacı vekilinin tazminat hesabında esas alınan davacının gelirine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, davalılar davacının gerçek zararını tazminle sorumlu olup, dava dilekçesinde davacının elektrik elektronik malzemelerin tamircisi olup aylık gelirinin <br>4.000,00 TL olduğunun belirtildiği, sosyal ekonomik durum araştırma tutanağında davacının emekli olup aynı zamanda anten kurulum işi yaptığının belirtildiği, TV, Radyo kurulum/tamir faaliyet konusunda gelir vergisi kaydı bulunduğu, mahkemece yapılan emsal ücret araştırmasında güncel aylık ortalama gelirinin net <br>3.240,00 TL olduğunun bildirildiği, aktüer bilirkişi tarafından kaza tarihindeki brüt asgari ücrete uygulandığında davacı aylık gelirinin 2.485,47 TL olduğu kabulü ile geçici iş göremezlik tazminat hesaplaması yapıldığı, davacı vekili tarafından rapora itiraz edilmediği anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>3-Davacı vekili tarafından maddi tazminatın reddine karar verilen dava değeri 100,00 TL olduğu halde davalı lehine 500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olduğu ileri sürülmüşse de, davacının 1.000,00 TL olan  maddi tazminat talebini 20.10.2020 tarihli dilekçe ile 500,00 TL tedavi gideri, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olarak açıklamış olup mahkemece davacının ıslah edilen geçici iş göremezlik tazminatı talebi kabul edilmekle, reddedilen tedavi giderine yönelik dava değeri üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>4-Davacı vekili kısmi dava olarak açtığı davanın dava dilekçesinde 1.000-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 25.07.2022 tarihli ıslah dilekçesinde ise maddi tazminat talebini 14.912,82 TL'ye arttırarak davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihinden ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, aynı gün ıslah harcını yatırmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nun 176. maddesi “Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.” Düzenlemesine göre ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaların, dava konusunun veya istem sonucunun değiştirilebilmesi imkanı sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. HMK’nın 176 ve devamı maddelerinde düzenlenen ıslah müessessi Medeni Usul Hukuku’na göre iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağının istisnasıdır. Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir şeklinde düzenlenmiştir.<br>Bu durumda, davacının ıslah dilekçesi ile maddi tazminat bedelini ve bu miktara faiz uygulanmasını talep ettiğine göre   davalının idaresinde bulunan ... plakalı aracın Ankara İl Sağlık Müdürlüğü adına ve kullanım amacının resmi olarak kayıtlı olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı ... şirketi yönünden  ise 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesi gereğince davacı tarafından sigortaya başvuru tarihi olan 07.08.2017 tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda  temerrüt gerçekleştiğinden 18.08.2017 tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği halde mahkemece davacının faiz talebi yönünden hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir. <br>5-Davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Somut olayda, davalı araç sürücüsünün idaresindeki araçla köprü çalışma alanı nedeniyle kapalı olan bölünmüş yolda girilmez olan tek yöne girerek kavşaktan karşıya geçmekte olan davacı yayaya çarptığı, kaza tespit tutanağı ve mahkemece alınan bilirkişi raporuyla kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davacının yaralanması nedeniyle sürekli maluliyetinin oluşmadığı tespit edilmişse de kaza tarihinde 54 yaşında olup sol klavikula çıkığı nedeniyle ameliyat olduğu, plak ve vida takıldığı, iyileşme süresinin 6 ay olarak belirlendiği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihinde (2017) paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu kanaatine varılmış; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dosya üzerinden yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler çerçevesinde yeniden yapılan değerlendirmede; davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin somut olayın özelliğine, hak ve nesafete ve manevi tazminatın amacına uygun olacağı takdir edilmiş, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür.<br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. Maddesi gereğince davacının istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda  davacı vekilinin maddi tazminata faiz işletilmesi ve manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine, ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;<br>1-Maddi tazminat istemine yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>14.912,82-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ...'dan kaza tarihi olan 10.05.2017 tarihinden, davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 18.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>-maddi tazminat istemine yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>2-Manevi tazminat istemine yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>15.000-TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>-manevi tazminat istemine yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>Maddi Tazminat Yönünden<br>3-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.018,69 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 240,00 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 778,69 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,<br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan; 240,00 TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 240,00 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Davacı tarafından yapılan; 1.900,00 TL Bilirkişi ücreti, 358,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.258,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.184,75 TL lik kısmanın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,<br>Manevi Tazminat Yönünden<br>8-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 1.024,65 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>9-Davacı  yargılamada vekil ile temsil edildiğinden kabülüne karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen  15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan  tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>10-Davalı ... yargılamada vekil ile temsil edildiğinden reddine karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen  5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı  .. ödenmesine, <br>11- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde taraflara İADESİNE,<br>II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 107,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 492,00 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 599,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, \t<br>3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>4-Kararın taraflara tebliğine,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da  TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 10.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan <br><br>Üye <br> <br>Üye <br><br>Katip <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"33f99dc629de3a09","SID":"32aabbd1850f9b74"}}